Bir özel okul velisinden gelen mesaj !
Millî Eğitim’den gelen kitapları okutmuyorlarmış başka kitap aldırıyorlarmış.
@tcmeb@Yusuf__Tekin
“Allah rızası için özel okullarda da uygulansın bu kurallar kılık kıyafet ve özellikle fahiş fiyatlı zorla dayatılan okul https://t.co/ePrbyN6iBnçen senede yaşadık milli eğitim özel okullara kitap yoluyor ama hiç bir özle okul o kitapları kullanmıyor sıfır kitaplar sene sonunda geri dönüşüme yollanıyor yazıktır günahtır israftır.ilk okul 3 çocuğuna 72 bin tl kitap parası ödemek zorunda kaldık.cimwrede yazdım kaç kere ilçe milli eğitimide aradım sonuç yok.bakan ek kitap aldırmak bile yasak diyor okul milli eğitimin yolladığı kitapları okutmadığı gibi kemdi kitaplarını almak zorunda bırakıyor”
Esed rejiminin sivilleri katletmesi için fetvalar veren Şam Müftüsü Hassun, müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Hassun’un mal varlıklarına el konularak hazinesiye devredildi.
Süleymancı sözde lideri Hilmi Tuna Kuriş'i yurt dışına kaçırmakta kullanılan araç İdris Naim Şahin adına tahsisli çıkmıştı.
İdris Naim Şahin'e tahsisli 2 aracın daha suç organizasyonlarında kullanıldığı ortaya çıktı.
Soruşturmada İdris Naim Şahin adına tahsis edilmiş üç ayrı araç tspit edildi.
34 SL 313: Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz’ın kaçırılmaya çalışıldığı sırada kullanıldı.
34 S 7815: Farklı kişilerce kullanıldı; Ömür Yücel’in yoğun şehirler arası trafiğinde ve diplomatik pasaportlu Belarus vatandaşlarının taşınmasında yer aldı.
34 RM 8677: Yücel ailesinin kullanımında olduğu tespit edildi.
Soruşturma makamları, Şahin adına tahsis edilen araçların tahsis amacı dışında farklı kişiler tarafından kullanılmasını ve bu araçların Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturması kapsamındaki kişi ve hareketlerle kesişmesini ayrıntılı şekilde araştırıyor.
Tahsisli araçları kullandığı ve Belarus vatandaşlarının Türkiye içerisindeki hareketlerinde rol aldığı değerlendirilen Ömür Yücel gözaltına alındı.
13 Ağustos’ta Almanya’ya çıktığı belirlenen Ömer Sipahioğlu’nun ise yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.
Tayyip Erdoğan’ın en etkili konuşmalarından biri.
17/25 Aralık 2013 ihanet sürecinden birkaç gün sonra bu konuşmayı yapmış,
Kurulan tüm tuzaklara karşı Allah’a sığındığını Peygamber Efendimiz (sav)’i örnek göstererek anlatmıştı.
#MevlidKandili
Peygamber efendimizin doğumunun şerefine kutlanan mübarek Mevlit Kandili'ne istinaden şu anlamlı konuşmayı hatırlayalım:
"Geçmişten bugüne baktığımızda tek önderimiz, tek rehberimiz Hz. Muhammed Mustafa'dır (S.A.V.) "
- Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
Türkiye;
Bir uçak gemisini,
50 savaş gemisini
aynı anda üretiyor.
Dünyada bu hıza ulaşan
sadece Çin vardır,
öyle tahmin ediyorum..
Doğu Akdeniz, Ardalar Denizi, Karadeniz;
Onlarca Türk savaş gemisinin, bir
anda ortaya çıkışına tanık olacak.
Hem de bir-iki yıl içinde...
İş, denizlerden okyanuslara dönüyor.
🔴 X'te Yüzbinlerce kişiyi yazılım kullanarak engelleyen Çakma demokrat Uğur Dündar bile CHP'lilere Butlancı diye hitap ediyor..
Hırsızlıktan, yolsuzluktan yargılananlar da utanmadan CHP'lilere Butlancı diyor.
Sanki Butlan gökten zembille inmiş, biri de demiyor ki, Lan Hırsızlar, Kurultayda, pavyonlarda delegeleri içkiyle parayla sarhoş edip delege satın aldınız, irade çaldınız, oy çaldınız, hırsızlık yaptınız yakalandınız, Butlan geldi demiyor..
HIRSIZLAR BUTLANCILARA KARŞI! 🤣
Bakın, karşımızda o kadar aşağılık bir kitle var ki kıtalararasından badem bıyıklı FETÖ’cüler ortaya bir video atıp dolaşıma sokuyor, bizim sığır Kemalistler de önüne arkasına bakmadan balıklama atlıyorlar.
Eski Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, rahatsızlığı sebebiyle bir süredir tedavi görüyor. 2-3 gündür dikkat ediyorum, kimse tek kelime etmiyor. Vallahi gönlüm el vermedi, ben yazayım dedim.
Videoyu bağlamından kopararak 15 saniyelik kısmı alıp “küçüğün rızası vardı” tarzında kesilen videoyu servis edip altında tepiniyorlar. Yıllar geçmesine rağmen aynı şekilde devam ediyorlar. Hatta o çok sevdikleri gazeteciler bile mal bulmuş mağribi gibi balıklama atlıyorlar.
Hasta bir adamın sağlık problemlerini bile hiç olmamış bir şeyin üzerinden sürekli tepinerek servis etmek, tam da bu zihniyet gibi aşağılık kişilerin yapacağı bir şey.
Biliyorsunuz, Anadolu’da insanlar çocuklarını erken yaşta evlendirip hayatını, yuvasını kurmasını hedeflemişler ve günümüze baktığımız zaman aslında bunun ne kadar mantıklı olduğunu hepimiz anlıyoruz. 2 gün önce ortaya çıkan, henüz 14 yaşında olan çocukların videosunu hepiniz izlemişsinizdir. Hanginiz, dişinden tırnağından ayırarak gözünüz gibi baktığınız kız çocuğunuzun serseri biri tarafından seks adı altında kullanılmasını istersiniz? Bu çocuklar, ortamın vermiş olduğu özgüvenle istediklerini yapıyorken soruyorum size: Daha mı güzel?
Rahmi Turan,
Ülkemizde aranan bir kanun kaçağının sahibi olduğu Sözcü Grubu’nun yazarısınız.
Hakkımda son üç yılda ortaya atılan 4066 iftiraya bir yenisini daha eklemişsiniz.
On yıllarca köşenizi düşmanlık, kutuplaştırma, değerlerimizi ve devletimizi karalama üzerine kullandınız. İdamına davul zurna çaldığınız Başbakan Adnan Menderes’in hatırasına ise onlarca defa yenildiniz.
Menderes’ten,
Demirel’den,
Özal’dan,
Erbakan’dan,
Türkeş’ten
ve Erdoğan’dan hep nefret ettiniz.
Onların fikirlerini taşıyanlara kin duydunuz.
Memlekete hizmet sevdalılarını hep karaladınız.
Ben, çocukluğumdan itibaren bu hastalıklı zihniyeti izleye izleye büyüdüm.
Bunlarla hesaplaşılacak tek bir yer vardır:
Ahiret.
Rahmi Turan,
Biliyorum; kalpleriniz var, anlamaz; gözleriniz var, görmez; kulaklarınız var, işitmez. Ama yine de tane tane anlatayım.
Türkiye; milletiyle, askeriyle, jandarmasıyla, polisiyle ve korucusuyla birçok terör örgütüyle mücadele etmiş ve büyük fedakârlıklarla bu mücadeleyi başarmıştır.
Devletimiz terör örgütlerini takip eder, kayıt altında tutar; bunlara ilişkin tespit ve sayıları da İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve MİT Başkanlığı üzerinden tespit eder.
Devletin ilgili kurumları bu verileri her altı ayda bir günceller. Ardından bu sayılar ve tespitler, belli periyotlarla yapılan Millî Güvenlik Kurulu toplantılarında değerlendirilir:
Yurt içi tehditler, tespitler ve sayıları…
Yurt dışı tehditler, tespitler ve sayıları…
Yurt içi ve yurt dışı sayılarını dahi birbirinden ayırıp anlayamadığınız için, devletin ilgili tüm kurumlarının ve MGK toplantılarının tespitlerini düşmanlığınız ve iftiralarınızla çarpıtarak okuyucularınızı yanıltabileceğinizi düşünmeniz bayağılıktır.
Devletimizi, kara parayla geliri oluşturulan ve sahibi yurt dışında kanun kaçağı olan Sözcü paçavranızla karıştırmayın.
Devleti hafife alanların acziyetlerine hep şahit olduk; bugün yine şahit oluyoruz.
Hem terörle mücadeleye hem de Terörsüz Türkiye’ye fitne sokmak; mücadele eden tüm kahramanlarımızın, şehitlerimizin ve gazilerimizin mücadelesini küçümseyerek yok saymak ve bühtanda bulunmak, şahsınızın acziyetine mahsustur.
Okuyucularınızı on yıllarca aldattınız. Bari bu şerefli meseleye iftira atarak günahlarınızı katlamayın.
Ve kendinize, her dürüst adamın soracağı şu soruyu sorun:
“PATRONUN KİM?
NEREDE?”
https://t.co/HLmGTCY0is
Abdulkadir Selvi:
KAHRAMANIN HİKÂYESİ
Silivri duruşmalarında çok önemli gelişmeler yaşanıyor.
Ekrem İmamoğlu filminin sonuna geliyor.
Daha filmin jeneriğini seyrediyoruz.
Turpun büyüğü heybede.
Çünkü korku duvarı yıkıldı.
Herkes yaşadıklarını anlatmak için sırada bekliyor.
Beylikdüzü Belediye Başkanlığı’ndan cumhurbaşkanı adaylığına uzanan ‘kahramanın hikâyesi’, Silivri’deki mahkeme salonlarında sona eriyor.
Emekli Komando Astsubay Cengiz Koçak:
"Seviyorum Afganistan'ı..
Afganistan'da arabana iki tane Türk bayrağı yapıştır, hiçbir şey olmaz. Kimse sana dokunmaz.
Ama Türk değilsen eğer geçmiş olsun. Her an havaya uçabilirsin.
Ben arabayla bir yerden bir yere çıkacağım zaman yabancılar benim arabaya binmek isterdi.
Çünkü yanlara Türk bayrağı yapıştırdığım için öndeki arabaya roket atarlar, arkadakine atarlar benimkine dokunmazlardı yani"
Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’a “rüşvet almak” suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
📍 Akpolat’ın eylem 45’e kadar aldığı toplam ceza 15 yıl 2 aya ulaştı.
📍Eşi Yeşim Akpolat ise 4 yıl 2 ay hapis ve 781 bin TL para cezasına çarptırıldı; 3 ev ve aracına el konulmasına karar verildi.
📍Rıza Akpolat, toplam 52 eylemden yargılanıyordu.
Yazık millete gerçekten.
AH AMAN AMAN
Teker teker alınıyorlar salona. Hiçbirisi “gizli” ya da iddia edildiği gibi “sahte” değil.
Kanlı canlı karşısında duruyorlar İmamoğlu’nun ve savcıya verdikleri ifadeleri bu defa yüzüne karşı söylüyorlar.
Davada şimdiye kadar 76 kişi itirafçı oldu. Onlar konuştukça İmamoğlu geriliyor, öfkeleniyor, hakaretler havada uçuşuyor. Hepsi, birlikte iş yaptığı insanlar. Pek çoğunu yakından tanıyor.
Her şey bir tarafa, hani tüm iddianame hayal mahsulü insanlar üzerine kurulmuştu? Hani sahte isimlerle yalanlar üzerine binlerce sayfa yazılmıştı?
Öyleyse İmamoğlu’yla yüzleşen bu kişiler kim?
Müteahhit arkadaşı Mustafa Keleş, Büyükçekmece’deki projesinin imar ve iskânı için kendisinden rüşvet olarak villa istediğini söyleyince cevap veremiyor.
Sadece yalancı diye bağırıyor. Yetmiyor, az önce “ağabey” dediği adama “aşağılık” diye hakaret ediyor. Aynı şekilde alıyor cevabını. Keleş devam ediyor sözlerine: “Herkese söker polemiğin ama bana sökmez”.
Bir başka ağabeyi geliyor salona. Müteahhit Cemal Üneş, İmamoğlu’nun kendisinden 2018 yılında 500 bin TL rüşvet istediğini söylüyor. Yani o tarih itibariyle yaklaşık 100 bin dolar. Bu rüşveti beş taksitte senetle ödediğini yüzüne karşı söylüyor.
İmamoğlu’nun tavrı yine benzer: “Emin misin Cemal abi, ben mi senden istedim?” Evet diyor ağabeyi: “İstedin. Beni Mehmet Çakılcıoğlu’na gönderdin. Senetleri o yaptı”.
Yer, tarih, miktar, rüşvet iddiasının tüm ayrıntıları giriyor mahkeme tutanaklarına.
Fakat İmamoğlu tüm bunlara cevap vermek yerine beddua ediyor. Sonunda da “Vah ki vah. Allah yardımcın olsun senin” diyor.
Ağabeyi cevap veriyor: “Benim değil de senin yardımcın olsun”.
Artık iddianamede adı geçen insanların var olup olmadığını tartışmıyor kimse. Oysa aylarca söyledikleri tek şey buydu. Sadece oyalamışlar kamuoyunu.
Çünkü bu kişileri herkesten çok İmamoğlu ve medyası tanıyormuş meğer. Üstelik çok yakından.
Gözaltına alınmadan birkaç gün önce Özgür Özel’le birlikte İmamoğlu için miting yapıp, davanın tamamen siyasi olduğunu iddia eden Antalya eski Belediye Başkanı Muhittin Böcek tutuklandığında çark etmiş, itirafçı olmuştu.
Şimdi itiraflarına her gün yenisini ekliyor. O da Antalya’dan selamlıyor Silivri’yi.
Bu defa, adaylık için İmamoğlu’nun kendisinden 15 milyon euro istediğini, bunun 5 milyonunu verdiğini söylüyor. Oğlu, bunun 1 milyonunu sırt çantasında getirip Veli Ağbaba’ya CHP Genel Merkezi’nde teslim ettiğini söylemişti.
Yine rüşvetin yeri, tarihi, miktarı tüm detaylarıyla giriyor tutanaklara.
İmamoğlu ise suçlamalara cevap vermek yerine şiir okuyor.
Üstelik çok manidar:
“Sisli bir sabahtı henüz, etrafı bürümüştü bir duman. Uzaktan geldi bir ses, ah aman aman”
Artık bundan sonraki celselerde “ahlı vahlı şiirler” yerine, gözyaşı döktüren “ağıtlar” bekliyoruz eski başkandan.
Çünkü cevapsız kalan soruları artık şiir de paklamaz.
Murat Özer, Akşam Gazetesi, 22 Ağustos 2026, Cumartesi.
Boğaziçi Üniversitesi.
2058 gündür 'İsremezük' dedikleri rektöre sırtını dönen cübbeli simsarlar.
Bunlar 25 Ekim 2003'de Tandoğan Meydanı'nda öğrencilerin türbanla üniversiteye girmemesi için düzenlenen yürüyüş sırasında, 'ORDU GÖREVE' pankartı açan dönemin YÖK Başkanı Kemal Gürüz ve İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu'nun kalıntısı olan cübbeli simsarlar.
Bu simsarlar dikilmeye başladıktan sonra Boğaziçi Üniversitesi çağ atladı.
Ama onlar hâlâ orada.
O gün hükümete karşı ordudan medet umanlar,
Bugün yönetimine sızdıkları cemaatlerin başından medet umuyor.
O günleri unutan masum,imanlı insanlar ise bu tuzağa çok çabuk düşüyor.
İBB davasında müteahhit Seyfi Beyaz, 18 yıllık dostu Ekrem İmamoğlu ile yüzleşti:
“Sana rüşvet, babana daireler verdik. Yoksa iskânımızı çıkarmayacaktın.”
Ayrıca Kameroğlu İnşaat’tan iki dairenin de Derya Çayırgan adına alındığı MASAK raporlarına yansıdı.
Aile boyu rüşvetin aklanması boyutunu içeren İBB davası duruşmalarındaki yüzleşme | Ece Sevim ile DOSYA YouTube kanalında.
https://t.co/RgmOb3xf5U
🔴 HEM KEL HEM FODUL!
Canan Kaya: Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik açıklama yapıyor ve özür diliyor, AKP'ye geçen belediye başkanları için. Yalnız özür dilerken hani 'Biz' diyor 'onların karakterini fark edememişiz diyor..
Ama bunu söylerken yanında Cemal Enginyurt var.
Ya Cemal Enginyurt MHP'de siyasete başlamış, Demokrat Parti'ye geçmiş. Oradan hakaretler savurduğu CHP'ye geçmiş. En sonunda Yeni Parti’ye geçmiş.
PEKİ BU “İKİNCİ ADIM” İSRAİL İÇİN,
YUNANİSTAN İÇİN NE ANLAMA GELİR?
İsrail;
NATO’nun “5. Madde”si kapsamına girmeyeceği için,
Türkiye’nin Kıbrıs ve Suriye’deki askeri varlıklarına saldırı planı yapıyormuş. İran'ın ABD üslerini vurmasını örnek almış!
Bu, Rum Kesimi ve Yunanistan’ın doğrudan Türkiye’ye saldırısı anlamına gelecektir.
5. Madde’ye ihtiyacımız olmaz.
Daha büyük kazanımlarımız olur.
1- Adalar Denizi’ndeki (Ege) adalar bir haftada el değiştirir. Ege’de deniz haritası çok hızlı değişir. Batı Trakya “haritası” ortaya çıkar. En az bir milyon kişi Yunan sınırında toplanır.
2- Yunanistan, İsrail tetikçisi olmanın bedelini küçülerek ödemek zorunda kalır. Bunlar olurken Makedonların, Arnavutların ne yapacağını kimseler bilemez.
3- Rum Kesimi’ne yönelik yeni askeri müdahale başlar. 1974’te yarım kalan tamamlanır.
4- Rum Kesimi’ndeki İsrail unsurları açık hedef haline gelir ve doğrudan saldırıya uğrar.
5- Eğer saldırı Rum Kesimi’nden yapılırsa, bir “işgal” kaçınılmaz olur.
6- Bunlar olurken İsrail’in Rum Kesimi ve Yunanistan’ı savunmak için hiç bir şey yapmayacağı, yapamayacağı ortaya çıkar. Yunanlılar ve Rumlar çok ağır bir şok yaşar.
7- İsrail Golan, Güney Lübnan ve Gazze’de ağır saldırıya uğrar. Buralar İsrail değildir ve misilleme yapılmış olur. Türkiye’nin bu üç bölgedeki İsrail unsurlarını vurması meşru hale gelir.
8- Akdeniz’deki İsrail donanması yarı ölü hale gelir. Hareket edemez, kıyıda kilitlenip kalır.
9- On binlerce, yüz binlerce gönüllü ve onlara önderlik edecek askeri unsurlar Gazze’ye akın eder. Artık hiçbir sınır onları durduramaz.
10- Bu arada Tel Aviv yanar, askeri üsler vurulur.
11- O çok övündükleri F-35’lerin bir gecede kaç tanesinin imha edildiğinin hesabını yapmak zorunda kalırlar.
12- Türkiye’deki çifte vatandaş olup da İsrail’e hizmet edenlerin hepsi vatan haini kategorisine alınır. Tutuklanır ya da sınır dışı edilir.
13- Sadece silahların değil, “Coğrafya Silahtır” ilkesinin sonuçları açık ve net ortaya çıkar.
14- İşte bu aşamadan sonra İsrail için coğrafya biter, boğulur. Sadece Doğu Akdeniz kalır. Orada da kimin kimi avlayacağı bellidir.
15- Asker değil, yüzbinlerce gönüllünün İsrail sınırlarına akın etmesi bile İsrail haritasını ortadan kaldırmaya yetecektir. Böyle bir senaryonun mümkün olduğunu biz biliyoruz. Herkes biliyor.
16- Bu kriz sadece “seçim krizi” değil. Büyüyerek devam edecek. Hesaplar buna göre yapılmalı.
17- İsrailliler'in "telkin"lere ihtiyacı yok. Tarihe bakmaları yeterlidir. Ne ölümcül kararlar alabildiğimizin binlerce örneğini göreceklerdir. Ve biz hiç geri dönmeyiz...