Prof. Dr. İzzet Özgenç, özetle AYM kararlarına uymayan hakimlerin hürriyeti tahdit suçunu işlediklerini açıklamış.
Aynı durum AİHM kararlarına uymayan hakimler için de geçerlidir.
Zira Anayasa 90. madde uyarınca AİHM kararları Türk hakimlerini bağlayıcı niteliktedir.
Buna göre, AİHM Yalçınkaya ve Yasak kararlarına uymayan hakimler “keyfi” karar vermiş oluyorlar.
@izzetoezgenc@AYMBASKANLIGI@TCYargitay@ECHR_CEDH
Fotoğrafta gördüğünüz kişi abim Motokurye Samet Özgül.
Trafikte uyardığı 3 kişi tarafından boğazından bıçaklanarak katledildi!
🔴 20 suç kaydı olan 2 kişi serbest bırakıldı!
🔴 19 yaşındaki katilin “pişmanım” sözüyle müebbet hapis cezası 25 yıla indirildi!
🔴 Bu adaletsiz karar şu an Yargıtay incelemesinde.
Bu ülkede adalet suçluyu koruyorsa, biz o adaleti kabul etmiyoruz. Alışmayacağız, susmayacağız!
@RTErdogan@adalet_bakanlik@abakingurlek@TC_icisleri@mustafaciftcitr
#SametÖzgülİçinAdalet
Fotoğraftaki kişi NATO operasyonunda gözaltına alınan TEMA Ankara Şube Müdürü Fatma Didem Genç. Annesi ve babası alzheimer hastası. “Beni tutuklamayın anneme ve babama bakacak kimse yok, onlar ölüler” diyerek ağladı. Tutuklandı.
SUSANLAR KONUŞUYOR
Gazeteci Müyesser Yıldız, 15 Temmuz davalarına ilişkin duruşmalardan öyle ayrıntılar aktarıyor ki, bu anlatılanlar birçok kişiyi tedirgin ediyor. Kılıçdaroğlu’nun daha önce, 17 Ocak 2018’de 15 Temmuz için “kontrollü darbe”, ardından da “tiyatro” demesi hâlâ hafızalarda. Şimdi konu yeniden gündeme geldikçe, bu işlerin aydınlanmasını istemeyenleri bir korku sarmış gibi görünüyor. TBMM’de Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun, Meclis Başkanlığına verdiği dilekçede araştırma komisyonu raporuyla ilgili bilgi istemesine karşılık “çöp oldu” ifadesi çok dikkat çekici. Acaba araştırma raporları neden yok edildi? 4 Ekim 2016’da, TBMM’de grubu bulunan Adalet ve Kalkınma Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Halkların Demokratik Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisinin ortak iradesiyle kurulan Araştırma Komisyonu çalışmalarına başlamış, pek çok kurum ve kuruluştan bilgi istemişti. Ancak tepedeki bazı asıl sorumlular ifade vermeye yanaşmamıştı. Hâlâ gizemler ve sırlar devam ediyor. Fakat arşiv unutmuyor. Konu yeniden gündeme gelmeye başladı; çünkü kim olursa olsun bu alçaklığı yapanların ortaya çıkarılmasını isteyenlerin sesi bugünlerde daha da yükseliyor. Ortada yitirilmiş canlar, telafisi mümkün olmayan maddi ve manevi zararlar var.
Mahir Kaynak, “Bir olay oldu mu kime yaradığına bakarsanız failleri bulabilirsiniz” derdi. Asıl önemli olan da budur. İlk zamanlarda o kadar çok doğru-yanlış bilgi yayıldı ki, konuşan yandı. Bugün ise mahkemelerde bu kirli işlerin deşifre olmasını sağlayan cesur gazetecilerin ve siyasetçilerin takibi, bu işlere bulaşan karakter yoksunlarını rahatsız etmeye başladı sanki.
İnsan deneyiminin en derin kısmı çoğu zaman konuşulanlarda değil, konuşulamayan alanda saklıdır. Bilinenler zamanla anlatılsa bile hakikatin bir parçası daima sessiz kalır; zamanın ve güç dengelerinin değişmesini bekler. Bu da böyle mi acaba? Kahraman kim, hain kim; 15 Temmuz bütünüyle aydınlansa belki yeni şeyler ortaya çıkacak. Bunu zaten AK Parti milletvekili Şamil Tayyar da söylemişti.
Konunun aydınlatılmasını istemeyenlere bakmak ve sorgulamak gerekir. Açık yaraya kurt düşmez diye bir tabir vardır. Bunu siyasilerin iyi araştırması gerekir. Sebebi bilinmeyen acıların şifası olmaz. Bugün yaşananlara bakınca; kurumların bağımlı hâle gelmesi, sivil alanların yok edilmesi, keyfilikler ve hukuksuzluklarla KHK’lerle yok edilen insanlarımızın durumu, basın ve din kurumları dâhil her yerin tek merkezden yürütülmesi, hürriyet ve mülkiyet güvencesinin ortadan kalkması, TBMM’nin işlevini yitirmesi, yasallığın itaat ve biata dönüşmesi, halkın meşruiyetinin yok edilerek sömürüye tahsis edilmesi, tek adam rejimi için yapılan rejim değişikliğinin sonucu mu acaba? “En kötü proje” diyen eski başbakan niçin böyle söyledi ve sustu? Her alanda yaşanan çöküşe, sömürü güçlerinin planına ve dış olaylara, komşu ülkelerdeki gelişmelerin bu işlerle bağlantısına bakmak gerekmez mi? Asıl bunları incelemek gerekmiyor mu?
Muhalefet, diyelim ki o günün şartlarında iktidara destek oldu; ama bugün bunlar konuşuluyor ve yazılıyorsa, mutlaka sorgulamalıdır. CHP’nin başına gelenler, kayyumlar, butlanlar, devlet imkânlarıyla kurulan tuzaklar ve adaletsizlikler birden ortaya çıkmadı. Bu işlerin aydınlatılması gerekir.Muhalefetin bunu sorgulaması,bu davaları incelemesi gerekir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemeleri bile takip ederken bunlara bakmak, incelemek siyasi sorumluluk değil midir? Görevde olanlar niçin sorgulanmadı? Mağduriyet yaratanların bu işlerden mesuliyeti yok mu? Kanunlar ahlakı ölçen bir terazi değildir; ancak kanunların ve gizli sırların aydınlatılması, kanunlara ruhunu ve anlamını veren ahlak ve sorumluluktur. Ne kadar sır üstü kapatılsa da, iki kişinin bildiği sır sır değildir. Bugün olmasa da yarın olabilir. Suçlular sırların açıklanmasından korkar; çünkü karakterleri ahlaki değildir. Suçsuzlar ise adaletsizliği yaşasa da korkmaz. Karanlıklar aydınlatılmaya muhtaçtır. Ahlak alkış beklemez. Araştırma da bir ödüldür.
27-06-2026 Kemal Albayrak
15 Temmuz raporlar çöpe atılmış.Bir milletvekiline verilen cevap buymuş.15 Temmuz’u yapan alçaklar çıkarılsın ki,hainler kim, kahramanlar kim belli olsun?Özgür Özel ve muhalefet bunun üzerine niçin gitmezler. Millet bunun aydınlatılmasını bekliyor.TBMM bunu araştırmalıdır. Milletten saklanmasın.Öldürülen canların katilleri çıkartılsın. TBMM ne atılan bombalar, kalkan uçaklar gizemli ne varsa çıkartılsın? 15 Temmuz kime yaradı ortaya konsun.Daha neler neler?🇹🇷
Memlekette Dua Lipa’nın evliliği ve balayı tatili Ankara’da kaç gündür açlık grevinde olan öğretmenlerden daha çok gündem oldu. Kaç stk dayanışma çağrısı yaptı? İnanılmaz gerçekten!
İslamı,çıkar için kullananlar, bir zamanlar arabaların plakalarına “AK” yazdıkları gibi “araba camlarına “ Hüküm Allahındır” yazıları çoktu. Bu zihniyet, şimdi değişim yaşıyor,yapılan yaranmalar gösteriyor ki “Hüküm Trump’un”dur mu acaba düşüncesi geliyor?Öyle ya meşruiyeti biz verdik diyen elçi kim?Gayri meşru zenginlerin vatanı “kar”olan yerdir.İbn-i Haldun” hüküm güçlünündür”demiş. Ülkenin yönetim halini düşünün.Hüküm Allahındır diyenler Gazze bayrakları ile gösteri yapacaklar mı acaba?🇹🇷
Natoyu protesto etmesinler diye insanların evlerine şafak vakti kapıları kırarak giriyorlar.
Sonra yere yatırıp ters kelepçe ile gözaltı yapıyorlar.
Marifetmiş gibi görüntüleri de servis ediyorlar.
Anayasa, hukuk, insan hakları araki bulasın
💢 Mafya sokakta cirit atarken; yakın mesafeden biber gazına maruz bırakılan, kolu bükülen ve yerlerde sürüklenen Eren öğretmenin vaziyeti yürek dağladı.
🚨 Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası'nın başkanı ambulansa binerken ayakta durmakta zorlanıyordu. #ÖğretmeneDokunma