Yunanistan batılı sahiplerince götü kaldırılmış ırkçı bir 3. dünya ülkesidir. TC orta/üst sınıf ve beyaz yakasında ülkedeki sosyo-politik ve ekonomik sıkışmadan kaynaklı üç beş ada görüp cacıki yiyip uzo içmekten kelli yalakalığa varan ebleh yunan hayranlığı er geç bitecektir.
Dün Atina’da sadece bir yarı final kaybetmedik; Avrupa basketbolunun en büyük organizasyonlarından birinin nasıl yönetilemediğine de hep birlikte şahit olduk.
Final Four dediğiniz yer, sadece parkede oynanan basketboldan ibaret değildir. O organizasyon; güvenliktir, adalettir, taraftar hakkıdır, bilet düzenidir, tribün planlamasıdır, misafir takıma gösterilen saygıdır.
Ama dün Atina’da biletini almış, parasını ödemiş, kilometrelerce yol gelmiş Fenerbahçe taraftarı salon kapılarında bekletildi. Aileler dağıldı, insanlar belirsizlik içinde bırakıldı, tribün planı karmakarışık hale geldi. Fenerbahçe taraftarı içeri girmeye çalışırken, kendi aile tribününde bile rakip takım taraftarı olduğu görüldü.
Bu kabul edilemez.
Kamuoyuna yansıyan ve taraftarlarımız tarafından dile getirilen, yaklaşık 5.000 biletsiz Olympiakos taraftarının salona alındığı yönündeki ciddi iddialar hakkında da EuroLeague’den ve organizasyon sorumlularından açık, somut ve tatmin edici bir açıklama bekliyoruz. Eğer biletli taraftarlarımız dışarıda bekletilirken biletsiz kişilerin salona alındığı doğruysa, bu artık basit bir organizasyon aksaklığı değil; doğrudan taraftar hakkının gaspı ve organizasyon güvenilirliğinin çöküşüdür.
EuroLeague gibi Avrupa basketbolunun zirvesi olduğunu iddia eden bir organizasyon, en temel işi yapmakta sınıfta kalamaz: Biletli taraftarı zamanında, güvenli ve hakkaniyetli şekilde salona almak.
Hakem kararları tartışılır, maç içindeki yönetim tartışılır, tribün atmosferi tartışılır. Ama hiçbir şey, organizasyonun bu kadar kontrolsüz, bu kadar hazırlıksız ve bu kadar duyarsız görünmesini açıklayamaz.
Fenerbahçe taraftarı dün takımının yanında olmak için oradaydı. Bu insanlar turist değildi; bu insanlar bu sezonun emeğini, inancını ve armasını taşımak için Atina’daydı.
Bir Final Four’da taraftarın hakkı kapıda bekletilemez.
Bir Final Four’da aileler mağdur edilemez.
Bir Final Four’da organizasyon “bakalım çözeriz” mantığıyla yönetilemez.
Bu süreçte yaşanan tüm mağduriyetlerin, güvenlik ve organizasyon zaaflarının, biletli taraftarlarımızın salona girişte karşılaştığı engellemelerin, tribün yerleşimindeki usulsüzlük iddialarının ve biletsiz seyirci girişine ilişkin tüm iddiaların sonuna kadar takipçisi olacağız. Gerekli tüm kayıtlar, tanıklıklar ve belgeler toplanarak sorumlular hakkında hukuki sürecin başlatılması için gereken adımlar atılacaktır.
Hiç kimse Fenerbahçe taraftarının hakkını, emeğini ve alın teriyle geldiği tribündeki yerini görmezden gelemez.
EuroLeague’in bu tabloya sadece “aksaklık” diyerek geçme lüksü yoktur. Açıklama yapmak, sorumluları belirlemek ve mağdur olan taraftarlara karşı somut bir telafi mekanizması oluşturmak zorundadır.
Çünkü dün yaşanan mesele sadece Fenerbahçe meselesi değildir.
Bu, Avrupa basketbolunun itibarı meselesidir.
Ve dün Atina’da o itibar ağır yara almıştır.
Fenerbahçe taraftarının hakkını gasp eden, buna göz yuman ve sonra susmayı tercih eden herkes için bu gece bir utanç belgesi olarak tarihe geçecektir.Bu rezalete sessiz kalan herkes bilsin: Dün Atina’da sadece bir organizasyon sınıfta kalmadı; Avrupa basketbolunun namusu kapıda bırakıldı.
Mustafa Denizli hocam benzerini 2000-01 şampiyonluğunda yan çizgileri birer metre içeri mi dışarı mı ne alarak Kadıköy’de yapmıştı, iç sahada 17/17 galibiyet. Oldlar hatırlar.
Yirmi beş küsür yıl önce altında maçın santrasını beklediğimiz Asy’de açılan o dev bayrağın fotoğrafı gibi, Parma maçı yine organizasyonla dağıtılan formalı tribün fotoğrafları gibi simge olacak, on yıllarca paylaşılmaya devam edecek görseldir.
Erden Timur konusunda esas soruyu soralım.
Dursun Özbek'in, Turgay Kıran'ın ve bizzat Erden Timur'un (bireysel çevrem diyerek) kastettiği, Galatasaray'ın kasasına giren on milyonlarca Euro nasıl değerlendirilmeli? Bu paranın kaynağı da sorgulanacak mı?
Galatasaray'ın legal gelirlerini araştırsalar çok daha kolay olur. Sonra yekünden çıkarırlarsa toplam karapara finansmanına ulaşmış olurlar. Gs herkesin gözü önünde yıllardır kaynağı belirsiz paralarla finanse edilmiştir. Bu yolla yaptığı transferle adil rekabeti bozmuştur. Şike!
Ne güzel dünya ya :)
Mesela Hull’un sahibi Galatasaraylı biri olsa, şu hamleyi yapsa, ardı yanık it gibi ciyaklardı bazı kendine “gazeteci” diyen şaklabanlar!
Neyse ya ne diyoruz ; Oyna Devam!
Allah büyük! Hem de çok!
Bunu da yazdık tarihe bu arada, bunu da unutmayız. 100 küsür yıl önce neredeysek bugün de oradayız. Cesurun bakışı korkağın kılıcından keskindir. Biz Fenerbahçeliyiz. Fenerbahçelilik bizim gururumuzdur. Buradayız.
FENERBAHÇE
Fenerbahçe kulüp binasına askerle girip başkanının gözaltına alınması tarihte ikinci kez yaşanıyor.
İlkini 100 küsur yıl önce işgalci İngilizler yapmıştı. İkincisi malum...
Hakem Alper Akarsu, sarı kartı olan Torreira'nın bu hareketinde ikinci sarı karttan kırmızı kart vermesi gerekirken faul dahi çalmadı.
Galatasaray bu pozisyondan 2 dakika sonra 2. golünü attı.
Dursun Özbek: Şöyle bir duyum aldım. 'Eğer başkan çıkar bana bir şey derse, aramızda konuştuğumuz şeyleri ertesi gün çıkar ifade ederim.' Sakın ha. Artık bu iş burada kalsın. Kimsenin ne söyleyeceğinden değil, hodri meydan ne varsa çık söyle ancak esas işimizden uzaklaşıyoruz.
Haluk Yürekli, İbrahim Hacıosmanoğlu'na salladığını zannederken Galatasaray'ı patlatmış!
bu videoyu her yerde paylaşın.
Dursun Özbek ve İbrahim Hacıosmanoğlu, YALIDA BULUŞUP, Okan Buruk'a ceza verilmemesi için anlaşmışlar!!
2025 - 2026 YALI SEZONU!
🗣️ Serdar Kelleci:
“Bir yarı sahada Fener'liler ısınıyor, bir yarı sahada Galatasaray'lılar ısınıyor. İrfan Can, Galatasaray'ın yarı sahasına gelmiş, Galatasaray ısınmaya çalışıyor, İrfan Can ne yapıyor, Fener'li birine top atıyor.
Hayatımda ilk defa bir kalecinin ya da bir oyuncunun rakip yarı sahada ısınmaya geldiğini gördüm. Şimdi İrfancan burada ısınırken, Osimhen geldi, hiçbir temas yapmıyor en başta, burada ısınamazsın diyor, en başta aralarında bir metre mesafe var, dışarı diyor."
Papa şehir şehir dolaşıp ayin düzenlerken müslüman Akplileri rahatsız eden bazı olaylar;
- Yılbaşı kutlanması
- Çam ağacı süslemek
- Vals gösterisi
- Bleck Friday