@KKgonulluleri_ Karayılanl LA çekilmiş resmin gibi mi, kim montajladı bunları.
Anasını satayım, 40 yıllık CHP'li yim etrafımda bir tane olsun butlancı yok. Nerden çıkmış bunlar.
Ya ülkedeki mevcudu hep toplamışlar (para çok nasılsa) ya da ak ortakları destek veriyor.
@drmadiguzel@gazetesozcu Bu kadar figüraıı nerden buldunuz.
AKP li olmasın bunlar.
Ama rollerini iyi oynamıyorlar.
Bi de tezahürat yapsalardı, kılışdaroğlu diye.
İşiniz zor, ölüyü diriltmeye çalışıyorsunuz.
Adam her şeyi göze almış, belki bir çoğumuzun endişelendiği gibi başına çorap örülebileceğini de hissediyor ama geri adım atmıyor, pes etmiyor
Bu saatten sonra, bir avuç kalmış böyle yürekli insanlara millet olarak sahip çıkamazsak, hepimize yazıklar olsun
@FARACYAZIYOR İyi işte kına yakarsınız bi yerlerinize.
Siz de biliyorsunuz, insanların hangi şartlarda evet dediğini. Ve o şartları yaratanlara hizmet ediyorsunuz!
“Hık diyicinin pık diyicisi”…
Kumpas dönemlerinin kalemşörü, yazarı, destekçisi, tetikçisi şimdi de Osman’a destek için sahaya çıkmış.
Savcılıkta ne ifade verdiğimi, bana hangi soruların sorulduğunu siz nereden biliyorsunuz?
Belki tek bir dosya yok. Belki birden fazla soruşturma dosyası var. Nereden biliyorsunuz?
Cumhuriyet Başsavcı Vekili huzurunda, avukatımla birlikte verdiğim ifadelerin içeriğine ilişkin bu bilgileri nereden edindiniz?
Hülya Gökçek ve Ahmet Gökçek dosyasında fiilen bulunmayan bir kişi hakkında neden ifade vereyim ve yıllardır yaptığım belgeli haberciliği neden tartışmalı hâle getireyim?
Ancak Osmanlıspor dönemi ifademde var.
150 milyon dolarlık hafriyat yolsuzluğu iddiası da ifademde var.Savcılık bunları soruşturuyor. Gerçek neyse ortaya çıkacak.Sanırım sonucunda ‘’kapıcı Burhan’’ veya Söğüt İnşaat çıkmaz diye düşünüyorum.
Peki bu paniğiniz, bu aceleniz neden?
Şamil Bey;
Sizi muhatap alarak son kez cevap veriyorum.
Sizin sorununuz şu: Kulağınıza kim ne üflerse onu dile getiriyorsunuz. Elinize kim ne belge verirse onu yayımlıyorsunuz.
Dün kulağınıza FETÖ ve çevresi üflüyordu, bugün başkaları…
“Cemaat” kardeşliğinizin ne kadar köklü olduğunu da biliyorum.
Ancak madem “BND” diye bir iddianız var, buyurun.Hodri meydan.Her namuslu ve şerefli yurttaşın yapması gerektiği gibi, elinizdeki bilgi ve belgeleri alın, Cumhuriyet Savcılığına başvurun.
Yapamaz mısınız?
Ben sizin adınıza da suç duyurusunda bulunurum.Korkmayın.Cesur olun.
Ayrıca aradığınızı söylediğiniz muhalefet milletvekiline de haber verin. Çok kısa süre sonra o dosyayı da kamuoyuna anlatacağım.
Ve son olarak…
Osman’dan ne bir talebim olur ne de bir beklentim. Siz şimdi gazeteci iseniz asıl soruyu sorun : ‘’Bu para nereden geldi?”
İzmir Çeşme’deki bu araziler ,saray yavruları kime ait acaba?
Nasıl edinilmişler?
İmar izinleri ne zaman, hangi koşullarda ve kimlerin kararıyla verilmiş?
Alevi Aydınlar Bildirgesi, son 35 yıldır savunulan Öcalan’ın Yavuz Selim – İdris-i Bitlisî ittifakı söylemine yönelik tarihsel bir tepkidir.
Abdullah Öcalan’ın 20 Temmuz – 2 Ağustos tarihli İmralı görüşme tutanaklarında Yavuz Sultan Selim ile İdris-i Bitlisî arasındaki ittifaka atıfta bulunması ve bu ifadelerin kamuoyuna yansıması Alevi çevrelerin tepkisini çekmiştir. DEM Parti cephesinden yapılan açıklamalarda ise söz konusu ifadelerin bağlamından koparıldığı ve tutanak metinlerinin doğruyu yansıtmadığı savunulmuştur.
Öcalan’ın Yavuz Selim – İdris-i Bitlisî İttifakı Söyleminin Kronolojisi:
• 1992: Abdullah Öcalan, Yalçın Küçük ile yaptığı söyleşide, Yavuz Sultan Selim’in İdris-i Bitlisî aracılığıyla Kürt beylikleriyle özel bir siyasal düzen kurduğunu belirtti. (Görüşme 1993 yılında kitaplaştırıldı).
• Temmuz 1997: PKK’nin yayın organı Serxwebûn dergisinde yayımlanan değerlendirmesinde Öcalan, İdris-i Bitlisî’nin Kürt emirlikleri ile Osmanlı Devleti arasındaki arabulucu rolünü anlattı; Yavuz’un Çaldıran Zaferi’ni bu stratejik birleşmenin bir sonucu olarak yorumladı.
• 2010:Kürt Sorunu ve Demokratik Ulus Çözümü başlıklı kitabında Öcalan, Yavuz Sultan Selim’in Safevi Devleti’nin yayılmasını benzer bir ittifak anlayışıyla durdurduğunu, 1514–1517 seferlerinin İdris-i Bitlisî öncülüğünde kurlanan bu pakt sayesinde başarıya ulaştığını savundu (Kitap 2012’de yayımlandı).
• 21 Mart 2013: Diyarbakır’da okunan Nevruz mesajında Öcalan, bin yıla yakın bir süredir İslam bayrağı altında sürdürülen ortak yaşama ve tarihsel ittifaklara vurgu yaptı.
• 2013–2015: Çözüm Süreci boyunca gerçekleştirilen İmralı görüşmelerinin tutanaklarında Öcalan, birden fazla oturumda Yavuz Selim – İdris-i Bitlisî ittifakını tarihsel bir model olarak savunmaya devam etti. Bu beyanlar parti yetkililerince yalanlanmadı.
• 25 Nisan 2025: Öcalan, örgütün fesih kongresine gönderdiği 21 sayfalık metinde; Çaldıran, Mercidâbık ve Ridaniye savaşlarının Kürt-Osmanlı ittifakının bir ürünü olduğunu, Osmanlı’nın bir Cihan İmparatorluğu’na dönüşmesinde bu paktın belirleyici rol oynadığını ve Kürtlerin imparatorluğun asli kurucu unsuru sayılması gerektiğini yineledi.
Söylemler orta yerde duruyor. İnkârın hiç bir yararı yoktur.
Ortadaki tarihsel kayıtlar ve süreklilik arz eden beyanlar dikkate alındığında, söz konusu söylemin dönemsel bir retorikten ziyade köklü bir siyasal çizgiye dayandığı görülmektedir.
Hasan Küçük,
(Alevi Aydınlar Bildirgesi imzacısı)