⭕️ SOSYAL GÜVENLİKTE SİNSİ BİR DEĞİŞİKLİK:
⭕️ SOSYAL GÜVENLİKTE DEVLET KATKISININ KALDIRILMASI NE ANLAMA GELİYOR?
AKP tarafından hazırlanan ve TBMM Genel Kurulunda görüşülmekte olan bir torba kanun teklifiyle SGK’ye devlet katkısı uygulamasına son verilmesi öngörülüyor. Kuvvetle muhtemel bu akşam yasalaşacak teklifle, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81. maddesini değiştiriyor.
81. maddenin "Prim oranları ve Devlet katkısı" başlığından "ve Devlet katkısı" ibaresi çıkarılıyor.
Ayrıca devletin, SGK'nın her ay tahsil ettiği malullük, yaşlılık, ölüm ve genel sağlık sigortası priminin dörtte biri (yüzde 25) oranında kuruma katkı yapmasını öngören üçüncü fıkra madde metninden çıkarılıyor. Hüküm 1 Ağustos 2026'dan geçerli olacak.
Bu katkı 2008'de yasal güvenceye alınmış, formüle bağlı (primin ¼'ü) ve Hazine tarafından ödenen otomatik bir aktarımdı.
⭕️ Sinsi bir değişiklik!
Hükümetin gerekçesi teknik/muhasebe esaslı bir sadeleştirme olarak sunuluyor. Gerekçeye göre, "devlet katkısı" ile "açık finansmanı" adı altında yapılan benzer ödemelerin tek kalemde toplanması ve böylece bütçe kalemlerinin daha izlenebilir hâle gelmesi amaçlanıyor. Nakit olarak Hazine'den SGK'ya giden toplam kaynağın azalmayacağı iddia ediliyor.
Hükümet, desteğin hiçbir eksilme olmadan Kurumun gereksinimi kadar sürdürüleceğini söylüyor. Ne var ki "eksilme olmayacak" güvencesi nakit tutara ilişkindir. Kaldırılan şey ise primin dörtte biri oranındaki formüle bağlı, yasal, otomatik yükümlülüktür.
Nakit büyüklük aynı kalsa bile, kuralın niteliği, "güvenceli bir yükümlülük"ten "ihtiyaç kadar takdiri transfer"e dönüşüyor. Bu, salt muhasebenin ötesinde gerçek bir yapısal değişikliktir ve gerekçedeki "sadeleştirme" dili bunu görünmez kılıyor.
⭕️ Bir Meşruiyet Operasyonu
Bu bir meşruiyet operasyonudur. Bugüne kadar devlet katkısı SGK'nın gelir kalemi olarak kaydediliyordu. Bundan sonra aynı para açık kapatma transferi olarak kaydedilecek.
Sonuçta SGK'nın mali tablolarında “açık” daha yüksek görünecek. Nitekim 889 milyar liralık devlet katkısı sayesinde 2025'i teknik olarak 35 milyar lira fazlayla kapatan SGK, 2026'da 1 trilyona ulaşan bir “açık” miktarıyla karşılaşacak.
Eski düzende katkı, formüle bağlı, yasayla güvence altına alınmış, koşulsuz bir yükümlülüktü. Yeni düzende transfer, ihtiyaç oldukça yapılan, takdiri bir açık finansman yöntemine dönüşüyor.
SGK geçmiş alacaklarını tahsil eder ya da mal varlığını satarak gelir elde ederse, o ay Hazine'den destek yapılmayacak. Bu, devletin sosyal güvenliğe kural-temelli, otomatik taahhüdünü, konjonktürel ve koşullu bir kaleme indirgiyor.
⭕️ Katkı Yerine Açık ve Kara Delik Demagojisi!
Teknik muhasebe perspektifinden bakıldığında, "devlet katkısı" ile "açık finansmanı" arasındaki ayrım zaten büyük ölçüde yapaydır — ikisi de bütçe transferidir ve devletin sosyal güvenliği fonlama kapasitesi bu muhasebe etiketinden bağımsızdır. Dolayısıyla değişikliğin parasal özü değil, siyasal-söylemsel işlevi belirleyicidir.
Aynı parayı "gelir" saymaktan vazgeçip "açık" olarak yeniden tanımlamak, ekonomik bir kötüleşme değil, bir yeniden-etiketlemedir. "Açık büyüdü" cümlesi bu nedenle işin püf noktasıdır.
Değişiklik nakit/ekonomik düzeyde nötr olabilir ama asıl dönüşüm hukuki-kurumsal düzeydedir — formüle bağlı yasal güvencenin takdiri transfere indirgenmesi ve bunun sosyal güvenliğe taarruz için hükümete açtığı meşruiyet alanıdır önemli olan.
Kalemi "gelir"den "açık kapatma"ya çevirmek, SGK'yı yapısal olarak "batık", "sürekli zarar eden" bir kurum gibi gösterir, “karar delik” demagojisini yeniden başlatır. Bu, sosyal güvenliğin bir hak değil bir "yük" olduğu şeklindeki ana akım ve ortodoks anlatıyı besler ve gelecekteki kısıtlamalar/parametrik reformlar (emeklilik yaşı, aylık bağlama oranı vb.) için zemin döşer.
Açığın büyümesi söylemiyle emeklinin zam talepleri veya emeklilikte iyileştirmeler (kademe veya intibak) "açık çok büyük, para yok" denilerek daha kolay geri çevrilebilecek.
⭕️ O yüzden bu değişiklik sadece teknik bir muhasebe işlemi değil sinsi bir zihniyet değişikliğidir ve faturası ağır olabilir.
Sevgili Mauro,
Bugün ayrılıktan değil, mirastan söz ediyoruz.
Artık Galatasaray formasını giymiyor olman, kalbimizdeki yerini değiştirmeyecek. Çünkü sen, 7’den 70’e her Galatasaraylının gönlünde taht kurdun.
Attığın goller, yaşadığın gol krallıkları, kırdığın rekorlar ve kaldırdığın kupalar bir yana; Galatasaray tutkusunu yaşadın ve milyonlara yaşattın.
Sen artık yalnızca kulüp tarihine adını altın harflerle yazdıran değil, Galatasaray’ın unutulmaz efsaneleri arasında sonsuza dek yaşayacak bir değersin.
Bir nesli Galatasaraylı yapan sevgili kaptan, bugün çocuklar “Galatasaraylıyım.” demekten gurur duyuyorsa bunda senin de büyük payın var.
Tüm Galatasaraylılar biliyor…
Böyle bir aşk unutulmaz.
Dayanışma yaşatır, bu tweete 19 Mayıs günü saat 24.00 kadar 300 RT alırsa dmdomermusab için 5555 Tl bağış yapılacak sadece bir saniyenizi ayırıp RT Yaparsanız bu iyiliğe ortak olabilirsiniz lütfen iyiliğe ortak olun #19Mayıs#Atatürk#Mayıs1919
Maç Günü ▪️ @basketsuperligi 30. Hafta
Beşiktaş GAİN vs. 𝗚𝗮𝗹𝗮𝘁𝗮𝘀𝗮𝗿𝗮𝘆 𝗠𝗖𝗧 𝗧𝗲𝗰𝗵𝗻𝗶𝗰
Hava Atışı 18.00 ▪️ beIN Sports 5
Beşiktaş GAİN Spor Kompleksi, Akatlar 📌
Sen Tribündeki Biz. 🟨🟥 Biz Sahadaki Sen!
🦁 #AslanGibiSavaş