Devlet Bahçeli Türkiye’dir!
Devlet Bahçeli Anadolu’dur!
Devlet Bahçeli, Ülkücü ve Milliyetçi Hareket’in lideridir!
Fitne pusuda bekler; çakal kalabalık sever.
Bizde lider tektir, adı Devlet Bahçeli’dir.
MHP milletvekili @PrfDrFilizKilic
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’dan fon soruşturmasına ilişkin açıklama:
🟥"Devletimize güvenelim, her türlü tedbiri alıyor. Yetimin, garibin, gurebanın hakkını, hukukunu kimseye yedirmez. Kesin hüküm haline kadar, 'şu şahıs suçludur, bu suçsuzdur' demem. Şüphelidir sadece benim için"
https://t.co/ksRpfifmJa
“Enver, Talât, Muhsin Yazıcıoğlu ve Devlet Bahçeli.
Bunlar para ve kadın konusunda peygamberler hariç; bu güneşin altından on tane adam gelip geçtiyse dördü bunlardır.”
Dr. Mustafa Çalık
Giderken de yoruyorsunuz Ahmet bey. 4 sayfayı kim okuyacak. Biz seni böyle hayırlayacağız. Türk siyasetinde Devlet beye cephe alıp yüzü gülen bir isim henüz tanımadım.
FIVB Voleybol Milletler Ligi finalinde Brezilya’yı mağlup ederek şampiyonluğa ulaşan Türk A Milli Kadın Voleybol Takımımızı yürekten tebrik ediyorum.
Nene Hatun’un yiğitliğini, Şerife Bacı’nın korkusuzluğunu, Kara Fatma’nın cesaretini yüreklerinde taşıyan Türk kadınları, sahada gösterdikleri azim, inanç ve mücadele ruhuyla aziz milletimize tarifsiz bir gurur yaşatmıştır.
Ay-yıldızlı al bayrağımızı dünyanın zirvesinde gururla dalgalandıran #FileninSultanları, Türk kadınının zorluklar karşısındaki mücadele kudretini bütün cihana bir kez daha ilan etmiştir.
Bu büyük zaferde emeği geçen Türkiye Voleybol Federasyonumuzu, teknik ekibimizi ve kıymetli sporcularımızı gönülden kutluyorum.
Ne mutlu Türk’üm diyene! 🇹🇷🇹🇷🇹🇷
📢 Ahmet Anapalı:
🔸 "Sultan Vahdettin, Çakmak Paşa'ya, "Bu ülkeyi kurtaracak olan paşaların adını yaz bana getir" der."
🔸"Bir hafta sonra Çakmak Paşa, 16 isimle gelir; Sultan Vahdettin bir bakar, en başta Enver Paşa'nın abisi Nuri Paşa (Nuri Killigil), en altta ise Refet Bele'nin adı var."
🔸"İsimleri okuyan padişah, "Benim yaverlerimden Tuğgeneral Mustafa Kemal Paşa var, adam Erkan-ı Harbiye Reisi, tanır mısın?" diye sorar. "Tabii ki tanırım sultanım" cevabını alır. "Peki hırsız mıdır Mustafa Kemal?" "Asla." "Peki korkak mıdır?" "Asla." "Peki bu ülkeyi sever mi?" "Ölümüne sever paşam." "Peki Çakmak Paşa, madem bu kadar iyi, bu adam neden bu 16 isim arasında yok?"
🔸"Bunun üzerine Çakmak Paşa, "Sultanım, Mustafa Kemal bu ülkeyi kurtarır, düşmanı bu ülkeden gönderir; ama sonra seni gönderir, o cumhuriyetçidir, cumhuriyet kurar" der."
🔸"Sonra Sultan Vahdettin eliyle boğazdaki gemileri gösterir ve, "Şu gemileri ülkemden göndersin de, sonra kimi nereye gönderirse gönderirsin" karşılığını verir."
Binali Yıldırım:
15 Temmuz darbe girişimi gecesi beni ilk arayan Devlet Bahçeli'dir.
Sonuna kadar arkanızdayız, mesele memleketse gerisi teferruat dedi.
Türk milleti o gece bir kez daha tarih yazmıştır.
Ve tarihe şu notu düşmüştür:
Bu millet esir yaşamaz.
Bu millet teslim olmaz.
Bu millet iradesini vesayet odaklarına bırakmaz.
Bu millet devletini terör örgütlerine teslim etmez.
Eskiler şu duâyı dillerinden eksik etmezlermiş:
Devam-ı Devlet, nasib-i cennet, beka-yı imân, rıza-yı Rahman..
Ne kadar güzel bir dua değil mi?
Amin diyelim 🤲🏻
Arkadaşım Erdoğan bana bu muhteşem revolverı verdi. Güzel silah değil mi Peter?
Bazı Avrupalı liderler bunu kendi
ülkelerine sokamadı
Belki onlara su tabancası verseydi daha iyi olurdu! Bu adamların Avrupa'yı nasıl savunacağını bilmiyorum….
📌 Bulgar yazar Sophia Proneikos,
Ankara'daki NATO Zirvesi'nde en etkileyici bulduğu anları paylaştı:
Tarih, beni şaşırmaktan asla vazgeçmeyen bir alışkanlığa sahiptir. Neredeyse hiç kaybolmaz. Sadece kendini o kadar zarif bir şekilde sunmayı öğrenir ki, modern insanlar buna törensel protokol demeye başlar.
Tam da bu yüzden, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin en büyüleyici sahnesi, müzakere masasının etrafında gerçekleşmedi. Bu sahne, ilk el sıkışmadan hemen önce yaşandı; yirmi birinci yüzyılın en güçlü askeri ittifakının liderleri, dünyanın en eski askeri bandosu olan "Mehter"in sesiyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne hoş geldin derken, önlerinde Osmanlı İmparatorluğu'nun farklı yüzyıllarını temsil eden tarihi üniformalı askerler duruyordu.
Ne muhteşem bir tarihsel süreklilik hissi: Savaş sonrası dünyanın sembolü olarak 1949'da kurulan bir askeri ittifak, kökenleri on üçüncü yüzyıla uzanan bir askeri geleneğin müziği eşliğinde bir Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na giriyor. Mehter asla sıradan bir askeri bando değildi, bir silahtı. Osmanlı orduları Belgrad'a, Konstantinopolis'e, Rodos'a, Mohaç'a veya Viyana'ya doğru ilerlerken duyulan ilk şey, devasa "kös" davullarının gök gürültüsüydü; ardından "zurnalar"ın keskin sesi, sonra pirinç trompetler ve çarpan zil sesleri geliyordu; çünkü müzik sadece orduyu eşlik etmiyordu, ordunun bir parçasıydı; amacı askerleri eğlendirmek değil, savaştan çok önce düşmana bir imparatorluğun bizzat onlara doğru geldiğini söylüyordu.
Avrupa'nın Osmanlı İmparatorluğu ile karşılaşmalarından sonra Batı ordularının kademeli olarak Osmanlı davullarını, zillerini ve sözde "Türk usulü"nü benimsemesi tesadüf değildir; bu usul daha sonra Mozart, Haydn ve Beethoven'ın müziğine bile yolunu bulacaktı, çünkü bazen tarih bir medeniyeti kılıçla fethetmez.
Bir ritim yeter.
Ve tam da bu yüzden bu töreni bu kadar büyüleyici buldum; kimse Osmanlı İmparatorluğu'nu canlandırmaya çalışmıyor diye değil, Türkiye'nin büyük medeniyetlerin her zaman anladığı bir şeyi anladığını fark ettiğim için: Geçmiş bir yük değil, bir dildir ve o dili konuşmayı bilen uluslar tarihlerini sadece nutuklarla anlatmazlar,
çünkü bazen birkaç davul vuruşu yeter.
@Pergament_F
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin liderlikteki 30. yıl dönümü vesilesiyle özel bir marş kaleme alındı.
MHP MYK Üyesi Büşra Cin tarafından bestelenen eseri, sanatçı Ümran Gülcan seslendirdi.
Yazar Yusuf Kaplan, Hameney için göz yaşı döken Fatih Erbakan'a tepki gösterdi:
“Fatih Erbakan, Ali Hamaney’in cenazesinde gözyaşlarını tutamamış!
Yüzbinlerce Suriyeli çocuğun şehit olmasına, yetim kalmasına,
Sednaya’da yüzlerce kadının tecavüze uğramasına,
Halep’te, İdlip’te anne babaların evlatlarını kaybetmelerine sebep olan Hamaney’in cenazesinde gözyaşı dökmek, nasıl bir duygu acaba?”
@yenisafakwriter