🔹 Göçmen bir ailenin çocuğu olarak İsveç’in dışlanmış, suç oranı yüksek gettosu Rosengard'da dünyaya geldi.
🔹 Babası Bosnalı bir Müslüman, annesi ise Hırvat bir Hristiyan'dı; Yugoslavya'daki savaşın travmasını yaşayan anne ve babası o çok küçükken boşandı.
🔹 Çocukken o kadar fakirlerdi ki evlerinde neredeyse hiç yemek olmazdı; Zlatan açlığını bastırmak için boş buzdolabının kapaklarını açıp kapatır, bazen sadece bir somun ekmekle günlerini geçirirdi.
🔹 Antrenmanlara gidecek parası olmadığı için çocukluk ve gençlik yılları boyunca mahalledeki bisikletleri çalarak kulübe ulaşım sağladı.
🔹 İsveç kulübü Malmö FF'in altyapısına girdiğinde, zengin ailelerin çocukları ve takım arkadaşları onun göçmen aksanı, yabancı ismi ve hırçın yapısı yüzünden kulüpten kovulması için imza kampanyası başlattı.
🔹 Gençlik yıllarında hem babasının ağır alkolizmiyle uğraştı hem de ev temizlikçisi olan annesinin günde 14 saat çalışıp yıpranmasına tanıklık etti.
🔹 Hayatındaki en büyük trajedilerden birini, canından çok sevdiği abisi Sapko Ibrahimović'i 2014 yılında, uzun süre pençesinde kıvrandığı lösemi hastalığı yüzünden kaybederek yaşadı.
🔹 Abisinin ölümüyle dünyası yıkılan Zlatan, cenazede abisinin naaşını toprağa kendi elleriyle indirdi ve günlerce kimseyle konuşmadı.
🔹 Kariyerinin zirvesindeyken, 2017 yılında Manchester United forması giyerken diz çapraz bağları tamamen koptu.
🔹 Doktorlar 35 yaşındaki bir futbolcu için bu sakatlığın "kariyer bitişi" olduğunu söyledi; tıp dünyası onun bir daha asla üst düzey futbol oynayamayacağını iddia etti.
🔹 Ancak o pes etmedi, olağanüstü bir rehabilitasyon süreci geçirdi ve dizini ameliyat eden dünyaca ünlü cerrah ameliyat sonrası, "Zlatan'ın diz yapısı ve kas kalitesi o kadar kusursuz ki, tıp tarihi için bir araştırma konusu olmalı" açıklamasını yaptı.
🔹 Sakatlık sonrası Amerika ligine LA Galaxy'ye gittiğinde, Avrupa medyası onun artık "yaşlı bir emekli" olduğunu ve futbol hayatının bittiğini yazdı.
🔹 Amerika'yı domine ettikten sonra, 38 yaşında asıl büyük meydan okumayı seçti ve darmadağın olmuş, Serie A'da orta sıralara gerilemiş eski kulübü Milan'a geri döndü.
🔹 İlerleyen yaşına ve bitmek bilmeyen diz ağrılarına rağmen, Milan soyunma odasına liderlik karakterini koydu ve takımı adeta tek başına ayağa kaldırdı.
🔹 2021-2022 sezonunda, tam 40 yaşındayken Milan'ı 11 yıl sonra yeniden İtalya Serie A Şampiyonu yaptı.
🔹 Şampiyonluğun ardından yaptığı açıklamada, son 6 ay boyunca dizinde çapraz bağlar olmadan, her hafta dizinden sıvı enjekte ettirerek ve sadece takım arkadaşları şampiyonluk yaşayabilsin diye acılar içinde oynadığını itiraf etti.
🔹 Kendisini göçmen olduğu için dışlayan İsveç halkına, ülkenin en çok gol atan oyuncusu olarak veda etti ve Malmö şehrine kendi heykeli dikildi.
🔹 Futbolu bıraktığı gün stadyumda ağlarken bile taraftarlara "Ağlamayın, beni görmeniz sizin için en büyük şans" diyerek, Rosengard gettosundan çıkan o yaralı çocuğun kurduğu yenilmez egoyu tüm dünyaya bir kez daha kanıtladı.
Her erkeğin en az bir defa hayalini kurduğu ihtimal…
🗣️ Ümit Karan: “Biz gurbetçi bir aile olarak Almanya’ya gitmiştik. Sokakta futbol oynarken Alman bir vatandaş beni keşfetti. Benim ailem o dönem Almanca da bilmiyor, bir tane ithalat-ihracat mağazası açmışlar.
Ben dışarıda oynarken adamın biri gelip yakamdan tuttuğu gibi beni mağazaya soktu. Başladı bağırmaya, ‘Bu çocuk kimin?’ diye.
Bizimkiler de anlamıyor tabii; 'Cam mı kırdı, polis mi çağıracaklar?' diye panik atak geçirmişler. Meğer adam, ‘Ben bu çocuğu takımıma istiyorum’ diyormuş. O zaman Minerva dediğimiz takıma aldı beni.”
Provokatif hareketleriyle turnuvanın en çok konuşulan ismi, Matias Galarza!
🔹 Grup aşamasındaki Türkiye-Paraguay maçının henüz 64. saniyesinde attığı golle takımını 1-0 öne geçirdi.
🔹 Bu gol, 2026 Dünya Kupası'nın en hızlı golü olarak kayıtlara geçti.
🔹 Attığı bu tek gol, Türkiye'nin turnuvaya grup aşamasında veda etmesine neden oldu.
🔹 Türkiye maçında saatini düşüren hakemin saatini kendi koluna taktı.
🔹 Yaklaşık bir dakika boyunca saat kolunda kaldı.
🔹 Paraguay'ın turnuva genelinde sergilediği aşırı sert, provokatif ve zamana oynayan futbol tarzının merkezinde yer aldı.
🔹 Özellikle Fransa maçında Fransızları çileden çıkardı.
🔹 Maçta kasıtlı olarak yaptığı faullerden ve hareketlerden dolayı sarı kart bile görmedi.
🔹 Bu durum futbol kamuoyunda büyük bir tartışma yarattı.
🔹 Elendikten sonra ise Paraguay'ın sergilediği bu dünya çapındaki dirençli ve sert futboldan ötürü gurur duyduğunu belirten açıklamalar yaptı.
🗣️Zlatan Ibrahimovic: “2026 yılında, 41 yaşındaki Cristiano Ronaldo’nun hücum hattına liderlik ettiği bir takımla bir şey kazanabileceğinizi düşünmek hayalperestliktir.
Üstelik kulübede oyuna girip skor üreten Gonçalo Ramos gibi bir güç varken... Bu durum ‘efsanevi liderlik’ değil, takımın tamamen ego tarafından rehin alınmasıdır.
Ronaldo artık o eski dokunuşlarını ve hareketliliğini kaybetti, şimdi sadece ceza sahasında pas bekliyor. Onu sahada ayakta tutan şey bacakları değil, sadece sahip olduğu aura.
Hâlâ ilk 11’de sahaya sürülmesi ise tamamen nostaljinin ürünü olan bir delilik.”
🗣️ Luis Suarez: "Chiellini'yi ısırdığımda, gerçekten kendimi kaybettim. O anın baskısı, sahadaki o kontrolsüz hırs ve adrenalin...
Isırdıktan saniyeler sonra ne yaptığımı anladım ama iş işten geçmişti. Herkes beni 'yamyam' ilan etti. Bana 'psikolojik sorunlu' dediler.
Belki de haklılar. Sahada o an her şey benden çıkıyor, sadece o içgüdü var. Herkes bir hata yapar, benimki sadece biraz daha 'canlı' ve unutulmaz oldu."
🗣️ Eric Cantona: "Futbolu yavaş yavaş gerçek sahiplerinin, yani işçi sınıfının elinden alıp zenginlerin localarında sergilenen bir tiyatro oyununa dönüştürdünüz.
Bugün stadyumlardaki bilet fiyatlarına bakın; nesiller boyu bu kulüpleri ayakta tutan aileler artık çocuklarını maça götüremiyor. Onların yerine koltukları futbolun ruhundan zerre anlamayan, sadece orada bulunmak için gelen müşteriler dolduruyor.
Futbol bir televizyon şovu veya zenginlerin yatırım aracı değildir; futbol, hayatın adaletsizliğine karşı tribünlerde omuz omuza bağıran insanların saf tutkusudur."
🔹 Annesi Dolores Aveiro, çok fakir oldukları ve zaten üç çocukları bulunduğu için Ronaldo’ya hamileyken onu aldırmak istemiş.
🔹 Doktoru bunu reddedince Ronaldo dünyaya gelmiştir.
🔹 Madeira Adası'nda teneke tavanlı, derme çatma bir evde büyüyen Ronaldo, geceleri McDonald's arka kapılarından kalan hamburgerleri isteyerek karnını doyuruyordu.
🔹 12 yaşında Sporting CP altyapısı için ailesini adada bırakıp tek başına Lizbon'a taşındı.
🔹 Aksanı, saç tarzı ve fakirliği yüzünden takımdaki diğer çocuklar ve hatta öğretmenleri tarafından ağır şekilde aşağılandı.
🔹 15 yaşındayken kalbinde ritim bozukluğu tespit edildi.
🔹 Futbol kariyerinin başlamadan bitme riski doğdu ancak başarılı bir lazer ameliyatıyla kalbindeki sorunlu bölge yakılarak sağlığına kavuştu.
🔹 Henüz 20 yaşındayken, hayatındaki en büyük figür olan babası Dinis Aveiro'yu alkole bağlı siroz nedeniyle kaybetti.
🔹 Babasının ölümünün ardından abisi Hugo da ağır alkol ve uyuşturucu bağımlılığı girdabına girdi.
🔹 Ronaldo, kariyerinin ilk yıllarında kazandığı paraların büyük kısmını abisinin rehabilitasyon merkezlerindeki tedavilerine harcayarak onu hayatta tuttu.
🔹 En büyük dayanağı olan annesi Dolores Aveiro'ya 2007 yılında meme kanseri teşhisi kondu.
🔹 Uzun tedavilerle kanseri yenen annesi, 2020 yılında ise felç geçirerek ölümden döndü.
🔹 Hayatının en büyük acılarından birini Nisan 2022'de yaşadı.
🔹 Eşi Georgina ikiz bebek doğrururken, erkek bebekleri (Angel) doğum sırasında hayatını kaybetti.
🔹 Yeni doğan kızı Bella ise ağır bir hastalık geçirerek hastaneye kaldırıldı.
🔹 Ronaldo bu yüzden Manchester United'ın sezon öncesi kampına katılamadı.
🔹 Ancak kulüp yönetimi ve medya, Ronaldo'nun takımdan ayrılmak için yalan söylediğini iddia ederek ona inanmadı.
🔹 Erik ten Hag, Ronaldo'yu sistematik olarak yedek kulübesine hapsetti.
🔹 Maçların son 1-2 dakikasında oyuna sokularak dünya kamuoyu önünde küçük düşürülmeye çalışıldı.
🔹 Tüm dünya medyası Ronaldo’nun yaşlandığını, artık üst düzey futbol oynayamayacağını yazarak üzerine yürüdü.
🔹 Ronaldo, uğradığı ihanetleri Piers Morgan röportajında anlatınca Manchester United ile sözleşmesi tek taraflı feshedildi ve kulüpten gözyaşlarıyla ayrıldı.
🔹 2022 Dünya Kupası'nda Portekiz Teknik Direktörü Fernando Santos, Ronaldo'yu turnuvanın en kritik eleme maçlarında yedek bıraktı.
🔹 Fas'a elendikleri maçın ardından Ronaldo'nun hıçkırarak ağlayarak tünelden tek başına yürüyüşü, kariyerinin en yalnız ve dramatik anlarından biriydi.
🔹 Ronaldo, tüm bu süreçlerin ardından 2023 yılında kimsenin beklemediği bir hamleyle Suudi Arabistan'ın Al Nassr takımına transfer olarak küllerinden yeniden doğdu.
🔹 Gollerine devam etti ve 2026 Dünya Kupası'nda kırılması imkansız rekorlara imza atarak kendisini silmeye çalışan herkese en büyük cevabı sahada verdi.
42 Guinness Dünya Rekoru ve 150'den fazla futbol tarihi rekoru kıran Cristiano Ronaldo’nun kırılması en zor rekorları:
🔹 Futbol tarihinin en golcü oyuncusu
🔹 6 farklı Dünya Kupası'nda gol atan ilk oyuncu
🔹 Avrupa Şampiyonası (EURO) tarihinin en golcüsü
🔹 Şampiyonlar Ligi’nde tüm zamanların en golcüsü
🔹 Şampiyonlar Ligi’nde tüm zamanların en çok asist yapan oyuncusu
🔹 Şampiyonlar Ligi’nde bir sezonda en fazla gol atan oyuncu
🔹 En çok uluslararası maç kazanan oyuncu
🔹 Üç büyük ligde de (Premier Lig, LaLiga, Serie A) gol krallığı
🔹 Futbol tarihinde hem üst üste 3 Premier Lig hem de üst üste 3 Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşayan ilk ve tek oyuncu
🔹 2002 Dünya Kupası'ndayız.
🔹 Brezilya, Dünya Kupası hazırlıkları boyunca tam bir ay boyunca aynı pozisyona çalıştı: Hakan Şükür ceza sahası dışına çıkacak, Hasan Şaş beklerin arkasına sızacak.
🔹 Yardımcı antrenör Murtosa, çift kale maçlarda yedek takımı tamamen Türkiye gibi oynatıyordu. Denilson ve Edilson'lu yedekler, as takımı darmadağın ediyordu. Scolari rahattı: "Biz bu işi çözdük."
🔹 Maç günü geldi ve Türkiye, Brezilya'nın bir ay boyunca çalıştığı o pozisyonun tıpatıp aynısıyla golü buldu. Hasan Şaş ağları sarstı.
🔹 Scolari soyunma odasına burnundan soluyarak girdi, öfkeden deliye dönmüştü. Vampeta hemen hocanın önüne çıktı: "Profesör, çocuklara moral ver. Biz bu maçı çevireceğiz!"
🔹 Scolari oyuncusunu dinledi. Brezilya önce Ronaldo ile eşitliği yakaladı, ardından Scolari oyunu tutmak için Vampeta, Luizao ve Denilson'u sahaya sürdü. Maçın sonunda Rivaldo'nun penaltısıyla viraj dönüldü.
🔹 Vampeta, o dönem Ronaldo, Rivaldo, Ronaldinho ve Cafu gibi devasa egoları yöneten Scolari'yi tek cümleyle özetliyor:
🔹 "Scolari o kurtlar sofrasındaki koyunların en büyük çobanıydı. O takımdaki en büyük lider teknik direktördü. İdmanda herkes ona bakar ve sonsuz saygı duyardı."
🎙️ Papo de Campeao | Mauro Beting & PVC
👑 Asla pes etmeyen adam, Yoane Wissa!
🔹 Fransa doğumlu olmasına rağmen tek bir hedefi vardı: Köklerinin ait olduğu Demokratik Kongo Cumhuriyeti formasını giymek.
🔹 Henüz 17 yaşındayken sesini duyurmak istedi ve Kongo futbolunu takip eden popüler medya platformu Leopard Leader Foot sayfasına Instagram’dan doğrudan mesaj attı:
🔹 “Ülkemi temsil etmek istiyorum.”
🔹 Aradan yıllar geçti, Wissa basamakları hızla tırmandı. Tam Lorient'den Premier Lig ekibi Brentford'a transfer olmak üzereyken,
🔹 1 Temmuz 2021 gecesi evinde korkunç bir trajedinin kurbanı oldu.
🔹 Çevresine söylediği hamilelik yalanı ortaya çıkmasın diye bebek kaçırmayı kafasına koyan Laetitia P. adlı saldırgan kadın,
🔹 Wissa'nın yeni doğmuş bir bebeği olduğunu öğrenince oyuncunun evine gitti.
🔹 Kapıda Wissa'yı etkisiz hale getirip bebeği kaçırabilmek için yüzüne doğrudan aşındırıcı asit fırlattı.
🔹 Yüzü ve gözleri ciddi şekilde yanan Wissa, acil olarak her iki gözünden ameliyat edildi ve aylarca tedavi gördü.
🔹 Doktorlar "hayat boyu göz damlası kullanacak" dedi, herkes onun için "futbol hayatı bitti" gözüyle baktı.
🔹 Ancak o pes etmedi ve sahaya çok daha güçlü döndü.
🔹 Ve bugün...
🔹 Tüm bu acıları geride bırakan Wissa, 2026 Dünya Kupası'nda Portekiz karşısında attığı golle,
🔹 Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin Dünya Kupası tarihindeki ilk golünü kaydederek adını tarihe altın harflerle kazıdı.
🥹 Yan Diomandé, henüz 15 yaşında hayatını kaybeden kız kardeşi Roxane hakkında yürek burkan bir açıklama yaptı.
🗣️ "Abidjan’dayken birinin bana aldığı o sahte Manchester United formasının arkasına siyah markör kalemle 'Ronaldo 7' yazdığımı hatırlıyor musun Roxane? Oturup Fransa’da yaşamayı, zengin bir futbolcu olmayayı ve senin hiçbir şeyi dert etmeyeceğin bir hayatı düşlerdik. Herkes benimle dalga geçerken, benim bir sonraki Cristiano olacağıma inanan tek kişi sendin.
Bournemouth, Chelsea, Rangers, Olympiakos, Crystal Palace... Hepsinde denendim. MLS rezerv takımları bile beni istemedi. Vizem bitti, hayalim tükendi ve beni Afrika’ya geri postaladılar. Oturup birlikte ağladık. Ama sen inanmaktan hiç vazgeçmedin. Birkaç hafta sonra Leganes’e imza attığımda bu kez mutluluktan ağlıyorduk.
Şimdi ise içim tamamen bomboş, sanki insan bile değilim. Bir partide bardağına bir şey atmışlar ve sen bir daha uyanamadın. Henüz 15 yaşındaydın... Yarın Dünya Kupası’na gidiyoruz. Abin Fildişi Sahili formasıyla, tıpkı Drogba, Yaya Toure ve Gervinho gibi sahaya çıkacak. Sana yemin ederim; attığım her golden sonra tüm dünyaya senin adını haykıracağım. Ya senin haklı olduğunu kanıtlayacağım ya da bu uğurda sahada öleceğim."
🗣️ Mario Balotelli: "Manchester City’de oynarken evimin banyosunda arkadaşlarımla havai fişek patlattık ve yangın çıktı, ev neredeyse kül oluyordu.
Ertesi gün Roberto Mancini beni odasına çağırdı, kafasını iki yana sallayarak 'Mario, sen kafadan çatlaksın, neden bunu yaptın?' diye bağırdı.
Çok sakin bir şekilde yüzüne baktım ve 'Hocam, sadece ne kadar ses çıkacağını merak etmiştik, bu kadar büyüyeceğini tahmin etmedim' dedim.
Mancini gülsün mü ağlasın mı bilemedi. Birkaç gün sonra United maçında gol atıp 'Why Always Me?' tişörtünü gösterdiğimde kulübede bana bakıp gülüyordu."
🗣️ Antonio Rüdiger: "Ben sahaya çıktığımda formam için her şeyimi veririm, kemik kıran bir defans oyuncusuyumdur. Ama saha dışına çıktığımda benim bir inancım, bir kültürüm ve bir yaşam tarzım var.
Sırf sakalım var diye, sırf inancımı özgürce yaşıyorum diye beni gizli bir tehlike gibi göstermeye çalışan o batı medyasına sadece gülüyorum. Eğer ben dövmeler yaptırıp, her gece başka bir kulüpte alkol duvarını aşan 'sıradan' bir futbolcu olsaydım, özel hayatım kimseyi rahatsız etmezdi.
Ben evimde sakin bir hayat yaşıyorum, ailemle vakit geçiriyorum ve inancıma sığınıyorum. Benim tarzım, modern futbolun o tek tip, robotlaşmış oyuncu profiline uymuyor diye beni linç edemezsiniz.
Özel hayatım ve inancım benim kırmızı çizgimdir; sahada bana diz çöktüremeyenler, sosyal medyadaki algı operasyonlarıyla da bunu başaramayacaklar."
🗣️ Diego Godin: “Messi mi, Cristiano mu? Benim için Messi. Aynı dönemde oynadık, kariyerimin tamamını Avrupa’da geçirdim ve maalesef ikisiyle de karşılaşma şanssızlığı yaşadım.
Atlético Madrid’de birçok kupayı bize kaybettirdiler. Messi; alan bulduğunda da bulamadığında da yeteneğini gösterebilen bir oyuncuydu. Dar alanda dönebilmesi, rakibini eksiltebilmesi ve oyun görüşü… Bambaşka bir seviyedeydi.
Bazen onu yakalamak bile mümkün olmuyordu. Bir dönem vardı ki faul yapıyordunuz, yine de yere düşmüyordu. Biz sürekli peşine düşerdik. Düşer, kalkar ve oyuna devam ederdi. Ancak kötü niyetli müdahalelere sinirlenirdi.
İkisi de sezon başına 50 gol atabilen oyunculardı. Tüm savunmacılar onları nasıl durduracağımızı düşünürdük. Ronaldo’ya yakın markaj uygulayıp hızlanmasına veya ceza sahasına rahat girmesine izin vermezseniz biraz daha zorlanabiliyordu.
Ama Messi her zaman bir yol bulurdu. Sahanın her bölgesinde dolaşır, çizgiler arasında topla buluşur, pas verir ya da adam eksiltirdi. Sağdan da soldan da fark yaratabilirdi.”
🗣️ Matthijs de Ligt: "İdmanda takım arkadaşlarımın milyarlık kıyafetlerle, lüks saatlerle hava attığını görüyorum. Bir gün kulübe çok basit, markasız bir kıyafetle gittim ve bana gülüp 'Sen milyonersin, neden böyle giyiniyorsun?' dediler.
Onlara acıdım. Çünkü bir insanın değerini üzerindeki logonun büyüklüğü belirlemez. Ben parayı üzerimde taşımayı sevmiyorum, parayı geleceğime yatırıyorum.
Eşim Annekee ile çok genç yaşta evlendik çünkü gece kulüplerinde sahte yüzler aramaktansa, beni ben olduğum için seven biriyle evde oturup kahve içmeyi tercih ederim. Futbol dünyası sizi bir tüketim çılgınına dönüştürmek ister, eğer zihnen güçlü değilseniz o pırıltılı dünyada karakterinizi kaybedersiniz."
🗣️ Kevin-Prince Boateng: "Medyada sürekli 'Boateng yine sakatlandı, kendine bakmıyor' haberleri çıkıyordu. Doğruydu, kendime bakmıyordum ama bunun sebebi alkol ya da gece hayatı değildi.
Melissa ile olan ilişkimiz tam bir çılgınlıktı. Haftada en az 7-8 kez birlikte oluyorduk ve vücudumun dinlenmesine izin vermiyordum. Sahaya çıktığımda bacaklarımda derman kalmıyordu.
Futbolu, parayı, her şeyi ikinci plana atmıştım. Şöhretli ve güzel bir kadınla birlikte olduğunuzda, bazen profesyonel bir sporcu olduğunuzu unutuyorsunuz.
Milan benden şampiyonluklar beklerken, ben yatak odasında enerjimi tüketiyordum. Özel hayatımı dengeleyemediğim için kariyerimin en parlak yıllarını sakatlık kabuslarıyla harcadım."
🗣️ Mario Balotelli: "Ben çocukken çok hastaydım, durumumuz kötüydü ve biyolojik ailem beni İtalyan bir aileye evlatlık verdi. Yıllarca beni arayıp sormadılar, tamamen yalnızdım.
Ne zaman ki ben futbolcu oldum, Inter'de oynamaya başladım ve milyonlar kazanıp ünlü oldum; işte o gün televizyonlara çıkıp 'Mario bizim oğlumuz, onu çok özledik' diye ağlamaya başladılar.
Bu hayattaki en büyük ikiyüzlülük. Ben sokaklarda ırkçılığa uğrarken, hastanede acı çekerken neredeydiniz? Eğer ünlü bir futbolcu olmasaydım, Brescia’da bir işçi olsaydım yine benim babam ve annem olmak isteyecek miydiniz?
Hayır. Benim tek bir ailem var, o da beni büyüten, bana bakan Balotelli ailesidir. Diğerleri sadece benim şöhretimin peşinde."
😳 Karim Benzema, profesyonel kariyeri boyunca düzenlenen 6 Dünya Kupası'ndan sadece 1 tanesine katılabildi.
❌ 2006 Dünya Kupası (Kadroda yoktu)
❌ 2010 Dünya Kupası (Raymond Domenech tarafından kadroya alınmadı)
✅ 2014 Dünya Kupası (Katıldığı tek turnuva)
❌ 2018 Dünya Kupası (Malum kaset skandalı nedeniyle milli takımdan dışlandı)
❌ 2022 Dünya Kupası (Kadrodaydı ancak turnuvaya günler kala sakatlandı)
❌ 2026 Dünya Kupası (Milli takımı bıraktı)