🟡ADANA'DA SOKAK ORTASINDA İŞKENCE!
Memlekette ne adalet bıraktınız ne huzur bıraktınız! Sizin döneminize lanet olsun!
#AdanaEmniyeti#SusDosyasıCanlıYayın
19Eylül SokakIşkencesi
ADANA'DA SOKAK ORTASINDA İŞKENCE!
Memlekette ne adalet bıraktınız ne huzur bıraktınız! Sizin döneminize lanet olsun!
#AdanaEmniyeti#SusDosyasıCanlıYayın
19Eylül SokakIşkencesi
Ağrı tutukluluk sürecinde çekmiştim bu fotoğrafı..
Şimdi onlar da zindanda.
Önemi yok, biz onların yerine de mücadele ederiz..
#GönüllerBirOlsun
AlparslanHocaya Ozgürlük
Ne zaman bir faaliyet yapmak istesek sürekli emniyeti önümüze çıkarıp bize engel olmaya çalışıyorlar.
Bu Pazar günü Ankarada da basın açıklaması yapmayı düşünüyoruz. Emniyet her barışçıl basın açıklaması faaliyetimizde bir problem çıkardı. Geçen haftalarda da Hacı Bayram Camiinin avlusunda biber gazıyla müdahale edildi! Umarız bu haftaki basın açıklamamızda benzer görüntüleri görmeyiz...
Biz her zaman olduğu gibi düzgün bir şekilde Anayasanın da bize verdiği hakla basın açıklamamızı yapmak istiyoruz. Onların da bize bu konuda, bu anayasal hak karşısında yardımcı olmaları, engel olmamaları gerekiyor!..
#OkullarMezarOlmasın Mansur Yavaş #egitimdesiddetehayır KPSS Yargıda Bayram Özbek #OrEl #dengelerdeğişti #AdaletinSesiKademe Doğu Perinçek
CANLI YAYIN | 19 Eylül Adana Emniyeti Sokak İşkencesi
Sus Dosyası 2. Bölüm
#AdanaEmniyeti#SusDosyasıCanlıYayın
19Eylül SokakIşkencesi
Canlı yayını izlemek için tıklayınız:
https://t.co/5jHJLUvVZU
Tutuklulukta suç tipine göre kısıtlamalar yapmak açık bir hak ihlalidir. Onlarca yıl ceza almış ve cezası kesinleşmiş mahkumlar bile haftada bir saat görüntülü görüşme hakkına sahipken sırf "Suç Örgütü" iddiasıyla tutuklanan ve belki de ileride beraat edecek kişilere bu hak tanınmıyor.
Tüm modern hukuk düzenlerine göre tutuklama yalnızca bir tedbir olup cezalandırma aracına dönüşmemeli prensibi geçerlidir. Fakat bu gibi uygulamalar tutuklamayı cezalandırmaya dönüştürmüş durumda.
Tutuklanan şüphelilerin Türkiye'nin bir ucundan başka bir ucuna sevk edilmeleri de hem tutukluyla hem de ailesine ceza vermektir. Türkiye'de birçok tutuklu bu duruma maruz kalıyor.
Tutuklamanın ilk mercii olan Sulh Ceza müessesesi de ciddi manada hak ihlaline sebep oluyor. Kapsamlı ve çok şüpheli barındıran soruşturmalarda sulh ceza hakimi dosyayı inceleyemeden, yeteri kadar araştırma yapamadan ve meseleyi anlayamadan karar veriyor. Hatta sulh ceza sorguları çok seri bir şekilde tamamlanıyor ve çoğu kişi kendisini yeteri kadar ifade edemeden tutuklanıyor.
Bir insanın özgürlüğünden mahrum edilmesi ve haklarının kısıtlanması bu kadar kolay olmamalı. Sulh Ceza hakimlikleri modern giyotinlere dönüştürülmemeli. Cezaevlerinde tutuklulara mahkum muamelesi yapılmamalı. Dolayısıyla tutukluluk tedbirinin başından sonuna kadarki tüm süreçle ilgili gerekli yasal düzenlemelerin yapılması artık bir zorunluluktur.
ADANA’DA SOKAK ORTASINDA YAŞATILAN POLİS İŞKENCESİNİ ŞİDDETLE KINIYORUZ!
BU İŞKENCENİN HESABI SORULMALIDIR!
Furkan Hareketi mensupları olarak, 19 Eylül 2026 tarihinde Adana İsmet İnönü Parkında Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin cezaevinde maruz kaldığı hak ihlallerine dikkat çekmek amacıyla Adana’da gerçekleştirdiğimiz basın açıklamasının ardından sokak ortasında yaşatılan polis işkencesini şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz!
Basın açıklamasının sona ermesinin ardından kardeşlerimiz herhangi bir taşkınlık gerçekleştirmemiş, yalnızca namazlarını kılmak üzere camiye gitmek istemişlerdir. Buna rağmen sokak ortasında ağır bir polis müdahalesi gerçekleştirilmiş; kask, kalkan, cop, tekme ve biber gazı kullanılarak vahşice şiddet uygulanmıştır. Çok sayıda kardeşimizin yüzü kanlar içinde kalmış, bir kardeşimizin beli kırılmış, onlarca polis tek buldukları kişilerin üzerine yürümüş, yere yatırılan kardeşlerimiz polisin işkencesine maruz kalmıştır.
Yaşananlar sıradan bir polis müdahalesi olarak geçiştirilemez. Sokak ortasında insanların yere yatırılarak coplandığı, tekmelendiği, ters kelepçelendiği ve biber gazına maruz bırakıldığı bu olay, açıkça sokak işkencesi olarak nitelendirdiğimiz ağır bir müdahaledir. Kamu gücünün bu şekilde kullanılması kabul edilemez. Özellikle ibadet etmek amacıyla camiye gitmek isteyen insanların hedef alınması, olayın vahametini daha da artırmaktadır.
Üstelik müdahale yalnızca yetişkinleri değil, çocukları da kapsayacak şekilde genişlemiş; aralarında çocukların da bulunduğu 18 kişi gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınan çocuklar daha sonra serbest bırakılmış, 12 kişi ise tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmiştir. Mahkeme sonucunda bu 12 kişinin tamamı serbest bırakılmış, haklarında haftada 2 gün 04.00-06.00 saatleri arasında imza atma şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
Ancak asıl olarak cevaplanması gereken, bu ağır müdahalenin neden gerçekleştirildiği ve bu müdahalede sorumluluğu bulunan görevliler hakkında neden gerekli işlemlerin yapılmadığıdır.
Ortada açıkça cevaplanması gereken sorular vardır: Namaz kılmak için camiye gitmek neden engellenmiştir? Bu müdahalenin emrini kim vermiştir? İnsanların yere yatırılarak coplanmasına, tekmelenmesine ve biber gazına maruz bırakılmasına hangi gerekçeyle izin verilmiştir? Müdahalede bulunan görevliler hakkında neden soruşturma başlatılmamıştır?
Bu görüntüler ve yaşananlar görmezden gelinmemeli, olayın üzeri kesinlikle örtülmemelidir. Müdahaleye ilişkin tüm kamera kayıtları ve diğer deliller derhâl güvence altına alınmalı, olayın bütün yönleriyle soruşturulması sağlanmalı, müdahalede sorumluluğu bulunan görevliler tespit edilmeli ve haklarında gerekli adli ve idari işlemler başlatılmalıdır. Varsa emir ve talimat zinciri de tüm yönleriyle ortaya çıkarılmalıdır.
Kamu gücü kullanan hiç kimse hukukun üzerinde değildir. İbadet etmek isteyen insanların sokak ortasında şiddete maruz bırakılması normalleştirilemez. Devletin görevi, temel haklarını kullanmak isteyen insanlara şiddet uygulamak değil, onların haklarını güvence altına almaktır.
Bizler Adana’da yaşanan bu sokak işkencesini ve ağır polis müdahalesini şiddetle kınıyor; olayın tüm yönleriyle soruşturulmasını, sorumluların tespit edilmesini ve gerekli adli ve idari işlemlerin derhâl başlatılmasını talep ediyoruz.
İBADET ETMEK SUÇ DEĞİLDİR!
HUKUK HERKES İÇİN VARDIR!
Furkan Hareketi
19Eylül SokakIşkencesi
#AdanaEmniyetiYargılansın
AliAbdullah GörevdenAlınsın
Adana emniyetindeki işkenceci polisler görevden alınıp yargılanmalı, en üst seviyeden cezalandırılmaları gerekmektedir.
19Eylül SokakIşkencesi
#AdanaEmniyetiYargılansın
AliAbdullah GörevdenAlınsın
Furkan Vakfı üyelerine yönelik işkenceye varan şiddetli muameleler, hukuk devleti ilkesinin ayaklar altına alınmasıdır.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını kullanan vatandaşlara yönelik işkenceyi andıran müdahaleler TCK anlamında suçtur!
@abakingurlek@adalet_bakanlik
Emniyet şunu anlamalıdır:
Ne kadar kontrolsüz güç sergilerse sergilesinler, karşılarında HAK'TAN BAŞKA HİÇBİR OTORİTE'YE BOYUN EĞMEYEN BİR FURKAN HAREKETİ var.
Çoğu cemaatler gibi ezik bir topluluk yok. Dövüldükçe sertleşen bir çelik yapı var, "bünyan-ı marsus" oluyorlar, inş.