Zaman Yaklaşıyor .
İsrail ve Ortağı Yunanistan Türkiye'ye Her An Bir Saldırıda Bulunabilmek İçin Zemin Yokluyorlar . Macera Arıyorlar.
Belalarını Bulacaklar .
Zalimler ve İnsan Dışı Yaratıklar ,
İsrail ve Köpeği Yunanistan Tarihten Silinecekler ......
Hayırlı Cumalar 🌙
İsmail Kartal
Hakan Safi Ali Koç'la Yan Yana Durunca Seçimi Kaybetmiştir .
Durum Nettir .....
Taraftar Ali Koç ve Sadettin Saran dan Sonra Macera Aramak İstememiştir .
Aziz Yıldırımın Eskiye Göre Ekibi Daha Güçlü , Daha Rahat ve Kararlı Bakalım Futbola Yansıtabileceklermi .....
#savaş
#AzizYıldırım
Reis Sedat Peker: (Türkiye'de artan yeni nesil çeteler hakkında)
— Nesiller boyu fakir olan, tek öncelikleri gördükleri diğer varlıklı aileler gibi yaşamak isteyen bir kesim var. Fakirlik bu kesimin DNA’sına kadar adeta işlemiş gibi.
— Dedelerinin babaları fakir, dedeleri fakir, babaları fakir, kendileri fakir.
— Zengin olduğunu gördükleri kesimden haraç isterken bunun hakları olduğuna inanıyorlar. Bu durum 1980’lerde ilk olarak Brezilya’da ortaya çıktı. Sonrasında şekil değiştirerek Kolombiya’da kendine zemin buldu.
— Şu anda da bizim ülkemizde yaşanıyor. Ülkeyi yönetenler lütfen saygısızlık kabul etmesinler ancak bence bu durumun ciddiyetinin henüz farkına varabilmiş değiller. Cezaları arttırmayla bu sorun bitmeyecektir.
— Genç neslin içinde kendini laik veya dindar olarak bir grubun içinde konumlandıramayan, sayıları da çok fazla olan genç insanlar hayata ve yaşadıkları topluma çok kinliler.
— Bence devlet kanuni tedbirlere tabii ki başvurmalıdır. Ancak bunun yanında maddi durumu kötü olan ailelerin çocuklarına hiç değilse öğrencilik yıllarında arkadaşlarına mahcup olmayacak oranda burs verilmelidir.
— Bu ailelere kömür, patates, soğan gibi sosyal yardımların bir tık ötesine geçilerek işsizlik maaşları arttırılmalı. Fakirlik maaşları elle tutulur hale getirilmelidir.
Eski Kaptanımız Ümit Özat Nokta Atışı Yorumda Bulunmuş ......
Aziz Yıldırım Başkan Bu Zamana Kadar Gelmedi Şimdide Hakan Safi ye Destek İçin Çekilsin Yorulmasın .
En Mantıklısı Bu Görünüyor
🟰🟰🟰🟰🟰🟰🟰🟰
#Daltonlar
Skriniar
#AklınızdaBulunsun ‼️
Bir Dönem Her Eve Giren Yerli Bir İlaç Gripin’in Bilinmeyen Hikayesi...
Necip Akar, 20. yüzyılın başlarında Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde dünyaya gelmiştir.
Küçük yaşlardan itibaren eğitime önem veren bir aile ortamında büyüyen Akar, özellikle kimya ve eczacılığa ilgi duymuştur.
Yükseköğrenimini eczacılık alanında tamamlayan Necip Akar, dönemin sınırlı imkânlarına rağmen kendisini geliştirmeyi başarmış ve bilimsel çalışmalara yönelmiştir.
Eğitim sürecinde edindiği bilgi birikimi, onun ileride ilaç üretimi konusunda yenilikçi adımlar atmasının temelini oluşturmuştur
1904, Gaziantep’in Nizip ilçesinde Necip Akar dünyaya geldi.
Çocuk yaşta
İstanbul’a gelir.
Vefa Lisesi’ni ve ardından Eczacılık mektebini bitirir.
Ama o sadece ilaç satan biri olmak istemez: ilaç üretmek ister.
Öğrenciyken krem yapmayı, diş macunu yapmayı öğrenir.
Abisi Cemil Akar’la küçük bir laboratuvarda işe koyulurlar.
Şampuan Cemil tutmaz. Necip bey kremi tutmaz.
Necip Akar şunu farkeder: sorun üründe değil markadadır.
1927 yeni bir diş macunu çıkarırlar.
Adı Radyolin ve Türkiye’de bir ilk olur.
Afişle reklam yaparlar.
1 ayda satılan Radyolin 2 yıllık satışı geçer.
1 yıl içinde yarım milyona yakın tüp satılır.
1930’lara gelindiğinde dünya İspanyol gribini konuşmaktadır.
Necip Akar, 3 yıl çalışır ve tek dozluk bir ağrı kesici olan Gripin’i 1935’te yapar.
Türkiye’nin ilk ağrı kesicisi ucuzdur, her yerde, her evde vardır.
1957’de bir tekne gezisi, 53 yaşında hayatını kaybeder.
Resmî kayıtlara bir kaza olarak geçer ancak sorular bitmez..
Türk ilaç sanayisinin öncülerinden biri olan Necip Akar, özellikle Gripin ile adını geniş kitlelere duyurmuş önemli bir eczacı ve girişimcidir.
Hem bilimsel bilgiye hem de ticari zekâya sahip olan Akar, Türkiye’de modern ilaç
üretiminin gelişmesinde büyük rol oynamıştır.
Gripin’in Doğuşu:
Necip Akar’ı Türkiye çapında ünlü yapan en önemli gelişme, Gripin adlı ilacı geliştirmesidir.
Gripin, özellikle grip, soğuk algınlığı ve baş ağrısı gibi yaygın rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan bir ilaç olarak kısa sürede halk arasında büyük ilgi görmüştür.
O dönemde Türkiye’de ilaçların büyük kısmı yurtdışından ithal edilirken, Necip Akar yerli üretimle bu alanda önemli bir boşluğu doldurmuştur.
Gripin’in geliştirilmesi sadece bir ilaç üretimi değil, aynı zamanda Türkiye’de ilaç sanayisinin millileşmesi adına atılmış önemli bir adımdır
Kurduğu üretim tesisleri sayesinde ilaçların seri üretimini gerçekleştirmiş ve bu alanda modern tekniklerin kullanılmasına öncülük etmiştir.
Onun girişimleri sayesinde:
Yerli ilaç üretimi hız kazanmıştır
Türkiye’de ilaç sanayi gelişmeye başlamıştır
Halkın uygun fiyatlı ilaca erişimi kolaylaşmıştır
Necip Akar’ın kurduğu yapı, zamanla büyüyerek kurumsal bir kimlik kazanmış ve Türkiye’nin önde gelen ilaç markalarından birine dönüşmüştür.
Necip Akar’ın en önemli özelliklerinden biri, ticari başarıyı toplumsal faydayla birleştirmesidir.
Ürettiği ilaçlarla yalnızca ekonomik kazanç sağlamayı değil, toplum sağlığını iyileştirmeyi hedeflemiştir.
Ayrıca:
Eczacılık mesleğinin gelişmesine katkıda bulunmuş yerli üretimin önemini vurgulanmış, genç girişimcilere ilham kaynağı olmuştur
Vefatı:
Onu keşfeden adam Anadolu’nun küçük bir kasabasından çıktı.
Türkiye’nin ilk yerli ağrı kesicisini yaptı.
Reklamcılığı baştan yazdı ve 53 yaşında bir tekne kazasında hayatını kaybetti, denize düştü denildi...
Vefatından sonra da kurduğu marka ve üretim anlayışı varlığını sürdürmüş, adı Türk ilaç sanayisinin temel taşları arasında anılmaya devam etmiştir.
Sonuç:
Necip Akar, yalnızca Gripin’in mucidi değil; aynı zamanda Türkiye’de modern ilaç üretiminin öncülerinden biridir.
Onun azmi, vizyonu ve çalışkanlığı sayesinde yerli ilaç sanayi önemli bir gelişim göstermiştir.
Bugün hâlâ kullanılan Gripin, Necip Akar’ın bilimsel yaklaşımının ve girişimci ruhunun en somut örneklerinden biri olarak varlığını sürdürmektedir.
#HocamızıAlamazsınız