"Piyasanın başarısızlıklarını düzeltmek için kullanılan devlet gücü ekonomiyi istikrara kavuşturabilir. Fakat aynı güç, belirli gruplara ayrıcalık dağıtmak için kullanıldığında piyasanın kendisini bozar."
https://t.co/8Ta77Szof3
Diyarbakır’daki kuduz vakasıyla ilgili haberleri, resmî açıklamaları ve bilimsel literatürü karşılaştırdım. Karşımıza cevaplanması gereken önemli sorular çıkıyor:
Çocuk 3 yaşında mı, 4 yaşında mı? Isırıldı mı, tırmalandı mı? Temas iki ay önce mi, dört ay önce mi gerçekleşti? Gerçekten dudağından mı yaralandı? “Kuduz kedi” ifadesinin bilimsel dayanağı ne?
Yeni yazımda bu çelişkileri tek tek ele alıyor, 10 binden fazla insan kuduzu vakasını kapsayan bilimsel veriler ve Dünya Sağlık Örgütü kaynaklarıyla dört aylık kuluçka süresini de inceliyorum.
Kuduz son derece ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Tam da bu nedenle bilgiler de aynı ciddiyetle sorgulanmalıdır.
Diyarbakır Kuduz Vakasında Cevap Bekleyen Sorular…
https://t.co/jS6iDqOz71
Lütfen sonuna kadar okuyun ve paylaşın. Çünkü korku hızla yayılır; gerçeğin yayılması ise hepimize bağlıdır.
Türkiye'de çevrenin korunması adına umut verici bir gün. Bu yeni mahkeme kararının duyulmasına destek verirseniz sevinirim. Bizzat kendi adıma ve tüm memleket hayrına Aydın’daki yeni maden ocağı projesinin ruhsatının iptali için açtığım davada maden ruhsatı iptal edilmiştir.
Böylelikle, valiliğin “ÇED Gerekli Değildir” kararına karşı açtığım davada Aydın 2. Idare mahkemesinden aldığım iptal kararından sonra bu sefer de Aydın 1. İdare Mahkemesi tarafından ilgili müteahhit firmaya Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (“MAPEG”) tarafından verilen maden ruhsatı iptal edilmiştir.
Öyle orman gördüğünüz her yeri darmaduman edecek şekilde kazmayı vurup kazmaca yok. Memleketin doğasına sahip çıkan vatandaş var. Hukukçular var. Aydın'da hakimler var.
Bu kararın ilgili sayfalarını 290,000 takipçime iletiyorum. Memleketin nice yerlerindeki doğa katliamlarına karşı kullanılabilecek önemli bir karardır. Eğer duyurulmasına ve elden ele dolaşarak bilinmesine katkı verebilirseniz, koruma etkisi benim yetişebildiğim yerlerle sınırlı kalmamış ve yurt sathına yayılabilmiş olacaktır.
ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA NASIL BAŞŞVURU YAPILACAKTIR
Örnek dilekçeye adınızı, soyadınızı, TC kimlik numaranızı, adresinizi yazdıktan sonra dilekçenin son sayfasını mutlaka imzalayın daha sonra dilekçeye kimlik fotokopinizde ekledikten sonra,
1. Bulunduğunuz yerdeki Adliye Sarayına (Binasına) giderek, savcılık ya da hukuk mahkemeleri ön bürolarından veya nöbetçi mahkemelerden Anayasa Mahkemesine bu dilekçeyi göndermek istediğinizi söyleyin, dilekçenizi ücretsiz olarak göndereceklerdir ve size dilekçenin gönderildiğine dair bir alındı belgesi vereceklerdir.
2. Bulunduğunuz yerde Adliye Sarayı (Binası) yoksa eğer dilekçenizi yukarıda anlatıldığı şekilde doldurduktan ve imzaladıktan sonra bir zarfın içine koyup zarfı kapatınız ve
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı,
Ahlatlıbel Mahallesi İncek Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz Bulvarı No: 4
06805 Çankaya / Ankara
Adresine gönderiniz zarfın üzerin isminizi yazmayı unutmayın
3. Dilekçeyi yukarıda anlatıldığı şekilde hazırladıktan sonra CİMER üzerinden Anayasa Mahkemesine gönderebilirsiniz
Perşembe Yaylası’nda sondaj resmen başladı!
Jandarma yolları kapattı, halk alana alınmıyor. İş makineleri mendereslerin hemen dibinde yol açıyor. Mahkemenin 8 Mayıs’taki bilirkişi keşfi beklenmeden “oldu bittiye” getiriliyor.
Çed raporu hazır değil!
Dünyanın en güzel yaylalarından biri talan ediliyor!
Bu cenneti korumak için sesimizi yükseltelim
#PerşembeYaylasıDireniyor #MadencilikTalaninaDurDe
İspanya dağı taşı zeytine boğdu. Suudi Arabistan çölü zeytin denizine dönüştürüyor. Çin Türkiye kadar çölü tarım alanına çeviriyor. Türkiye ise bir avuç kömür için ülkesini çöle çeviriyor.
3573 sayılı Kanunun 20 nci maddesi:
Zeytinlik sahalar içinde ve bu sahalara 3 km mesafede zeytinliklerin vegatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkartan tesis yapılamaz ve işletilemez. #ZeytinimeDokunma#KazDağlarınaDokunma
Türkiye'de zeytinlikler sistemli şekilde yok edilirken, Suudi Arabistan'ın 20.000.000 zeytin ağacı diktiğini, Suriye'de ise 100 milyon zeytin ağacı olduğunu; bunlardan minimum 500.000 ton yağ elde edildiğini biliyor muydunuz?
Suudi Arabistan, çölün ortasında 20 milyon zeytin ağacıyla yeni bir üretim hikâyesi yazıyor; El Cevf bölgesi artık sadece kumla değil, zeytinle anılıyor. Bu bölgede kurulan dev zeytin tarlaları sayesinde, Ortadoğu'nun yeni merkezlerinden biri haline geliyor. Bu topraklar, doğru planlama ve sabırla nasıl bir dönüşüm yaratılabileceğinin en somut örneği...
Ama asıl çarpıcı örnek İspanya…
Bu ülke, zeytini sadece bir tarım ürünü değil, bir kültür ve ekonomi politikası olarak görüyor. Milyonlarca ağacıyla dünyanın en büyük zeytinyağı üreticisi olan İspanya, toprağını koruyarak büyüyor; zeytiniyle dünyaya yön veriyor.
Kökleri tufanı görmüş bir bilgedir zeytin ağacı 🫒🌿
Nuh'un gemisi Ararat'a oturduğunda, bir güvercin gagasında onun dalıyla dönmüştü; barışın, yeni başlangıcın habercisi olarak...
İşte o gün insanlık, zeytini yalnız meyve değil, bir mucize bildi.
Tevrat'ta yağının ışığı tapınakları aydınlattı.
İncil'de, Mesih'in başına sürülen yağdı onun özü...
Kur'an'da, ne doğuya ne batıya ait olan o mübarek ağaçtır;
"Nûr" suresinin kalbinde geçer.
Bir kandil ki, yağı neredeyse ateş değmeden bile ışık saçar.
Antik Yunan'da Athena, bilgelik tanrıçası, halkına hediye olarak onu sundu.
Ve o gün insanlar bir silah değil, bir zeytin dalını seçti.
Bu yüzden adı "barış" ile anıldı efsanelerde ve her dalı, bir savaşın sona erişi gibi kıymetliydi...
Roma'da zafer taçları onun yapraklarıyla örülürdü. Ama gerçek zafer, topraktan kana değil, zeytinyağına ulaşmaktı.
Zeytin ağacı, ölümsüzlüğüyle de kutsaldır; bin yıl geçer, o hâlâ yaşar.
Bedeninde zamanın çatlakları, ruhunda Tanrıların nefesi vardır.
Ve insan, ne zaman toprağa eğilse dua için, zeytin ağacı gökyüzüne uzanır, sessizce şahitlik eder.
Barışa, sabra, dirence, ve nura....
Ve sonra…
İnsan denen mahluk, göğe uzanan o kadim duaları baltayla susturdu. Türkiye'de defalarca kesildi zeytin ağaçlarımız rant uğruna...
Bir zeytin ağacını kesmek, yalnızca bir ağaç gövdesini değil; tarihi, dini, miti ve umudu da kanatmak demektir.
O ağacı kesmek,
Nuh'un güvercinini havada vurmak, Athena'nın hediyesini ayaklar altına almak, Kur'an'daki nuru karanlığa gömmektir.
Zeytin ağacına kıymak;
Toprağın hafızasını silmek, barışa ihanet, sabra ihanet, Tanrıya, çocuklara ve yaşadığın vatana aynı anda sırt dönmektir.
Bir zeytin ağacı yıkıldığında yalnız kökleri değil, insanlığın vicdanı da toprağa gömülür...
#ZeytinimeDokunma
#KazDağlarınaDokunma