Çocuklar MESEM’lerde güvencesizliğe mahkûm edilirken, bunu protesto eden gençler cezaevine gönderiliyor.
Bu ülkenin gençleri susmayacak, hesap sormaktan vazgeçmeyecek.
Nehir ve Nevin’e özgürlük! @Furkan_seyhann
İl Başkanımız Furkan Seyhan:
“Resmi kayıtlara göre, 48 öğrenci, yani 48 çocuk MESEM yüzünden hayatını kaybetti. Bu Yusuf Tekin’in huzurunu kaçırmıyor da, bir tane pankart kaçırıyor öyle mi?
Nehir de Nevin de senden daha dirençli Yusuf Tekin!” @Furkan_seyhann
19 yaşındaki oğlunu kaybettikten 9 gün sonra Can Yayınları Genel Yayın Yönetmeni, yazar Cem Akaş hayatını kaybetti.
https://t.co/IOGhvnDGzx
Oğlu Can Akaş’ın ölümünün ardından elektronik sigaranın zararlarına dikkat çeken Cem Akaş, beş yıllık kanser tedavisinin sonunda olduğunu söylemişti:
“Bundan sonra ne kadar zamanım olur herhangi bir şey yapmaya, bilmiyorum. Ama olan zamanımda bu konudaki farkındalığı artırmak için Esra’yla birlikte elimizden geleni yapacağız.”
Bu sözlerinden 6 gün sonra hayatını kaybetti.
Bu konuşması nedeniyle Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu’na soruşturma açılmış.
Geçtim suçu, şu cümlelerde tek yanlış yok.
Anayasa Mahkemesi kararlarına uymamak Anayasa’yı fiilen ortadan kaldırmaktır.
Kanunda yeri olmayan saçma sapan suçlamalarla, yatarı bile olmayan suç iddialarıyla insanları tutuklamak ya da hiçbir delili ve hukuki temeli olmayan kararlarla “hükümlü” hale getirip aylarca, yıllarca hapiste tutmak “vicdani kanaat” falan değil kamu görevini kötüye kullanmaktır.
Normalde bu tip görevini kötüye kullanan hakim ve savcılarla ilgili işlem yapması gereken HSK’nın başında Adalet Bakanı, yan koltuğunda bakan yardımcısı otururken, heyetin ezici çoğunluğu mevcut iktidar tarafından atanmış ya da “seçilmiş”lerden oluşurken bu görevin yapılmadığı, yapılamayacağı aşikardır.
Şu ortamda Anayasal haklara ve hukuk düzenine sahip çıkmak, hukuksuz kararların takibini yapmak ve elbette bu hukuksuz kararların, hele hele Anayasa ihlallerinin sorumlularından hesap sormak, avukat olurken vicdanı üzerine ettiği yemine sadakat duyan her hukukçunun ve de her yurttaşın sadece hakkı değil aynı zamanda sorumluluğudur.
Çocukları koruyamayanlar, pankart astıkları için 2 genç kadını tutukluyor.
Nevin ve Nehir derhal serbest bırakılsın!
Bize gelecek yoksa size huzur yok!
Yusuf Tekin'i protesto ettiği için tutuklanan Nehir yoldaşımızın annesi, emekli öğretmen Zübeyde Duran Dizdar eylemde konuştu:
"Nehir eğer halkının cebinden çalarak, milyonları kendi cebine indirdiği için tutuklansaydı yerin dibine geçerdim! Fakat Nehir geleceğine, memleketine sahip çıkmıştır. Onunla gurur duyuyorum!"
Tarikatların Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i protesto eden Nehir ve Nevin yoldaşlarımız, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Protesto haktır, hakkını kullanan gençler suçsuzdur. MESEM’de patronların katlettiği sıra arkadaşlarına sahip çıkan gençler nasıl başı dik girdikleri cezaevinden yine öyle çıktıysa, Nehir ve Nevin de öyle çıkacak.
Gençler geleceğini kurtarma mücadelesinden bir adım geri atmayacak!