ENFEKSİYON VE TARÇINLI SU! 🌿
1 litre suyun içerisine 2 adet çubuk tarçın ekleyin ve 1 gece beklettikten sonra ertesi gün tüketin. 🪵🫙
• Tarçınlı su, vücuttaki enfeksiyon, bakteri ve iltihaplanmaların sökülmesine, vücuttan atılmasına yardımcı olur. 🦠✨💪
Şu adamın emekleri zayi edilir mi?
Recep Tayyip Erdoğan’ın gölgesinde yürüyüp davasına ihanet edenlerin Allah belasını versin inşallah.
Gecesi gündüzü belli olmayan Reise bunlar yapılmaz...
Sayın Cumhurbaşkanım, yoruldunuz, biliyoruz ama ümmet, Osmanlı’dan sonra çok acılar yaşadı. İçimizde cahillerimiz ve vatan hainlerimiz çok. Yola devam. Rabbim ümmetin ve sizin yardımcısı olsun.
Mehmed Zahid Kotku Efendi Hazretleri ks;
-Kimseden bir yardım bekleme.
-Katiyen sert konuşma ve çok da konuşma.
-Masum ve fukaraya karşı gayet mülayim ol.
-Mümkün oldukça devlet kapılarından uzak dur.
-Günah yerlerinden de kaç. Çocuklarını da koru.
-Dünya için zinhar dinini zayi etme.
-Ölümü unutma, gözünün önünden de ayırma
-Bidatlardan sakın, nefsi hava ve arzularına uyma.
-Katiyen kimsede kusur, kabahat görme.
-Çocuklarına da hediyeler vermekten geri kalma ve kusurlarını daima örtmeye çalış.
-Kimsesiz ve yardıma muhtaçları ara bul. Hizmetlerde de kusur etme.
-Boş vakitlerinde her an Kur'an-ı Kerim'i oku ve zikrullah ile meşgul ol.
-Hakk'ı unutma, Hak'tan zerre kadar ayrılma.
-Dünya ziynet ve süslerine de iltifat etme.
-Haramlardan milyonlar kazanacağını bilsen bile tenezzül etme.
(Yer işaretlerine ekleyelim bi zahmet)
📌 Cinayet her türlü yanlış ama cinayete götüren sebepleri de görmek lazım.
🟥 Karısını öldüren bir adamın ifadesi:
“Anlaşamıyoruz, boşanalım deseydi hiçbir sorun yoktu.
Fakat o durduk yere uzaklaştırma kararı alarak tapulu evime beni almadı, polis aradı. Suçluymuşum gibi ‘O eve gidersen senin için iyi olmaz.’ dedi.
Üstüne, ‘Senden nafaka alacağım, bu evi alacağım, çocuğunu bir daha göremeyeceksin.’ diye tehdit etti.
Yetmedi, beni etrafıma kötüledi, iftiralar attı, itibarımı zedeledi.
O da yetmedi, daha boşanmadan bir sürü erkekle sosyal medyada takipleşti.
Üzerime üzerime gelince gözüm döndü ve öldürdüm.
‘Anlaşamıyoruz, ayrılalım, bitsin.’ deseydi hiçbir sorun yoktu ama o tahrik etmeyi tercih etti.”
6284 No'lu feminist yasası kaldırılsın.
Dün saat 16 ya geliyordu bir duydum ki "Deprem" olmuş
Neden deprem olmasın ki?
Neden her yer yıkılmasın ki?
Neden yok olmayalım ki?
Biri çocuğuna tecavüz ediyor
Birisi anne ve babasını dövüyor paramparça ediyor,
Diğeri çocuğunu öldürüyor kendi karısını öldürüyor ayrılmak isteyen sevgilisini dogruyor sonra kendini asıyor.
Hayvanlara işkence edip tecavüz ediyoruz.
Birbirimizin karısına kızına bakıyoruz
Nerde bir namussuzluk varsa yapıyoruz her türlü hatanın
pisliğin içindeyiz.
Sosyal medya iğrençliğin pisliğin sapkınlığın yüzü olmuş.
Resmen kokuşmuşluk ve çürümüşlük akıyor.
Denetim yok bir durun diyen yok.
Yanlış anlamayın da biz daha beterini hak ediyoruz.
Biz insanlık nedir bilmiyoruz
İnsanlık kalmamış bizde
Herseyimiz sıfırlanmış ama kendimizi sıfırın üstünde görüyoruz.
Dürüstlük doğruluk merhamet kalmamış kimsede.
hepimiz hain olmuşuz kötü olmuşuz.
Hayatımız para mal mülk güç ve sapkınlık olmuş.
Herkes herkesin hakkına giriyor
Herkes herkesi kullanıyor
Kimse kimsenin duasını almıyor.
Veballler arttıkça hırsızlıklar arttıkça bereketsiz bir toplum olmaktan kaçamadık.
Kendi ailemize kendi sevdiklerimize kendi çocuklarımıza kendi çevremize kendimize bile saygımız yok ki topluma olsun.
Alalade cahilce pislikçe yaşıyoruz.
Fütursuzca pislikleri savunuyoruz.
Siyaseçimiz sanatçımız bile bozuldu.
Nerde terbiyesizlik nerde
ahlaksızlık en alasını yapıyoruz ve bir gram da utanmıyoruz.
Haya damarımız yırtılmış bir şekilde geziyoruz.
Deprem neden olmasın ki..
Kıyamet neden kopmasın ki.
Bence az olmuş daha büyüğü olmalı
Hepimizin yeryüzünden yok olması lazım.
Bir çocuğa bir hayvana bir yaşlıya tecavüz edecek kadar kalitesizleşmiş bir toplumun yok olması lazım.
Öyle bir dünyada yaşıyoruz
Dünya gittikçe igrençlesiyor
Dünyayı igrençleştiren bizleriz.
Onun için Depremler olmalı.
Hatta bir gecede yerle bir olmalıyız.
Sadece çocuklar anneler kadınlar masumlar ölmesin hepimiz ölelim.
Biz karaktersizleştik azdık kirlendik
Toplum ahlaki yerlerde pislik içinde.
Biz gurursuzlaştık,biz nammusuz olduk artık her türlü pislik normal geliyor.
Adaletin ahlakın olmadığı bir dünyada neden yaşayalım.
Biz Müslümanız ya bizim neremiz Müslüman birimizin altında 20 milyonluk araba var
birimiz her gün yaya yürüyor.
Birimiz bir gecede 30 milyon hesap ödüyor birimiz 1000 tl ye et alamıyor.
Hani insanlik? hani adalet, nerde eşitlik insan hakkı.
Çocuğuna ekmek götürmeyen babanın ahını kim verecek
Kirasını ödeyemeyen insanın ahını kim verecek.
Biz bir yere varamayız bu sapkınlıkla bu hainlikle bu kötülüklerle bir yere de varamayacağız.
Depremler insanın yüreğinde niyetinde herkes kendi kıyametin kendisi hazırlıyor.
Herkesin cenneti cehennemi kendi içinde.
O yüzden korkmuyorum
eninde sonunda yok olacağız.
Bu kafada bu niyetle olduğumuz sürece kıyamet de yakındır.
Bu kadar da nettt..!!!
Allah herkese hidayet,şuur ve farkındalık versin.
Kötü olmak kolay önemli olan iyi olabilmekte...😞
#Deprem
A.E✍️
Kimse kimsenin hayatına imrenmesin…
Çünkü sen onun gördüğünü görüyorsun; fakat onun içinde taşıdığı imtihanı bilmiyorsun.
Hz. Âişe’nin çocuğu olmadı.
Hz. Meryem’in eşi olmadı.
Hz. Fâtıma’nın hayatı maddî sıkıntılarla geçti.
Hz. Âsiye’nin eşi ise Firavun’du.
Fakat onların değerini belirleyen, hayatlarının ne kadar kolay olduğu değil; imtihanlarının içinde Allah’a ne kadar yakın kaldıklarıydı.
Unutma; dünya kusursuz insanların değil, imtihan karşısında sabreden, Rabbine sığınan ve O’na teslim olan kulların yeridir.
Kiminin imtihanı evladıyla,
kimininki ailesiyle,
kimininki rızkıyla,
kimininki yalnızlığıyla,
kimininki hastalığıyla,
kimininki de kendi nefsiyle…
Herkesin imtihanı farklı, herkesin yükü başka.
Bu yüzden kimsenin görünen hayatına aldanma.
Sosyal medyada gördüğün tebessümün ardındaki hüznü,
gördüğün rahatlığın ardındaki mücadeleyi,
gördüğün güçlü duruşun ardındaki gözyaşını bilemezsin.
Belki sen onun hayatına imreniyorsun;
ama o, senin sahip olduklarına imreniyor.
Çünkü her insan, başkalarının görmediği bir savaş veriyor.
Öyleyse kendini başkalarıyla kıyaslama.
Allah’ın sana takdir ettiği imtihanı hor görme.
Sabret, gayret et, Rabbine yönel.
Çünkü mesele imtihansız bir hayat yaşamak değil;
imtihanın içinde Rabbini kaybetmemektir.
Ve unutma:
Allah katında seni değerli kılan, hayatının ne kadar kusursuz olduğu değil; bütün kusur ve imtihanlarına rağmen O’na ne kadar sadık kaldığındır.
Kemalizm’e inananlara göre;
-M. Kemal’in, ilâh derecesinde(!) üstün bir varlık olduğuna inanmak,
-Müslümanlara kayıtsız-şartsız düşman olup, onlarla ölümüne savaşmak,
-Onun içtiği rakıyı sofrasında bulundurmak. Sağlık problemi yoksa, içmek. Sağlık problemi olmadığı halde içmiyorsa, sıkıntı var demektir!
-Devlet malını çalmak,
-Hacca gitmeyi, “Sırtımızdan hançerleyen Araplara para yedirmek” olarak görüp, gitmemek!
-“Araplar sırtımızdan hançerlerken”(!); sanki, Batılılar, ‘İstiklal Savaşı’nda bizi onların hançerlerinden kurtarmış gibi(!) hafta sonları Yunan adalarına kahvaltıya gitmek. Senelik izinleri ise diğer Avrupa ülkelerinde geçirmek!
-40 senede 40 bin şehid vermemize sebep olan terör örgütünü 40 sene boyunca besleyen, silahlandıran ülkelere kucak açmak. Hattâ her ortamda onları övmek. Ama, “Araplar sırtımızdan hançerledi” sakızını ağızdan hiç çıkarmamak.
-Bir iş yerinin girişinde Arapça levha varsa, kırmızı görmüş boğalar gibi saldırmak. Ama büyük caddelerde Türkçe’den daha fazla olan İngilizce, Almanca, Fransızca, Rusça, Yunanca… levhalara hiç ses çıkarmamak.
-Olayları değerlendirirken, Allah’ın penceresinden değil, M. Kemal’in penceresinden bakmak,
-Varlıklara (Yağmur, fırtına, deprem… Nimet: Zeytin, domates, çiçek vd) bakıldığında, onu Allah’a değil, doğaya bağlamak… (Doğa ne ise artık!)
Rabbim bu zihniyete fırsat vermesin. Bunların peşinde giden, ekmeğine yağ olan münafık Müslümanlara da hidayet versin inşallah.
YUNAN MİLLİ MARŞI'NIN
SÖZLERİNİ OKUDUNUZ MU?
TRİPOLİÇE'DE 40 BİN TÜRK'E YAPILAN
SOYKIRIMIN SÖZLERİ BUNLAR.
BİR VAHŞET ÇAĞRISI...
Hiç bir ülkenin milli marşı soykırım üzerine kurulmaz.
Yunanistan milli Marşı’nın sözlerini okuyunca insanın tüpleri ürperiyor.
Öyle bir vahşet çağrısı.
Öyle bir ırkçı nefret çağrısı.
Bir ulusun değerleri olmalı.
İsrail’le neden ortak olduklarını bu cümleleri okuyunca görüyorsunuz.
Gazze’deki vahşetin aynısı.
Ve bu cümlelerin tamamı, Türklere yönelik Trpoliçe katliamını anlatıyor.
Utanç verici.
OKUYUN...
Derin okyanus, işte böyle uğuldasın isterdim
Ve dalgasında boğulsun, her Türk tohumu
Neden muharebe yavaşladı bir an?
Neden azaldı dökülen kan?
Hem palaskalar hem kılıçlar
Etrafa saçılmış beyinlere,
Baştanbaşa yarılmış kafataslarına,
Kımıl kımıl oynayan iç organlarına bulanmış.
Köpekler azalıyorlardı
Ve Allah diye bağırıyorlardı, Allah!
Fakat Hıristiyanların dudakları daha doğruydu;
Ateş diye bağırıyorlardı Ateş!
Aslanlar gibi vuruşuyorlardı
Hep Ateş diye bağırıyorlardı
Ve pislikler ölüyorlardı.
Allah! Diye böğürerek..
Pis kanları nehir olmuş
Ovada akmakta
Masum otlar su yerine
Kan içmekte.
En cesurları sarsıldı.
Kör adımlarıyla,
Korint’ten kovuldular
Saklandılar ve kaçtılar.
Ölüm meleğini gönderir.
Kıtlık ve hastalıkla dolar,
İskelete benzer şekilleri
Yürürler öyle yan yana.
Çimlerin üzerinde uzanıyor
Ve her yerde ölüyorlardı.
Sefil ve umutsuzca
Bu terk edilmiş sefil artıklar.
....
OKUDUNUZ MU?
İşte o Tripoliçe soykırımı.
21-25 Eylül 1821 tarihleri arasında, Rumlar, Yunanlılar, yüzyıllarca unutulmayacak bir katliama imza attı.
Tripoliçe’ye girdiler.
40 bine yakın Türk'ün tamamını 3 gün boyunca kesip biçtiler.
Biz bunlarla mı "dost" olacağız!
https://t.co/k53HA5zPhX
Bugüne kadar MEKKE'yi vuran tek ülke İran'dır. 4 kez.
İran, teröristleri vasıtasıyla MEKKE'ye 4 kez saldırdı.
1987 (Mekke Olayı): Humeyni'nin emri ile, hac sırasında İranlı grupların düzenlediği gösterilerde 402 kişi hayatını kaybetti.
1989 (Mescid-i Haram Bombalı Saldırıları): Mescid-i Haram çevresinde patlatılan iki bomba sonucu 1 kişi öldü, 16 kişi yaralandı. Saldırıyı İran destekli "Hizbullah el-Hicaz" üstlendi.
2017 (Husilerin Füze Girişimi): Yemen'deki İran destekli Husiler, Saada'dan Mekke yönüne balistik füze fırlattı; füze Mekke'ye 65 km kala hava savunma sistemlerince imha edildi.
2019-2026 arası (İHA / Dron Girişimleri): Husilerin Mekke ve çevresindeki stratejik hedeflere dönük patlayıcı yüklü İHA saldırı girişimleri hava savunma sistemlerince engellendi.
Husiler bugün açıklama yaptı: "İngiliz ve ABD gemileri geçebilir, Suudi Arabistan gemilerini vuracağız."
Ne oldu da düne kadar ABD ve İsrail gemilerini vuran Husiler, bugün 180 derece döndü...
İran'dan emir geldi. Artık hedef MEKKE İTTİFAKI...
İstihbaratımız, yani devletimiz, Mekke'nin vurulacağını öngördüğü için bu anlaşmayı imzaladı: "Mekke SAVUNMA anlaşması."
Birileri yine İsrail ağzıyla konuşmaya başladı.
"Ne işimiz var Arabistan'da? Araplar için askerimizi feda etmeyin, bizim savaşımız değil." vs. Bunları dile getirenler İsrail ve İran'ın etki ajanları ve köpekleri...
Mekke'nin savunması, Müslümanların, yani bizlerin de görevidir. Hem de 1. görevdir...
Türk SİHA'ları yola çıktı. Pakistan özel kuvvetleri Mekke'ye ulaştı. Kaçacak delik arasın qahpe evlatları...
İsrail Orta Doğu'nun kanser virüsü ise, İran Orta Doğu'nun AIDS virüsüdür. Yok edilmelidir...
Müslüman maskesi takmış İran'ın, Mekke'ye saldırısını görmeyip savunan, Müslümanlara dil uzatanlar, kanı bozuk, sütü bozuk o. evlatlarıdır...
ABD ve İsrail'e yardım ediyor diye Suudiler'e savaş açan Husiler, Suudiler'e Mendep Boğazı'nı kapatırken ABD ve İsrail'e kapatmamış.
Sonra...
"İran Siyonizmle savaşıyormuş!"
Yalanınızın amgxzyv!!
ÇOK ÇOK ÖNEMLİ BİR TESPİT
Neden Japonya'daki #çocuklara#kahvaltıda çok #yumurta yediriyorlar?
Dikkatli okuyunuz...
Osmanlı Devleti'nin son 200 yılı dahil olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti'nin gıda politikasını Emperyalistler dizayn ettiğinden beri zihinsel olarak sağlam bir gençlik maalesef yetişmiyor. Asıl sorunun kaynağına hiç inmedik, tartışmadık.
Japonya'da çocuklara 7 yaşından itibaren kahvaltı saati en az 2 yumurta yediriyorlar. Ekmek genellikle yok varsa da çok az. Her akşam ise kesinlikle sofrada deniz ürünü yani balık kesin oluyor. Japonya ve Güney Kore'de ceviz ithalatı son 50 yılda %140 artmis. Çocuklara durmadan ceviz yediriyorlar. Günde en fazla iki öğün yemek yiyorlar. Tamamen protein odaklı bir beslenme var...
ABD'de teknolojik üretimin merkezi "Silikon Vadisi'nin" nasıl beslendiklerini anlattılar, şok oldum. 1950'lerdeki Alman Devleti'nin gıda politikasını araştırın. Güney Kore'de Japonya'yi örnek almaya başladı. Bu ülkeler resmen çocuklara nasıl beslenmesi gerektiğini öğretiyor, dayatıyor..
Şeker, ekmek(Tam buğday, kepek farketmez) odaklı beslenme beyin hücrelerini öldürüyor, beyin gelişimini mahvediyor. Marketlerdeki karbonhidratlı paketli ürünler tamamen operasyon aracı olmuş.
ABD halkı da da gerizekalı, obezite olmuş. Çünkü aynı beslenmenin esiri olmuşlar. Sadece Beyin Göçü ile farkı kapatıyor yada özel olarak seçtikleri bireylerin beslenmesine önem veriyorlar.
Buradan net olarak söylüyorum. Türkiye Cumhuriyeti'nde milli bir gıda politikası olmadan kalkınma imkansızdır
Türkiye'de protein bazlı ürünler pahalı iken karbonhidratlı ürünler neden daha ucuz? En büyük protein bazlı ürün olan kuzu etini Turkiye'de kaç kişi yiyebiliyor? Hayvancılık neden bitirildi? Asıl milli mesele budur. Beka sorunu budur.
Matematik zekası olmayan, kod yazmasını bilmeyen gençliğin olduğu ülke yazılımda ilerleyemez. Yapay zeka maalesef geliştiremez..
Anne, babalara sesleniyorum. Çocuklarınızdan şekerli ürünleri, ekmeği uzak tutun. Bu ülkeye yazık etmeyin.
Şahsen denedim. 1 aydır ekmek, şeker yemiyorum, acıkmamaya başladım. 6 kg verdim. Geçen gün test ettim. Bir kitapta bir sayfayı 32 saniyede okuyup anlarken şimdi
21 saniye de okuyup anlamaya başladım.
Bu tesadüf olamaz!
(Prof. Sami Ateş)
➛ Çin'de Bir İnternet Gazetesi
➛ HAKAN FİDAN'IN
➛ Dışişleri Bakanı Olmasını
➛ Şöyle Yorumluyordu !?.
➛ Kurt , Yıllardır Yanında
➛ Perde Arkasında Sakladığı
➛ Kızıl Kurt'u Sahaya Sürdü
➛ Çok Acımasız Çok Zeki
➛ D Ü N Y Â N I N
➛ Sırlarını Bilen Adam
➛ Avrupa'ya & Dünyaya
➛ ARTIK RAHAT YOK !
➛ Çin Efsanelerine Göre ?.
➛ KIZIL KURT !?.
➛ Avını Kovalama
➛ İhtiyacı Duymuyor
➛ Uykusunda Bile
➛ AVLAYAN KURT !?
➛ Kurt Adam Hakan Fidan
Yıl 1932. Sadettin Kaynak Süleymaniye Camii'nde smokinle hutbe veriyor. Şaşırmak ve kızmak için acele etmeyin.
1928 yılında hükümetin isteği ile bir komisyon toplanır ve şu kararlar alınır:
1- Camilere sıralar konulacak ve ayakkabı ile girilecek.
2- Camilere enstrümanlar konulacak ve ibadetler müzik eşliğinde yapılacak.
3- Osman Nuri Çerman meclise 40 maddelik bir teklif sunar ve teklifin bir bölümünde; Kuran'ın bir kısmının atılarak Atatürk'ün söylev ve demeçlerinin konulmasını ve bunlarla ibadet edilmesini teklif eder.
Hatta şunu da ilave eder: Cuma namazları pazar günleri saat 09.00'a alınsın.
Kaynak:
Osman Nuri Çerman,
Mutlu Bir Vatan İçin Düşünceler.
Bu ülkede öyle o.çocuğu bir güruh var ki;
Dolar yükselirken sevinirler, dolar düşerken üzülürler.
Ülkede şehit haberleri geldiğinde sevinirler, şehit haberleri gelmediğinde üzülürler.
Mazot fiyatları yükseldiğinde sevinirler, düştüğünde üzülürler.
Ülkeye darbe yapılır, sevinçten dört köşe olup zevkten çıldırırlar. “Hadi, bu sefer Tayyip'in işi bitti.” diye sevinirler. Darbe başarısız olunca kahredip üzülürler.
Ülkenin Cumhurbaşkanı birkaç gün ortalıkta gözükmediğinde hemen “Hasta, gitti gidecek; bu sefer...” diye sevinip onu tekrar gördüklerinde kahrından ölürler.
Teröristin ağa babalarının kucağına otururlar. “Bu sefer de Tayyip Erdoğan'ı seçerseniz bu bizim sonumuz olur.” diyen Karayılan'ın emrini yerine getirip gidip Tayyip Erdoğan'ı devirmek için karşısındaki cepheye oy verirler. Sonra “Karayılan'ın babası Apo'ya villa yapıyorsunuz.” diye gelip bize havlarlar.
“Apo'nun heykelini dikeceğim.” diyen Selahattin Demirtaş'ı cezaevinde ziyaret edip, seçim vaadi olarak “Seni serbest bırakacağız.” diyen kişiye gidip oy verirler. Sonra “Apo'ya villa dikiyorsunuz.” diye gelip bize havlarlar.
“Apo'nun heykelini dikeceğim.” diyenle ortak seçime giriyorlar, “Nasıl salladık ama?” diye de bir de hava atıyorlar. Sonra “Apo'ya villa dikiyorsun.” diye gelip bize havlıyorlar.
“PKK sizi tükürüğüyle boğar.” diyen PKK'lı belediye başkanına devletim kayyum atıyor, onun kapısına ilk koşan CHP'liler, onu savunan CHP'liler bugün kalkmış “Apo'ya villa dikiyorsun.” diye bize havlıyor.
Sadece CHP'liler mi? Hayır. Bu rezilliğe o gün ortak olan İP'liler, Zafer Partililer... Oğlum, siz 2023 seçimlerinde hangi tarafta idiniz? Bu saydığım cepheyi desteklemediniz mi?
Şimdi mi aklınıza geldi lan vatan sevgisi? “Apo'nun heykelini dikeceğim.” diyen şahsa sakso çekerken aklınız neredeydi sizin, soyunu skkktilerim?
Tutturmuşsun şimdi “Apo'ya villa yapılıyor.” diye. O.ruspu evlatları, biz sizin cemaziyelevvelinizi bilmiyor muyuz sanıyorsunuz?
Mayıs-Haziran 2013 tarihlerinde gerçekleşen Gezi Parkı olayları döneminde mazot (motorin) litre fiyatı 4,25 TL ile 4,35 TL seviyelerinde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizi (haftalık repo) ise tarihin en düşük seviyesi olan %4,50 idi. Peki, o zaman neden hükümeti devirmek istediniz, o.ruspu evlatları?
Sizin karın ağrınızı biliyoruz. O.çocukları, mazotun litresi değil, 100 TL, 1.000 TL de olsa Reis'i size yedirmeyiz. Bunu böyle bilin, kahpe Bizans'ın kılıç artığı pçççler.
Daha yazacak o kadar çok örnek var ki beni anlayan anladı diyorum..
Son söz: Apo pçççtir, teröristtir, bebek katilidir. Onun partisi DEM ile ortak seçime girenlere oy verenler de şeddeli o.çocuğudur.
NOKTA.
Şu filim adamlarının "utanmadan" kolesterolü yükseltir; kalp krizi, felç yapar; kansere, bunamaya, diyabete sebep olur diye yasakladıkları eşi benzeri olmayan yumurtanın içinde neler var bir bakın.
Ve bu ahlâksız filim adamlarının adını unutmayın.