@songurulus Ben bir şeyi anlamadım. Daireler kiraya verilmeyecekse boş duran dairenin sahibine ne faydası var. Kira getirisi için alınmamış mıydı ki? O zaman sadece oturacağımız evimiz yeterli peki ya yaşlanınca nasıl geçineceğiz
@_yucelatac Ben Jüpiter 12. Evde mars ile kavuşumda ve oğlak burcunda. Bütün iş yerlerim ve okullarım hastaneye yakındı. Doğuştan bir hastalığın var. Daha ne olsun. Bolluk bereket hastanelerden yana
SİLİK YÜZLER, SİLİK VİCDANLAR
Bir ahlak körlüğü dayatılıyor bize. Modern uygarlığın anlattığı masallardan birisi de aklın duygulara karşı nihai bir zafer kazandığı ve aklın zaferine duyduğumuz inancın ahlakın daha ileri bir aşamasını temsil ettiği masalı.
Tarihi, insanın içindeki hayvanı ehlileştirmesi ve o hayvandan sıyrılarak, akılcı örgütlenme marifetiyle, yetersiz ve kaba bir hayatı yenişi olarak okuyan anlayış, modern toplumu ahlaklaştırıcı bir güç olarak görür. Bauman’ın ifadeleriyle, ‘onun kurumları artık uygarlaştırıcı güçler, onun baskıcı denetimi de kırılgan insanlığı hayvanca duyguların selinden koruyan bir barajdır’.
Bu masal artık çökmüştür. Bugün bize ahlâk dersi vermeye sıvanan modern kodamanlar son bir kaç on yıldır milyonlarca insanın varlığını yeryüzünden silmişlerdir. Onları görünmez, duyulmaz, ıstırabı değersiz insanlar kılarak yüzlerini silmişlerdir. Onların bu dünyada ahlaki bir özne olarak var olma haklarını gasp etmişler, yoksulları, göçmenleri, toprağı işgale uğrayanları ahlakın görme alanından çıkarmışlardır.
Göçmen teknelerinde çıktığı yolculukta kendisine bir ekmek kapısı ararken Akdeniz’de boğulan, evinde oyun oynarken fosfor bombasıyla can veren, bugün artık korkunç bir yalan olduğu ortaya çıksa da kimsenin hesabını vermeye yanaşmadığı o namevcut ‘kitle imha silahları’ yüzünden yerinden, yurdundan, ailesinden, canından edilen milyonlarca insanın yüzü silinmiştir. Yüz silinmesi şu demek: Bu insanlar ahlaki bir taleple Batının karşısına çıkamaz. Onlar artık ahlakın koruma alanında kabul edilmez, görülmez, fark edilmez bile. Akdeniz’de bir tekne daha battığında içimizin sızlaması gerekmez. Gazze’de yakılan çocuklar zaten sıradan bir durumdur. Bombalar masumları katlederken zaten böyle olacağı farz edilir.
Vicdanı silinmiş olanlar, öteki saydıklarının yüzünü siliyor. Vicdanı silinmiş olanlar bizi ‘katilin makul dayanakları’ olduğuna inandırarak maktulün yüzünü silikleştiriyor. Cinayet gündüz aydınlığında işleniyor ve kimse görmüyor. Maktul aynı zamanda olağan şüphelidir. O Batı şehirlerinin saflığını bozacak görünmez bir düşmandır. Onun ‘somut ve erişilebilir’ kılınmaması gerekir. Dikenli çitlerin, büyük duvarların ardına hapsedilerek görünmezleştirilir ama orada bir tehdit olarak elde tutulur. Masum olduğunu ispatlaması istenir ondan, sanık sandalyesine oturtulduğu için suçludur ve savcının onun suçunu kanıtlaması gerekmez, o ne yapıp etmeli ve masum olduğunu göstermelidir.
Karşımızda çürümüş bir vicdan ve müflis bir ahlak var. Barbarlar kapımızda ve onların kötülüklerine karşı müteyakkız olmamız gerekiyor.
@MertBasaran_inv Ha ha benim bir tanıdığımda “para bana akacak”, elindekini de sanki para akıyormuş gibi sükse peşinde koşarak harcıyordu ki en son yemek parası kalmadığın da gerçeği kabullenmekte direndi
@_yucelatac Mars aslanın 7. Evimden geçmeye başlar başlamaz getirdiği ilişki. Daha çok yeniyiz. Fakat uyumumuz harika. Sanırım retroda bazı sınavlar geçeceğiz, aramızdaki bağ güçleniyor.