Azapkapı yıkılmasaydı Avrupa’nın en görkemli anıtsal şehir kapıları arasında gösterilen simge olurdu. Brandenburg, Arc de Triomphe gibi. Mimar Sinan’ın yaptığı 600 yıllık eseri yıktırmış tam bir tarih katliamı, inanılmaz bir aymazlık.
Basit yazayım belki anlarsınız.
Saddam da katilin tekiydi. Onlarca insanın kanı elinde.Amerika oraya "demokrasi" getirdi, sokaklarda beyinsiz Iraklılar göbek atıyordu. Durumları ortada. Saddam'ın on katı kadar Iraklı öldü. Bugün aynısı İran'da yaşanıyor.
İran rejimi babamızın oğlu değil, berbat bir rejim. Keşke halkın kendisi yıkabilse. Aksini iddia etmiyoruz. Ama alternatifi olan Pehleviler daha özgür, daha müreffeh bir ülke mirası bırakmadılar. Bugün onlardan medet umuluyor.
Azıcık politika takip edenler "kadınlar zorla başörtü giyiyor", "barlar yasaklanmış" tadındaki paketlerle Avrupalılara ve sizin gibi liberal demokrasiye gönül vermiş insanlara satılan müdahalelerin petrol ve silah ticaretiyle ilgili olduğunu anlıyor. İran iki hafta önce petrolü Trump'ın eline bıraksa, kendine sunulan teklifi kabul etse kadınlar kazığa mı oturtuluyor, barlarda siyanür mü satılıyor kimsenin umrunda olmazdı. Bu beyinsiz argümanlara inananlara elimde satılık köprü var.
32.000 muhalif öldürdü diye haber geçiyor BBC. Gazze iki sene bombalandı 100.000 kişi öldü, sizce sokak protestolarında 30.000 insan öldürülebilir mi iki haftada? Bu kadar saf olmayın. Saddam'ın da kimyasal silahları bilmemneleri vardı hatırlarsanız. Sonra "ya biz onu uydurduk savaşa ikna etmek için" diye pişkin pişkin ilan ettiler.
Bir şey satın almadan önce
“bunun için kaç saat çalışmam gerek, değer mi?” diye düşündünüz mü?
Mesleğimden dolayı benim düşündüğüm çok oluyor. Harcadığım paradan ziyade, o şeyi almak için ne kadar çalışmam gerektiğini düşününce
tüketim alışkanlığım ciddi şekilde değişti.
Bu yüzden kendi zamanımda
Değer Mi? – Emek Hesabı diye bir uygulama geliştirdim.
Mantığı çok basit ve hiçbir şekilde data toplamıyor:
• Asgari maaşı baz alıyor
• Kendi kazancını giriyorsun
• Almak istediğin ürün için gereken çalışma süresini hesaplıyor
Okan Buruk: "Hem bireysel üretemedik, hem duran topla çözebilirdik, hem uzaktan şutla çözebilirdik ama hiçbiriyle üçüncü golü bulamadık. Rakibimizin oyunu yavaşlatmasına hakem de müsaade etti. Devamında da istediğimiz sonucu alamadık. Tabii ki üzgünüm, bizden beklenti çok yüksek. Kendi oyunumuzun birçok yerinde altında kaldık. Taraftarımızdan ve ülkemizden özür diliyoruz bize yakışmayan bir sonuç."