Kibir başka, vakar başka.
Suratsızlık başka, mesafe başka.
Açık sözlülük başka, patavatsızlık başka.
Ve tüm bunların yanında;
Şu kavramları birbirine katıp karıştıran cahillerle bir arada yaşamak zorunda
kalmak, bambaşka..
Kimse senin kırık dökük hayatını toplamakla
uğraşmayacak, burası bir rehabilitasyon merkezi değil. Mucize beklemeyi, kurtarıcı aramayı bırak. Düştüğün o çamurdan kendi tırnaklarınla kazıyarak çıkmak zorundasın.
Başkalarının iyi olmasına gerçekten
sevinirim. Çünkü güneş herkes için doğar. Hayat bir rekabet değil, bir nimettir. Kıskançlık ise küçük ruhların hastalığıdır...
Bilmedin ki; ben senin gurbetinde delirmemek için kalbimin aklıyla ördüğüm bir yıldızlı kubbede yaşadım.
Tecellinin içinde ecel durur sevgilim, görmedin mi?
Adaletin içinde bir zalim oturur.
Ben affedici bir insanım.
Her şeyini görmezden gelip bir gün
kazağının rengini beğenmedim diye
hayatından çıkar giderim.
"Sen ahmak bir insansın meseleyi kazak
sanirsin..."
"Onca hasetliğe rağmen ellerimde taş değil çiçek
olması sizin çok iyi insanlar olduğunuzu değil, benim insan kalmak için mücadele ettiğimi gösterir. Birçok şeyin sizle ilgisi yok."
"Herkes için değil, hakkını verebilecek olanlar için mücadele etmek gerekir. Aksi hâlde insan, başkalarının körlüğü yüzünden kendi değerini sorgulamaya başlar ki bu, hayatın öğretebileceği en acı derslerden biridir."
İyiliğin anlamını yitirdiği bir çağda
iyi kalabilmek, ahlaki bir görev değil, varoluşsal bir karardır. Çünkü insanı insan yapan, kötülüğün yokluğu değil; kötülük mümkünken insan kalabilmeyi seçmesidir."
Sınır koyunca birden sevilmemeye
başlıyorsun, ilginç değil mi? Meğer sevilen sen değil, hizmetinmiş. Konforlarını bozunca seni suçluyorlar. Biz buna; çayın şekeri bitince bardağa küsmek diyoruz.
"Yıpratıcı süreçlerin sonunda
pırıl pırıl kararlar alınıyor.
Tökezlediğin yerde ayağının
bir daha takılmayacağını bilmek.
İşte bu en sevdiğim güçlenme
şekillerinden biridir."
yaşamanın çok altından bildiriyorum; inan ki o işler hiç de öyle değil. yanıldığın onca insan oldu hayatında.
onca yalan, onca saygısızlık,
çokça ihanet, pek çok mevsim gördün. hepsini toplasan bi sen etmez.
kapansa yollarıma, methiyeler düzse, bana bu dünyayı yeniden sevdirmez.
"O yollardan geçtim çünkü o yolculuk
nasipti. O kişilere denk gelmem daha iyilerini tanıyabilmem için vesileydi. Mutluluğu hissetmem için acıyla da karşılaşmam gerekliydi. Hayatta hiçbir şey tesadüf değildi. Ya bir şeyler öğretti ya da öğrenmem için şans verdi."