Bir baba; yalnızca evine ekmek götüren kişi değil, alın teriyle evladına onurlu bir yaşam bırakmaya çalışan en büyük emekçidir.
Bu vesileyle; taşeron sisteminin zorluklarına rağmen yılmadan çalışan, belediye şirketlerinde özveriyle görev yapan, kamu hizmetlerinin yükünü omuzlayan kamu emekçisi babalarımız başta olmak üzere, emeğiyle hayatı ayakta tutan tüm babalarımızın Babalar Günü’nü yürekten kutluyorum.
Bugün emekçi babaların en büyük mücadelesi; çocuklarına daha iyi bir gelecek sunabilmektir.
Ancak bu mücadele, geçim sıkıntısı, adaletsiz ücret politikaları ve ağır çalışma koşulları nedeniyle her geçen gün daha da zorlaşmaktadır.
Emeğin karşılığını tam ve zamanında aldığı, sosyal adaletin güçlendiği, çalışma hayatında hakkaniyetin esas alındığı bir düzen; sadece emekçilerin değil, aile kurumunun da en önemli güvencesidir.
Babalar Günü’nün yalnızca bir kutlama değil; emek veren, üreten ve ülkesine değer katan babalarımızın sorunlarını hatırlamak ve çözüm üretme sorumluluğunu yeniden hatırlamak için de önemli bir vesile olduğuna inanıyorum.
Bu nedenle; alın teriyle geleceği inşa eden, dürüstlüğü ve emeğiyle evlatlarına örnek olan tüm emekçi babalarımıza sağlık, huzur ve hak ettikleri güzel yarınlar diliyorum.
EMEĞİN HAKKI GELECEĞİN GÜVENCESİDİR 🇹🇷
Emeğe Değer, Emekçiye Hak✊
#EmekOrtakDeğerimizdir
#TaşeronEmekçiBaba
#BelediyeŞirketİşçisiEmekçiBaba
#KamuİşçisiEmekçiBaba
Bazı insanlar sadece yaşadıkları döneme değil, verdikleri mücadeleyle ardında iz bıraktıkları hayata da değer katar…
İşçi Platformu Başkanı değerli emekçi kardeşimiz Savaş İmal’ın vefatını derin bir teessürle öğrenmiş bulunuyoruz.
Emekçinin sesi olmak için gösterdiği gayret, hak arama mücadelesindeki kararlı duruşu ve geride bıraktığı onurlu mücadele, emek camiasının hafızasında yaşamaya devam edecektir.
Kendisine Allah’tan rahmet; başta kıymetli ailesi olmak üzere, yakınlarına, yol arkadaşlarına ve tüm emek camiasına sabır ve başsağlığı diliyoruz.
🟥 KAMU İŞÇİLERİNİN TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ SÜRECİNE İLİŞKİN HAKLI BEKLENTİSİ.
Ülkemizde görev yapan yüz binlerce kamu işçisi; yüksek enflasyon, artan yaşam maliyetleri ve alım gücündeki ciddi gerileme karşısında ekonomik olarak ağır bir yük taşımaktadır.
Buna rağmen toplu iş sözleşmesi süreçlerinin gecikmesi, emekçilerin mevcut mağduriyetini daha da derinleştirmektedir.
Toplu iş sözleşmeleri; Anayasa ile güvence altına alınmış sosyal ve ekonomik hakların en temel unsurlarından biridir.
Bu nedenle sözleşme süreçlerinin makul süreler içerisinde sonuçlandırılması yalnızca idari bir tercih değil, aynı zamanda sosyal devlet ilkesinin ve çalışma barışının gereğidir.
Kamu işçileri açısından ücret artışlarının gecikmeli uygulanması; gelir kaybına, refah seviyesinin düşmesine ve çalışma hayatında ciddi motivasyon sorunlarına yol açmaktadır.
Özellikle sözleşme süreçlerinin uzaması nedeniyle oluşan belirsizlik, işçi kesiminde haklı bir huzursuzluk yaratmaktadır.
Bu noktada;
📌 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın süreci etkin ve şeffaf şekilde yürütmesi,
📌 TÜHİS başta olmak üzere ilgili kurumların müzakere süreçlerini geciktirmeden tamamlaması,
📌 Yetkili konfederasyon ve sendikaların emekçilerin ekonomik gerçeklerini dikkate alan kararlı bir tutum sergilemesi,
📌 TBMM’nin çalışma hayatında kronik hale gelen yetki ve sözleşme süreçlerine ilişkin sorunlara kalıcı çözümler üretmesi,
📌 Toplu iş sözleşmelerinin öngörülebilir ve sürdürülebilir bir takvim içerisinde sonuçlandırılması,
çalışma hayatının sağlıklı işleyişi açısından büyük önem taşımaktadır.
Kamu işçileri hiçbir ayrıcalık talep etmemektedir.
Talep edilen; emeğin korunması, kazanılmış hakların zamanında uygulanması ve ücret düzenlemelerinin gecikmeye mahal verilmeden hayata geçirilmesidir.
Unutulmamalıdır ki;
emeğin değersizleştirildiği bir çalışma düzeninde sosyal adaletin, kurumsal verimliliğin ve çalışma barışının sürdürülebilmesi mümkün değildir.
EMEĞİN HAKKI GELECEĞİN GÜVENCESİDİR🇹🇷
Emeğe Değer,Emekçiye Hak✊
#EmekOrtakDeğerimizdir
#Kamuİşçisi
#TopluİşSözleşmesi
#ÇalışmaHayatı
#SosyalAdalet
#TÜHİS
#HakMücadelesi
Kamu İşçileri,
👇
“Vergide Adalet” İstiyor.
Son dönemde kamu işçilerimizin maaşları üzerinden artan vergi yükü nedeniyle dile getirilen “vergide adalet” çağrıları, yalnızca ekonomik bir serzeniş değil; aynı zamanda sosyal devlet ilkesinin, çalışma barışının ve gelir adaletinin yeniden değerlendirilmesine yönelik haklı bir toplumsal taleptir.
Vergi vermek anayasal bir vatandaşlık görevidir.
Ancak vergilendirme sisteminin; adil, ölçülü ve gelir dağılımını koruyucu bir anlayışla uygulanması da hukuk devleti olmanın temel şartlarından biridir.
Özellikle sabit gelirli kamu işçilerinin yıl içerisinde vergi dilimlerinin yükselmesiyle maaşlarında yaşanan ciddi kayıplar, emekçinin alım gücünü doğrudan etkilemekte, çalışma hayatında ekonomik ve sosyal mağduriyet oluşturmaktadır.
Bugün kamu işçisi; artan hayat pahalılığı, yüksek enflasyon, kira ve temel ihtiyaç giderleri karşısında yaşam mücadelesi verirken, ücret artışlarının kısa süre içerisinde vergi dilimleri nedeniyle erimesi çalışma motivasyonunu ve iş barışını zedelemektedir.
Lider Büro Sendikası olarak açıkça ifade ediyoruz ki;
emeğin korunması, yalnızca ücret artışıyla değil, ücretin adil vergilendirilmesiyle mümkündür.
Bu kapsamda;
▪️ Ücretli çalışanlar üzerindeki dolaylı ve doğrudan vergi yükünün yeniden değerlendirilmesi,
▪️ Kamu işçilerinin vergi dilimlerinde yaşadığı kayıpların önüne geçilmesi,
▪️ Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmasını esas alan sosyal adalet anlayışının güçlendirilmesi,
▪️ Gelir vergisi tarifelerinin günümüz ekonomik şartlarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi,
▪️ Emek gelirlerinin korunmasına yönelik yasal çalışmaların hızlandırılması büyük önem taşımaktadır.
Buradan tüm siyasi aktörlere, karar vericilere ve ilgili kamu otoritelerine çağrımızdır:
Kamu işçilerinin sesi yalnızca toplu sözleşme dönemlerinde değil, vergi politikaları belirlenirken de duyulmalıdır.
Emekçinin alın terini koruyan, gelir adaletini önceleyen ve sosyal devlet ilkesini güçlendiren düzenlemeler artık ertelenmemelidir.
Kamu çalışanının emeğini korumayan hiçbir ekonomik düzenin sürdürülebilir olması mümkün değildir.
Vergide adaletin sağlanması, yalnızca çalışanların değil, toplumsal huzurun ve çalışma barışının da temel şartlarından biridir.
EMEĞİN HAKKI GELECEĞİN GÜVENCESİDİR🇹🇷
#EmekOrtakDeğerimizdir
#KamuEmekçileri
#VergideAdalet
Kamuda görev yapan üniversite mezunu işçilerin, eğitim durumlarına ve mesleki yeterliliklerine uygun şekilde memur statüsünde değerlendirilmesi; kamu hizmetlerinde verimlilik, kurumsal sürdürülebilirlik ve üretim kalitesinin artırılması açısından önemli bir ihtiyaç haline gelmiştir.
Bugün birçok üniversite mezunu kamu işçisi; teknik bilgi, idari beceri ve uzmanlık gerektiren alanlarda aktif görev almakta, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde önemli sorumluluklar üstlenmektedir.
Ancak mevcut statü farklılıkları nedeniyle çalışanların bilgi ve birikimlerinden tam anlamıyla faydalanılamamakta, kariyer planlaması ve görev tanımlarındaki belirsizlikler hizmet kalitesini doğrudan etkilemektedir.
Kamu kurumlarında nitelikli insan kaynağının doğru statüde değerlendirilmesi; hizmet süreçlerinin daha etkin, hızlı ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesine katkı sağlayacaktır.
Eğitimine uygun görevlerde çalışan personelin motivasyonu artacak, kurumsal aidiyet güçlenecek ve bu durum vatandaşlara sunulan hizmetin niteliğine olumlu şekilde yansıyacaktır.
EMEĞİN HAKKI GELECEĞİN GÜVENCESİDİR 🇹🇷
#EmekOrtakDeğerimizdir🇹🇷
@csgbakanligi@isikhanvedat@IscilerDernegi
Hobi bahçeleri meselesi artık yalnızca bir yapı sorunu değil; binlerce ailenin emeğini, birikimini ve geleceğe dair umudunu ilgilendiren toplumsal bir konudur.
Çözüm; mağduriyet oluşturan yıkım kararlarında değil, vatandaşın hakkını koruyan adil, makul ve uygulanabilir düzenlemelerde aranmalıdır.
Ortak akılla çözüm üretmek zorundayız.
EMEĞİN HAKKI GELECEĞİN GÜVENCESİDİR🇹🇷
#EmekOrtakDeğerimizdir
#Hobibahçemedokunma
#YapıKayıtMeclise
https://t.co/wg891DlXUM…
10 milyon insan yasal düzenleme bekliyor. Sorun büyüyor, mağduriyet artıyor.
Sesimizi duyurmak için Ankara'dayız!
https://t.co/DagNkgj7k8
@murat_kurum#7HazirandaYapıKayıtAnkarada HobiBahçemeDokunma
📢LİDER BÜRO-SEN ÜYELERİNE DUYURU
Değerli üyelerimiz,
Sendikamızın iş birliğiyle MOTEM Sürücü Kursu tarafından özel avantajlarla sunulan sürücü eğitimleri başlamıştır.
🚗 Yoğun Trafikte Özel Ders
📋 Ehliyet Sınavlarına Hazırlık
👨🏫 Deneyimli Eğitmen Kadrosu
🚘 Modern Eğitim Araçları
Siz değerli üyelerimizin güvenli sürüş becerilerini geliştirmesi ve ehliyet sürecini kolaylaştırması için özel programlar hazırlanmıştır.
Unutmayın: Güvenli sürüş, güvenli gelecek demektir!
Lider Büro-Sen Genel Merkezi
📢 LİDER BÜRO-SEN ÜYELERİNE ÖZEL DUYURU
Değerli üyelerimiz,
Sendikamızın Motem Sürücü Kursu ile gerçekleştirdiği güçlü iş birliği kapsamında sizlere ve birinci derece yakınlarınıza özel avantajlı ehliyet kampanyası başlamıştır.
🚗 Özel İndirimli Kayıt Fırsatı
💳 Esnek Ödeme Seçenekleri
👨🏫 Deneyimli Eğitmen Kadrosu
🚘 Modern Eğitim Araçları
⚡ Hızlı Kayıt ve Profesyonel Destek
A1, A2, B ve diğer ehliyet sınıflarında özel indirimlerle güvenli sürüşe adım atabilirsiniz.
Unutmayın: Lider Büro-Sen güvencesiyle, Motem kalitesiyle direksiyona geçmek şimdi daha kolay!
Lider Büro-Sen Genel Merkezi
📢 LİDER BÜRO-SEN ÜYELERİNE DUYURU
Değerli Üyelerimiz,
Sendikamız ile Lisan Fen Akademi arasında yapılan anlaşma kapsamında üyelerimize özel avantajlar sağlanmıştır.
✅ YKS, LGS, YDT hazırlık programları, ara sınıf destek eğitimleri ve dil kurslarında ilan edilen ücretler üzerinden %15 indirim uygulanacaktır.
📌 Bu fiyatlar ve indirim oranı 30 Temmuz tarihine kadar geçerlidir.
Bu tarihten sonra kurumun güncel fiyat tarifesi üzerinden işlem yapılacağından, kayıt yaptırmayı düşünen üyelerimizin süreyi dikkate almaları önemle duyurulur.
💳 Lider Büro-Sen üyelerine özel elden taksit imkânı sunulacaktır.
🎓 Ayrıca, anne ve babasını kaybetmiş veya maddi imkânları yetersiz olan öğrenciler için burs desteği sağlanacaktır.
Burs değerlendirmeleri kurum tarafından yapılacaktır.
📍 Eğitimler Ankara Kızılay’da bulunan Lisan Fen Akademi bünyesinde gerçekleştirilmektedir.
Detaylı bilgi ve başvuru için kurumla doğrudan iletişime geçebilir veya sendika temsilcilerimizden bilgi alabilirsiniz.
Lider Büro-Sen Genel Merkezi
Kurban Bayramı’nın; adaletin güçlendiği, emeğin ve alın terinin karşılığını bulduğu, toplumsal eşitlik duygusunun pekiştiği bir düzene katkı sunmasını diliyorum.
Bu ülkede üreten, çalışan ve yaşam mücadelesi veren milyonların ortak beklentisi daha adil bir hayatın kurulmasıdır.
Bayramın; sadece bir kutlama değil, aynı zamanda dayanışmanın, hakkaniyetin ve toplumsal sorumluluğun yeniden hatırlandığı bir zemin olması gerektiği açıktır.
Kurban Bayramı; adalet, eşitlik ve insanca yaşam talebinin daha güçlü şekilde dile getirildiği bir döneme vesile olsun.
Emek Ortak Değerimizdir🇹🇷
#KurbanBayramı
19 Mayıs 1919; milletimizin bağımsızlık iradesini ortaya koyduğu, umutsuzluğun yerine inancı, teslimiyetin yerine mücadeleyi koyduğu tarihi bir dönüm noktasıdır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’da yaktığı bağımsızlık meşalesi; bugün de adaletin, emeğin, üretimin ve aydınlık yarınların en güçlü simgesidir.
Atatürk’ün gençliğe emanet ettiği Cumhuriyet; yalnızca bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda fırsat eşitliğinin, sosyal adaletin, emeğe saygının ve halkın refahının güvencesidir.
Çünkü güçlü bir gelecek; ancak gençlerin umutla yaşayabildiği, emekçinin hakkının korunduğu, üreticinin desteklendiği ve vatandaşın kendini güvende hissettiği bir toplumla mümkündür.
Bugün bu ülkenin geleceğini omuzlayanlar; taşeron işçiler, belediye şirket işçileri, kamu işçileri, kamu emekçileri, alın teriyle yaşam mücadelesi veren milyonlarca çalışan, toprağında üretmeye çalışan küçük ölçekli üreticiler, hobi bahçelerinde üretim yaparak aile ekonomisine katkı sunan vatandaşlarımız ve yıllardır çözüm bekleyen yapı kayıt mağduru insanlarımızdır.
Bizler; emeğin değer gördüğü, üretimin desteklendiği, gençlerin geleceğe güvenle bakabildiği, vatandaşın barınma hakkına ve yaşam emeğine saygı duyulan bir Türkiye idealinin hepimizin ortak beklentisi olduğuna inanıyoruz.
Toplumsal huzurun ve güçlü bir Cumhuriyetin yolu; halkın sorunlarını gören, çözüm üreten ve adalet duygusunu güçlendiren bir anlayıştan geçmektedir.
Atatürk’ün “Bütün ümidim gençliktedir” sözü; yalnızca gençlere duyulan güveni değil, o gençleri yetiştiren emekçi ailelerin, üreticilerin ve fedakâr yurttaşların değerini de ifade etmektedir.
Bugün verilen hak, hukuk ve emek mücadelesi; gelecek nesillere daha güçlü, daha adil ve daha yaşanabilir bir Türkiye bırakma sorumluluğudur.
Bu duygu ve düşüncelerle; başta gençlerimiz olmak üzere tüm taşeron işçilerin, belediye şirket işçilerinin, kamu işçilerinin, kamu emekçilerinin, küçük üreticilerin, yapı kayıt mağduru vatandaşlarımızın ve aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; birlik, dayanışma ve toplumsal adalet içinde daha güzel yarınlara ulaşacağımıza olan inancımı tekrarlamak istiyorum.
#19Mayıs1919
19 Mayıs 1919, Türk milletinin bağımsızlık yolunda attığı en büyük ve en anlamlı adımdır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışı, ulusal iradenin örgütlenmesi ve özgürlük mücadelesinin başlangıcı olmuştur.
Bu tarih, yalnızca bir askeri hareket değil; halkın kendi kaderini tayin etme iradesinin ilanıdır.
Bugün, 19 Mayıs ruhu; gençliğin dinamizmini, halkın iradesini ve özgürlük tutkusunu geleceğe taşımaktadır.
19 Mayıs, yalnızca bir tarih değil; aynı zamanda bir çağrıdır.
Özgürlük, eşitlik ve bağımsızlık ideallerini yaşatmak, bu bayramın en büyük anlamıdır.
Gençliğin enerjisi ve halkın iradesi, yarınları daha güçlü kılacaktır.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı; bağımsızlık iradesinin, özgürlük tutkusunun ve ulusal birliğin en güçlü ifadesidir.
Bu büyük gün, geçmişten geleceğe uzanan bir yol haritası olarak bizlere rehberlik etmektedir.
Bağımsızlık yolunda atılan adımların ışığında, özgürlük ve eşitlik mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı Kutlu Olsun..
#19Mayıs