Hakikat budur; Sana isabet eden bir şeyin senden sapması, senden sapan bir şeyin de sana isabet etmesi mümkün değildir. Sebepler, Perdelerden İbarettir.
Aşk ile eğitti, büyüttü beni.
Bir doğrulttu, bir büktürdü beni,
Yanarken, yandırıp taşırdı beni,
Aşk içinde alâsını buldurdu kendinin.
Gamı us etti susturdu beni,
Unutturup umutla sevdirdi beni,
Hâlimden hâline çevirdi beni,
Aşk dilinde alâsını duyurdu kendinin.
Aşk ile eğitti, büyüttü beni.
Bir doğrulttu, bir büktürdü beni,
Yanarken, yandırıp taşırdı beni,
Aşk içinde alâsını buldurdu kendinin.
Gamı us etti susturdu beni,
Unutturup umutla sevdirdi beni,
Hâlimden hâline çevirdi beni,
Aşk dilinde alâsını duyurdu kendinin.
Hiç bilmediğim bir sokağını gördüm yüreğimin. Çiçekleri açmak için nöbette ağaçlarının, seviniyorken izledim rüzgarının yüzünü. Unutmuş olmama çok ağladım.
Son zamanlarda kendimi bir küp gibi gözlemliyorum.
Kendimi nasıl gördüğüm, kendime nereden baktığımla ilgili. Çoğunlukla aynı anda yalnızca birkaç yüzeyi gözlemleyebiliyordum. Oysa artık köşelerimi, zeminimi ve hatta derinliğimi bile "aynı anda" daha açık görebiliyorum.
Bir başkasının beni görme biçimi de buna benziyor. Bana hangi açıdan baktığı ya da bana ne kadar alan açtığı, görebildiği detayları belirliyor.
Belki de bu yüzden birbirimizin tamamını anlamakta zorlanıyoruz. Çünkü bir başkasına açabildiğimiz alan, kendi derinliğimiz kadar olabiliyor.