@BodrumBel Kıyıya 50 metreye kadarki alanlarda kurulmuş her türlü yapıyı yasalara göre yıkmak zorundasınız.
Eğer siz yıkmayıp kanuna aykırı davranıyorsanız, o zaman halkın kendi hakkını söke söke alma hakkı doğar. O zaman da o yapıları bir gecede yakarak yasalarla alamadıklarını alırlar.
KAMUOYUNA BİLGİLENDİRME
Bugün sosyal medyada Türkbükü Mahallesi'nde bulunan halk plajlarımızdan biriyle ilgili yapılan bir paylaşım üzerine kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür.
Paylaşımda yer alan plaj, Türkbükü'nde bulunan 5 halk plajımızdan yalnızca en küçük olanıdır. Geçtiğimiz yıla kadar bu noktada kaçak bir iskele bulunmaktaydı.
Bodrum Kaymakamlığımız, Milli Emlak Müdürlüğümüz ve Belediyemiz tarafından yürütülen çalışmalarla kaçak iskele kaldırılarak paylaşımda yer alan en küçük halk plajı da dahil olmak üzere 3 yeni halk plajı halkımızın kullanımına açılmış ve Türkbükü'ndeki halk plajı sayısı 5'e ulaşmıştır.
Söz konusu alan, kaldırılan iskelenin ardından yeniden farklı kullanımlara konu olmaması ve halkın ortak kullanımına açık kalmasının sağlanması amacıyla halk plajına dönüştürülmüş; alana halk plajı tabelası ile şemsiyeler yerleştirilmiştir.
Ayrıca Türkbükü Belediye Kafe ile Türkbükü Limanı arasında bulunan yaklaşık 500 metrelik sahil şeridinin 180 metrelik bölümü halk plajı olarak düzenlenmiştir.
Toplam yaklaşık 2 bin 350 metrekare kullanım alanına sahip 5 halk plajında 150 şemsiye yer almakta, Belediye Kafemizin önündeki halk plajında ise vatandaşlarımızın kullanımına sunulan şezlonglar bulunmaktadır.
Paylaşımda yer alan plaj, Türkbükü'ndeki 5 halk plajından yalnızca biri olup bölgedeki halk plajlarının tamamını yansıtmamaktadır.
Bodrum Belediyesi olarak kıyılarımızı halkın ortak kullanımına kazandırmaya ve vatandaşlarımızın denize eşit, özgür ve güvenli erişimini sağlamaya yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Kamuoyu bilgilendirmesine bak 😂🤦♂️
"Halk plajı" kavramını, plajda halka ayrılan bölüm sanıyor embesiller.
Bütün plajlar halkındır.
Düşman askeri misin sen de Türkiye'nin denizlerine sınır çiziyorsun?
Hırvat - Bosna sınırı gibi işletiyorlar plajları, ardından Kamuoyu bilgilendirmesi geçiyorlar dalga geçer gibi.
Verdik ama sor nasıl verdik, şimdi bir kısmı şöyle böyle falan 😂
Tam bir ayak takımı, ...
Tam bir ayak takımı...!
In 1900, the White population in the U.S. was 87.9% of the total population. By 1950, this figure had risen to 89.5%. However, since then, the percentage of the population identifying as White has steadily declined. In 2020, it was 57.3%.
Globally, the proportion of the population identifying as White has been decreasing since 1900. In 1900, Europe held a quarter of the world's population. This share is predicted to shrink to 7% by 2050. Simultaneously, the population of non-Hispanic whites has decreased by 3%. Globally, the percentage of people identifying as white is estimated to be around 16%, with some estimates as low as 7%.
"Ulan Madem TÜRK değilsiniz
Ne işiniz var Milletin Meclisi'nde!
Kimin adına Anayasa yapıyor, Kimin adına Çözüm arıyorsunuz?! "
KAMER GENÇ
Ruhu Şad Olsun 🇹🇷
https://t.co/7O9H2wKd4B
Murat Bardakçı, Enver Paşa'nın hatıratında geçen üzücü olayı anlatıyor:
🔻Paşa'nın yazdığı çok enteresan bir şey var.
🔻Makedonya tarafında bir yerde, bir Rus konsolos, geçtiği yerlerde Osmanlı askerlerinin kendisine selam vermesini istiyor.
🔻Bir asker "Moskofa selam vermem" diyor.
🔻Herif kırbacıyla çocuğun suratına vuruyor, suratı parçalanıyor.
🔻Çocuk da çekiyor silahı, konsolosu vuruyor.
🔻Adam ölüyor orada. Kıyamet kopuyor, Divan-ı Harp toplanıyor.
🔻Hem o nöbetçi askeri hem de bir arkadaşını idama mahkum ediyorlar.
🔻Arkadaşının idama mahkum olmasının sebebi de mani olmaması.
🔻Enver Paşa'ya, idam mangasını kumanda görevi verilir.
🔻Bir yolunu bulur görevi almaz.
🔻Fakat seyretmeye gider.
🔻Enver Paşa'nın dediği şudur aynen: "Ağlayarak seyrettim, kahroldum ve bunun tek bir müsebbibi vardır o da Abdülhamid'dir."
Tarihçi Aydın Ayhan, Yunan işgali sırasında Yunanistan adına gizli tanıklık yaparak 132 Kuvâ-yi Milliyeciyi yargılayan Yunan askeri mahkemesine ait belgelere ulaştı.
Tarihçi Ayhan çarpıcı bir detay da verdi:
Yunan askeri mahkemesi, Bandırma’da 132 Kuvâ-yi Milliyeciyi yargılıyor; yani işgal yıllarında.
Bunlar yargılama tutanakları. Önü arkalı, hepsi Yunanca. Çok ilginç. Bu da savcının kararı. Tabii bunlar orijinal belgeler; ben bunları satın aldım.
Burada Yunanlılar gizli tanık kullanmış. Öyle ki mesela Ahmet oğlu Mehmet hakkında, “23 numaralı ve 45 numaralı tanıklar bunları söyledi.” deniliyor.
70 tane gizli tanık var. Bunların beşi gayrimüslim, 65’i Müslüman. Hainler. Bunların listesini eksiksiz şekilde aldım. Kaçarken bunu unutmuşlar, kimse de bulamamış.
Atina Ziraat Mektebinden mezun bir ziraat mühendisi bulduk, para verip bunları çevirttirdik. Ben de bunlarla ilgili bir kitap yazdım.
Sonra bir çocuk geldi, baktı ve, “Ben bu köydenim. Bunların çocuklarını, bu aileleri tanıyorum. Bu ailelerin çocukları hâlâ haindir hocam.” dedi.
Görüntü kaynağı: Rueya Mostafavi
O hainlerin torunları şuan aramızda…
EBEDİ BAŞKOMUTAN
Mustafa Kemal Paşa, 5 Ağustos 1921'de, TBMM tarafından olağanüstü yetkilerle Başkomutanlığa getirildi. Ancak bu yetkiler üç aylık sürelerle meclis denetimine sunulacak meclis istediğinde bu yetkilere son verebilecekti. (Madde:3)
Mustafa Kemal Paşa, Başkomutan olur olmaz şu açıklamayı yaptı:
“Milletimizi esir etmek isteyen düşmanları mutlaka yeneceğimize güven ve inancım bir an olsun. sarsılmamıştır. Şu dakikada bu kesin inancımı yüksek topluluğunuza karşı, bütün millete karşı, bütün dünyaya karşı ilan ederim.”
Düşmanın Ankara yakınlarına dayandığı çok kritik bir zamanda Başkomutanlığı kabul eden Mustafa Kemal Paşa, büyük bir cesaret, inanç ve özgüvenle vatanın ve milletin tüm sorumluluğunu üzerine alıyor ve düşmanı yeneceklerini tüm dünyaya ilan ediyordu.
İngilizler, Millî Mücadele boyunca sadece Anzavur’u değil, her türlü anti-Kemalist terör yapılanmasını para ve silah yardımıyla destekledi.
Fakat Müslüman Türk milleti ve onun bağrından çıkan Türk ordusu, bu terör hareketlerinin tamamını püskürttü, hainleri de ağır biçimde cezalandırdı.
Ankara kuvvetleri anti-Kemalist teröristlerin başını ezince İngilizler, raporlarına ağlayarak şu satırları yazdı:
"Ankara Hükûmeti, anti-Kemalist Türklerin yerel ayaklanma girişimlerini hızla ve bütünüyle bastıracak kadar güçlüdür."
Geçen bir ayrıntı dikkatimi çekti. Miillî Mücadele döneminde anti-Kemalist terör yapılanmalarından biri olan Kuvayi İnzibatiye'nin içinde 31 Mart Vakasına katılmış isyancı gafiller de varmış. 1909'da anayasal düzene isyan eden darbeci teröristleri, Rumeli'den gelen Hareket Ordusu paketlemişti. Onların kalıntıları 1920'de yine Türk ordusuna saldırmışlar. Bu sefer de Kemalist kuvvetler onları paketlemiş.
Bu kahpe zihniyet sürekli şekil ve isim değiştiriyor. Günümüzde de PKK, FETÖ ve diğer isimlerle karşımızdalar.
Delirmeden önce Rıza Nur:
“Bu zafer üzerine İngilizler üzülüp, bütün planlarının boşa gittiğini ve barıştan başka çare olmadığını gördüler. Biz gerçi Yunanlarla savaşıyorduk ama, Yunan Ordusu İngilizler hesabına çarpışıyordu. Yunan Ordusu, İngilizler’in kullandığı bir kılıçtı. Biz onun kılıcını kırmış, kendisini âciz ve hatta mağlup bir hâle koymuştuk.”
Kaynak: Rıza Nur, Türk Tarihi, C. I, Toker Yayınları, İstanbul, 1978, s. 214
Anti-Kemalizmin ne denli aşağılık bir terör yapılanması olduğunu göstermek için Kazım Paşa'nın bir raporunu örnek vermek istiyorum:
Kazım Paşa, gönderdiği telgrafta Ermeni çetelerinin Türk köylerini bastığını, kadınları ve çocukları süngü ve baltalarla parçaladığını bildiriyordu.
Türk ordusu, Müslüman Türk milletinin toprağını, canını ve namusunu korumak için mukavemete geçtiğinde ise anti-Kemalist teröristler, İstanbul’dan aldıkları fetvalar ve İngilizlerden temin ettikleri silahlarla işgalcilere değil, kendi milletinin ordusuna saldırdılar.
Ankara hareketinin bu terör yapılanmalarına acımamasının sebebi buydu.
"Vatanın esenliğine karşı çalışan hainler üzerine Tanrı'nın kahrı ve laneti yağsın"
Kazım Karebekir
Kazım Paşa'nın bahsettiği hainler, İstanbul'dan aldıkları fetva ve İngilizlerden aldıkları silahlarla Türk ordusuna saldıranlar.