Mutlusunuzdur inşallah…
Çocuklara hayvan nefreti aşıladıınız. Yasalar çıkardınız. Defalarca anlattık: “Bu yasalar şiddeti doğurur. Hayvana yönelen şiddet, bir gün insana da yönelir.” dedik.
İnanmadınız. İnanmadınız. İnanmadınız.
Ne idiği belirsiz derneklere, onların başındakilere, Amerika’daki hesaplara inandınız. Şimdi ortaya çıkan tabloya bakın. Bu canavarlar, bu vicdansızlar hayvanlara işkence ediyor. Şiddeti normalleştirerek ortalıkta dolaşıyorlar.
Biz “Bugün hayvana yapılanı görmezden gelirseniz, yarın bunun bedelini çoluğumuz çocuklarımız da öder.” dedik.
Alın işte… Geldiğimiz yer burası.
Hepiniz çok mutlu olun.
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
Yağmur yağarken pencerenin önüne oturan bir kedinin neyi izlediğini merak ettiniz mi?
Camdan süzülen damlaları, sallanan dalları ve hızla geçen kuşları uzun süre hiç sıkılmadan takip eder. Dışarıdaki dünya hareket ederken o bulunduğu yerde sakin kalır.
İnsan yağmurlu günlerde geçmişi, yarım kalanları ve henüz olmamış şeyleri düşünmeye daha yatkındır.
Kedi ise yalnızca önündeki damlanın izini sürer. Dün yağan yağmuru taşımaz, yarınki havayı merak etmez.
Belki bu yüzden pencere önündeki sessizliği insana iyi gelir. Onu izlerken zihnimizin gürültüsü de biraz azalır.
Her düşüncenin peşinden gitmek zorunda olmadığımızı fark ederiz.
Bazı şeyler yağmur damlaları gibi gelir, camdan süzülür ve kaybolur. Kedi kalır, oda kalır ve o an yeniden yeterli hâle gelir.
Türkiye'nin en zengin işadamının sahip olduğu Şok marketlerde konteynırlara atılan patatesler böyle görüntülendi.
Marketlerde aracı komisyonlarıyla şişirildikten sonra fahiş fiyatlardan satış sunulan meyve ve sebzeler uzun zamandır tüketiciye indirimli satılmayarak, çöpe atılıyor!
https://t.co/WzRx1NJ5zr
🐶🌴 PLAJDA KÖPEKLER 👏👏👏
“Şimdiden iki kez oldu. Plajdayken insanların köpeklerini getirdiğini ve onlarla birlikte denize girdiğini gördüm.
Bu sırada bazı anne babalar şaşkın şaşkın bakıyor, sonra da öfkeyle bunun kendileri ve küçük çocukları için iğrenç bir şey olduğunu söylüyor.
Bilmiyorum… Ben de herkes gibi bir insanım. Başka bir gezegenden gelmedim, değil mi? Yoksa geldim mi?
Bazı sorularım var. Bunlar eleştiri değil, gerçekten merak ettiğim şeyler. Çünk�� anlamıyorum. Tam da bu yüzden sorum samimi.
Bakın, eğer bana seçim hakkı verilse ve dense ki:
“Denizin içinde, beline kadar suya girmiş, sohbet ederek oyalanan insanların arasından mı geçmek istersin? Ki hepimiz biliyoruz, birçoğu oraya işiyor.”
Yoksa:
“Yanında bir köpekle mi denize girmek istersin?”
Ben köpeği seçerim.
İnsan atıkları bana bir köpeğinkinden bin kat daha iğrenç geliyor.
Hatta bir kedininkinden, ördeğinkinden, tavuğunkinden de öyle… açıkçası.
Bana göre insanların yere attığı sigara izmaritlerini ayaklarımla iterek yürümek çok daha iğrenç.
Ailemden bazı kişilerle bile denize girmiyorum; çünkü sürekli tükürüyorlar. Çevremde de birçok insan var, durmadan tuzlu su tükürüyor.
Hayvanlar size neden bu kadar iğrenç geliyor?
Bilmiyorum… Bunu hisseden tek kişi ben miyim?
Hazır sizi düşündürüyorken şunu da sorayım:
Çok ama çok terli bir şekilde denize giren biri ne olacak? O girebilir mi?
Yanınızdaki kişinin her gün yıkanıp yıkanmadığını nereden biliyorsunuz?
O zaman benim sorum şu:
Ne zaman bu gezegenin insanlara ait olduğuna karar verdik?
Alanların sınırlarını belirleyenlerin biz olduğumuza ne zaman karar verdik?
Kıyının tam dibine binalar dikmeyi, kumulları yok etmeyi egomuz kabul edilebilir bulduğu için ne zaman normal saydık?
Doğanın insanlar için var olduğuna, insanların oraya istedikleri gibi çöplerini ve beden sıvılarını bırakabileceğine; ama hayvanların serinlemek gibi son derece doğal bir şeyi yapmaya hakkı olmadığına ne zaman karar verdik?
Onlar da sıcaklıyor. Bu çok normal.
Biz mağaralardan başlayıp bugünkü karmaşık ev sistemlerine kadar yavaş yavaş barınma düzenlerimizi geliştirirken, dışarıda yaşayanlar hayvanlar değil miydi?
Yüzyıllar boyunca doğayı bir hayvandan daha iyi koruyabildiğimizi gerçekten kanıtladık mı?
Gerçekten insan türüne bakıp davranışlarımızı anlamayan tek kişi ben miyim?
Buna inanmayı reddediyorum!
İnsanlar hayvanlardan çok daha kirli ve iğrenç olabiliyor.
Denize işiyorlar, dışkılıyorlar. Bu yalan değil; kendi gözlerimle gördüm.
Denizde bulunan çöpler ve poşetler köpeklerden gelmiyor, insanlardan geliyor.
Hijyenik pedler, izmaritler, şişeler, deterjanlar, kremler ve daha sayamayacağımız birçok şey de cabası.
İnsan kirletiyor.
İnsan pisletiyor.
İnsan çok daha fazla bulaştırıyor.
Bir köpekten üç kat, hatta belki yüzde doksan daha fazla.
Peki ben de onlara dönüp, ‘Yanınızda denize girmekten iğreniyorum, sudan çıkın’ mı diyeceğim?
Hayır, değil mi?
İşte mesele de bu…”
#ALINTIVEŞİİRSEL
@kedilervadisi Terör örgütü " gusoder " papağanı herkes.... neden tümü hayvan uretici satıcı ithalatcisi ayrıca hayvan dovusturen bahisci hayvanlar ölecek ki onların üretim satış ithalat çarkı yürüsün değil mi sayın meclis vekilleri....destek de bundan mı acaba sadece merak????
@cenkerenonline@Didem_Le0na Dinliyormusunuz siz besleme yasağını.... bu uygulamayı getirenlere bir bakın iskembe oldu hepsinde ,38beden olan 52bedene terfi garibanlarin rızkını yemekten🙄🤨🤔☹️😞
@ChangeTR@mirarosee777 Allah belasını versin insanların yaylaya apartman dik, hayvanları evinden et, sonrada yetmedi katlet...bu ülke her musibeti hak ediyor
@AvGulcinYapici İki yüzlülük daniskası.. insan tüm canli türlerinin hepsinin gözünde gerçek şeytan sureti👿👿😡🤬😡asla güvenmeyeceksin asla sadakat gostermeyeceksin asla sevgini vermeyeceksin asla canını öne koymayacaksin insan için ama maalesef tüm insan disindaki canlilar o kadar saf haldeki
@cenkerenonline köpekler adamı umursamıyorlar bile ama adam saldırgan hareketler yaptığı için üstüne gelmeye başlıyorlar zaten köpeklerin üstüne geldiği kısmı da kesmiş kim bilir ne yaptı o arada kesin şu muhabbet yaşanmıştır kamera arkasında bıktık bunların kurgu ve algılarından