Çok uyanık biri bu adam. normal süreye bir ay kala seçime gidip bunun adına da '' erken seçim'' deyip, RTE'ye tekrar seçim imkanı verecekler.
Her zaman söylüyorum, bizim anayasalar bilerek muğlak bırakılıyor. Erken seçim var fakat ne zamana kadar erken seçim denebilir tarif yok!
Çok uyanık biri bu adam. normal süreye bir ay kala seçime gidip bunun adına da '' erken seçim'' deyip, RTE'ye tekrar seçim imkanı verecekler.
Her zaman söylüyorum, bizim anayasalar bilerek muğlak bırakılıyor. Erken seçim var fakat ne zamana kadar erken seçim denebilir tarif yok!
Irkçılığın eğitimsizlikten doğduğunu sanmak, kendimizi avutmak için uydurduğumuz bir masaldır.
İzmir'de bir hastane açılışında, Türkiye'nin en zengin ve en eğitimli insanlarının başında gelen Rahmi Koç, protokolün tam ortasında Kürt kadınını bedeni üzerinden ırkçı bir dille alaya alan bir "fıkra" anlatabiliyor ve salon gülebiliyorsa, sorun eğitim eksikliği değildir; daha derinlerdedir ama vicdan eksikliği bariz şekilde ortadadır.
En iyi okullarda okumuş, en yüksek mevkilere çıkmış kesimlerde dahi etnik kimliği ve kadın bedenini aşağılamanın bir nükte sayılabilmesi, ülkemizin yüzleşmekten kaçtığı en temel yarasını gösteriyor: özünde toplumsal gerçeklik olan çoğulculuğa değil, ayrımcılığa dayanan tek tipçi bir toplumsal düzen dayatması ve bunu devamlı yeniden üreten eğitim sistemi.
Netice olarak bizde ayrımcılık marjinal bir durum değil, özellikle seçkinlerin arasında rahatça paylaşılan bir dildir.
Utanç verici olan sadece Rahmi Bey’in cümlesi değil, o cümleye gülebilen bir salonun da olmasıdır.
Bu sebeple de yüzleşmemiz gereken o salonun da çok ötesinde duran derin sorunlarımızdır.
Bu haber böyle anlatıldığı gibi ise; mesak ediyorum, herhangi bir hakim veya savcı kaçırılan kişi olsaydı, suçlular adli kontrol şartı ile serbest kalır mıydı? Benim ki sadece merak!
📣 2026 Mart TUS sonuçları, sağlık sisteminin alarm verdiğini açıkça ortaya koyuyor.
Bir zamanlar tıbbın omurgası olan;
Kadın Hastalıkları ve Doğum, Genel Cerrahi, Pediatri, İç Hastalıkları, KVC, Beyin Cerrahisi ve Acil Tıp gibi ana branşlar artık genç hekimler tarafından tercih edilmiyor.
Çünkü bugün sistemde;
➡️ En ağır nöbet
➡️ En yüksek risk
➡️ En yoğun hasta yükü
➡️ En fazla malpraktis baskısı
➡️ En fazla şiddet riski
…maalesef en düşük yaşam kalitesi ve en yetersiz ekonomik karşılıkla buluşuyor.
Ekonominin en temel prensibi bozulmuştur:
“Risk ve emek arttıkça karşılık da artmalıdır.”
Ama bugün;
12-13 yıl eğitim alan, gecesini gündüzüne katan, insan hayatını omuzlarında taşıyan devletin doktoru geçim kaygısı yaşıyor.
Devletin doktoru fakir olmamalıdır.
Hekim; yalnızca fedakârlık üzerinden ayakta tutulamaz.
Adil ücret, güvenli çalışma ortamı ve hukuki koruma artık tercih değil zorunluluktur.
Aksi halde gelecekte;
📍 Estetik olarak “iyi görünen” ama kronik hastalık yükü artmış toplumlar,
📍 Çocuğu için pediatrist bulamayan aileler,
📍 Acilde saatlerce uzman bekleyen hastalar,
📍 Doğum yaptıracak kadın doğum uzmanına ulaşamayan şehirler göreceğiz.
2026 TUS tercihleri bir sınav sonucu değil;
Türkiye’de sağlık sisteminin sosyolojik MR görüntüsüdür.
Hekim Birliği olarak uyarıyoruz:
Ana branşlar çöküyorsa, sağlık sistemi sürdürülebilir değildir.
Bugün çözülmeyen sorunlar, yarının erişilemeyen sağlık hizmetine dönüşecektir.
@saglikbakanligi@drmemisoglu
Tarım perişan - Taha Akyol https://t.co/9T92sn1qx7 @KararHaber
2021’den bugüne dünyada gıda fiyatları yüzde 1.2 arttı. Türkiye’deki artış yüzde 833.
Sebep, tarımdaki fahiş yanlış politikalardır.
TRE on yıl önce demişti ki:
“Topraklarımız var ama doğru planlama yaparak, yeterli teknik destek sağlayarak hakkıyla değerlendiremiyoruz. Meralarımız var ama et fiyatları almış başını gidiyor, ihtiyacımızı karşılayabilmek için ithalat yapmak zorunda kalıyoruz…” (14 Kasım 2016)
On yılda niye düzeltemedi, daha kötü oldu?
Çünkü reform demek kamuda liyakat demektir, bağımsız yargı, bağımsız MB, düzgün ihale kanunu demektir.
Bütçede faizin tutarı 2.742 trilyon lira.
Böyle bir iktidar reform yapamaz.
SUT arttı denildi…
Ancak sağlık profesyonellerinin eline geçen ücrette kayda değer bir artış olmadı.
Geçen yıl %35 vergi diliminde aldığımız rakamları bugün ancak alabiliyoruz.
Aradan geçen onca zam, enflasyon ve sözde artışlara rağmen sağlık profesyonellerinin gelirinde gerçek bir iyileşme yok.
📌 Vergi dilimleri yükseliyor,
📌 Teşvik ödemeleri eriyor,
📌 Döner sermaye dağılımları yetersiz kalıyor,
📌 Enflasyon karşısında alım gücü her geçen gün düşüyor.
“SUT arttı” deniliyor ama sağlık profesyonellerinin cebine yansıyan bir artış görülmüyor.
Kağıt üzerindeki artış değil;
emeğe, maaşa ve teşvik ödemelerine gerçek yansıma istiyoruz.
#VergiDilimleri #Teşvik #DönerSermaye #SağlıktaEmek
@saglikbakanligi@drmemisoglu
🔴MAAŞIN NİYE HER AY ERİYOR? SEBEBİ BELLİ: VERGİ MAKASI
2026 gelir vergisi tarifesi açıklandı. Kâğıt üstünde Ocak’ta herkes mutlu: Tüm çalışanlar %15 vergiyle başlıyor. Ama işin rengi yıl ortasında değişiyor.
📍Tablo net:
· 190 bin TL’ye kadar %15
· 190-400 bin arası %20
· 400 bin-1,5 milyon arası %27
Yani maaş, ek ödeme, teşvik derken toplam kazancınız büyüdükçe, devletin kestiği pay da sessiz sedasız %15’ten %27’ye fırlıyor. Özellikle nöbet ve teşvik ödemesi yüksek sağlıkçılar, yılın ikinci yarısında maaşın eridiğini net hissediyor.
Eleştiri:
Asıl mesele şu: Maaşlar enflasyon karşısında erirken, vergi matrah sınırları yerinde sayıyor. Çalışan daha yılın ortasında üst dilime giriyor. Uzmanların da dediği gibi, matrah güncellenmediği sürece bu “vergi kamburu” her yıl daha erken sırta binecek. Zam alıyorsun ama vergi makasıyla aynı maaşı, hatta daha azını alıyorsun. Adalet mi? Çalışanın cebinden vergi dilimi oyunuyla her yıl sessizce çekilen paraya dikkat!
#vergidilimi #memur #işçi #hemşire
@t24comtr , haber açmadan önce reklam izleme mecburiyeti getirdiği için artık okumuyorum. Destek ihtiyacını anlıyorum ama zaten sitenin her sayfası reklam dolu. bir de bilmem kaç sn bekleyin demek ve her açtığında tekrar etmesi okuyucuyu bezdiriyor.
Ne güzel dünya lan!
Asgari ücret %16 hedefine göre belirlendi.
Memur maaşı %16 hedefine göre verildi.
Kiralar, vergi dilimleri, faturalar hepsi %16'ya endeksli!
Merkez Bankası bugün hedefi hop %24 yaptı.
Hedef hop diye değişti, Maaşlar hop diye değişmedi.
Eee ne olacak şimdi?
Batman'da Nur'un saff-ı evvellerinden, ulu çınar Hacı Mirza Demir abinin vefat haberini aldım. Allah gani gani rahmet etsin, mekanını Cennet, sevdiklerine komşu etsin.
Günlerdir YASAK kararını konuşuyoruz, hakkında yazılar yazılıyor ancak şunu söylemek isterim;
AİHM bizim kanunlarımızda olmayan yepyeni bir şey söylemedi. Bizim mevzuatımızdada “terör ve terör eylemleri” tanımı muğlak olsa da şiddet ve cebir vurgusu vardır, bu eylemleri bilerek ve isteyerek yapma yani özel kast olmazsa olmaz olarak aranan şarttır.
AİHM’in Yasak kararında dile getirdiğini biz hukukçular 9,5 yıldır kendi kanunlarımıza atıf yaparak kürsülere haykırdık.
Yasak kararı, Türkiye Cumhuriyeti Mahkemelerinin Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını uygulamadığının tescilidir.