Sevgili Türk halkı,
Onbinlerce asker, sivil yurttaşımızın ölüm emrini veren narko-terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın İmralı’da bahçeli bir evde ikamet etmeye ve bir devlet komisyonuna başkanlık etmeye başladığının farkında mısınız?
Öcalan’ın yapılmak istenen yeni anayasayı yazacak kişilerden birisi olduğunun farkında mısınız?
Türk Milleti’nin Türk, Kürt, Arap diye 3 farklı millete bölündüğünün farkında mısınız?
Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin ağır çekim yıkılmakta olduğunun farkında mısınız? @zaferpartisi
Üsküdar’da AKP’ye 7 puan fark atarak seçimleri kazanan, “Ben AKP’ye asla geçmem. Onurunu kaybedersen geri dönüşü olmaz.” diyen Sinem Dedetaş, 19 gündür haksız şekilde tutuklu!
Devletin yargı gücü sistematik bir şekilde kötüye kullanılarak sebebiyet verilen mağduriyetler karşısında, kurumsal direniş yöntemlerini belirleyecek ve bu direnişe öncülük edecek olan, Barolardır ve özellikle Türkiye Barolar Birliği’dir!
UYARI/YORUM
PKK terör örgütü 15 Ağustos 1984’ te Eruh ve Şemdinli ilçelerinde Türk askerine karşı ilk silahlı eylemini yapmış ve bu saldırılarda J. On. Süleyman Aydın ve J. Astsubay Çavuş Memiş Arıbaş şehit düşmüşlerdi.
Dün gece, PKK terör örgütüne müzahir gruplar, Türkiye Cumhuriyetinin Mersin ve Mardin illerinde, PKK terör örgütünün 15 Ağustos 1984’te yaptığı Eruh ve Şemdinli baskınlarınının yıldönümü havai fişeklerle kutladı.
PKK, 15 Ağustos gününü "ilk kurşun günü" ve "diriliş bayramı" olarak kabul ediyor.
Örgüt kendini fes etti diyenler, bu faaliyetler hiç feshe hazırlanıyor gibi durmuyor.
Sözde süreci ve yapılan yanlışları eleştirenleri tehdit etmeyi bırakın somut durumu somut tahlil edin. Sizin fantazileriniz yüzünden 1. çözüm sürecinde 794 vatan evladının kanı aktı.
#15AğustosEruh
Sabahat Akkiraz:
"Madem çerçeve yasada yapılacaklara kefilsiniz, arkasındasınız, sahip çıkıyorsunuz NEDEN GELECEKTE YARGILANMAYALIM diye kanuna madde ilave ediyorsunuz?"
Deniz Zeyrek: “Dalga mı geçiyorsunuz
Bu rüşvet dosyasından Özgür Özel’e nasıl yürüyeceksiniz?
Adamın tüm hayatı ortada, hayatında parayla pulla hiç işi olmadığını dünya biliyor
Özgür Özel kamu görevlisi mi ki rüşvetçi olsun, ihale mi vermiş
Tertemiz insanlara iftira atmayın”
Can Atalay, Tayfun Kahraman, Çiğdem Mater, Mine Özerden, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, Merdan Yanardağ, Nasuh Mahruki, Deniz Göktaş, Oğuzhan Uğur, Ekrem İmamoğlu, Resul Emrah Şahan, Murat Çalık, Sinem Dedetaş ve daha nice insan haksız hukuksuz hapsedilirken…
Siyasal iktidarın talimatı altına girmiş yargı, muhalif olan herkesi ezerken…
Yargı eliyle iktidar partilerinde yolsuzluklar örtülüp muhalefetin belediyelerine delilsiz, sadece gizli tanık ifadeleriyle bitmek bilmez operasyonlar yapılırken…
AKP’ye geçmeyen belediye başkanları tutuklanma tehdidi altındayken…
CHP’li ve DEM Partili belediyeler kayyumlara teslim edilmişken…
Türkiye, halkın kendisini yönetecek kişileri seçme hakkının elinde alındığı bir döneme sürüklenirken…
Ana muhalefet partisi fiilen kapatılıp binasına polislerce biber gazı ile baskın düzenlenmişken….
Ana muhalefet liderinin dokunulmazlığının kaldırılıp tutuklanmasından bahsedilirken…
İnsanlar düşüncelerini ifade etmekten korkar haline getirilmişken…
Yeni Parti, ‘Çerçeve Yasa’ya ‘Evet’ demek zorunda değil. Bu yasa için kurulan komisyonun, Anayasa Mahkemesi, AİHM kararlarının uygulanmasına, ülkenin demokratikleştirilmesine dair sözü var. Bu sözlerin yerine getirilmeyeceği bu kadar aşikarken Yeni Parti’nin ‘Hayır’ oyu meşrudur. Yeni Parti, Kürt sorununun bu otoriter, baskıcı iktidar tarafından demokrasiden uzak zihniyetle çözülemeyeceğini topluma anlatabilir. Kendi iktidarında demokratik bir cumhuriyet inşa ederek bu sorunu çözeceğine halkı ikna edebilir. Yeni Parti her gün hukuksuz uygulamalarla kendisini ezmeye çalışan iktidarın peşine takılmış bir görüntü verirse halkın güvenini kaybedecek.
"FETÖ'ye Ankara'yı parsel parsel veren, hakkında 100'e yakın yolsuzluk dosyası savcılıkta bulunan bu adam yargılanmadığı sürece bütün belediye başkanları masumdur."
SAYIN CUMHURBAŞKANI’NA MEKTUP (II)
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan 5.8.2026 tarihli ve 2/3793 Esas sayılı “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” içerdiği hükümler itibarıyla bir özel etkin pişmanlık düzenlemesi mahiyeti taşımamaktadır. Yani kişinin işlediği suçlardan dolayı pişmanlık duyması, işlenmiş olan bir takım somut suçların açıklığa kavuşmasını sağlaması gerekmemektedir.
Suç ve terör örgütüyle ilgili olarak bugüne kadar çıkarılmış olan ve “eve dönüş yasası” olarak bilinen kanunlarda yapılan bütün düzenlemeler, birer etkin pişmanlık düzenlemesidir. Yani kişilerin mensubu bulundukları suç veya terör örgütünden ayrıldıklarına, işlenen suçlara ilişkin bilgi vermelerine, kontrolü altında bulunan silah ve mühimmatı ile birlikte gönüllü olarak teslim olmaları şartına bağlı olarak bir cezasızlık veya cezada indirim yapılmasını gerektiren hükümler içermektedir. Bu bağlamda son kanun için bkz. 29.7.2003 tarihli ve 4959 sayılı Kanun.
Etkin pişmanlık hükümlerinin içeren bir kanuni düzenlemeden yararlanabilmek için, şüpheli, sanık veya hükümlünün uygun görülen bir usul çerçevesinde başvuru ve talepte bulunması gerekir.
Oysa 2/3793 Esas sayılı Kanun Teklifi düzenlemesine göre, ceza infaz kurumlarında bulunan PKK mensubu hükümlüler, talep dışında pişmanlık bağlamında hiçbir koşul aranmaksızın serbest bırakılacaktır (m. 6). Söz konusu Kanun Teklifi bu haliyle ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler bakımından talep edenler ve etmeyenler, kanundan yararlanmak isteyenler ve istemeyenler şeklinde ayrışmaya sebebiyet verecektir. Bunun infaz hukuku kurallarıyla bağdaşmadığını belirtmekle yetinmek isterim.
Dikkat edilmelidir ki, bu hükümlülerin mahkûmiyetlerinin sebebini oluşturan, silahlı saldırı, kasten yaralama, insan hırsızlığı, eziyet, tehdit, kundaklama gibi fiilleri gerçekten işleyip işlemedikleri tekrar ele alınıp bir sübut tartışması konusu yapılmamaktadır.
Söz konusu Kanun Teklifinde yar alan, Ceza Hukukunun ve Hukukun evrensel ilkeleriyle bağdaşmayan düzenlemelerin Türkiye Büyük Millet Meclisi Adale Komisyonunda İçtüzükteki usuller çerçevesinde ele alınıp düzeltilmesi mümkün değildir. Bunun için söz konusu Kanun Teklifinin bir Alt Komisyona havale edilerek işin uzmanı kişilerin katılımıyla yeniden tartışılıp ıslah edilmesi gerekir.
Prof. Dr. İzzet Özgenç
YENİ Parti'nin tutuklanan belediye başkanları Sinem Dedetaş ve Fatma Kaplan Hürriyet için hazırlanan dayanışma klibi yayınlandı.
Sosyal medyada hızla yayılan ve iki kadın siyasetçiye destek amacıyla yapılan video, izleyenleri duygulandırdı.
Subay yemini okuyanMustafa Kemal askerleri affedilmedi ancak Türkiye Cumhuriyetini yıkmaya yeminli Öcalan’ın teröristleri affediliyor. @zaferpartisi@zpgencresmi
Siyasi parti yönetim organlarında görev yapmak ve dolayısıyla siyasi parti genel başkanı olmak, kişiye kamu görevlisi sıfatını kazandırmaz. Ancak kişi siyasi parti genel başkanlık görevinin veya siyasi partinin yönetim organlarında görev yapmanın yanı sıra milletvekili olabilir. Milletvekilliği, TCK, m. 6’daki tanım itibarıyla kişiye kamu görevlisi sıfatını kazandırır.
Ancak, habere konu olayda sorun, ilgili kişilerin kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımamaları değildir. İddia konusu para transferlerinin milletvekilliği görevi kapsamında, bu görevle bağlantılı olan bir işin görülmesi amacına yönelik olması gerekir. Medyaya yansıyan haberler itibarıyla iddia konusu para transferlerinin milletvekilliği görevinin icrasıyla bir bağlantısı bulunmamaktadır. Bu nedenle, gerçek olup olmadığı bir yana, iddia konusu para transferleri bağlamında rüşvet suçu oluşmaz.
Bir kamu kurumunda mevcut olan hiyerarşik ilişki çerçevesinde bir suçun işlenmesine iştirak edilebilir. Ancak bu durum, ilgili kamu kurumunda çalışanlar arasında suç örgütü ilişkisi oluşturmaz. Bir kamu kurumu bünyesinde hukuken tanımlananın dışında bir hiyerarşik ilişkinin mevcudiyeti ve bu ilişki çerçevesinde suçların işlenmesi halinde bir suç örgütünün varlığından söz edilebilir. Örneğin başkanın belediye tüzel kişiliği ile görev ilişkisi bulunmayan sair bir kişinin talimatları doğrultusunda suç oluşturan fiilleri işlemesi, işlenmesini sağlaması durumunda bir suç örgütünün varlığı kabul edilebilir.
Buna rağmen belediyeler bünyesinde işlendiği iddia edilen suçların yanı sıra, kamu görevlilerine suç örgütü yönetme gibi suçlamada bulunulması, belirli soruşturma işlemlerinin yapılması bağlamında bir maymuncuk olarak istismar edilmektedir.