İstanbul Topkapı Üni. Rektör Yardımcısı, Prof. Dr., URAK YK Üyesi, Oxford OCTD Kıd. Danışman, Ankara Ticaret Odası, Tigin Capital Partners, Girişim Elektrik YK
ACİL BİR EKONOMİ GÜVENLİĞİ EYLEM PLANINA İHTİYACIMIZ VAR!
Buna en çok ekonomi medyasında ihtiyaç duyuyoruz.
Bugün dolaşıma şöyle bir haber sokuldu. Haberde; "ABD Hazine Bakanı Scott Bessent Türkiye merkezli büyük bir bankanın daha ABD tarafından yaptırım listesine dahil edileceğini açıkladı. Yaptırıma tabi tutulacak finans kuruluşunun isminin 11 Eylül saldırılarının yıl dönümü nedeniyle önümüzdeki pazartesi günü kamuoyuna duyurulacağı bildirildi." diye ifadeler var.
Oysa haberin orijinal kaynağında "Türkiye" ibaresi asla kullanılmamış. Hiç bir yer "Türkiye" ifadesi geçmiyor. Hatta Reuters ve CBNC gibi portallarda "Bessent, kurum ismi veya ülke telaffuz etmedi" diye açıklama var.
Bu işler bu kadar ucuz olmamalı. Türkiye piyasalarını "Yabancı onu dedi, bunu söyledi" kompleksinden kurtarmamız gerekiyor. Aşağıya Reuters ve CNBC linklerini ekliyorum. Göreceğiniz üzere; Bessent'ın orijinal açıklamalarında "Türkiye" ifadesi geçmiyor.
https://t.co/DCXDsI8vyN
https://t.co/1MJXlhzlLu
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Petrol Piyasası Raporu da yayınlandı. Rapora göre;
🛢️ABD-İran müzakereleri tıkanırken çatışmaların yeniden alevlenmesi, ham petrol fiyatlarını Mayıs'tan bu yana en yüksek seviyeye taşıdı (Brent 105 $/varil, savaş öncesine göre %45 yüksek).
⛽️Ancak asıl kriz rafine ürünlerde: ABD'de dizel/gazyağı 200 $/varil'i aştı (%94 artış), Avrupa ve Asya da yakın seviyelerde — bu da rafineri marjlarını rekor kırdırdı.
‼️Körfez ülkelerinin toplam petrol ihracatı savaş öncesinin yarısına (~13 mb/gün) düştü; ABD'nin Hürmüz'deki askeri korumasıyla ham petrol kayıpları biraz hafiflese de, rafine ürün/LPG ihracatı hâlâ %60 daha düşük. Körfez'in dizel ihracatı savaş öncesinin çeyreğine (390 kb/gün) geriledi. Rusya'nın rafineri sisteminin Ukrayna saldırılarıyla büyük ölçüde durması da küresel dizel açığını derinleştirdi.
🤝Bu gelişmeler ışığında 2026 arz tahmini 100,7 mb/gün'e (yıllık -5,7 mb/gün), talep tahmini ise -2,5 mb/gün'e düşürüldü — düşüş hızı yıl sonuna doğru yavaşlasa da. Savaşın başından beri küresel stoklar 507 milyon varil eridi; tamponların azalması nedeniyle Orta Doğu ve Rusya-Ukrayna çatışmalarının çözümü giderek daha acil hale geliyor.
Raporun linki: https://t.co/kLFcdYAtag
ABD-İran Savaşı bilinen pek çok dengeyi değiştirmeye devam ediyor.
Uluslararası Enerji Ajansı kömüre ilişki bir yıl ortası güncellemesi yayımladı. Rapora göre;
Kömür sevkiyatları Hürmüz Boğazı'ndan doğrudan etkilenmese de, LNG akışlarındaki kesintiler doğal gaz fiyatlarını yükseltti ve bu da gazdan kömüre geçişi teşvik ederek kömür talebini destekledi.
2025'te küresel kömür talebi %0,3 artışla rekor kırarak 8,84 milyar tona ulaştı; Çin ve Hindistan'da kömürle elektrik üretimi 50 yıl aradan sonra ilk kez geriledi, ancak ABD'de talep %9,5 arttı.
2026 için tahmin yukarı yönlü revize edildi: talebin %1,2 artışla 8,94 milyar tona (yeni rekor) çıkması bekleniyor. Bunun nedenleri Orta Doğu krizi, güçlü El Niño etkisi ve Çin'deki Shanxi maden kazası sonrası arz kısıtları.
Raporda Türkiye'ye özel olarak yalnızca bir yerde değiniliyor; 2026 yılı için küresel deniz yolu termal kömür talebinin gerilemesinde Hindistan ve Avrupa öne çıkan bölgeler olarak gösteriliyor. Avrupa özelinde ise bu düşüşün asıl sürükleyicisi Türkiye: elektrik üretiminde kömür talebinin zayıflaması nedeniyle Türkiye'nin ithalatının 8 milyon ton düşerek 30 milyon tona gerilemesi bekleniyor.
Rapor içeriğinde Türkiye, Avrupa'daki ithalat düşüşünün ana kaynağı olarak gösteriliyor.
The Hormuz shock is rippling through energy markets. Our new report shows global coal demand is now set to rise by 1.2% in 2026 ➡️ https://t.co/Q4fBOZc5a9
How long this trend for coal lasts depends on the crisis in the Gulf & on countries' longer-term strategic responses to it
OVP’den görmek istediğimiz adımlar geliyor!
"Bu konular ekonomi güvenliğinin altında değerlendirilen önemli başlıklar olmakla birlikte esasen odaklanılması gereken konuların başında finansal piyasalar ve sermaye piyasaları üzerinden gelebilecek riskleri minimize etmenin geldiğini ifade etmeliyim. Yabancı sermayeli finansal kurumlar ile merkezi yurt dışında olan aracı kurumların Türkiye’deki işlemleri ve faaliyetlerinin yakından izlenmesi hususunun son derece önemli bir 'ekonomi güvenliği' değişkeni olduğunu düşünüyorum."
"...tıpkı savunma sanayiinde olduğu gibi Türkiye’nin finans sistemi için de dışa bağımlılığı en aza indirecek yerli kurumları destekleyecek bir modele ihtiyacı var."
https://t.co/mhnDX1QFjU
Daha önce OVP’nin özü itibariyle statik bir yapıda olduğunu ve rakamsal hedeflerin yerine yapısal reformlara odaklanılması gerektiğini ifade etmiştim. Son 2 yıldır OVP’de bu konuda adımlar olduğunu görmek oldukça sevindirici.
Bu yıl da OVP’nin içinde “Ekonomik güvenlik ve dayanıklılık” başlıklı bir bölünme de yer verilmiş. 2013’ten bu yana akademik olarak çalışma yaptığım ekonomi güvenliği kavramına OVP’de yer verilmesi beni mutlu etti. Öte yandan OVP’de “Ekonomik güvenlik ve dayanıklılık” başlığı içinde;
· Enerji ve doğal kaynaklarda arz güvenliğinin güçlendirilmesi,
· Gıda arz güvenliği ve tarımsal dayanıklılığın artırılması,
· Kritik teknolojilerde yerli kapasitenin ve stratejik sektörlerin geliştirilmesi,
· Ailenin güçlendirilmesi, toplumsal ve fiziki dayanıklılığın artırılması gibi dört alt madde gördüm.
Elbette bunlar son derece önemli. Ancak ekonomi güvenliği başlığının altına tıpkı savunma sanayiinde olduğu gibi finans sektörü ve sermaye piyasalarında da yerliliği artıracak politikaları da koymamız gerekiyor.
Türkiye, küresel finansal sisteme entegre bir ekonomi olduğu için her zaman sermaye hareketleri olacak ve olmalı. Diğer yandan dış açık ve cari açık nedeni ile oluşan döviz ihtiyacı ve döviz kuru geçişkenliği nedeni ile ihtiyaç duyulan kur baskısı bir süre sonra aleyhe çalışma riski içeren carry trade konusunu gündeme getiriyor. Türkiye’nin buna çözüm üretecek yapısal konuları hayata geçirmesi gerekiyor.
Bununla birlikte finansal sistem ve sermaye piyasalarındaki yabancı sahipliği oranı ve bu yabancıların kim olduğu ile niyetleri konusundaki acı tecrübeleri göz önünde bulundurarak tedbir seti oluşturmak gerekiyor.
Tabii ki iyi niyetli örnekleri bir tarafa ayırıyorum ancak her platformda bahsettiğimiz “yerlilik” konusu sermaye piyasaları ve finans sektöründe açılınca oluşan rahatsızlığı anlamakta güçlük çektiğimi de ifade etmeliyim.
OVP pazar günü açıklanacak. Ancak OVP genel itibariyle sadece veriler üzerinden tartışılıyor. Büyüme oranı, enflasyon tahmini ve benzeri diğer veri tahminleri ve hedefleri üzerinden bir belge oluşturuluyor.
Oysa yılda bir kere hazırlanan böylesi bir belge özü itibariyle statik olduğu için çoğu zaman tahminler ve hedefler ile gerçekleşmeler arasındaki fark ciddi tartışmalara konu oluyor.
🔹OVP'de ekonomik güvenlik ve dayanıklılık vurgusu
➤ Finans piyasalarında dışa bağımlılığı azaltmak adına neler yapılabilir?
🗣️ İstanbul Topkapı Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Levent Yılmaz değerlendirdi.
🛢️Goldman Sachs, Orta Doğu'da deniz taşımacılığına yönelik saldırıların artması halinde petrol fiyatlarının varil başına 120 dolara kadar yükselebileceği uyarısında bulundu.
🔊ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran ile yaşanan gerilim sona erdiğinde petrol fiyatlarının düşeceğini ve varil başına 40 dolara kadar gerileyebileceğini söyledi.
Bessent "forward guidance" dozunu kaçırmış gibi yorumladım 😁
Henüz çok erken belki ama Eylül ayı enflasyonu ve 10 Eylül'deki PPK kararı için bir kaç not eklemek istedim.
Bir kaç istisna hariç her yıl Eylül ayında aylık enflasyon bir önceki aya göre yüksek geliyor. Elbette bunun nedenleri var. Okulların açılması, mevsim geçişi nedeni ile gıda, giyim ve ayakkabı gibi gruplardan yapılan zamlar ana etkenler.
Ancak bu yıl durum biraz daha kötü görünüyor. Ulaştırma grubundan bu ay gelecek etki daha yoğun olacak. Önce 3,64 TL'lik ÖTV ve ardından dünkü 8 TL'ye yakın motorin fiyat artışı hem akaryakıtın TÜFE sepeti içindeki etkisini artırıyor hem de yayılım etkisi ile sepetin geneline yayılıyor.
Örneğin; Ağustos ayında TÜFE kapsamında 174 alt grubun 134'ünde fiyat artışı var. Bu etki muhtemelen Eylül'de daha güçlü olacak. Çekirdek enflasyon tarafındaki konuya hiç girmiyorum bile.
Bu koşullarda 10 Eylül'deki PPK'da Merkez Bankası'nın faiz indirimi yapmayacağına ilişkin ihtimaller güçlendi. Zaten son Enflasyon Raporu toplantısında Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, "mevcut sıkılık düzeyi yeterli" şeklinde bir açıklama yapmıştı.
OVP pazar günü açıklanacak. Ancak OVP genel itibariyle sadece veriler üzerinden tartışılıyor. Büyüme oranı, enflasyon tahmini ve benzeri diğer veri tahminleri ve hedefleri üzerinden bir belge oluşturuluyor.
Oysa yılda bir kere hazırlanan böylesi bir belge özü itibariyle statik olduğu için çoğu zaman tahminler ve hedefler ile gerçekleşmeler arasındaki fark ciddi tartışmalara konu oluyor.
Benim önerim OVP’nin ağırlıklı veri tahmini ve hedefi içeren bir belge olmaktan çıkarılarak stratejik planları ve yapısal dönüşüm hedeflerini ölçülebilir bir şekilde gözler önüne seren bir el kitabına dönüştürülmesidir.
🖊 @mleventyilmaz
https://t.co/SaZYDCHwyO
TÜİK, Ağustos ayı enflasyon verisini aylık %1,84 ve yıllık %31,51 olarak açıkladı. Beklenti altı gelen enflasyonla birlikte Nisan ayında zirve yapan veri düşmeye devam etti.
Aylık enflasyona en yüksek katkı 0,82 ile ulaştırma grubunda. Akaryakıt fiyatlarındaki artış enflasyon konusunda önümüzdeki ayların da en büyük sınamalarından birisi olacak.
@SerapBelet ile Habertürk'te değerlendirdim.
Bugün CNBC-e yayınında Hürmüz krizi nedeni ile ortaya çıkan enflasyonist riskler ve olası Merkez Bankası politikalarından bahsettim.
Bana göre;
1. Hürmüz Krizi çözülse bile enflasyonist riskler uzun süre etkili olacak,
2. Savaş döneminde rafinerilere verilen fiziki zarar motorin marjlarının düşmesine engel olduğu için petrol fiyatı kısmi düşse bile akaryakıt fiyatları bir süre daha düşmeyecek,
3. Majör merkez bankaları faizleri yüksek seviyede tutmak ya da artırmak zorunda kalacağı için küresel ekonomide sıkılaşmayı daha uzun süre konuşacağız.
4. Enflasyonun düşmeyeceğine ilişkin oluşan algı tahvil faizlerinin öngörülenden uzun süre yüksek kalacağına işaret ediyor.
Özetle; başta gelişmekte olan ekonomiler olmak üzere tüm ülkelerde koşullar oldukça zorlayıcı olacak.
SPK'nın piyasayı regüle ettiği gibi son regülasyonlara ilişkin olarak yetkinliği olmadığı halde "şu hisse böyle etkilenir, şu fon böyle olur" şeklinde X'te paylaşım yapanları da takip edip ciddi yaptırımlar uygulaması gerekiyor.
Sizce de bu kadar dezenformasyon artık manipülasyona girmiyor mu?
Merkez Bankası’nın son attığı normalleşme adımının ardından 3 farklı kurumdan 3 farklı tahmin gelmesi piyasalara gereken mesajın gerekli şekilde verilmediğine ilişkin bir tablo ortaya koyuyor.
🖊 @mleventyilmaz
https://t.co/67GtdgbElD
Fed Başkanı Kevin Warsh, Jackson Hole Ekonomi Sempozyumu'ndaki konuşmasına "sözlü yönlendirmeyi sormayın" diyerek başladı.
Peki neden konuşma yapıyor ki o zaman?
Bugün BloombergHT’de Merkez Bankası iletişimine dikkat çektim. Sanırım “forward guidance” yani sözlü yönlendirme tarafında biraz sorun var. Çünkü her telden ayrı bir ses çıkıyor görüntüsü oluşmaya başladı.
📌Bank of America (BofA); Bu yıl tek faiz indirimi olur. O da Ekim’de 100 baz puan.
📌HSBC: Bu yıl ilk faiz indirimi Eylül’de gelir.
📌Goldman Sachs: Merkez Bankası politika faizini bu yıl sabit tutar.
Kriz dönemlerinde yatırımcılar güvenli liman olarak altına yönelir, bu da fiyatları yukarı taşır. Ama Iran savaşında bu boyle olmadi.
Neden?
Cevap tahvil faizlerinde.
Analiz:
https://t.co/aU0hFMLy5i
İş Dünyası’nın konuğu Topkapı Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Levent Yılmaz oldu.
Türkiye, hızla büyüyen küresel e-ticaret pazarındaki potansiyelini ne kadar kullanabiliyor? KOBİ’ler e-ihracatla dünyaya nasıl açılabilir? Pazar yerleri neden kritik bir rol üstleniyor?
Prof. Dr. Levent Yılmaz ile Türkiye’nin e-ticaret ve e-ihracat potansiyelinden Avrupa pazarındaki yeni fırsatlara, “dinamik mevzuat” ihtiyacından yapay zekânın ticaret ve girişimcilik üzerindeki etkilerine kadar birçok başlığı konuştuk.
Bir İş Dünyası, Ekonomi Servisi’nde!
https://t.co/RQc9DY6jlL
#EkonomiServisi #BirİşDünyası #LeventYılmaz #ETicaret #Eİhracat #KOBİ #YapayZeka #İhracat #DijitalDönüşüm #Girişimcilik