"Dağ köyü toprak damda doğan, dağlarda mahpus damında ömür geçiren, gönüllü fidan diken, âcizâne kendi haline yazar/ şair, Sanatsever." Allah'a Kul ARSLAN
"Erden Mareşale kadar rütbeye haiz olana Asker denir." Her Türk asker doğar asker ölür." Rütbe veya Makam sahibi olmadım, sadece Gönül Eri oldum.
Dağ köyü toprak damda doğan, dağlarda, yollarda, mahpus damında ömür geçiren, gönüllü ormanlarda fidan diken, Küçük bir Teknoloji Firması Sahibi, Cumhur İttifakına gönül vermiş, âcizâne kendi haline yazar/ şair Allah'a Kul ARSLAN'ım
Ne kral, ne padişahım,
"Tövbe haşa"
Gökyüzünde Hz İsa, Yeryüzünde Hz Musa değilim! "Üstün insan değilim"
İnsanlara sorarsan belki bir dervişim
Geceye sorarsan belki bir yıldız
Oysa ben acizliğin kalesinde
Unutulmuş bir kelebek misali;
Serçe kadar gücü olan, İnsan gibi yaşamaya çalışan,
Sadece Allah'a Kul ARSLAN'ım
DOĞRU OLMAK
Doğru olmak nedir?
Ne demektir doğru yaşamak?
Boynunu eğseler,
Boynunu bükseler çivi büker gibi,
Elini kırsalar bir çöp gibi,
Başını parçalasalar ve
Havası çıkan top gibi yumulsa başın;
Ve o şekilsiz hâlde,
Eğer tek bir çizgi kalırsa,
Demek ki sen doğrusun;
Sen eğri değilsin, Kul Arslan!
Alp ARSLAN - 1997
#KUTBAYAlpARSLAN
ÂŞIK
Aşıklık dediğin bir yüce istek,
Doğrunun yanında, eğriye köstek.
İyiye, güzele olmalı destek,
Âşık kullarından eyle ya Rabbî!
Aşıklık hırkasın yen-i dar gerek,
Âşığın ciğeri, gönlü kor gerek.
Âşığın derdine illâ yâr gerek,
Âşık kullarından eyle ya Rabbî!
Âşığın can gözü açık olmalı,
Hakikatin sırlarını bilmeli.
Gerçek olup gerçeklerle kalmalı,
Âşık kullarından eyle ya Rabbî!
Âşık olan er hakkını yeğ tutar,
Alçak yerde susar, yüksekte biter.
Billâhi Kul Arslan’ın gönlünde tüter,
Âşık kullarından eyle ya Rabbî!
Alp ARSLAN (Kul ARSLAN) - 1993
#KUTBAYAlpARSLAN
okumanız dileğimle,
Sayın Tuğrul TÜRKEŞ,
Başbuğumuz Alparslan TÜRKEŞ’i henüz bir çocukken sevdim, saydım. Ne zaman ismini babamdan duysam ya da radyoda, televizyonda işitsem heyecandan ayaklarım titrer, kalbim hızla çarpmaya başlardı. Neden mi? Çünkü bu bağın adı en halisane duygularla SEVGİydi.
Sırrı Tarcan Spor Salonu’nda, 4 Ekim 1987 tarihinde gerçekleştirilen Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) Olağanüstü Kongresi’nde heyecandan salonda fır dönen, coşku dolu bir gençtim. 27 Aralık 1992’de toplanan MÇP Kurultayı ile partinin feshedilip, 24 Ocak 1993’teki olağanüstü kongreyle Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) adını yeniden almasında da yine aynı heyecanı, aynı sarsılmaz coşkuyu yaşadım. Her an büyük bir gururla "Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ" diye haykırmaktı bizim dileğimiz.
MHP’nin 9 Ekim 1994 tarihindeki 4. Olağan Kurultayı’nda Başbuğumuz, Nâzım Hikmet’in "Dörtnala gelip Uzak Asya’dan Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan..." dizeleriyle başlayan Bu Memleket Bizim şiirini okuduğunda; salondaki bazı delege ve mensuplardan "Ne oluyor? Biz beş bin şehidi boşa mı verdik, fikrimiz komüniste mi kaldı?" sesleri yükselmişti. Bir an ben de içimden "Ne oluyor?" diye sordum. O an yanımda merhum Öztürk Serengil ve Mehmet Nuri Tahran vardı. Onlara baktım; Öztürk Bey gülümsedi, Mehmet Nuri Tahran ise "Lider, teşkilat, doktrin" dedi.
O an kendimden utandım ve hemen harekete geçtim. (Rıza Müftüoğlu, Salih Gökçe, Yaşar Erbaz, Koray Aydın, Mehmet Nuri Tahran, Faruk Keskinkılıç, Bayram Çamkerten gibi büyüklerimiz bu süreci çok iyi bilir.) Delegeleri ve teşkilat üyelerini gezerek şiirle özdeş konuşmalar yaptım; Türk milliyetçiliği ve Ülkücü Hareketin siyaset felsefesinde disiplin, birlik ve mutlak itaatin şart olduğunu, "Lider, teşkilat, doktrin sorgulanmaz" ilkesini savunarak birliği sağlamak adına var gücüyle çabalayan Ülkücü bir gençtim. Birçok ilçede Ülkü Ocakları kurucu başkanlığı yaptım, MÇP delegesiydim. Başbuğumuza "hasta bunak" diyenlere karşı her zaman aslan kesildim, göğsümü siper ettim. Her samimi Ülkücü gibi, hayatım boyunca Ülkücü Hareket davasından nemalanmadım, hiçbir makam istemedim, hiçbir koltuğa talip olmadım.
4 Nisan 1997’de Başbuğumuz ebediyete intikal etti, mekânı cennet olsun. Ardından patlak veren para tartışmaları üzerine Oran’daki evine gittim. Ahmet ve Ayyüce henüz küçüktü. Seval Hanım’a, "Yapmayın; Başbuğumuzun kemiklerini, bizlerin yüreklerini sızlatıyorsunuz" dedim. Kendisi bana Hz. Ali’yi rüyasında gördüğünü ve hakkı olanı alacağını söylediğinde, "Bu olamaz, Başbuğumun eşi böyle davranamaz" diye düşündüm. Kardeşi Zafer Bey de oradaydı ve gayet nazik bir dille konuştu. Ben sadece, "Lütfen kuruntu ve paranoya yapmayın Seval Anne" dedim. O da bana, "Ben senin annen değilim" karşılığını verdi.
Oradan deliye dönmüş bir hâlde ayrıldım, ertesi güne kadar adeta kendimi yedim bitirdim. O dönem siz Gaziosmanpaşa tarafındaydınız, yanınıza geldim. Yanınızda Umay hocam, ablam vardı; kendisini en son o gün gördüm. Sizi ise en son 2014 yılında Beysukent’te gördüm. Durumu anlatıp, "Seval Hanım böyle yapıyor, sizler yapmayın" diyerek duygusal bir konuşma yaptım. Siz nezaketle dinlediniz, Umay hocam güzel şeyler söyledi ve oradan ayrıldım.
MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli Bey oldu... Liderimizdi. "Lider, teşkilat, doktrin sorgulanmaz" anlayışı, Türk milliyetçiliği ve Ülkücü Hareketin Alparslan Türkeş döneminden gelen disiplin, birlik ve mutlak itaat şiarıydı. Biz de Başbuğ’un öğretisi doğrultusunda "Lider" dedik, kabul ettik; kendisini kanıtladı ve Türkmen Beyimiz Devlet Bahçeli Liderimiz oldu.
Tuğrul Abi, ben hiçbir dönem menfaat elde etmedim. MHP’de bir koltuk istemedim, bir makam sahibi olmadım; vatan ve millet yolunda çok cefa çektim, çok çilelere katlandım.
Bütün bunları neden mi yazıyorum? Sadece Hak rızası için... Başbuğumuzun kemiklerinin ve biz gönül erlerinin yüreklerinin sızladığı artık yetsin. Bu dünya ölümlü dünya; yüz yıl da yaşasak, mucizeler de olsa sonsuza kadar burada kalmayacağız. Babanız Başbuğ Alparslan Türkeş’in yegâne gayesi vatan ve milletti.
Sizlerden istirhamım; şahsi ya da geçici değerler doğrultusunda değil, Ülkücü Hareketin ve Başbuğumuzun ömrünü adadığı öz değerler doğrultusunda hareket etmenizdir.
Saygılarımla, 11/08/2026
Alp ARSLAN
https://t.co/Vgatrc1x6P
Kamuoyu önünde yıllarca utanmadan babalarının maddi mirası üzerinde kavga edenler!
Babanıza hürmetiniz, sevginiz ve sadakatiniz olsaydı dünya malı için kavga etmezdiniz. (Gördük ki baba, sizin için sadece biyolojik ve maddi bir varlıktan ibaretmiş.)
🇹🇷Türkiye Cumhuriyeti Devleti babanızdan kalan bir miras, aziz milletimiz de sizlere babadan öz, anadan üvey kardeş değildir.
Milletimizin huzuru, devletimizin güvenliği ve ortak geleceğimiz için "Terörsüz Türkiye" diye haykıranlar ve mücadele verenler; maddi bir miras kavgası için değil, güçlü bir Türkiye ve huzurlu bir Türk milleti için mücadele ediyor.
Milliyetçi Hareket Partisi ve büyük Türkiye Cumhuriyeti Devleti kimsenin babasının malı değildir; uğruna ölenlerin, mücadele edenlerin davası ve devletidir. Sizin sadece "baba" dediğiniz, bizim Başbuğumuz Alparslan Türkeş; ömrünü ve mücadelesini terörsüz bir Türkiye, huzurlu bir Türk milleti için verdi. Mekânı cennet olsun; birçok ecdadımızın ve Başbuğumuzun attığı tohum yeşerdi! Bu davayı sizlere asla bir miras konusu ve kavga malzemesi yaptırmayacağız. Davamıza sahip çıkacak; terörsüz, güçlü Türkiye'yi ve huzurlu Türk milletini, milli birlik içinde Cumhur İttifakı ile sağlam temeller üzerinde inşa edeceğiz.
✍️Alp ARSLAN - 10/08/2026
KUTBAYAlpARSLAN
#TerörsüzTürkiye #MilliBirlik #Cumhurİttifakı #GüçlüTürkiye #BirlikVeBeraberlik #TürkiyeYüzyılı #DevletimBaki #AlparslanTürkeş #BaşbuğTürkeş #MHP #MilliyetçiHareketPartisi #ÜlkücüCamiye #Milliyetçilik #DavaSözleri #VatanSevdası #TürkiyeCumhuriyeti #MilletinSesi #DevletAklı #SiyasetGündemi #Gündem
Terörsüz 🇹🇷Türkiye yolunda tarihi bir eşik daha aşıldı!
Ülkemizin huzuru, milletimizin emniyeti ve millî birlik şuurumuzun tahkimi ülküsüyle yürütülen "Terörsüz 🇹🇷Türkiye" süreci kapsamında; Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi Gazi Meclisimizce kabul edilmiştir.
Mecliste "Evet" diyerek bu tarihi karara destek veren tüm milletvekillerimize teşekkür ederim. Kararın aziz milletimiz, devletimiz ve istikbalimiz adına hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak'tan niyaz ediyor; kutlu ve mübarek olmasını diliyorum.
"Eliniz, kolunuz, fikriniz sağlam oldukça, bu dünyada yenemeyeceğiniz zorluk yoktur." Kâzım Karabekir
Musa Kâzım Karabekir (23 Temmuz 1882, İstanbul - 26 Ocak 1948, Ankara), Türk asker ve siyasetçidir. "Alçıtepe Kahramanı" namıyla tanınır. Türk Kurtuluş Savaşı'nı başlatan komutanların arasında yer alarak Doğu Cephesi'nde gösterdiği başarılardan dolayı Kırmızı-Yeşil şeritli İstiklâl Madalyası ile taltif edildi. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk muhalif partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kurucuları arasında yer alıp, genel başkanı oldu. Afşar Türklerinden olup soyu Karamanoğulları'na dayanmaktadır.
Bugün şansölye sıfatıyla ülkemize ilk ziyaretini gerçekleştiren Avusturya Şansölyesi Christian Stocker’i Ankara’da ağırlamaktan memnuniyet duydum. 🇹🇷🇦🇹
Avusturya’yla ilişkilerimizde son dönemde yakaladığımız olumlu ivmeyi ekonomik ve ticari ilişkilerimizde de görmekten memnunuz.
2025 yılında yakaladığımız yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ticaret hacmini inşallah bu yıl 5 milyar dolar hedefimize ulaştıracağımıza inanıyoruz.
Köklü ve istikrarlı ilişkileri daha da geliştirmek üzere mevcut Karma Ekonomik Komisyon mekanizması yerine Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesinin tesis edilmesinin çok daha faydalı olacağını düşünüyoruz.
İnşallah bu yıl sona ermeden Komitenin ilk toplantısını da gerçekleştiririz.
Bugün ayrıca Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine dair görüş ve beklentilerimizi Sayın Şansölye’ye aktardım.
Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve Vize Serbestisi Diyaloğu başta olmak üzere Avrupa Birliği’nin atacağı adımların hepimizin menfaatine olduğunu vurguladım.
Bölgesel ve küresel meselelerde de fikir alışverişinde bulunduk.
Avusturya’nın, Suriye’nin yeniden inşa sürecine katkıda bulunmasını önemsiyoruz.
Sayın Şansölye’nin de bilhassa hassasiyet gösterdiği Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılması konusu mevcut şartlarda önemini muhafaza ediyor.
Türkiye ve Avusturya olarak Balkanlar’da istikrarın sürmesine de büyük önem atfediyoruz.
Avusturya’yla yeşil enerji, kritik mineraller, yüksek teknoloji, ulaştırma ve savunma sanayisi alanlarında önemli iş birliği potansiyeline sahibiz. 🇹🇷🇦🇹
Çanakkale destanının yazılmasında önemli bir merhale olan Anafartalar Zaferimizin 111’inci yılında Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere tüm kahraman şehit ve gazilerimizi rahmetle, minnetle yâd ediyorum.
Terörle mücadelede kararlılığımızı, sahadaki tedbirlerimizi ve Terörsüz Türkiye hedefimizin yeni aşamasını ele aldığımız Güvenlik Toplantımızı gerçekleştirdik.
Muhterem Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’ın dirayetli liderliğinde devlet politikası hâline gelen Terörsüz Türkiye hedefimiz, milletimizin huzuru ve ortak geleceğimiz adına tarihî bir iradenin ifadesidir.
Terörle mücadelede elde ettiğimiz kazanımları titizlikle korurken; süreci sabote etmeye yönelik her türlü provokasyona, organize suç yapılarına, uyuşturucu ağlarına ve gençlerimizi hedef alan yeni nesil suç çetelerine karşı teyakkuzumuzu en üst seviyede sürdüreceğiz.
Şehitlerimizin aziz hatırasını, gazilerimizin hukukunu ve milletimizin kardeşliğini her adımımızda gözetmeye devam edeceğiz.
Terörsüz Türkiye, Huzurlu Türkiye, Güçlü Türkiye. 🇹🇷
Yarın Bulgaristan’dayız. 🇹🇷🇧🇬
Sofya’da gerçekleştireceğimiz temaslarımız kapsamında;
📌 Bulgaristan İçişleri Bakanı Sayın Ivan Demerdzhiev ile bir araya gelecek, başta yeni nesil organize suç örgütleri olmak üzere güvenlik alanındaki ortak mücadelemizi ve iş birliğimizi ele alacağız.
📌 Bulgaristan Müslümanlar Diyaneti Başmüftülüğünü ziyaret ederek Başmüftü Sayın Dr. Ahmed Hasanov ile görüşeceğiz.
📌 Türkiye Cumhuriyeti Sofya Büyükelçiliğimizi ve şehrin tarihî simgelerinden Banyabaşı Camii’ni ziyaret edeceğiz.
Komşumuz Bulgaristan’la dostluğumuzu ve güvenlik iş birliğimizi daha da güçlendireceğiz.
Yeşil Vatanımızı tehdit eden orman yangınlarına ilişkin adli süreçleri yakından ve titizlikle takip ediyoruz. Doğal Afet ve Kazalar Daire Başkanlığımızın takibinde; Cumhuriyet başsavcılıklarımız ve ilgili kurumlarımızın koordinasyonuyla yangınların çıkış nedenleri ve sorumluları tüm yönleriyle araştırılmaktadır.
1 Haziran 2026 tarihinden bu yana meydana gelen ve adli işlem yapılan 52 orman yangınına ilişkin soruşturmalarda 34 şüpheli tespit edilmiştir. Bu şüphelilerden 9’u tutuklanmış, 14 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır.
Ormanlarımızı kasten yakanların da ihmal veya tedbirsizlikleriyle yangına sebebiyet verenlerin de tespit edilerek adalet önüne çıkarılması için çalışmalar kararlılıkla sürdürülmektedir. Suç şüphesi bulunan hiçbir orman yangınının faili meçhul kalmasına müsaade edilmeyecektir.
10 Ağustos 2014, Cumhuriyet tarihimizde Cumhurbaşkanının ilk kez doğrudan milletimizin oylarıyla seçildiği tarihî bir dönüm noktası olmuş; Türk demokrasisinde yeni bir dönem başlamıştır.
Milletimizin iradesinin doğrudan Cumhurbaşkanlığı makamına yansıması, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” ilkesinin en güçlü tezahürlerinden biri olmuştur.
Milletimizin ortaya koyduğu güçlü irade, Türkiye’nin kendi geleceğine yine milletin karar vereceğini bir kez daha göstermiştir.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın kararlı liderliğinde, Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda daha adil, daha güçlü, daha müreffeh ve tam bağımsız Türkiye yürüyüşümüzü kararlılıkla sürdürüyoruz. 🇹🇷
2009 yılında yerel seçim çalışmaları sırasında içinde bulunduğu helikopterin düşmesi sonucu hayatını kaybeden Büyük Birlik Partisi Kurucu Genel Başkanı Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun kıymetli eşi Gülefer Yazıcıoğlu ve oğlu Fatih Furkan Yazıcıoğlu ile Bakanlığımızda bir araya geldik.
Kamu vicdanında derin izler bırakan hadisenin tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturma sürdürülmekte; kazanın meydana gelişine ilişkin tüm hususlar yeniden ve ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.
FETÖ bağlantısına ilişkin bulgular da dahil olmak üzere dosyadaki hiçbir ihtimal göz ardı edilmeden tüm deliller en ince ayrıntısına kadar incelenmektedir. Sorumluluğu tespit edilen kim olursa olsun adalet önünde hesap vermesi için gereken yapılacaktır.
Merhumun ailesinin yıllardır beklediği cevapların bulunması ve hakikatin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması için, karanlıkta tek bir nokta kalmayana kadar sürecin yakından takipçisi olacağız.
Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’na ve aynı kazada hayatını kaybeden yol arkadaşlarına bir kez daha Yüce Allah’tan rahmet; ailelerine, sevenlerine ve Büyük Birlik Partisi camiasına sabır ve metanet diliyorum.