Altını çizerek ifade etmek isterim ki… Bölgeye kalıcı huzur ve barış ancak, meşruiyeti BM kararlarına dayanan, 1967 sınırlarında ve coğrafi bütünlüğe sahip, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıyla ve tüm dünya tarafından tanınmasıyla gelebilir.
Bunun dışında yol aramak, bunun dışında hevesler peşinde koşmak sadece daha fazla yıkım, daha fazla gözyaşı ve can kaybı demektir.
Üç semavi dinin kutsal mekânlarını bünyesinde barındıran Kudüs’ün mahremiyetine, Mescid-i Aksa’nın içinde yer aldığı Harem-i Şerif’in statüsüne saygı göstermeyen hiçbir adımı ve tasarrufu kabul etmedik, etmeyeceğiz.
İsrail’in bir devlet olarak varlığını sürdürebilmesi ve vatandaşlarının güvenliğini güvence altına alabilmesi ancak bu şekilde mümkündür.
Aksi takdirde, geçtiğimiz cumartesi gününden beri yaşanan hadiseler son olmayacağı gibi, bunu çok daha büyük trajedilerin izlemesi de kaçınılmaz hale gelir.
Biz ne İsrail’in ne Filistin’in ne de bölgemizin böyle bir kısır döngüye sürüklenmesini asla arzu etmiyoruz.
Rabbim ülkemize, bölgemize ve dünyaya daimi huzur, barış, esenlik nasip eylesin.
Türkiye olarak iki büyük depremle sarsılan dost Venezuela halkına tüm imkânlarımızla destek oluyoruz.
AFAD koordinasyonunda, Millî Savunma Bakanlığımızla iş birliği içinde iki askerî nakliye uçağımızı afet bölgesine süratle sevk ettik.
Toplam 75 personelimiz, 5 arama kurtarma aracı ve 6 arama kurtarma köpeğimiz ile Venezuela’ya ulaştı ve çalışmalarına başladı.
Uluslararası koordinasyon mekanizmalarıyla temas halinde hem arama kurtarma çalışmalarına katkı sunuyor hem de bölgedeki öncelikli insani ihtiyaçların karşılanması için gerekli planlamaları yapıyoruz.
Belediyelerimizin de dost Venezuela halkı için çeşitli yardım kampanyaları tertiplediğini memnuniyetle müşahede ediyoruz.
Venezuela hükûmetine ve halkına bir kez daha geçmiş olsun diyor, Türk milletinin yanlarında olduğunu ve olacağını ifade etmek istiyorum.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay, 240 binden fazla yerel yönetimin temsil edildiği Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığına seçildi.
Yedi yıllık yoğun bir diplomasinin sonucunda gelen bu başarının, Türkiye’nin uluslararası görünürlüğünü daha da artıracağına inanıyorum.
Muhalefet belediyeleri para kuleleriyle, baklava kutularıyla, milyonlarca avroluk rüşvet pazarlıklarıyla gündeme gelirken, bizim belediyelerimizin uluslararası başarılarla gündeme gelmesi ayrıca takdire şayandır, zihniyet ve vizyon farkını ortaya koyan çok önemli bir göstergedir.
Geçen hafta ASELSAN iş birliğiyle, tamamen yerli ve millî imkânlarla geliştirilen kalp-akciğer makinesi kullanılarak ilk klinik ameliyat başarıyla gerçekleştirildi.
Dünyada sadece üç ülkenin üretebildiği bu cihazın kullanımı, “üreten sağlık” modelimizin stratejik önemini bir kez daha teyit etti.
Bugün TÜİK, Mayıs ayı iş gücü istatistiklerini açıkladı.
İşsizlik oranı bir önceki ay ile aynı seviyeyi koruyarak %8,2 oranında gerçekleşti.
Dünyada âdeta kriz fırtınasının yaşandığı bir dönemde işsizlik oranımız 37 aydır tek hanelerde seyretmektedir.
İstihdam edilenlerin sayısının da bir önceki aya göre 285 bin kişi artarak 32 milyon 463 bin kişiye ulaşması kıymetlidir.
30 Haziran Koruyucu Aile Günü’nün hayırlara vesile olmasını diliyor; yavrularımıza kucak açan, korunmaya ihtiyaç duyan çocuklarımıza sıcak bir yuva olan tüm ailelerimize şükranlarımı sunuyor, selam ve muhabbetlerimi iletiyorum. #KoruyucuAilem
Ortaya koyduğu büyük vizyonla, yaptığı çalışmalarla, müellifi olduğu eserlerle bilimde ve teknolojide bizlere çok önemli bir miras bırakan Prof. Dr. Fuat Sezgin hocamızı ebediyete irtihalinin 8’inci yılında rahmetle yâd ediyorum.
Uydu teknolojileri, ülkelerin güç bileşenlerinde çarpan etkisine sahiptir.
İstihbarattan iletişime, savunma sanayisinden haritalamaya kadar pek çok alanda uydular stratejik rol oynamaktadır.
Uzayda izi olanın dünyada sözü olur düsturuyla hareket eden Türkiye için uydu yeteneklerini geliştirme, tercihten öte zorunluluktur.
Türkiye olarak biz de bu yarışta hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz.
Şu an kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biriyiz.
Her ne kadar ufku burnunun dibinden öteye geçmeyenler bizim ne yaptığımızı, nasıl bir vizyonla hareket ettiğimizi anlamasalar da biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla yürümeye devam edeceğiz.
Ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp “kavgada yumruk sayılmaz” mantığına evrilmesi son derece yanlıştır.
Bunda Alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi ise çok daha büyük bir yanlıştır.
Geçmişte yaşanan acıların mimarı olan ana muhalefet partisinin ülke için bu meselede yapacağı en hayırlı iş, eğer gerçekten cesaretleri varsa kötü sicilleriyle hesaplaşmalarıdır.
Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı, hele hele istismara tevessül etmemelidir.
Nifak siyaseti, bu ülkeye geçmişte sadece zarar vermiştir.
Kutuplaştırma siyaseti, bu millete çok büyük acılar yaşatmıştır.
Bunların tekrarlanmasına Allah’ın izniyle müsaade etmeyiz.
Bin yıllık kardeşliğin örselenmesine, yaralanmasına, zayıflatılmasına göz yummayız; böyle bir siyasete ne prim veririz ne de geçit veririz.
Fazlası var eksiği yok, Gazze'ye faydası olsun diye gönderdiğiniz nice gıdalar Mısır pazarında satıldı yada yollarda çürüdü gitti, Mısır Gazze soykırımını ticarete döken şerefsiz bir devlet, Mısrlı ise kardeşi açken tok yatan haysiyetsiz bir millet..