Vedat Türkali'nin kızı Oyuncu Deniz Türkali, ANF'ye konuştu:
"Her zaman endişe duyacağız. Ama bu, barış sürecini desteklememek için bir neden olamaz. Abdullah Öcalan umut ışığı yaktı"
“Gerçek bir barış sürecinin sanata da çok olumlu etkisi olur elbette. Hep birlikte baskı ve sansür belasından ‘biraz’ kurtulmuş oluruz, diye düşünüyorum”
Komedyen Deniz Göktaş 54 gündür cezaevinde: İddianame hâlâ hazırlanmadı
Komedyen Deniz Göktaş 54 gündür cezaevinde.
Deniz’i unuttuk sanmayın!
Deniz Göktaş'a Özgürlük.!
Deniz Göktaş'ı Salın.!
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
“Turizm cenneti” işçilere yaşatılan cehennem koşulları üzerine kuruluyor!
Bodrum’da Xuma Beach işçilerinin yaşadığı hak gaspları, turizmde sermayenin büyüyen kârının işçinin emeği, düşük ücretleri ve gasp edilen hakları üzerine kurulmasının sonucudur.
Çalışanların fazla mesai ücretlerinin ödenmediği, fazla çalışma sürelerinin 18 saate kadar çıktığı belirtilmektedir.
İş durdurma eylemine katılan çalışanlar, polis zoruyla işyerinden çıkarılarak lojmanlara götürülmüştür.
Çalışanların halen lojmanlarda tutulduğu/görüldüğü, işten çıkarılma ve lojmandan çıkarılma yönünde tehditlerle karşı karşıya oldukları belirtilmektedir.
Lojmandan da çıkarılmaları halinde bazı çalışanların sokakta kalma riski bulunmaktadır.
Otelleri temizleyen, yemek hazırlayan, hizmet veren, gece gündüz çalışan işçilerdir. Ama işçi hakkını istediğinde karşısına patron, tehdit ve polis çıkarılıyor.
Hakkını arayan işçilerin işten çıkarılacağı ve lojmanı boşaltmaları gerektiği yönünde gelen bilgi karşısında buna meydan vermemeleri konusunda tüm yetkilileri ve sorumluları uyarıyorum.
@csgbakanligi Bakanlığına soruyoruz: 18 saate varan çalışma, ödenmeyen fazla mesailer ve iş sağlığı-güvenliği ihlalleri karşısında neden işçiler korunmuyor? Hakkını arayan işçiler işten çıkarılmakla tehdit edilirken sizler ne yapıyorsunuz?
@TCKulturTurizm Bakanlığına soruyoruz: Türkiye turizm gelirleriyle övünürken, bu geliri üreten işçilerin emeğinin ve barınma hakkının gasp edilmesine neden göz yumuluyor?
Xuma Beach sahiplerine çağrımızdır: İşçileri işten ve lojmandan atmakla tehdit etmeyi bırakın! Polis çağırarak emeğin hakkını gasp edemezsiniz.
Hakkını arayan işçilerinin yanındayız! İşçilerin ücret, çalışma, güvenlik ve barınma hakları ile iş güvencesi derhal güvence altına alınmalıdır.
#XumaBeach
Zonguldak Alaplı’da, Cizre ve Silopi’den mevsimlik tarım işçisi olarak çalışmaya giden Kürt işçilere ve ailelerine yönelik ırkçı saldırı, üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir olaydır.
İnsanların çalışmak, geçimini sağlamak ve aileleriyle birlikte yaşamak için gittikleri bir yerde kimlikleri nedeniyle hedef alınması açık bir nefret suçudur; asla kabul edilemez.
Olayın nasıl gerçekleştiğinin, saldırının arka planının ve sorumluların ortaya çıkarılması; benzer olayların yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınması gerekiyor.
Birlikte yaşamı mümkün kılan şey, herkesin eşit ve güvende olabilmesidir! Bunun sağlanması için herkes üzerine düşen görevi yapmalı, sorumlular yargı önünde hesap vermelidir!
Görkemli tatil pazarlama reklamları, ülkenin turizm cenneti olduğuna dair vurgular her yaz karşımıza çıkıyor. Ancak yükselen turizm sektörünün ardındaki büyük emek gücü, turizm emekçilerinin alınteri görünmez kılınıyor. Büyük paralar kazanan turizm sektörünün ardında büyük bir emek var!
Şu an Bodrum’da Xuma Beach isçileri olan onlarca OTİS üyesi işçi bugün iş durdurdu. 18 saate varan çalışma, ödenmeyen fazla mesailer, kullandırılmayan molalar, verilmeyen bordrolar ve bahşişlerden yapılan kesintiler nedeniyle onlar haklarını arıyor.
İşçinin emeğini sömürmek, “turizm sezonu” gerekçesiyle meşrulaştırılamaz.
Çalışma hakkı, dinlenme hakkı ve emeğinin karşılığını alma hakkı anayasal güvence altındadır. İşçinin hakkını araması değil, bu hakların gasp edilmesi hukuka aykırıdır.
Üstelik haklarını isteyen işçilerin karşısına polis çıkarmak kabul edilemezdir.
Xuma Beach işçilerinin haklı mücadelesini selamlıyoruz ve direnişlerinin yanındayız.
İkra Avcı, kadın dayanışması kapsamında yaptığı sembolik eylem nedeniyle yargılandı ve 20 Mayıs 2026’da beraat etti. Buna rağmen devlet memurluğundan çıkarıldı.
Beraat kararına rağmen sürdürülen bu yaptırım açık bir hak ihlalidir.
Verdiğimiz soru önergesiyle konuyu Meclis gündemine taşıdık.
İkra Avcı hakkında uygulanan bu hukuksuz işlemden derhal vazgeçilmeli, görevine iade edilmelidir.
#İkraAvcı
Yüzyıllık ret ve inkar politikalarından bugün müzakere masasında muhatap olmaya uzanan tarihsel bir süreçten geçiyoruz.
Aşırı iyimserliğe veya karamsarlığa kapılmadan, temkinli bir motivasyon ve nesnel bir bakış açısıyla hareket ediyoruz. Bugün atılan adımlar geleceğe dair bir umut kapısıdır; ancak o kapıyı sonuna kadar açacak olan kararlı mücadelemizdir.
Sinem Dedetaş’tan dikkat çeken sözler:
“Onurunu kaybedersen geri dönüşü yok”
Tutuklanmadan önce “AKP’ye geçecek misiniz?” sorusuna yanıt veren Sinem Dedetaş:
Ben CHP’nin adayı olduğum için kazandığımın farkındayım.
Ben böyle büyük bir ahlaksızlığı yapamam.
Bir tane onurumuz var, yani onu kaybedemeyiz.
Yatarsın, çıkarsın… Suçsuzluğundan eminsen bir gün senin suçsuz olduğun ortaya çıkar.
Ama onurunu kaybedersen onun geri dönüşü yok.
Demirtaş: Çocuklarımıza güzel bir ülkeyi miras bırakalım. Yılmadık, bıkmadık, geri adım atmadık. 12 metre karelik bir hücredeyim ama burada yazıyorum, çiziyorum, üretiyorum, vazgeçmiyorum. Çünkü özgürlük mücadelesi ilkesel bir duruş, bir yaşam felsefesidir.
Deniz Göktaş 46 gündür cezaevinde. Hakkında soruşturma açıldığını bilerek ülkeye dönmesine rağmen "kaçma şüphesiyle" tutuklanmıştı. Ortada karartabileceği bir delil de yoktu. Üstelik sadece bir gösterisindeki birkaç cümle üzerinden suçlanıyor ama iddianamesi de hâlâ hazırlanmadı. Koca koca yasalar Meclisten birkaç günde geçerken Deniz Göktaş haksız, hukuksuz ve hiçbir vicdanın kabul edemeyeceği bir yargı pratiğiyle 1,5 aydır hapis yatıyor.