İsrail Başbakanı Netanyahu:
Benim ülkemi haritadan silmekten bahsediyorlar.
Bu şahıs ABD'nin dostu değil.
F-35 gibi silahların verilmesinden büyük ölçüde endişe duyarız.
F-35 veya gelişmiş jet motorları satarak güç dengesini değiştirmenin doğru olmadığını düşünüyorum.
Her şeyin içi boşaltılmış durumda boun,itü,odtülü birçok genç bu toplantılara bu kadar yakından takip edemezken Nuh Naci yazgan diye bir üniversite mezununa bu imkanı sağlarsanız orayı moda haftasına çevirir
Yeniçerilarin Türk olduğunu sanan bir sürü kara cahil var. Mehtar Yaniçeri Ocağının 2. Mahmud döneminde kaldırılmasıyla kaldırılmış, yerine batı tarzında Muzikayı hümayun kurulmuştur. Yeniden faaliyete geçmesi 1914’te olmuş, Günümüzde dinlediğimiz mehter marşlarının büyük bir çoğunluğu geleneksel değil, 2. Meşrutiyet dönemi sonrasında ve Enver Paşa'nın talimatlarıyla bestelenmiştir. En bilinen marşlardan biri olan "Ceddin Deden" (Mehter Marşı) 1917 yılında İsmail Hakkı Bey, "Hücum Marşı" ise Ali Rıfat Çağatay tarafından bestelenmiştir. Fetih Marşı ise bizzat Arif Nihat Asya tarafından yazılmış olup taa 1980 yıllarında Yıldırım Gürses tarafından bestelenmiştir.
Abdülhamid bizzat kendisi batı müziğinden hoşlanan, piyano çalan biriydi. Ha bunu kötü göstermiyorum. Sadece yanlış bilenler için yazıyorum. Ayrıca saraya şarap, şampanya, konyak, bira vs. İçki alındığının defterleri Yıldız Saray arşivinde mevcut. Yine Abdülhamid’in peçetesi, yatak çarşafı, küllüğü, bardağı, sürahisinde Latin alfabeli AH arması vardı. Okuma özürlü olunca insanlar böyle saçmalıyorlar. Mehter marşlarının çoğu da Cumhuriyet dönemine aittir.
@barcinyinanc Zayıf bir analiz. Avrupa'yı yekvücut bir aktör olarak kabul etmiş her dört senaryoda da. Ayrıca Doğu Avrupa'da, Paris-Berlin eksenine artan tepki&şüphe ve ABD'yle ilişkilerini de mesela görmezden gelmiş. Varşova ya da Prag mesela ne kadar güveniyor Paris'e? +
sana devlet diyenin amk ışık aç kapa yapar gibi elektrik mi kesilir orospu çocukları o ankarada efendileriniz için boyadığınız yolun her bir damla boyası gözünüze damlatılsın enik piç kuruları
Bu tarz sorunları "Allah'ın dilsiz kulları" retoriği çözmüyor arkadaşlar. Gelin düşünelim.
Evet bu insan kaynaklı bir sorun. Bilinçsiz besleme, evcil hayvanların salınması vesair sebepler tabiatı mahvediyor. Domestik kedilerin avladığı kemirgenler ve küçük kuşlar, köpeklerin öldürdüğü karaca benzeri büyük otçullar, martıların avladığı küçük kuşlar ve kemirgenler de hayvan. Normal ölçeklerde sorun teşkil etmeyecek bu avlanma, bizim yüzümüzden çığrından çıkan hayvan popülasyonu nedeniyle soruna dönüşüyor. Şunları anlayalım:
-Biz şehirlerde yaşıyoruz ve hayvanlar tabii ki bizim yaşam alanlarımızda yaşayacaklar bunda tuhaf bir şey yok.
-Ancak nasıl ki biz şehir koşullarında yaşıyoruz bu canlılar da şehir koşullarına adapte oluyorlar. Normalde kayalıklara yuva yapan kuş çatıya yuva yapıyor, deniz kenarında balık avlamak yerine şehirlilerin döktüğü çöpleri yiyor.
-Şehir yaşamı "doğal" değil, bu nedenle belirli türlere popülasyon avantajı yaratıyor. Küçük ötücü kuşlar, kumrular, daha küçük martı cinsleri vesairler yuva yapmakta, yemek bulmakta ve saklanmakta zorlanırken, dev cüsseleri ile Gümüş Martılar her yerde çoğalıyor ve normal cüsselerinin üzerine çıkıyor.
Bu sorunu çözmek çok kolay. Yuva takibi yaparsın, kontrollü azaltırsın nüfusu düzelir. Ancak daha köklü bir sorunumuz var.
-Her şeyden önce anaokulundan itibaren insanlara çevre bilinci aşılamak lazım. Martı-Karga-Kedi-Köpekten başka hayvanların da
var olduğunu, bir dengenin var olduğunu göstermek lazım.
-Bilinçsiz besleme yasaklanmalı, hatta idari para cezaları verilmeli. Akşam yemediği makarnayı, kurumuş bulguru, sulu fasulyeyi yere döküp hayır işlediğini zanneden insanlara mani olunmalı. Yaban Domuzu gibi vahşi hayvanların beslenmemesi gerektiğini en azından insanlar öğrenmeli.
-Popülasyon kontrolünün başta doğa için gerekli olduğunu anlatmak ve öğretmek lazım. Bu hayvan düşmanlığı falan değil. Böyle vıcık vıcık duygusal tepkilerden uzaklaşmak lazım.
Çiğdeci, Kızılgerdan, Bülbül, Saka, Fülürye,İspinoz, Ağaçkakan… Bunlar kuş değil mi? Görseniz birbirinden ayıramazsınız. Ekolojik hassasiyeti olanlar ne demek istediğimi anladı zaten. Bu gayet insani ve ahlaki bir şey. Doğal dengeyi korumak adına her şeyin başında kontrol altına alman lazım bu tarz bir üremeyi. Bir su kuşu olan hayvan sokak arasında tavuk gibi dolanıp çöp eşeler hale gelmiş. Hatta Güvercin yer hale gelmiş artık. Bizimkiler de akşamdan kalma bozuk fasulyeyi sokağa döküp “dilsiz canlar” şovu yapıyor.