Sivas, 1919... Ordu yok. Para yok. Silah yok... İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan ve yerli satılmışlar ülkeyi mahvetmek üzere anlaştı.
Mustafa Kemal "Cihanı başlarına toplasınlar da gelsinler. İş kalabalıkta değil, hak ve hakikattedir. Millet rehberimizdir. Mutlaka biz muvaffak olacağız." dedi.
Ardından olanlar...
1919'da İtalya Başbakanı Orlando istifa etti.
1920'de Fransa Başbakanı Clemenceau düştü.
Damat Ferit düştü.
Venizelos seçim kaybedip ülkesinden kaçtı.
Yunan ordusu büyük ölçüde imha edildi.
Hacıanesti ülkesinde kurşuna dizildi.
Kral Konstantin halk tarafından tahttan indirildi.
Vahdettin, İngilizlere sığındı.
İngiltere Başbakanı Lloyd George iktidardan düşürüldü.
Saltanat kaldırıldı. Lozan İmzalandı. Ülke kurtuldu. Bağımsız devlet kuruldu. Cumhuriyet ilan edildi.
Atatürk hala ayaktaydı ve hep ayakta kaldı.
Fatih Altaylı:
Gurbetçiler Türkiye’de oy kullanmak istiyorsa yıllık vergi vermeli.Vergi vermezsin, çifte vatandaşsın,€ kazanıyorsun,yılda 10 gün bir Alman kadar vakit geçiriyorsun sonra gelip Türkiye’nin kaderiyle ilgili karar veriyorsun senin ne haddine.?
İranlı futbolcular Amerika’da kamp yapamıyor. Iraklı futbolcuya 6 saat sorgu yapıldı. Somalili hakeme vize verilmedi. Özbekistanlı futbolcular maçtan önce eğitimli köpeklerle arandı.
Tarihin en rezil kupalarından biri olma yolunda.
ABD’li bir yorumcunun paylaşımı:
23 yıl içinde bu 3 adam, 9 ülke işgal etti, 11 milyon insan öldürdü ve tüm bunlara rağmen onlara kimse 'terörist' demedi.
Bu fotoğraf yanlış hatırlamıyorsam 2014 yılında Trabzon havaalanında çekildi. Yanınızdaki kızım. İlçe Başkanı olduğum dönemden kalma.
Bu çocuk 21 yaşında şimdi, üniversite öğrencisi. İki yıl önce ilk oyunu size vermiş ve göğsünü gere gere arkadaşlarına anlatıyordu.
Bugün telefonda; ‘Allah belasını versin Kılıçdaroğlu’nun’ dedi bana, durup dururken.
Umutlarını tükettiniz gençlerin. Yetmedi güvenimizi de sarstınız, ne söylesek inanmıyorlar artık. Başkası adına utanmayı çocuklarımız önünde yaşıyoruz, utançla…
Ne diyeyim;
Gün yüzü görmeyesiniz…
@kilicdarogluk
Kılıçdaroğlu seçimi kaybettiğinde istifa etmedi, çünkü sokaklarda, meydanlarda ona “istifa et” diyen onbinlerce insan yoktu. Üzerinde toplumsal muhalefet baskısını hissetmedi.
Bugün ise tam aksine gittiği her yerde protesto edilmeli, rezil olmalı. AKP ve MHP’den başka muhatap bulamamalı. Ancak böyle sevilmediğini, muhalefette yeri olmadığını anlayacaktır.
Özgür Özel Atatürk Meydanına alınmayınca, Gündoğan meydanına yürürken sahil.
Otobüsten inip bir insan arkasına 100 bin insanı alıp saatlerce sürede dolan alanı 20 dakika mesafede yürürken dolduruluyorsa
Bu iyi okunmalı fakat gördüğüm Saray medyası ve ondan beslenenler bunu okutmamakta ısrarcı.
Fakat durum bu…!!!
Mahkeme butlan kararı verdi ve tedbiren eski kurultaya döndü. Eski yönetimin geçerli olması için "mazbataya" ihtiyaç var. YSK mahkemenin yazısını iade etti. Özel'in mazbatası geçerli ve mazbatası olmadan Kılıçdaroğlu'nu başkan kabul ederek parti merkezini basanlar suç işlediler
İnsanlar artık çoğu zaman vicdanıyla değil, hesap makinesiyle hareket ediyor. Haksızlıklar, hukuksuzluklar ve yolsuzluklar kısa süre konuşuluyor, ardından gündemden düşüyor. Çünkü herkesin aklı hep o kâsede.
https://t.co/f2eC20vhqc
Mahfi Eğilmez: “Siyasal iktidar, yıllardır yaşanan benzer gelişmelerde toplumun ilk birkaç günden sonra piyasa aldırmazlığı eğilimine girdiğini artık çok net bir biçimde biliyor. O nedenle ilk birkaç gün eldeki bütün olanaklarla piyasaya müdahale ediliyor ve sistemin raydan çıkması önleniyor, sonrasında zaten piyasa aldırmazlığı devreye giriyor ve herkes kaybettiklerini yerine koyma telaşına girdiği için sistem yavaş yavaş eski yerine dönüyor.
Görünüşe göre siyasal iktidar kaybetmek bir yana siyasette hedeflediği aşamaya biraz daha yaklaşmış oluyor.
Buradaki en kritik soru şu: Toplumun yitirdiği zaman, yükselen faizler, katlandığı maddi kayıplar, üretimdeki düşüşler ne olacak?”
Girdiğiniz 13 seçimi kaybetmekle kalmayıp bir de memleketin bu hale düşmesine vesile oldunuz. Sorumluluk kabul etmeyip halen gündemde kalmanız aslında “King Baby” sendromunun ta kendisidir. Genellikle bağımlılarda sık karşılaştığımız bir klinik durumdur. Siz, güç ve koltuk bağımlısı olmuş bir müptelasınız ve acilen tedavi olmanız hem kendiniz hem ülkemizin geleceği için şarttır. Size en ufak bir sempatim olmadığı gibi CHP içinde sizden medet uman kifayetsiz muhterislerle beraber kendinize bir parti kurup boyunuzun kaç mm olduğunu görmek isterim.
Hatta teklifim şu… gelin ikimiz yarışalım. 5 aylık bir siyasetçi ben ile 50 yıllık tecrübeli siyasetçi siz. Ben partisiz bu yarışa girerim… yer mi?"
Hiçbir zorluğa katlanmak zorunda değilsiniz.
Uzun ve karmaşık işlemlerle uğraşmadan, sadece birkaç dakikanızı ayırarak online üyelik sistemimiz üzerinden bize katılabilirsiniz.
Daha adil, daha umutlu yarınları birlikte inşa etmek için gelin bu yolda omuz omuza yürüyelim.
👉 https://t.co/Yq8A6FhOhY
Türkiye’de artık vatandaş denize girmiyor…
Denize alınıyor…
Bir zamanlar sahiller kamunundu…
Şimdi kapısında fedai gibi duran görevlilerin…
Bir şezlong koyuyorlar…
Bir halat çekiyorlar…
Bir çit dikiyorlar…
Sonra denizi satmaya kalkıyorlar…
Deniz ne zamandan beri tapulu mal oldu…?
Kıyılar bu ülkenin insanınındır…
Üç beş işletmecinin değil…
Ama bugün Bodrum’da olan yarın her yerde olacak…
Önce küçük bir alan çevrilir…
Sonra “müşterilere özel” denir…
Sonra giriş paralı olur…
Sonra vatandaş kendi ülkesinde denize bakıp geri döner…
Adına da turizm derler…
Bu turizm değil…
Kamusal alan işgalidir…
Daha kötüsü ne biliyor musunuz…?
İnsanlar artık buna alışıyor…
Çünkü Türkiye’de en tehlikeli şey hukuksuzluk değil…
Hukuksuzluğun normalleşmesi…
Belediyeyi ararsın ulaşamazsın…
Bakanlığı ararsın cevap yok…
İşletmeye sorarsın “kurallar böyle” der…
Hangi kural…?
Kimin kuralı…?
Kıyı Kanunu diye bir şey var…
Ama belli ki bazı yerlerde kanundan daha güçlü olan şey kasa…
Para vermezsen kum yok…
Para vermezsen gölge yok…
Para vermezsen deniz bile yok…
Böyle ülke olur mu…?
Yavaş yavaş halk plajları dışında her yer küçük derebeyliklere dönüyor…
Bugün sahile zincir çeken…
Yarın sokağa da fiyat biçer…
Hukukun olmadığı yerde önce fırsatçılar gelir…
Sonra küçük mafyatik düzenler kurulur…
Ve en acısı…
Vatandaş kendi memleketinde misafir muamelesi görür…
💥En kısa zamanda halkın yüzme hakkına tecavüz eden otel lokanta ve bilimum yerleri isim isim yayınlamaya çalışacağım
Benim Antakya’da artık bir savaşı kazanacağımıza inancım kalmadı.
3 yıldır bilenler bilir her alanda sıfır beklentiyle ne kadar çabaladığımızı.
Benim inancımı aldılar benden artık.
Belçikalı temsilci, Avrupa’daki ikiyüzlülüğü ifşa ediyor!
"İran büyükelçisini sınır dışı etmeyi düşünüyorsunuz, ama iki yıl boyunca soykırım yaşanırken hiçbiriniz İsrail büyükelçisini sınır dışı etmeyi talep etmediniz. Bu utanç verici!"