Een #democratie wordt niet alleen beoordeeld op hoe zij omgaat met haar eigen burgers, maar ook hoe zij omgaat met de meest kwetsbaren, schrijft Mehmet Cerit in ons hoofdredactioneel. https://t.co/AUMoGVZdIJ
Stichting SECU uit Utrecht strijdt om 100.000 euro voor een nieuwe jongerenbroedplaats: ‘Om echte blijdschap te vinden, moet je anderen blij maken.’ https://t.co/iWE5ukchGs
Vanavond komen we samen om onze stem te laten horen. 📣
Voor rechtvaardigheid. ⚖️
Voor mensenrechten. 🤝
Voor een eerlijk en menswaardig asielbeleid. 🧭
Laat zien dat je niet wegkijkt.
Jouw stem telt. Jouw steun maakt verschil.
#LaatJeHoren
💬 Reageer en praat mee
👉🏻In de Eerste Kamer las N.C. (Noortje) Thijssen de brief van verpleegkundige Fikret uit het AZC Amsterdam voor en deelde zijn zorgen. Zij gaf aan veel e-mails over deze kwestie te hebben ontvangen.
Dank voor uw aandacht voor veiligheid, bescherming en fundamentele rechten.🙏🏻🙏🏻
#LaatJeHoren
Yaşlı babacığım 78 yaşında hala hapiste.
Duyduğuma göre babamda Alzheimer belirtileri varmış.
Haftalık ziyaretçi görüş saati 1 saat olduğunu unutmuş ve ziyarette anneme "görüş iki saatti değil mi" diye sormuş.
Ve kardeşimin oğlu 2-3 yıldır mühendis olduğu halde onun hala fakültenin 3. sınıfında olduğunu sanıyormuş.
78 yaşında yaşlı ve hasta bir adamdan ne isterler?
Sadece babamı anmaktan da utanıyorum
zira babam gibi nice yaşlılar var.
Ama o benim babam ya.
Beni yetiştiren adam ya.
Bana kitap aşkını öğreten ustam ya.
Savcıyken yanlış bulduğu şahsi bir tavrımdan dolayı beni makamımda fırçalayan ve haddimi bildiren bilgem ya.
Kulağı büyük ölçüde işitmiyormuş, anneciğim kulak cihazı almayı düşünüyordu.
Başında bir şişlik çıkmış.
Anlayacağınız babacığım hasta...
Benim 9 yılım soldu gitti,
babamın ömründeki son sahneler hapiste yıkılıp gidiyor...
Babam artık bir mahkum değil,
zamana emanet edilmiş bir hatıra gibi…
Ama ne hazin ki hatıralarını bile yavaş yavaş kaybederek.
Kulağı dünyaya kapanırken,
dünya ona daha sert bağırıyor.
O artık zamanı karıştırmıyor
sadece zaman onu yavaş yavaş silmeye başlıyor.
Bir saatlik görüşü iki saat sanması bir unutkanlık değil;
insanın zamana tutunmaya çalışırken parmaklarının kaymasıdır.
Çünkü insan, sevdiğiyle geçirdiği zamanı uzatmak ister akıl giderken bile kalp süreyi büyütür.
Bir dede düşünün…
Torununun büyüdüğünü unutmuş.
Ama bu unutmak değildir aslında.
Hatıraların donduğu o vahim durak.
Bazı insanlar geçmişte yaşamaz;
geçmiş, onların içinde donup kalır.
Torunun hala üçüncü sınıfta…
Çünkü onun zihninde hayat hala orada güzel.
Ömrünün son perdesinde,
en çok evladına yaslanması gereken zamanda,
hapishanenin puslu duvarlarına yaslanıyor.
İnsan yaşlanınca çocuklaşır derler.
Ama çocuklaşan bir insanın hapse atılması,
insanlığın yetişkinliğini kaybettiğinin ilanı değil mi?
Her yaşlı ve hasta mahkum,
bu çağın alnına yazılmış ayrı bir utançtır.
Bazı ölümler mezarda olmaz.
Bazı ölümler, hafızanın silinmesiyle başlar.
Bir insanın adını unutması,
aslında dünyanın onu unutmaya başlamasıdır.
Ve en acısı da o hala yaşıyorken.
Babam artık günleri saymıyor;
günler onu sayıyor… eksilterek.
Keşke hapisten hiç çıkmadan senin yerine de yatabilseydim baba.
Zaten hapisten çıkmayı hiç tasavvur etmemiştim.
9 yıla 4 yıl daha ekler hiç olmazsa ömrünün sonbaharında seni oralara düşürmezdim.
Yazık ki böyle bir uygulama yok.
Ama nobran zaman ve mekanın hikayesi bu.
Ben yanarken sen kanıyordun.
Şimdi sen yanarken ben kanıyorum.
Değişmeyen iki şey var: yanmak ve kanamak.
Biliyorum…
Yaşarsam ve yaşarsan belki bir gün beni tanımakta zorlanacaksın.
Belki adımı hatırlamayacaksın.
Ama şuna inanıyorum:
Sevgi, hafızadan önce başlar
ve hafızadan sonra da bitmez.
Ve ben hala oradayım.
O demir kapıların önünde,
o bir saatlik görüşün içinde,
o yarım kalan cümlelerin arasında…
Herkes Ramazan yarın mı, öbür gün mü başlıyor onu tartışıyor. Abdullah amca ölüyor diyorum. Kimse duymuyor.
Sesimi duyan var mı? Abdullah amca, tıpkı İbrahim Güngör gibi, Hüseyin Parlak gibi hapiste ölebilir.
Allah, 'niye bir gün önce oruç tuttun' diye kimseyi sorguya çekmeyecek ama 'insanlar ölürken niye sessiz kaldın' diyecek!
AskeriÖğrencinin Çığlığı
Sanatçılar “terörsüz Türkiye istemiyor” diye bir liste yapmışlar.
Benim adımı da listeye koyup hedef göstermişler…
Ben “Hepimiz kardeşiz” derken,
siz daha nerede durduğunuzu bile bilmiyordunuz.
O zaman biz, bu ülkede insanlar ölmesin analar ağlamasın diye her alanda dil döküyorduk.
Ama şunu bilin… Terörden daha büyük bir sorunu var bu ülkenin. O da, “YOLSUZLUK “
Yolsuzluk, terörden on kat daha tehlikelidir. İç çatışmaya harcanan paranın üç katı yolsuzluk yapıldı bu ülkede.
Bir çocuğa tecavüz edenle, bu halkın ekmeğini, geleceğini çalan hırsızın farkı yok.
Yolsuzluk yapan siyasetçi veya her kimse, en büyük teröristtir.
Asıl yolsuzluk yapanlar yüzünden 40 yılda ülkenin düştüğü derin yoksulluğu görmelisiniz! Sokağa çıkın, insanlara dokunun. Milletin anası ağlamış anası.
Bugün…
Emekliler yaşam mücadelesi veriyorlar. Bir profesörün, hakimin, savcının, doktorun, öğretmenin, askerin, memurun, işçinin aldığı maaş yürek yakıyor.
Ama bir avuç hırsız hâlâ bu ülkenin kaynaklarını göz göre göre çalıyor ve yiyip bitiriyor.
Ben yıllardır bu ülkenin barışı için filmler yaptım, şarkılar söyledim.
Şunu çok iyi bilin ki…
Bu ülkeye barış gelse bile, bu denli büyük yolsuzluk ve adaletsizlik olduğu sürece bu ülke asla iflah olmayacak.
Yolsuzluk terörle eş değerdedir.
Şimdi siz de…
Adamsanız,
bu yazdıklarımı da televizyonlarda ve köşe yazılarınızda yayınlarsınız.
Provalar Tüm Hızıyla Devam Ediyor!
“Vuslatın Ardından” programı için Rotterdam'daki De Doelen sahnesinde son hazırlıklar yapılıyor.
Bizi izlemeye hazır olun!
Provalar Tüm Hızıyla Devam Ediyor!
“Vuslatın Ardından” programı için Rotterdam'daki De Doelen sahnesinde son hazırlıklar yapılıyor.
Bizi izlemeye hazır olun!
Elif Sevde ve Ayşe Betül'ün anne ve babası Zehra ve Mesut Bukan tutuklu. Üstelik Mesut Bukan'a denetimli serbestlik ve şartlı tahliye hakkı verilmedi. Çocuklar psikolojik sorunlar yaşıyor. Babaları tahliye edilmeli.
#thyao#gramaltın Ekrem İmamoğlu
YusufKerim YasasıUygulansın
4. evre kanser hastası Yusuf Özmenʼin eşi:
“Eşim Yusuf Özmen 4. evre akciğer kanser hastası. Cumhurbaşkanlığı affına başvurduk ama 1 yıldır sonuç yok. Başvurumuzun onaylanmasını, eşimin tahliyesini istiyorum.”
Devlet Bahçeli #mügeanlı Deniz Akkaya
ṢU TAG'A BİR EL ATSAK GÜZEL İNSANLAR...
Biri 14 aylık diğeri 9 yaşında 2 kız çocuğu olan Sınıf öğretmeni Ferah Oktan;
KHK ile kapatılan kurumlarda çalışmak
Sendikaya üyelik
Bank Asya hesabı
gerekçeleriyle tutuklu...
ANNELERİ ÇOCUKLARINA VERİN.!
#KHKlıKadınlar
‼️NE OLUR 1 TWEET DE SEN AT 🙏 ‼️
% 94 ağır zihinsel engelli dünyaya gelen otizmli Yakup Ali Çetin,yıllardır epilepsi ve kas hastalıklarıyla mücadele ediyor.
Oğlunun tüm ihtiyaçlarını karşılayan öğretmen Eyüp Çetin Aralık 2021'den beri tutuklu.
‼️Yusuf Kerim YasasıUygulansın ‼️
Para aklama ve dolandırıcılık suçlamasıyla tutuklanan Dilan Polat, 700 gram zayıfladığı için sağlık problemleri sebebiyle tahliye edildi.
Hapiste 45 kiloya düşen böbrek hastası KHK'lı zabıt katibi Mehmet Parlak 28 aydır tutuklu! @gulbenergen#AsBayraklarıAs Anıtkabir
Yeni Asya gazetesi genel yayın yönetmeni Kazım Güleçyüz sosyal medya hesabı X’den yaptığı bir paylaşım nedeniyle 5 gündür tutuklu
Kazım Güleçyüz'ü serbest bırakın.
#GazetecilikSuçDeğildir@gulecyuzk@yeniasya