Önceki gün birisi çıkmış, kendi kötü siciline bakmadan sosyal medya hesabından bizi dış politikada şov yapmakla, tribünlere oynamakla, ülkemizi bölgesel krizlerin mezesi yapmakla itham ediyor.
İnanın insan, kurduğu cümlelerin neresini düzelteceğini bilemiyor.
Bir defa Türkiye, bölgesel krizlerin mezesi değil, işte en son İran savaşında olduğu gibi çözüm çabalarının baş aktörüdür.
İkincisi, dış politika şov alanı değil; tecrübe, birikim ve dirayet gerektiren bir uzmanlık alanıdır.
Üçüncüsü, biz ne içeride ne dışarıda hiçbir zaman tribünlere oynamadık; aksine hep gönüller yapmanın, gönüller kazanmanın derdinde olduk.
Siz birbirinizle koltuk kavgası verirken biz yürüttüğümüz ince diplomasiyle bölgemizdeki çatışmaları dindirmenin kavgasını verdik.
Siz birbirinizin kuyusunu kazarken biz elimizde iğneyle kuyu kazar gibi barışa giden yolun önündeki engelleri kazıdık.
Siz kimin hain, kimin iş birlikçi, kimin proje olduğunu tartışırken biz zorlu müzakere masalarında Türkiye’nin hak ve hukukunu savunduk.
Daha kavgasız gürültüsüz tek bir gününüz yok, bir de çıkıp bize diplomasi dersi vermeye kalkıyorsunuz.
Siz gidin kapasitenize, kalibrenize uygun işler kovalayın.
Becerebiliyorsanız önce şaibesiz bir kurultay yapmayı öğrenin.
@bosnak_reisci Sabahtan beri salladığım kılıcın
Haddi hesabı yok 🤷🏻 derdimiz fav rt olsa kılıçlarımız kınında paslanırdı Trollerde uslanırdı ama malesef kılıç kınından çıkmayınca it sürüsü dağılmıyor !
Öyle değilmi boşnak reis ?
Bakıyorum da İran’ın Azerbaycan’a saldırısı sonrası Türkiye’deki bazı siyasal İslamcılar anında İran’cı olmuş, sorun yok. Azerbaycan’ın bir kardeşi var zaten; Davud’un kalkanını taşıyan bu aile meselesi intikamını almak bize düşer. Siz molalara ağlamaya devam edin.🇮🇱🇦🇿🇺🇸