Hesabımız çok yoğun bir saldırı altındadır, korkunç bir durumla karşı karşıyayız, kızımızın bulunması neden sizi böyle korkutuyor? Bu tecavüzcüye çok meraklıysanız dışarı çıkması için ailenizi koğuşuna götürebilirsiniz, yanınızda sizi öldürmesi için bir silah da alabilirsiniz
Fransız radyolog Pascal Trotta, kanser tedavisi konusunda bomba gibi bir açıklama yaptı:
“Kişisel olarak ben bir radyoloji uzmanıyım. Eğer kansere yakalanırsam hastanenin kapısından bile girmem. Kemoterapinin yan etkilerinden dolayı ölen çok fazla hasta gördüm.
Bunu siz de biliyorsunuz ama halk bilmiyor: Kanser hastalarının %50’si agresif tedavinin (kemoterapi) yan etkilerinden dolayı ölüyor.
Bu yüzden eğer kansere yakalanırsam, ilk yapacağım şey her şeyi bırakmak olacak: İşimi… ve oruç tutacağım.
Çünkü çalışırken oruç tutmak çok zordur, özellikle de duygusal yükü yüksek olan tıbbi mesleklerde. Bu yüzden 30 gün boyunca sorunsuz oruç tutacağım ve kanserin ‘fişini çekeceğim’.
Eğer olağanüstü bir hastanız varsa, bunu önerebilirsiniz. Fransa ve İsviçre’de oruç merkezleri her yerde çoğalıyor. Bence biz doktorlar olarak birlikte çalışıp özel oruç merkezleri kurmalıyız.”
Gülistan'ı ararlarken barajı boşaltıyorlar ve bir kadın cesedi bulunuyor, bir dereyi arıyorlar başka bir kadın cesedi bulunuyor. Haber kanalları da bunu "Ama Gülistan değilmiş" diyip geçiyor. Dalga mı geçiyorsunuz lan? Bu normal mi? Kim bu kadınlar? Hangi aileler ağlıyor şu an?
“Kimsenin bilmediği ‘BAE’nin sırrı"
(Gazeteci Cemal Reyyan)
Yüzölçümü 75 bin km²’yi geçmeyen, yerli nüfusu 800 bini bile bulmayan küçük bir ülke olan Birleşik Arap Emirlikleri’nin nasıl bu kadar hızlı bir kalkınma yaşadığı kimse tarafından bilinmiyor.
BAE’nin siyasi bir geçmişi, kurtuluş hareketleri, kültürel ya da düşünsel kurumları yoktur.
Acaba Şeyh Zayed ona “Yasin Suresi” mi üfledi de bir gecede imar ve kalkınma ile gelişmiş, Batı Asya’nın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri mi oldu?
Gerçek şu ki: “BAE projesinin” arkasında Yahudiler vardır.
Batı’daki zengin Yahudiler, Orta Doğu’da ticaret ve finansı yönetecek, “ana devletle” doğrudan ilişki kurmadan çıkarlarını koruyacak bir yerleşim kurmayı düşündüler.
1971’de, yani kuruluş yılında, Batı Emirlikleri önce altıya sonra yedi emirliğe böldü. Her birinin emiri, ordusu, polisi ve güvenlik yapısı vardır.
Abu Dabi ise toplam alanın dörtte üçünden fazlasını kapsar. Böylece güçlü bir devlet çekirdeği oluşmasının önüne geçildi.
Resmî rakamlara göre yerli nüfus 750 bin olsa bile, 200 farklı milletten yaklaşık 9 milyon yabancıyla kıyaslandığında bu ne ifade eder?
Tüm yerli halk istihbarat ve ordu olsa bile ülkelerini koruyamazlar.
BAE’ye girdiğinizde kendinizi Avrupa ya da gelişmiş Asya ülkelerinden birinde gibi hissedersiniz: düzen, profesyonellik, temizlik ve disiplin vardır.
Ancak “yerli vatandaş” bulmak zordur; havaalanından konuta kadar her şey yabancıların elindedir.
Havalimanları ve limanlardaki yoğunluk insanı hayrete düşürür.
Bu kadar karmaşık bir sistemi, düşünce ve vizyon olarak basit bir “Emirati”nin yönetmesi mümkün müdür?
BAE, özellikle Abu Dabi, dünyadaki en yüksek milyoner oranlarından birine sahiptir; yaklaşık 75 bin milyoner vardır ve bunların büyük kısmı Yahudi zenginlerdir.
Bu da büyük bir finansal birikim için güvenli bir ortam oluşturur.
Bu nedenle Muhammed bin Zayed’i İsrail’e yönlendiren kişinin Yahudi milyarder Haim Saban olması şaşırtıcı değildir.
BAE sadece gökdelenler ve ticaret değildir;
“ümmete karşı bir komplo yerleşimidir.”
Soru:
BAE neden dünyada en çok silah harcayan ülkelerden biridir?
Ordusu nerede? Hangi sınırları savunuyor?
Cevap:
Bu silahlar bölge ülkelerine karşı kullanılıyor; BAE’nin ekonomik, siyasi veya güvenlik olarak müdahil olmadığı neredeyse hiçbir ülke yoktur.
Bir diğer soru:
Al Zayed ailesi tüm bu karmaşık işleri yönetecek kapasiteye sahip mi?
Neden büyük sermaye sahipleri BAE’yi doğrudan yönetmiyor?
Bu sorunun cevabını Henry Ford’un 1921 tarihli “Uluslararası Yahudi” kitabı verir:
“Yahudiler dünyayı arkadan yönetmeyi tercih eder.”
Başka bir soru:
Neden yatırım için İsrail değil de BAE seçildi?
Cevap:
İsrail askeri bir cephedir, sürekli tehdit altındadır, ticari olarak bölgede kabul görmez ve istikrarsızdır.
Sonuç:
“BAE, 1971’den beri bir İsrail yerleşimidir.”
@SulaimanALFAHD1
Sen heryerden dönülür sanıyordun, çünkü benden emindin; ben senden hiçbir zaman emin olamayacağımı anladığım o akşam dönebileceğin bütün yolları yaktım.
3/6/9 tekniği nedir?
3 6 9 metodu (tezahür yöntemi), Nikola Tesla'nın evrenin sırrı olduğuna inandığı bu sayıları kullanarak niyetleri hayata geçirme tekniğidir.
Sabah 3, öğle 6 ve akşam 9 kez olmak üzere, hedeflenen isteği şimdiki zaman kipiyle yazarak/söyleyerek 21-33 gün boyunca odaklanma /enerjiyi yükseltme ve isteğine kolayca kavuşma tekniği.
Adım Adım 3 /6 /9 Metodu Uygulaması:
Niyet Belirleme: Gerçekleşmesini istediğiniz tek bir şeyi net ve olumlu bir cümle ile ifade edin (Örn: "Şu an hayalimdeki işe sahip olduğum için çok mutluyum").
Sabah (3 Kez): Uyanır uyanmaz, niyetinizi sabah defterinize 3 kez yazın veya içinizden tekrar edin.
Öğleden Sonra (6 Kez): Gün içinde (öğle saatlerinde), aynı niyet cümlesini 6 kez yazın veya söyleyin.
Akşam (9 Kez): Yatmadan önce, aynı niyet cümlesini 9 kez yazın veya söyleyin.
Hissetme ve Süreklilik: Yazarken o duruma sahip olduğunuz hissini yoğun bir şekilde yaşayın. Bu süreci 21 gün veya daha uzun süre tutarlı bir şekilde devam ettirin. 
Başarı İçin İpuçları:
Olumlamalarınızı her zaman şimdiki zamanda ("istiyorum" yerine "sahibim") kurun.
Sadece yazmak değil, o şeye sahip olma duygusunu hissetmek önemlidir.
Şüphe duyduğunuzda, bu şüphelerin nedenini sorgulayın ve olumlu düşünceye odaklanın
14 asır önce söylenmiş en güçlü psikanalitik manifesto :
İnsanlara, açığa vurdukları hâlleriyle muamele edin. Kalplerinde kalanların muhatabı Allah'tır.
Hz. Ömer (ra)
I thought I understood Epstein, Israel, and the war in Iran… until this conversation.
In this sit down, CIA whistleblower John Kiriakou walks me through why he believes Epstein was working as an access agent, how Israel and Mossad might sit at the center of more than we think, why the Kennedy files still aren’t fully released 60 years later, and what’s really behind the Iran war and Trump’s decisions. I don’t say this lightly: this one actually made me rethink some things.
Adana’da bir müşterim vefat etmişti. Seveni çoktu, mezarlık dolup taştı. Cenazeye küs olduğu ve uzun yıllardır görüşmediği oğlu da geldi. Ağıt kıyamet haldeydi. Babasını mezara tek başına koymak istedi. İtirazlara rağmen agresif davranarak kitleyi ikna etti…