DEMİRTAŞ’tan MANİFESTO Özeleştiri !
Devrimci gibi görünen lafta radikal, pratikte okey masasından kalkamayan düşkünler’e dikkat !
Devleti ele geçirmiş olan bir grup, devletin tüm olanaklarını sınırsız şekilde kullandı, hiçbir ahlaki değer gözetmeden büyük bir karalama kampanyası yürüttü, sandık oyunları yaptı.
Ne var ki partimizin milletvekili seçimlerinde yeterince başarılı olamamasını sadece bunlara bağlamak kolaycılık olur.
TBMM seçim sonuçlarını il il, seçim çevresi bazında inceledim. Partimizin oy oranları 87 seçim çevresinde de düşmüş durumda. Bu düşüşün nedenlerini bir yazıyla anlatmak mümkün değil
Seçim çalışmaları yarım yamalak ve dağınık oldu
Kürt siyasi hareketi için seçimler bir varlık ya da yokluk meselesi değildir elbette. Bununla birlikte, geride bıraktığımız seçimler her bakımdan çok önemli olmasına rağmen Kürt siyasi hareketi bunu çok geç fark etti veya çok geç bilince çıkardı. Bunu yaptığında da iş büyük oranda işten geçmişti.
Partimiz, oylama gününe bir ay kala seçim çalışmasına yüklendi, o da yarım yamalak ve dağınık bir çalışma şeklinde olabildi ancak.
AKP-MHP iktidarı beş yıldır seçim çalışması yapıyor
İktidar, ele geçirdiği devlet imkanlarını sonuna kadar kullanarak muhalefeti ezmeye, baskılamaya çalışırken yine aynı imkanları kullanarak kendi kitlesine yönelik kesintisiz ve kirli bir propaganda yaptı.
Yöre derneği seçim çalışmasıyla başarı kazanılamaz
Genel durum böyleyken eğer 63 milyon seçmenin olduğu bir ülkede “Milletvekilliği seçiminde yüzde 15’i aşacağız, Cumhurbaşkanlığı seçiminde de muhalefet adayının yüzde 50’yi geçmesini sağlayacağız” diyorsanız seçime bir ay kala başlattığınız ve profesyonellikten uzak, bir yöre derneğinin seçim çalışması gibi amatörce bir yaklaşımla başarılı olamazsınız.
Son 5 yıldır HDP Genel merkezine yazdığım mektuplarla, gönderdiğim mesajlarla ve makalelerimle bu gerçeği anlatmaya çalışıyorum fakat her seferinde, sesim yankılanıp bana geri dönüyor.
Yaşanan birçok şey var ve bunları halka yansıtmayı doğru bulmadığım için kurumları işletmeye gayret ediyorum. Ne yazık ki çoğu zaman da kurumlar işlemiyor.
Kimileri belki anlayamadı ama 1 Ocak 2023 tarihinde kısıtlı olanaklarımla seçim kampanyası başlatırken amacım, kitleleri de kurumları da alarm durumuna geçirmekti.
Öncesinde de bize önyargıyla bakan tüm toplumsal kesimlere ulaşabilmek için cezaevinden olağanüstü çaba sarf ettim. Çünkü çok büyük bir boşluk vardı ve kimse de bu boşluğu doldurmayı denemiyor ya da denese bile başaramıyordu. Ancak bizim mahalleden bazı arkadaşlar bu çabaları anlamaya çalışmak yerine “kendini öne çıkarıyor” düşüncesiyle linç etmekle uğraştılar. Oysa varsa eksiklikler, yetmezlikler ancak eleştiriyle, öneriyle giderilebilir, vefasızca saldırmakla değil.
Tüm arkadaşlarım AKP-MHP sistemini doğru çözümleyip zamanında doğru hamleler yapmadıkları ve benim üzerimden yapılan algı operasyonlarına karşı önlemler geliştirmedikleri için özeleştiri yapması gerekiyor.
Tablo iyi çözümlenemezse düşüş sürer
Demokratik Kürt siyasi hareketi, genel Türkiye toplumunda yaşanan sosyolojik kırılmaları iyi analiz edemediği gibi, Kürt halkındaki değişim ve kırılmaları da doğru okumaktan uzak bir pratik sergiliyor.
Kürt orta sınıfı da siyasal hedefsizlik, işinden aşından olma korkusu gibi nedenlerle hızla geri çekildi.
Bunun yerini de ne devrimci tarz doldurabildi ne de reformcu tarz. Bu boşluğu dolduranlar lafta radikal, pratikte okey masasından kalkamayan düşkünler oldular. Slogan dışında hiçbir numarası olmayan tipler, siyasal ve sosyal ortamı domine edip nitelik ve nicelik kaybına yol açtılar. Kraldan daha çok kralcı davranarak ortamların hakimi oluverdiler.
Slogancılıkla kimse daha fazla ilerleyemez
Slogancılıkla kimse daha fazla ilerleyemez. Kapitalist moderniteye bu kadar maruz kalmış bir halka demokratik moderniteyi anlatamaz ve kurumlarıyla birlikte alternatif, güzel, onurlu yaşamı sunamazsanız toplumsal çöküş kaçınılmaz olur.
Selahattin Demirtaş
Pazar günü eksiksiz sandığa gidelim ve oyumuzu kullanalım.
Sandıklar açıldığında da oy sayımını izleyelim, ıslak imzalı tutanağın fotoğrafını çekelim.
Hiçbir gerekçeniz yoksa bile hatırım için sandığa gidin lütfen.
Daha çok da ‘Türklerin’ demokrasi diye bir talebi yok!
Çünkü; Demokrat / Sol-Sosyalist partiler demokrasiyi temel bir “ihtiyaç”haline dönüştürememişlerdir.
Buna birde ucuz “egolar” eklenince tablo daha da vahim.
Kürtler daha ne yapsın kardeşim?
Almış her yerde baş tacı yapmış!
Rehin tutulan sevgili @hdpdemirtas Bursa mitingine mesaj gönderdi. Bu çağrı size, bize, değişim isteyen, baskıdan bunalan herkese. Özgürlük için bu çağrıya kulak verelim.
Herkes gönül gözüyle izlemeli, kalbiyle hissederek dinlemeli.
Bu topraklarda ayrımcılık olmadan, eşitçe, kardeşçe, huzur içinde yaşamak mümkün.
Sayın Kılıçdaroğlu'nu kutluyor, bu güzel mesajlarını canıgönülden destekliyorum.
Selahattin Demirtaş; 21 yıldır iktidarda olan Erdoğan'ın Türkiye'ye vaadi: "Selo'yu hapiste tutacağım."
Sen doları 5 TL, soğanı, ekmeği 1 TL, eti 50 TL, enflasyonu yüzde 2 yap;
sana söz, ben kendimi hapiste tutacağım.
HDP Yeşil Sol Parti olarak yoluna devam edecek.İsim çok daha kapsayıcı olmuş..Avrupa ve dünyada karşılığı var.. Meselenin sadece Kürtler meselesi olmadığını demokrasi , eşitlik,çevre,kadın hareketi, hayvan hakları, özgürlükler,hayat biçimini seçme hakkını da kapsadığını söylüyor
Bursa’da bir Kürt çocuğa yapılan zorbalık ve faşizm!
Sizin renginiz faşizm bizim rengimiz “Çocuklar ölmesin maça gelsin” diyen Amed Spor’dur.
Kürt sorunu yoktur diyenler alın size birkaç gündelik vandallık!
Gittiniz gördünüz mü sorusuna umursamaz ve alaycı bir sırıtma ile yanıt verme duyarsızlığı! Bu pervasızlığı nereden edindiği malum, günlerdir o insanların çaresizliği içimize işleyerek alandayız ve onlar acımıza merhem olmaya çalışanları gözaltına alıyor, üstüne sırıtıyor 😡
Meclis'te İmar Affı'na karşı çıkan HDP Milletvekili Garo Paylan'ın 2018 yılındaki konuşması sosyal medyada gündem oldu: "O binalar bir depremde yıkıldığında binlerce, on binlerce vatandaşımız hayatını kaybedecek. Vebal altındasınız!"