CHP Grup Başkanvekili Murat Emir:
"Bugün üzüntüyle öğrendik ki, 9 arkadaşımızın CHP üyeliği Yargıtay tarafından düşürülmüş.
Bu olağan bir durum değil.
'Kurultay yapamıyoruz' diyenler olmayan yetkiyi kullanıyor."
En prestijli ekonomi ve işletme okullarından biri olan Londra School of Economics (LSE) 'ten kabul almıştım. Fakat Birleşik Krallık vizem reddedildi.
18'imden beri sigortalı çalışıyorum. 3 şirkette yönetimdeyim. 2 yıllık Schengen vizem ve son 5 yılda 120 kere yurtdışı çıkışım var. Üni'den Kabul mektubu var.
Buna rağmen sonuç: Ret.
Şu sürecin nasıl işlediğini anlamak gerçekten zor. Neyse yolumuza devam edeceğiz.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir;
“Madem kurultay yapma yetkiniz yok; bir yazı yazın, kurultaya başvuru yapın, varsın reddedilsin. Siz tedbir kararıyla geldiniz ve şu an tek yapmanız gereken şey kurultayı toplamaktır! 'Yapamıyoruz' demek bir kaçıştır, bir bahanedir! Partiyi göz göre göre uçuruma sürüklüyorsunuz, sokağa çıkın evlatlarınızın yüzüne bakın ; hâlâ bir çıkış yolu var: Bu ağır yükten, bu kara lekeden kurtulmanın yolu, derhal ilçe seçim kuruluna başvuru yapmaktır.”
Sözcü TV, Yılmaz Özdil üzerinden Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş ve Özgür Özel arasında ayrışma yaratmaya çalıştı. Ancak bu girişim başarısız oldu ve kanal ciddi reyting kaybetti.
Bunun üzerine Özdil ile yollar ayrılarak muhalif izleyicinin güveni yeniden kazanılmaya çalışıldı. Fakat bugün yaşananlar, bunun gerçek bir politika değişikliği değil, yeni bir operasyon için hazırlık olduğunu anlaşılıyor.
Butlan kararının ardından önce sözde “orta yolcu” Oğuz Kaan Salıcı ve Gürsel Erol ekranlara çıkarıldı. Şimdi ise Kemal Kılıçdaroğlu’nun canlı yayına konuk edilecek.
Yılmaz Özdil gitmiş olabilir ama görünen o ki operasyon anlayışı yerinde duruyor.
Bu yüzden asla izleme, asla okuma.
Yok öyle muhalefetin reytingiyle büyüyüp, sonra dönüp muhalefete operasyon çekmek.
@ajansmuhbir1923 TRT'de düzgün maç anlatacak adam bile bulamayan Akp ,
Bir de ülkeye yeni lider bulma peşinde
Hadi koçum hadi bitti gitti sizin devriniz.
“Bilal Erdoğan’ın, Cumhurbaşkanımızın evladı olmanın ötesinde birçok üstün vasfı mevcuttur.”
AKP’li Mücahit Birinci de Recep Tayyip Erdoğan sonrası için Bilal Erdoğan’ı işaret etti:
• Türkiye'nin Sayın Cumhurbaşkanımıza 10 sene daha ihtiyacı vardır.
• Sayın Cumhurbaşkanımız da bu vazifeyi 10 sene daha kesintisiz, nizasız sürdürebilecek enerjiye ve kabiliyete sahiptir.
• Herhangi bir sebeple Sayın Cumhurbaşkanımız bu yönetme iradesini serdetmez ise, ki bu kendi kararı olacaktır, kişisel kanaatime göre ardından gelecek kişi de Sayın Bilal Erdoğan olmalıdır.
• Bilal Bey'in Cumhurbaşkanımızın evladı olmanın ötesinde birçok üstün vasfı mevcuttur.
• En önemlisi de Bilal Erdoğan ‘denenmiş’ bir siyasi figür değildir.
• Bilal Bey ülkeye, vizyonu ile yeni bir dinamizm katar.
Erdoğan'ın derdi dağlar kadar çok. Bakmayın güç ve kudretli görünmeye çalıştığına, İmamoğlu'nu içeri attı, CHP'ye butlan getirdi ama halk inanmadı dahası ekonomi hala berbat tüm bunlar yetmezmiş gibi içerde taht savaşları var. Berat, damat ve Fidan bakalım kim kazanacak.
Erdoğan geçen sene para bulmak için Körfez turuna çıktığında, BAE Emiri "nakit borç vermeyiz ama şirket satın alma yaparız. Siz de dövizi kullanırsınız" demişti.
BAE heyeti ile yapılan görüşmelerde, Araplar banka satın almak istediklerini iletmişler ve İş Bankası ve Yapı Kredi ile ilgilendiklerini söylemişler.
İş Bankası mâlum sebepler (sahiplik) nedeni ile olmayınca, ibre YKB'na dönmüştü.
Erdoğan, bankayı satması için Koç Grubuna çok baskı yapınca, grup da Araplar ile mecburen masaya oturdu. Bankanın piyasa değeri (bağımsız kuruluşlar ve borsa değerleri üzerinden) 8.5 milyar Dolar hesaplandı ve Koç Grubunun %61 hissesi karşılığında 5.5 milyar Dolar teklif edildi.
Fakat Koç Grubu (bankayı satmak istemediği için) 14 milyar Dolar değer üzerinden %61 hissesi için 8.5 milyar Dolar istedi.
Görüşmeler tıkandı ve sonuca varılamadı.
Birkaç ay önce, dünyanın en büyük fonu olan Blackrock fonunun yöneticileri Türkiye'ye davet edildi ve şirket satın almaları istendi (tabi ABD Yönetiminin yönlendirmesi ile).
Blackrock CEO'su, yayılan haberlere göre, Tüpraş, T. İş Bankası, Aselsan ve bir-iki savunma sanayi şirketini istemiş.
Aselsan falan tamam da, Tüpraş ve İş Bankası için biraz zaman verin cevabı verilmiş.
CHP'deki Butlan gelişmesinin biraz erkene çekilmesinin sebeplerinden birinin CHP'nin İş Bankası'ndaki hisselerinin (ve tabii ki İş Bankası Sandığı hisselerinin) Hazine'ye devredilmesi ile ilgili olduğu söyleniyor.
Bu arada Tüpraş ve Yapı Kredi Bankası için Koç Grubu sıkıştırılıyor.
Rahmi Bey'in konuşması üzerinden başlatılan algı operasyonu, Koç Grubuna yönelik saldırılar ile devam edecektir. Ta ki, Tüpraş ve YKB elden çıkarılana kadar.
Tabi bu işler normal parlamenter sistemlerde olamayacağı için, göstermelik demokrasicilik oyunumuza da bir süre ara vermemiz gerekecek.
Son söz: Bütün bunlar iktidarın niyeti ile ilgili. Durumun nasıl sonuçlanacağı ise karşılarındaki kitlenin vereceği mücadele ile belirlenecektir.
Alıntı
Sevgili Başkanım;
Sizin, milletimizin emanetine ve Partimizin değerlerine bağlılığınıza yürekten inanıyoruz.
Sizlere yönelik operasyonu Partimizi hedef alan saldırılardan bağımsız görmüyoruz.
Bu haksızlığın karşısında asla yalnız değilsiniz. Siz de aileniz de bize ve yol arkadaşlarımıza emanetsiniz.
Gerçek er ya da geç ortaya çıkacak; adalet mutlaka yerini bulacak.
Bugün piliç üreticisi arkadaşımla biraz sohpet ettik.
13 piliç üreticisi firmaya piliç fiyatları bahane edilerek kayyum atandı ya hani, gelin size gerçeği anlatayım;
Piliç fiyatları son bir yılda TÜİK'in uydurma enflasyonunun nerdeyse yarısı kadar artmış!
Üstelik ülkemizde tavuk eti Avrupa'daki fiyatların yarısına satılıyor.
Ekonomiyi batıran ve enflasyonu kontrol edemeyen iktidar, yoksul bıraktığı halkın ulaşabildiği en ucuz protein kaynağı olan tavuk etinin fiyatı iç pazarda düşsün, enflasyon artmasın diye, 2 yıldır ihracatı yasaklamıştı!
Yatırımını ihracata göre yapmış olan üreticiler, zararına üretim yapıyor, batmamak için direniyordu!
Yani aşırı fiyat artışı tamamen işin bahanesi!
Peki asıl amaç ne?
Yerli hayvancıyı batırıp, kırmızı eti ithal eden iktidar, bu işi de elbette yandaşlara yaptıracaktı!
5 dolara ithal edilip, 27 dolara satılan kırmızı et piyasasında dönen rantı, ilkokul matematik bilgisiyle bile hesaplamak mümkün!
Peki ya beyaz et pazarı kimin elinde?
Bir çoğu yandaşların elinde değil tabiki.
Pazardaki rantı anlamanız için şöyle bir veri ileteyim;
Kayyum atanan firmalardan sadece bir tanesi için Cargill firmasından Türkiye'ye her gün bir gemi dolusu yemlik mısır geliyor ve bu ithalat iktidar yandaşlarının elinde değil.
Böylesine büyük bir ranttan pay almamak bu iktidarın doğasına ters!
Operasyonun tek amacı sektörü tamamen ele geçirmektir.
Gerisi lafı güzaf!..
@abdullahnaci Hep derim önüne gelen çocuk yapmasın.Kendi ne mezunu acaba ne https://t.co/CJSBXnPYRU tane soru çözmüş mü bakmış mı bu senenin sorularına .Bu çocuk büyüsün gitsin ileride annesini huzurevine versin.İleride annesini huzur evine vermek moda olacak çünkü
@abdullahnaci Kadın bir tek “bana yazıklar olsun” dediği kısımda haklı. Gerçekten yazıklar olsun. Eğitimi şu sınava indirgeyen herkesi Allah bildiği gibi yapsın.
"HALAY BAŞINDAN İBB DAİRE BAŞKANLIĞINA" DİYE ALAY EDİLDİĞİ HABERLERE YANIT VERDİ
Taner Çetin: "Evet halay başıyım. Hem de Türkiye'nin yetiştirmiş olduğu en iyi halay başlarından biriyim. Türkiye'nin yetiştirmiş olduğu en iyi halk oyunları hocalarından biriyim.
1976–1979 yıllarında başlayan halk oyunculuğu dönemimde art arda gelen Türkiye şampiyonlukları beni bu alanda çalışmaya yöneltti.
1980 yılında başladığım halk oyunları sürecinde derleme ve araştırma çalışmaları yaptım. Özellikle Trakya Bölgesi'nin gelenek ve göreneklerinin kuşaklara aktarılmasında önemli görevler üstlendim.
Yani hiçbir şey tesadüf değildir. Çok çalıştım, derledim, araştırdım, uyguladım.
Önce İstanbul birincilikleri geldi. Ardından Marmara Bölge birincilikleri, sonrasında da Türkiye şampiyonlukları.
Bu süreç, 2004 yılında Dünya Halk Oyunları Şampiyonluğu ile taçlanan bir hikâyeye dönüştü.
Artık geri dönüş yoktu.
1980 yılında başlayan geleneksel kültüre bağlı çalışmalarım; okullarda, derneklerde ve belediyelerde devam ederken, Türkiye Halk Oyunları Federasyonu’nda Danışma Kurulu Üyesi olarak görev aldım.
Onlarca konferans verdim.
İstanbul Üniversitesi'nde, İstanbul Teknik Üniversitesi'nde ve Marmara Üniversitesi'nde tez çalışmalarına kaynak kişi olarak katkı sundum." #ibbdavası
Mutlak Butlan tarafından kapattırılan önceki sayfamızın takipçilerine duyurulur.
Takip eden tüm ailemizi bu hesabımızdan yeniden takibe alıyoruz. X'in uyguladığı kısıtlamalar nedeniyle dönüşlerimiz gecikebilir. Kısıtlama kalktıkça tüm takiplerinize geri dönüş yapılacaktır.
Kıymetli Destekleriniz için teşekkür ederiz.
#ÖZGÜRÖZEL
Gürsel Tekin'in Bodrum'daki kiralık eviyle ilgili iddiaları ev sahibi tarafından yalanlandı:
-Gürsel Tekin'in 52 metrekarelik küçük bir daire olduğunu söylediği evin 155 metrekarelik 3+1 lüks daire olduğu öğrenildi.
-Tekin'in "Eşyaları biz aldık" dediği eşyaların kira sözleşmesinde evin demirbaşı olarak yer aldığı görüldü.
-4 yıldır kira ödemeyen Tekin hakkında mahkemece tahliye kararı verilmişti.
(Medyaradar)