2015 yılında kaçırılarak 6 ay boyunca PKK tarafından rehin tutulan ve fidye karşılığında serbest bırakılan iş insanı Cevat Dicle’nin (
@diclecevat
) müşteki olduğu dosyada; sahte belgelerden o zamanın derin istihbarat ve kontra PKK bağlantılarına uzanan dikkat çekici
Haseki'de yaşanan Kürt düşmanlığı sonrası PYD Eş Başkanı Xarib Hiso'nun yaptığı konuşma🔴 "Biz yanlış yaptık demiyoruz, bu ilkedir, bu 'halkların kardeşliği ilkesidir. Bizim projemiz Demoktarik Ulus projesidir, bu halkların projesidir' demişti...
Apo'nun Suriye'den cikmasi icin gorusmeye giden eski Suriye Cumhurbaskani Yardimcisi Haddam : Ocalan elimi opmek istedi ,gozlerinde yaslar akti..
https://t.co/sQ9GYlkcIz
DEM belediyelerinin halk toplantısında adam ayağa kalkıp “erkeksiz kadın köyü kursun” diyor. Bu erkeğin anasını, bacısını tüm ailesini bu köye getirsin
BİRİNCİ ELDEN KURULUŞ HİKAYESİ
Yıl 1996. Yer Şam. Kurtuluş Hareketi'nin ve THKPC'nin şeflerinden Mahir Sayın (M.S.) soruyor, Abdullah Öcalan (A.Ö) anlatıyor:
Abdurrahman Polat diye birisi vardı. Ağrılıydı, "böyle birisi var" dedi, [Necati Kaya] geldi bizimle tanıştı. İyi dedik. Bir gün sanırım şöyle belgeler de getirdi "beni atmışlar Pilotluktan. Nedeni hukuk dışı bir görüşle; yani Kürt olduğum için." Daha da ısındı bize, 76 oluyor o da. Sonradan anlaşılacak ki bu iki ilişki sanırım MİT' in hatta kontr-gerillanın bizi marke etme ilişkisidir. Çünkü Ali Yıldırım'dır, Kesire'nin babası, şöyle diyordu; (85'te Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan) "Biz kızımızı bu adamı devletin kontrolüne almak için verdik." Bu net.
(...)
Uğur Mumcu o dönem için şöyle bir kitap kaleme almak ister; "Apo' yu MiT mi besledi" diye. Şimdi bu önemlidir. MİT beni beslemedi ama MİT'in klasik yöntemlerle beni kontrole alma çabaları vardı. Bunun için parayı gözden çıkardı tabii. Biliyorsunuz örtülü ödenekten bunun için paralar sonuna kadar gözden çıkarılır. Bize de biraz neması kaldı.
M.S.: Pilot sayesinde.
A.Ö.: Aile [Kesire ve Ali Yıldırım] ve Pilot [Necati] sayesinde arkadaşları biraz idare ediyorduk. Kuşkular bana ama ürünleri grupla paylaştık. Aslında işin psikolojik boyutlarını bir tarafa bırakalım. Biz Pilot'un 1977 Haziran'ında tam bir ajan olduğunu gördük. Onun Namık Kemal Ersun darbesinin olacağı akşam grubumuzun tasfiyesini sağlama gibi bir girişimi vardı. Dört-dörtlük tespitler yaptı. Kirli silahlar bir evde, Kemal Pir, Karasu ve ben aynı evde olacağız ve orda baskını yapacaktı. Biz dehşetle bunu farkettik. Ama yaptığımız iyi şey hiç hissettirmeden onu hiç ele dokundurtmadık. Sen eski bir arkadaşımızsın, seninle. birlikte olmaya devam.
M.S.: Ama hakkında başka türlü yargıyı verdiniz.
A.Ö.: Kuşku şöyle gelişti; O sizinle birlikte uzun süre hareket eden o Tekoşinciler, Seyfi diye bazı öğeler vardı, sanırım bilgisi oldu. Ben o adamdan kuşkuluyum açıkça söylemeliyim. Dediler; "Kuşkulu bir adamla yürüyor, ajan olduğu ortaya çıktığı halde neden onunla birlikte yürüyor" diye töhmet geliştirdiler hakkımızda. Bu Tekoşin'in önemli bir gıdasıydı. Zaten bu örgüt de bu yıllarda ortaya çıktı.
M.S.: Size karşı Dersim'de.
A.Ö.: Tabii "Bu adam kuşkulu bir bayanla ve kuşkulu bir erkekle neden hareket ediyor?" diye habire yayıyorlar. Ben hissen kendimi mecbur hissediyorum, yürümem gerekir, diyorum. Zaten başka türlü de Ankara' dan çıkış yapılamayacağını biliyorum. Zaten bu olay kanıtladı. Darbe olacak ve sabaha doğru biz bitirileceğiz. Darbe olmadı, biliyorsunuz Korutürk
tarafından tavır konuldu. Bu daha sonra 12 Eylül' e dönüştü. Namık Kemal Ersun, Türkeş'in yani kontrgerillanın erkenden almak istediği bir tedbirdi ve o bizi biçecekti.
(...)
M.S.: Bir de yani, şimdi içindeki ajanı biliyorsan kaybetmek zararlı olur çünkü, yenisi nereden gelecek kim bilir, nereden bileceksin ne olduğunu.
A.Ö.: Tehlikeli! Onunla 76'yı kurtarmış, 77'yi kurtarıyorduk. Bayanla [Kesire] ilişki sayesinde zaten (özel ilişki de dahil) ta ailenin içine kadar girmişiz. Gücüm ona yetiyordu yani. En azından bunu kurtardık. Emniyete haber gidiyor; "Bu adam dört-dörtlük kontrole girdi." Halen hatırımdadır. [Pilot Necati] "Abe" diyordu. "Sen 78 kışını burada mı geçireceksin?" Tabii dedim, aile oluyorum filan. Dedi "Dördüncü katta bir daire aldım." Hala buzdolabından filan bahsediyordu. Bütün hazırlıklarını yapıyor. Aile de sanırım tamam uygun görüyor. Yani o dönem MİT'e giden bütün raporlar benim 78 kışını Ankara' da geçireceğim yönünde. Bir şehit arkadaş oldu geçen yıl. Yasin diye bir arkadaşımız. Diyordu"Abi ben 79'da yakalandığımda MİT bana sürekli şunu söyledi; bu adam günün yirmi dört saatinde avucumuzdaydı. Bu nasıl birden bire kurtuldu."
Pilot da sık sık, şunu yapıyordu: İşte bir gün evine gittik, ikide bir (tuzluk vardı elinde) bu tuzlukla 'kafesteki bu kuşu pişirirler, yerler' alıyordu [diyordu?]. Kendi kendine dalga geçiyordu, hatırladığım kadarıyla.
M.S.: Alay ediyordu.
A. Ö.: Tabii alay ediyor. Gerçekten evindeyiz, bizi yediriyor içiriyor, en önemli toplantıyı (1 Ocak 1977) O'nun evinde yapıyoruz. Tedbirimiz ne; sobanın kapağı açıktır, birkaç karalamamız var, gelirlerse içine alacağız. Ama her şeyiyle adamın kontrolünde! O zaman o da gülüyor, dalga geçiyor. Yani gerçekten dört-dörtlük kucağındayız. Tedbirimiz şu dört-dörtlük kontrolüne girme! Şimdi MİT sanırım şu noktada çok ileri düzeyde yanılıyor: "grup tamamen kontrol altına alındı." Ama işin aslı öyle değil.
M.S.: Tabii. Niye kuşkusu olsun, en yakın yerden haber alıyor.
A.Ö.: Günün yirmidört saatinde. Adam zaten ayrılmıyor. Adam zaten hiç ayrılmıyor. Aile yoluyla da tamamen bağlanmış, hem de karasevda türü de denilebilecek bir havası var. Yalnız kadın [Kesire] emin değil, kesin emin olmak istiyor. O ilginç bir süreçtir. Kadının "Bağlandı mı, bağlanmadı mı" endişesi çok büyük. Ben çok bağlı olduğumu göstermeye büyük özen gösteriyorum ve buna da sanırım kısmen inandırıyorum. Yalnız kadın da çok bilinçli, kuşkuları var: Kuşkularının siyasi olduğunu sonra iyi anlıyorum. Devlet adına kuşkulu olması bana göre büyük bir yetenek. İyi inceliyor, kabul ediyor, ama rahat değil. Beni ise kurtarmak i��in bu yeterli. İkili ilişki benim için yeterli oluyor. (...) Ben bu ilişkiye dayanarak Diyarbakır'a sağlam adım bastım. Ev tuttum, aile evi. Kadın maaşlı bir öğretmen, maaşını alıyor. Biz o zaman işte Diyarbakır'da PKK'yı ilan ettik! 1978'in 27 Kasım'ında."
Kaynak: Hasan Yıldız, Muhatapsız Savaş, Muhatapsız Barış, Doz Yayınları, 2001, s. 53 ve devamı. https://t.co/znVaYnuKvv
PKK YBŞ Şengal sözcüsü: Irak devletini Şengal'e biz soktuk, PDK yüzünden girmekten korkarken, ve biz ilk olarak Irak bayrağını yükselten olduk, Irak halkının bizi nerede ihtiyaç duyduğu yerde biz hazırız, Suriye sınırından İran'a kadar, çünkü biz Iraklıyız
Dibistana Kurdistan li Belçika. Li navenda welatekî Ewrupayê, li Belcîka Dibistaneke Kurdî bi navê "Kurdistan" hat vekirin û zarokên Kurd li kêleka zimanên Ewrupî, bi zimanê Kurdî jî perwerdeyê dibînin.
Duhok Valisi Ali Teter: hem yalanı hem sahtekarlık yapıyor. herkesin gözünün içine bak baka yalan söylüyor Orası Kürdistan bölgesi hey yalancı sehtakar Duhok Valisi Ali Teter: