Kuşkularınla, kendinden sonsuz hoşnutsuzluğunla, sonuçsuz kalan kendini düzeltme denemelerinle, yaşadığın düşüşlerle ve senin için olanaksız, sana nasip olmayacak sonsuz bir mutluluk beklentisiyle.”
İnsanların hayranlık duyduğu o keskin analiz yeteneği, genellikle 'efendi' ve genel kabul görmüş öğretilerle yetişmiş steril zihinlerden çıkmaz. Çoğunluğun kabullenemeyeceği kirli yollardan ve ahlaki sınırları zorlayan süreçlerden geçenler, hayatın gerçekliğine çok daha hakimdir
İnsanlar, dünyaya mutluluk için geldikleri yanılsamasından kurtulup, yaşamın özünde acının olduğunu, yaşamda pozitif bir değer arama çabasının boşuna olduğunu, yaşamın gerçek değerinin tam da onun "istenilmeye değer olmadığını" kavrama durumuna geldiklerinde+