@AnthropicAI@claudeai I asked multiple times for my case to be escalated to a human support representative. That request was ignored. If you're paying for a subscription, you should be able to reach someone who can actually investigate account-specific issues.
@AnthropicAI@ClaudeDevs
@AnthropicAI I stopped using Claude Code at 6:00 PM yesterday and didn't open it again until 9:30 AM today. My entire 5-hour limit was already exhausted before I sent a single prompt. Support only sent copy-paste replies and refused human support.
@AnthropicAI I understand how a rolling 5-hour window works. That's not the issue. More than 15 hours had passed since my last session, so there should have been no remaining usage. Instead of checking my account logs, support kept sending the same generic explanation. @claudeai
Jahrein, CHP'nin oyun platformlarıyla ilgili, 16 yaş ve küçük çocukların günde 55 dakika oyun oynamasına izin verileceğine dair sunduğu yasa tasarısı hakkında konuştu.
“Yasa tasarısı AKP'ninkinden hallice. Aileler değil, devlet veriyor ne kadar oyun oynayacağınıza. Böyle sapık sapık şeyler yazmışlar. CHP, bu konulardaki karar merciini Cumhurbaşkanlığı'na bağlı bir komisyonun vermesine tasarı önerisinde bulunmuş. CHP'nin TBMM'ye sunduğu resmî tasarıyı ortaya çıkardık diye yine biz "kanzi" olacağız ama inanmayanlar kendileri okuyabilir. İğrenç bir yasa tasarısı sunmuş CHP.
Siz "#OYUNUMADOKUNMA" diye, "Acaba muhalefet partisi bu konuyla ilgili nasıl bir muhalif görüş sunacak?" diye beklerken, onların sunduğu yasa tasarısı bu şekilde. Yalnızız.'”
Değerli dostlar; yaklaşık bir yıl önce açıktan ilan edilen 'Yeni Devlet kurma projesi' ve buna bağlı yürütülen İhanet Süreci bugün çok tarihi bir şerefsizliğe imza atmış bulunuyor.
Bunca zamandır 80 milyonun dizi izler gibi hayretle takip ettiği sürecin aslında ne olduğunu hâlâ bilmiyoruz; bu yönüyle çok başarılı yazılmış bir senaryosu var. Hani sanat eserleri yorumlanırken, eseri yorumlayan kişi kendisinden bir şeyleri yansıtır ya? Eserin anlamının ne olduğunun önemi olmaksızın. Hatta anlamı da olmayabilir. Bu süreç tam olarak böyle bir eserdir. Ortada kimsenin tanımlamadığı bir süreç var ve Türk müesses nizamı el ele olmasını umduğu şeyi yansıtıyor, okuyor. Bunun için gazetecisi kendi kendine spin doctorluğa soyunuyor, sanatçısı kanaat önderliğine atlıyor. Duvara yapıştırılan bir muzda hayatın anlamını arayan duayen sanat eleştirmenleri gibi „Kardeşlik“, „Barış“, „Bir asırlık sorun“, „Devlet Projesi“, „Demokrasi“ gibi yarak kürek laf salatası içinde kendi ideallerini görüyorlar. Veyahut psikolojideki meşhur Rorschach testinde olduğu gibi, süreçte türlü acayiplikler okuyan şizofrenleri dinliyoruz.
Bu sizleri şaşırtmasın; zira burada beylik beylik konuşan AKP’liler, MHP’liler veya DEM’liler de ne olduğunu bilmiyor. Çünkü adam yerine konmuyorlar. Oysa ne beylik konuşuluyordu, değil mi? Güya pazarlık yoktu, PKK kendi kendine silah bırakacaktı. İsrail kapımızdaydı. Halbuki şizofreni daha sürecin başındaydı. Cumhur “Terörsüz Türkiye” derken, Terör Örgütü “Demokratik Cumhuriyet süreci” diyordu. Kimse de “Madem sorun Kürt sorunu, tanımlaması ne, çözümü ne?” demiyordu. “Madem sorun PKK ve terör; o zaman Meclis ne alaka?” demiyordu. Sadece “Bize güveniiiin!” diye bağıran bir Cumhurbaşkanı; öcalan’a methiyeler dizip Türk milletine söven bir MHP Genel Başkanı.
Oysa terör örgütü bize gün gün anlatıyordu: meşru muhatap kabul edildiklerini, pazarlık yürüttüklerini, af yasası çıkacağını, dağdaki teröristin siyaset yapacağını ve yeni anayasa hazırlayacaklarını - tek tek söylüyordu. Duayen aydınlarımız ise panik olmuştu. İyi hoş ama Demirtaş ne olacaktı? Peki, madem hepimiz birbirimize tren yapacağız; CHP başkanları niye hapisteydi? Yoksa Öcalan–Bahçeli–Erdoğan üçgeni demokrasi için savaşmıyor muydu? Tabii tüm bunlar eski röportajlar, tutanaklar veya kulis bilgilerini “sızdırarak” kamuoyunu manipüle etmelerine engel olmadı.
Ve gözleri yönelmişti Edirne’deki peygamberlerine. Palulu Obama da durur mu? Yıllardır olduğu gibi minik bir göz kırpma, minik bir kuyruk sallamayla müritlerine yeni umut üfledi ve bir altı ay daha “Öcalan’a karşı çıkacak” ümitlerini harladı. İş bitene kadar bu salakları da idare etmek gerekiyordu; ne yaparsın?
Esasen şu an gerçekleşen, bir gerçekliğin Anayasa’ya geçirilme projesidir. Maksat, Türkiye Cumhuriyeti’ni tarihe gömmek ve Kürtçü-İslamcı ittifakı temelinde yeni bir devlet kurmaktır. Sizin bu aşamada konuşmak veya fikir beyan etmek gibi bir lüksünüz yoktur. Çünkü eliniz silah tutmuyor. Çalmıyorsunuz. Öldürmüyorsunuz. İnsan gibi yaşamaya çalışıyorsunuz. Siz bu işin finansman kısmında varsınız. İmralı’da haftalardır süren inşaattan tutun da Meclis’teki kebaplara kadar veya bu kaymak tabakayı beslemek için verilen ihalelere kadar işi finanse etmek için debelenen kölelersiniz.
Bakın ne konuşulduğunu, neden konuşulduğunu, ne için konuşulduğunu - hiçbirini bilmiyorsunuz. Sadece "Siz Kürtlerle savaşıyordunuz, Bahçeli ve öcalan sizi barıştırdı. Hadi Özgür bu nikahı onayla da şu süreç suç olmaktan çıksın, hepimiz bulaşalım boka!" diyorlar. "Olmaz" derseniz de sövüyorlar. Buna da demokrasi şöleni diyorlar. Oy verdikleriniz sizi adam yerine koymuyor, 40 bin kişinin katiline gitmek için birbiriyle yarışıyorlar - bunu da aramızda çözdük diye komisyona bağlıyorlar. Yalan yok, bizim siyasiler komisyon işlerinden iyi anlıyorlar.
Meğer yıllar önce Bahçeli ipi değil, ipini atmış - biz anlamadık. Tutan biri çıktı elbette. Imralı'ya mı gitmek istiyor? Gitmeli, ama kelepçeli. Ipini de birlikte yanına vermeli.
Eleştirdiği ve nefret ettiği hükümet de aynı iddialarla bir kick yayıncısını içeri attırmıştı, sonrasında suçsuz olduğu kanıtlandı... Sanırm bizim gözden kaçırdığınız başka bir yayıncıdan bahsediyor kendisi 🥸
Son 2 Haftada haklarında işlem başlatılan isimler:
• Ekrem İmamoğlu x 2 (İBB Başkanı)
• Ümit Özdağ (Parti Lideri - Tutuklandı)
• Ayşe Barım (Oyuncu Menajeri - Tutuklandı)
• Halit Ergenç (Oyuncu)
• Rıza Kocaoğlu (Oyuncu)
• Cem Aydın (CHP Gençlik Kolları Başkanı)
• Şirin Payzın (Sunucu)
• Barış Pehlivan (Gazeteci)
• Serhan Asker (Haber Müdürü)
• Seda Selek (Sunucu)
Silivri Cezaevinde Abdullah Öcalan için rehin tutuluşumun 3. günü.
Beni Öcalan için rehin aldıran kişi ile Öcalan'ı İmralı'dan çıkartmak için çalışan aynı kişi.
Silivri'de şehitlerimizin aziz anısına, gazilerimizin onurlu varlığına saygı duruşuma devam ediyorum.
🔴(HASSAS)🔞
Bağcılarda maskeli üç saldırgan, husumetli oldukları şahıs yerine yanlışlıkla yoldan geçen bir kişiyi bıçakla öldürdüler.
https://t.co/sIWCd4ADAE
Bolu belediyesinin minicik bir suçu olsa Fulya Öztürk helikopterle çatıdan otele inmiş yangının çıktığı yeri gösterirken zehirlenmişti ve şu an yoğurt yiyordu
Avukat Burhanettin Mumcuoğlu (Burhi), Ümit Özdağ'ın tutuklanması hakkında konuştu.
🗣️ Burhi: "Hazır biz gözaltına almışken ne yapalım edelim bir şekilde tutuklayalım denilerek geçmiş tweetlerine bakılıyor.
Ülkenin bir siyasi partisinin genel başkanı 3-4 yıl evvel atmış olduğu tweetlerden dolayı tutuklanmaz. Herhangi bir vatandaş da tutuklanmaz.
Bu olayı bu boyuta taşıdılar. Bireysel vatandaşlardan başladılar, bir siyasi parti genel başkanına kadar bu meseleyi getirdiler.
Hukuk oyuncak gibi kullanılıyor bunların elinde."
Çok başarılı bir iletişim. Yayın yasağı geldi deyip geçmek yerine bu yasağın tam olarak neleri öğrenmemizi engellediğini halkın zihninde somutlaştırıyor.
Ümit Özdağ: “Atatürk'ün askeriyim ve kurduğu Cumhuriyeti bütün gücümle savunacağım.
Mücadeleye hapishanede de devam edeceğim. Tek endişem, suikasta uğramaktır.” https://t.co/UArp94uum8