Bu akşam saat 21.00 de "felsefî soruşturma p4c üzerine söyleşi" konusunda ücretsiz zoom yayınımız olacaktır. İlgilenenleri bekleriz.
https://t.co/qBt9u1952Z
@fikretcetinorg Kıyaslamanız yakışıksız ve yersiz. Savaş kendi içinde kuralları olan bir olgudur. Müslüman olduğu için öldürmemek o kişi kâfir olduğu için savaşıyor olmak koşuluyla geçerli bir kuraldır. Annenize tecavüz edilmesini önlemek ırzını korumaya girer ve meşru müdafaadır.
Türkiye'nin En Fazla #Selçuklu Mimari Eserine Sahip İlçesi Meram'dır
Meram denilince ilk olarak yeşilliği ile meşhur Meram Bağları gelir. Meram Bağları ki başta Evliyâ Çelebi olmak üzere Konya’ya gelen pek çok seyyahın eserlerinde sitayişle bahsedilen bir mesiredir. Türkiye Selçuklu Devleti döneminde bile dönemin kaynaklarında ismi geçer. Menâkıbu’l-Arifîn adlı eserinde Ahmed Eflâkî, Hz. Mevlânâ’nın farklı gayelerle Meram’a yapmış olduğu ziyaretlerden birkaç yerde bahsetmektedir. Önemlidir Meram, Konya Tarihi için. Ancak ilk anda akla gelen yeşilliği ile birlikte farklı ve günümüze kadar pek de farkına varılmamış çok önemli bir vasfın da sahibidir Meram.
Burada Meram ifadesiyle Konya’nın üç merkez ilçesinden biri olan Meram ilçesine vurgu yapmak istiyoruz. Meram ilçesini, Konya’da ve Türkiye’de zirveye çıkaran tarihsel bir birikim, bu yazımızın mevzusudur. Meram ilçesi sahip olduğu Selçuklu mimari eserleri sayısı bakımından ülkemizin en zengin ilçesidir. Bu unvan bile paha biçilmez olmakla birlikte belki detaylı bir araştırma ile dünyanın en fazla Selçuklu mimari eserine sahip olan ilçesi (ya da benzer statüsündeki yerleşim birimi) de olabilir. Bu ne üstün bir rütbedir, bu ne zengin bir mirastır. Meram ilçemiz bu vasfını öne çıkarırsa kültürel anlamda hem ilçe hem de Konya ili ve hatta Türkiye turizmine katkıda bulunabilir. Şimdi tespit edebildiğimiz kadarıyla, Meram ilçesine bu şerefi kazandıran mimari eserleri bir listeleyelim.
Camiler ve Mescitler
Abdülaziz Mescidi
Abdülmümin (Megaribe) Mescidi
Ulvi Sultan Mescidi
Bulgur Dede Mescidi
Erdemşah (Kalecelp) Mescidi
Hacı Ferruh (Akça Gizlenmez, Taş) Camii
Hoca Fakıh Mescidi
Hoca Hasan Mescidi
İplikçi Camii
Karatay Mescidi
Aksinne Kümbetli (Dibekli) Mescit
Sadreddin Konevi Camii
Sahip Ata Camii
Sahip Ata (Tahir ile Zühre, Dön Baba) Mescidi
Şekerfürûş Mescidi
Turut (Cemal Ali) Mescidi
Fahrunnisa Mescidi
Medreseler
Sırçalı Medrese (Muslihiye Medresesi)
Türbeler
Ateşbaz Veli Türbesi
Tavus Baba Türbesi
Mursaman (Hoca Cihan) Türbesi
Sahip Ata Türbesi
Sebhan (Emir Nurettin) Türbesi
Bedreddin Muslih Türbesi
Şeker Füruş Türbesi
Şeyh Hasan-ı Rumî Türbesi
Şeyh Osman-ı Rumî Türbesi
Turut (Cemel Ali Dede) Türbesi
Zahrüddin Ali Türbesi
Ulvi Sultan Türbesi
Sadreddin Konevi Türbesi
Ateşbaz Veli Türbesi
Hankâh ve Zaviyeler
Sahip Ata Hankâhı
Hamamlar, Buzhaneler ve Sarnıçlar
Sultan Hamamı
Tekli Buzhane
Çiftli Buzhane
Ak Sarnıç
Ana Sultan Sarnıcı
Divler (Devler) Sarnıcı
Hoca Fakih Sarnıcı
Şerafeddin Sarnıcı
Hanlar
Kuruçeşme Hanı
Kızılören Hanı
Dibidelik Han
Meram ilçesinde yer alan 43 adet Selçuklu eserini burada listeledik. Bazı araştırmacılar tarafından Selçuklu eseri olarak ifade edilen Meram Köprüsü gibi bazı tartışmalı eserlerin de listeye eklenmesi ile sayı daha da artabilir.
Meram ilçesinin, Türkiye’nin en fazla Selçuklu mimari eserine sahip ilçesi olmasının kıymeti takdir edilerek, şehrimizin ve ülkemizin tanıtımında bu unvanın kullanılması, Konya kültür ve turizmine önemli katkı sunacaktır. İlçemizin bu şekilde tanıtılması halkın da bu konuda bilinçlenmesine, kültürel ve tarihi bağlarının güçlenmesine, aidiyet ve sahiplenme duygularının pekişmesine vesile olacaktır. Konuyla ilgili olarak yapılacaklar listesi geniş olmakla birlikte ilk olarak bütün bu eserler yerinde incelenmeli, tanıtıcı levhası olmayanlara levha yaptırılmalı, telefon aplikasyonu olarak farklı dil seçenekleri ile gezi güzergâhları oluşturulmalı, Meram Belediyesi’nin web sayfalarında bu eserlere yer verilmelidir. Yapılacak çalışmalar, Konya bütünündeki çalışmalarla entegre edilmeli ve birbirini tamamlayacak şekilde düşünülmelidir. Konya’nın tarihi ve kültürel birikimi oldukça zengindir. Yeter ki bu medeniyet birikimini insanlara sunacak araçlar geliştirebilelim. Bu tür çalışmaları yapmanın ecdadımızın mirasına sahip çıkmak, onların hatırasını yaşatmak ve medeniyetimizin üzerimize yüklediği bir sorumluluğu yerine getirmek olduğunu unutmayalım.