Güvenin adresi bir kez daha tescillendi!
Sağlık-Sen, Türkiye’nin en fazla büyüyen sendikası oldu.
Birileri konuştu…
Sağlık-Sen teşkilatları sahada yürüdü.
Birileri seyretti…
Sağlık-Sen, emeğin sesini büyüttü.
Birileri hesap yaptı…
Sağlık-Sen, gönüllere dokundu, güven kazandı.
Hemşire odalarında, acil servislerde, yoğun bakımlarda, ameliyathanelerde, 112 istasyonlarında, aile sağlığı merkezlerinde, çocuk evlerinde, sosyal hizmet merkezlerinde; geceyi gündüze katarak alın terinin, emeğin ve hakkın mücadelesini veren teşkilatımıza minnettarız.
Bu başarı; şube başkanlarımızın gayretidir.
Bu başarı; temsilcilerimizin fedakârlığıdır.
Bu başarı; yönetim kurullarımızın inancıdır.
Ve en önemlisi…
Bu başarı, bize güvenen yüz binlerce üyemizin eseridir.
Birlikte büyüdük.
Birlikte güçlendik.
Birlikte başardık.
Şimdi aynı inançla, aynı kararlılıkla, daha büyük hedeflere birlikte yürümeye devam ediyoruz.
Sağlık-Sen; güvenin, emeğin ve mücadelenin adı olmaya devam edecektir.
Bu endişeler apaçık ortada iken tam da bugün Hakkari'de görev yapan mesai arkadaşlarımızdan birisinin güvenlik sorunu nedeniyle satırla ağır yaralandığını öğrendik. Bakanlıktaki mesleki uzmanların kriminallerin hedefi haline geleceğini görmek zor olmamalıydı. Acı içerisindeyiz.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hayata geçirilmesi planlanan Sosyal Risk Haritası Projesi, doğru planlandığında sosyal hizmetler açısından önemli bir adım olabilir. Ancak mevcut personel yetersizliği, ağır iş yükü, teknik eksiklikler ve güvenlik sorunları çözülmeden bu projenin sahaya uygulanmaya çalışılması ciddi riskler doğuracaktır.
Sosyal hizmet çalışanları zaten yoğun sorumluluk altında görev yaparken; yeni proje kapsamında ek veri girişleri, saha incelemeleri ve analiz yükünün mevcut personele verilmesi tükenmişliği artıracak, hizmet kalitesini olumsuz etkileyecektir.
Sahadan gelen geri bildirimler;
📌 Teknik altyapının yetersiz olduğunu, 📌 Personelin kendi telefon ve internetini kullandığını, 📌 Araç ve ulaşım desteğinin eksik olduğunu, 📌 Güvenlik risklerinin arttığını açıkça göstermektedir.
Bizim talebimiz nettir: ▪️ Yeterli personel istihdam edilmeli, ▪️ Proje için ayrı uzman birimler kurulmalı, ▪️ Teknik altyapı eksiksiz sağlanmalı, ▪️ Çalışanların güvenliği garanti altına alınmalı, ▪️ Mali ve özlük haklarında iyileştirme yapılmalıdır.
Sahadaki gerçekler dikkate alınmadan atılacak adımlar, hem çalışanları hem vatandaşları olumsuz etkileyecektir.
Trendyol Süper Lig’e yükselme başarısı gösteren Erzurumspor’u ve Amedspor’u tebrik ediyoruz.
Fair-play ruhu içinde, dostluk, kardeşlik ve milli birlik ile beraberlik duygularının ön planda olduğu bir #SüperLig sezonunda her iki kulübe de başarılar diliyoruz. 🇹🇷
Bu anlaşma çok zor, hatta muhtemelen imkansız. Babalar (Mercedes-Aston Martin vb.) bu işler için dünya paralara kontrat imzalıyorlar. Takvimdeki herhangi bir yarış için kendi araçlarının olmaması tam bir kaos olur. Bu kaosun ucu F1'in tekrar Türkiye'den kaçmasına bile gider.
Gürlek: TOGG’un Formula’da Safety Car olması tanıtım fırsatı
Siyaset Bilimci ve Gazeteci Taha Can Gürlek, TOGG’un Formula organizasyonlarında Safety Car olarak yer almasının Türkiye açısından önemli bir tanıtım fırsatı olabileceğini belirtti.
Gürlek, TOGG’un dünyanın en prestijli organizasyonlarından birinde Formula araçlarının önünde konumlanmasının, yerli otomobilin uluslararası arenada görünürlüğünü artıracağını ifade etti.
@vekilkarakurt Pistin viraj açıları, modern ölçüleri, mevsimin birçok pist lokasyonuna göre iyi olması, iyi sürücülerin her zaman arzuladıkları başarıyı yakalamasını sağlıyor. Mesela Hamilton'un en sevdiği pist olması bundandır.
Koca koca kişiler çıkmış "oyunlar çocuklarımızı bu hale getirdi" ana fikrini inanarak savunuyor, hiç utanmıyorlar da. Modern anlamda ilk oyun kuşağı Y kuşağıdır. Bu kuşak CS ile büyümüştür, hiçbiri de gidip bir yerleri basıp can almamıştır. Demek ki mesele oyunlar falan değildir.
Çok korkutucu ve başa bela bir takımdı CSKA. Çok büyük bütçelerini geçtim, buldozer gibilerdi. Oyun kurucusu bile 2,00'den başlıyordu, en başta fizik kapasitelerine yeniliyordun.
Kazanıyoruz, lideriz her şey güzel ama insan şu rekabeti de özlemiyor değil…Salak salak lige keyif katmayan takımları Euroleague’e getireceğinize şu takımı geri getirin artık. Çok özledim bu rekabeti. Ne yapayım yalan mı söyliyim