Kimse benim ne işle uğraştığımı bilmiyor. Ama ben hep bir şeylerle uğraşıyorum. Bir evden bir evliyâ bir de eşkıya çıkarmış. Ben o evin eşkıya sanatçısıyım.
Sabaha kadar anlatayım istiyorum size ama gecenin şahidine güvenmiyorum. Ben bir kez yıkıldım, çok kişi kaldı enkazda... Canı, damarı; nefesi, soluğu... Bu soğuk az geliyor...
Katık ile Nejat arasında seçim yapamayıp evlere dağılırdık, ne oldu da bu kadar kırıcı ve yılışık bir hâl aldık anlamıyorum. Affedin beni ama Cömert isminde bir dönercide herkes birbirini tanıyor diyor masaları birleştirip yemek yediğimizde en az 24 kişi vardı. Böyleydik yani.
Ne anlıyorsun bu İskenderun’dan deyip saatlerce anlattığımda 20metrelik yol sevdası yoktu; herkes ailesini terk edip gitmek, kaçmak derdindeydi… Tostu beş liraya yediğimizde steak bilmezdik de 2 liraya nargilesiz duramazdık. Ne oldu?
“Bes” bu günlerde İskenderun milliyetçisi olan sizleri de unutmayacağım güzellerim, sen saçlarını savururken köşeden geçmeye korkarken sevdik biz sahildeki basketbol potasındaki sağ tarafın delikli kısmını… Banklara sorsana, kaç cine terk eder saat üçü beş geçerken?
Yalan dolu hayatınızın puantörü olurken saha şefine takıldığınız sahteliğin kaçamağında mühendis gibi davranacaksınız derdim 5.dublede… 6 yok, sekize devam…