tek başına en azından pek bir anlam ifade ediyor gibi gelmiyor. gitmeyenler daha doğru gidenler daha yanlış insanlar gibi genel, büyük ve kesin yargılarla yapılan bi tartışma politik olarak pek bir fayda sağlamıyor.
Hepsi doğru.
Vurgulanması gereken şu: O aralık devlet Nazilerin yükselişi nedeniyle Türkçülere göz kırptı. Hali hazırdaki devlet kadrolarının bir kısmı da Nazileşti. Zaten ortam müsait ( hadi kibar konuşayım ) Ama komünistler her zaman baş düşmandı. Öldürülen Sabahattin Ali oldu.
Gökçer Tahincioğlu hocamızın araştırmasını tavsiye ediyorum. Aslında bir köylünün basit saldırısı değil, organize bir devlet cinayeti olduğunu belgelerle ve dönemin tanıklarının söyledikleriyle anlatıyor. Muazzam bir gazetecilik eseri.
Sosyalizm, zenginlerin fakirleştirilmesi de demektir.
Zenginlerin ''birikimlerine'' el koymadan yoksulların karnı doymaz.
%1, servetin %90'ına sahip olamamalıdır.
Amerika'da sendikacı-kooperatifçi sosyalist bir belediye başkanı var. Mamdani gibi çakma solcu değil.
Zenginler vergiler nedeniyle Seatele'dan kaçıyormuş. :(
Onlara ''Güle güle'' diyor.
Barış Akarsu’nun babası Selahattin Akarsu, akrabalarına rağmen oğluna nasıl sahip çıktığını açıkladı:
“Barış, küpe takardı. 'Baba' dedi bana, 'Köyde de takabilir miyim?' 'Oğlum' dedim, 'Bak biz 68 kuşağıyız. Biz saçlarımızı omuzlarımıza dökerdik, bol paçalar giyerdik. Yakınlarımız olsun, akrabalarımız olsun, kadın gibi derlerdi. Ama arkasında durduk.
Benim param yoktu, ben belediye işçisiydim. Aylarca maaş alamıyorduk biz. Ama onun sazını aldım, orgunu aldım. Ama 'Al şu parayı oğlum git tatile' veya şu diyecek halimiz yoktu.
Saniyeler içerisinde dünyam yıkıldı.”
Zeki Uygur, emekli tabip albay, beyin cerrahı, emeklilikten sonra Amerika’ya yerleşmiş, New York’ta çalışırken polis memuru Frank Serpico yüzünden vurulmuş olarak hastaneye kaldırılmış. Uygur, Serpico’yu ameliyat etmiş, çok uzun bir ameliyat sonrası mermiyi çıkarmış ve Serpico kurtulmuş. O dönem Amerik’da Türk İyilik Meleği diye anılmış. Nejat Uygur’un kardeşiymiş.
Serpico, New York Polis Teşkilatındaki yolsuzlukları basına ihbar ettiği için en tehlikeli bölgeye sürgün edilen bir polis. Vurulduktan sonra meclisteki özel soruşturma komisyonuna ifade veriyor ve teşkilatın baştan aşağı değişmesini sağlıyor.
Bugün, Ali İsmail Korkmaz’ın doğum günü. Yaşasaydı, 32 yaşında olacaktı.
Ali İsmail Korkmaz beyin kanaması geçirirken kas gevşetici verip eve yollayan doktor Hasan Gülcü, Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde hâlâ “doktor” olarak görev yapıyor.
Polyak Madencilik’te çalışan binlerce maden işçisi gasp edilen maaşları, tazminatları için yürüyüş başlattı.
Madenciler en büyük destek ise çocuklardan geldi.
john berger marx okuma serüvenini ve bunun hayatını nasıl etkilediğini anlatıyor:
"ben bizzat marksist olduğunu savunun biriyim.. genç yaşlarımdan itibaren yaptığım marx okumaları, tarihi anlamama büyük fayda sağladı.."