@gurseltekin34 Sizi Gidi Koltuk Dümbükleri Sizi
Ulan Mustafa Kemal in Partisine Çöktünüz, Şimdi Laf Ebeliği Yapıp Duruyorsunuz. Sizin İçinde Keser ve Sap Dönecek O Güne Kadar Tadını Çıkarın Sonrasında İhtiyacınız Olacak......
@Yilmaz_Ozdill Aynı Nakarat
Sadece Kendi Pencerenden Bakıp Evrenin Gizemleri Hakkında Ahkam Kesiyor Durumdasın ve Sonuç Maalesef Benim Kanaatimce Hüsranınız
Günlerdir bazı çevrelerce kadın milletvekillerimizi hedef alan, haysiyet sınırlarını aşan ve kamu vicdanını derinden yaralayan yakışıksız bir kampanya yürütülmektedir. Kadın milletvekillerimize yöneltilen bu çirkin ve sapkın dil, ne yazık ki ne ilk ne de son örnektir. Kadını emeğiyle, fikirle değil; cinsiyeti üzerinden hedef alan bu çarpık zihniyet, toplumsal huzuru ve ortak vicdanı zedelemektedir. Hiç kimsenin, kadınları aşağılayan, hedef gösteren ve onurlarını zedeleyen bir dili meşrulaştırmasına ben bu Meclisin Başkan Vekili olarak üzerime düşen sorumlulukla buna müsaade etmem.
Ancak mesele yalnızca kadın milletvekillerimize yöneltilen saldırılarla sınırlı değildir. Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında görev yapan herhangi bir milletvekilinin; itibarsızlaştırma kampanyaları, doğruluğu teyit edilmemiş iddialar ve sistematik linç girişimleriyle hedef haline getirilmesi de doğrudan millet iradesine zarar vermektedir. Çünkü milletvekilleri yalnızca birey olarak değil, kendilerine oy veren milyonların temsilcisi olarak bu çatı altında bulunmaktadır.
Bu haysiyetsiz iddiaları ortaya atanların, ne hazindir ki onları sorgulamadan büyüten ve yaygınlaştıran bir medyaanlayışı tarafından desteklenmesi ise meselenin vahametini daha da artırmaktadır. Hakikati araştırmak yerine iftirayı manşetlere taşıyan, kadınların onurunu ve itibarını hedef alan bu sorumsuz yaklaşım; siyaset kurumunun saygınlığına ve toplumsal vicdana da zarar vermektedir.
Kaç gündür sabırla, ilgili makamların bu çirkinlikler karşısında açık bir tavır almasını, sorumlular hakkında gereken adımların atılmasını ve kamu vicdanını rahatlatacak açıklamaların yapılmasını bekledim. Ancak ne yazık ki bu süreçte derin bir sessizlik hâkim olmuştur.
Siyaset elbette rekabettir; zamanı gelmiş, bu Meclis çatısı altında çok sert tartışmaların, yoğun mücadelelerin ve güçlü siyasi rekabetlerin yaşandığı da olmuştur. Ancak bazı değerler vardır ki tartışmaya kapalıdır, dokunulmazdır ve ortak bir ahlak zemini olarak her koşulda korunmak zorundadır. Milletin iradesini temsil eden bu yüce çatıaltında, kişilik haklarını hedef alan linç kültürüne değil; hukuka, vicdana ve demokratik saygıya alan açmak hepimizin ortak görevidir.
Meclis Başkanvekili olarak; siyasi görüşü, partisi vedüşüncesi ne olursa olsun, Meclisimizin çatısı altında görev yapan tüm milletvekillerimizi daha güçlü bir ortak vicdanla hareket etmeye, kadınların onurunu ve toplumsal saygınlığını hedef alan bu çirkin iftiralara karşı açık ve kararlı bir duruş sergilemeye davet ediyorum. Sessiz kalmak, böylesi ahlaksız saldırıları dolaylı meşrulaştırmaktır. Bugün mesele herhangi bir siyasi aidiyetin değil; insan onurunun, kadınların itibarı ile demokratik hukuk devletinin korunması meselesidir.
@zekikayahan@nevsinmengu Haysiyetsiz bir sürünün hesap vermemek için her türlü pisliği yaptığı bir dönemde bunları irdelemeden, toplumda karşılığı olan bazı insanların bu Fütursuz ve Aptalca güya ANALİZLERİ neye hizmet ediyor acaba.
Biz kimsenin UÇKURUNUN yada APIŞ ARASININ Bekçisi Değiliz.
@zekikayahan@zekirdek@kafaradyo TANRI, İradesini Hakim Kılmak İçin Yeryüzündeki İyi İnsanları Kullanır.
Yeryüzündeki Kötü İnsanlar İse Kendi İradelerini Hakim Kılmak İçin TANRI' yı Kullanırlar..
Hayatı İnanılmaz Onurlu ve O Değerler İçin Ölümü Göze Alan
Giordano Bruna' ya Selam Olsun
@sokakkedisitv Evet Bu Ülkenin En Büyük SORUNLARINDAN Biri de Bu Yaşadığımız Çağdışılığa Şahsi Çıkarları Olanlar ve İçi Boş Toplulukların Çıkarları İçin İnce İnce Yol Vermesi İle Geldik. Yılan Bilinir ve Gerekirse Başı Ezilir Ama Maskeli Balo Şenpazeleri Onların Ta....
“Yurtta barış dünyada barış için çalışıyoruz.”
Atatürk, 20 Nisan 1931
“Savaş zorunlu ve hayati olmalı. Gerçek kanaatim şudur: Ben milleti savaşa götürünce vicdanımda azap duymamalıyım. ‘Öldüreceğiz' diyenlere karşı ‘ölmeyeceğiz' diye savaşa girebiliriz. Lakin millet hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça, savaş bir cinayettir.”
Atatürk, 16 Mart 1923
@sanchezcastejon In a time when humanity seems to be losing its moral values, the honorable stand you continue to take almost alone is truly admirable and worthy of deep respect. Please, we sincerely ask you not to step back. You carry the honor and hope of many of us. We respect you greatly 🌍✋