Türkiye'de adalete güven şüphesi sadece iktidarın oyunlarıyla ilgili değil. Kadına yönelik şiddet, taciz ve tecavüz davalarında yıllardır görülen "yetersiz" cezalandırma halkı faillere karşı daha duyarlı hale getirdi.
Partnerini, eşini öldüresiye dövüp sokakta rahatça gezen, neşesinden hiçbir şey kaybetmeyen, sahnelerde hiçbir şey olmamış gibi boy gösteren faillere gösterilen tepkilerin asıl sebebi bu yetersiz cezalandırmadır.
İçi bomboş yargı kararlarını alıntılayıp "siz kimsiniz yargının vermediği cezayı veriyorsunuz" diyen erklerin anlamak istemediği de bu. Hayatının hiçbir anında mağdur olmadıkları için en ufak rahatsızlıkta kendilerini her daim destekleyen unsurlara sarılıyorlar. Kadınların kendi adaletlerinin peşinde koşmasını sonuna dek destekliyorum. Faili korumadan önce fail olmamayı öğreneceğiz.
Olayı "2 ay cezasını çekti yeter işte"ye indirgemenin, diğer potansiyel suçluları cesaretlendirebileceğini düşünmek çok basit bir akıl yürütme aslında.... Suçu işleyip cezasını çekiyor olmak değil suçu hiç işletmeyecek yaptırımlar gerekiyor o da bizde yok.
Ozan Güven olayı gerçekten ibretlik bir yere gidiyor. Bu adam yapılmaması gereken bir şey yapıp başka bir insana zarar verdi mi? Verdi. Yargılanıyor mu? Evet. Bundan sonra bu adamın oynadığı diziyi izleme, tiyatroya gitme, filme bilet alma. Bunlar gayet insani tepkiler. Buna varım. Dün akşamki olay? Bir insanın oturduğu bir mekanda masasına gidip defol buradan demek, bunu videoya çekmek, yayınlamak? Bu nedir yahu? Bu adam yaptığı hatanın bedelini ömür boyu bu şekilde mi ödeyecek? Mekan sahibinin o kadını oradan direkt olarak çıkarması lazımdı, olması gereken oydu. Herkes kendi adeletini sağlamaya çalışırsa sıkıntılı olur bu iş. Saçma olur.