El Economista:
EE. UU. ha mantenido su hegemonía en Oriente Medio durante décadas. Sin embargo, este período está a punto de terminar.
EE. UU. parece estar atrapado en Oriente Medio. Tres países destacan como posibles candidatos para llenar el vacío de poder que se creará en la región:
— Irán
— Turquía
— Israel
Turquía está fortaleciendo silenciosamente sus relaciones con los países árabes. Se está convirtiendo en el principal apoyo del nuevo gobierno en Siria, mientras lleva a cabo cooperación con Irak en rutas comerciales y recursos hídricos.
Además, Turquía sigue una política pragmática en busca de nuevas oportunidades para su industria de defensa.
CONFLICT
The Economist:
ABD, onlarca yıldır Orta Doğu’daki hegemonyasını sürdürüyor. Ancak bu dönem sona ermek üzere.
ABD, Orta Doğu’da sıkışıp kalmış gibi görünüyor. Bölgede oluşacak güç boşluğunu doldurabilecek üç ülke öne çıkıyor:
— İran
— Türkiye
— İsrail
Türkiye, Arap ülkeleriyle ilişkilerini sessizce güçlendiriyor. Suriye’deki yeni yönetimin başlıca destekçisi hâline gelirken Irak’la ticaret yolları ve su kaynakları konusunda iş birliği yürütüyor.
Türkiye ayrıca pragmatik bir politika izleyerek savunma sanayisi için yeni fırsatlar arıyor.
The Economist:
ABD, onlarca yıldır Orta Doğu’daki hegemonyasını sürdürüyor. Ancak bu dönem sona ermek üzere.
ABD, Orta Doğu’da sıkışıp kalmış gibi görünüyor. Bölgede oluşacak güç boşluğunu doldurabilecek üç ülke öne çıkıyor:
— İran
— Türkiye
— İsrail
Türkiye, Arap ülkeleriyle ilişkilerini sessizce güçlendiriyor. Suriye’deki yeni yönetimin başlıca destekçisi hâline gelirken Irak’la ticaret yolları ve su kaynakları konusunda iş birliği yürütüyor.
Türkiye ayrıca pragmatik bir politika izleyerek savunma sanayisi için yeni fırsatlar arıyor.
En la ONU han pasado cosas importantes. La primera es el desprecio y abucheos que ha recibido el criminal de guerra y genocida Netanyahu. Pero también es digna de mención la enérgica protesta del presidente turco Erdogan:
«Hoy, Gaza no es solo el cementerio más grande del mundo para niños. También es el lugar con la tasa más alta de amputaciones infantiles en el mundo. Gaza se ha convertido en el campo de concentración más inhumano y vergonzoso de nuestro tiempo».
El crimen no tiene edad. Es un afrase que se repite aquí en Turquía y en México.
La violencia que ejercen los menores de edad debe tener consecuencias legales como un adulto, pues afecta bienes jurídicos superiores.
ÖĞRETMENİ YALNIZ BIRAKTILAR: ŞİMDİ SİLAH OKULUN KAPISINDA
Yirmi yıldır adım adım hazırlandı bu sahne.
Önce müfredat bozuldu.
Sonra ö��retmenin sınıftaki saygınlığı ve otoritesi sıfırlandı.
Ardından akıllı telefon girdi sınıfa;
TikTok’u, Discord’u, Telegram’ı peşine takarak.
Şiddet ekranda bir eğlenceye, tehdit bir oyuna, suç ise ergenler için dijital bir statüye dönüştü.
Ve sonunda yıllarca Amerika’dan izlediğimiz o kâbus Türkiye’nin kapısını çaldı:
Okul baskınları (School shooting).
2004: Çöküşün Temeli Atıldı
AK Parti iktidarının ikinci yılında, 2004’te pilot olarak başlatılıp 2005’te tüm ülkeye dayatılan "öğrenci merkezli, yapılandırmacı" eğitim modeli bir reform değil, otoritenin tasfiyesiydi.
Eski sistem kusursuz değildi; ezbercilik vardı, baskı vardı. Değişmeliydi. Ama bir uçtan kaçarken diğer uçta uçuruma yuvarlandık.
"Baskıyı bitiriyoruz" palavrasıyla sınıfta asgari disiplin darmadağın edildi. Öğretmen değersizleştirildi, eli kolu bağlandı. Öğretmeniyle alay eden, dersi sabote eden, öğretmenini kameraya çekip sosyal medyada madara eden ve nihayet öğretmeni öldüren bir ergen profili türedi.
Hükümet ne yaptı? 2024’te Öğretmenlik Mesleği Kanunu’yla öğretmene şiddetin cezasını güya artırdı. Ama sistemi 20 yıldır yöneten de aynı hükümet, felaketi izleyen de.
Sınıfın otoritesi çökerken, çocuklar sahipsiz kaldı. Karşımıza "C31K" (Cehennemin 31. Katı) gibi Telegram ve Discord bataklıkları çıktı.
Bu bataklıkta 14–16 yaşındaki çocuklar birbirine şantaj yapıyor, şiddet videolarıyla puan topluyor, suçu oyuna çeviriyor. Birbirini tanımayan çocuklar, dijital odalarda birbirine cinayet cesareti veriyor.
Peki hükümetin adalet sistemi ne yapıyor?
Bu çocukları yakalıyor; 14-15 yaşında diye "çocuk mahkemesi", "yaş indirimi", "adli kontrol" veya "ev hapsi" diyerek salıveriyor.
Mevcut ceza sistemi bu caniler için bir caydırıcı değil, adeta bir ödüldür.
Karakola gitmek, ceza almadan çıkmak o dijital çetelerin gözünde bir "itibar", bir "zafer madalyası"na dönüşüyor.
"Nasıl olsa yaşım küçük, bir şey yapamazlar" pervasızlığı tetiği çektiriyor.
Planlayarak, hedef gözeterek okul basan, can alan birine "çocuktur, affedelim" mantığıyla yaklaşamazsınız.
Canice, kasten okul basıp katliam yapanlara ve bunu teşvik edenlere, adam tehdit edenlere karşı yaş indirimleri derhal çöpe atılmalıdır.
Hatta toplumun vicdanını rahatlatacak, bu vahşeti kökünden kesecek en radikal adımlar—gerekirse bu tür planlı katliamlar için idam cezası dahil en ağır yaptırımlar—tartışmasız şekilde masaya getirilmelidir.
Suçun yaşı yoktur!
Tablo ortada:
* 2007 (Adıyaman): 14 yaşındaki öğrenci müdürüne kızıp pompalı tüfekle okula geldi; ateş etmeden durduruldu.
* 2023 (Şanlıurfa): 16 yaşındaki çocuk okula tüfekle gelip hedef gözetmeksizin ateş açtı; 3 yaralı.
* 14 Nisan 2026 (Siverek): Eski öğrenci silahla okul bastı; 16 yaralı.
* 15 Nisan 2026 (Kahramanmaraş): 14 yaşındaki öğrenci silahlarla sınıfları taradı; öğretmen ve öğrenciler hayatını kaybetti.
* 22 Eylül 2026 (Manisa / Turgutlu): İnci Üzmez MTAL önünde 15 yaşındaki öğrenci av tüfeğiyle ateş açtı; 11 yaralı, 2’sinin durumu ağır.
Sorumlu Kim?
Bugün Manisa Turgutlu'daki saldırının ardında ne çıkarsa çıksın, büyük resmi değiştiremez.
Öğretmenin itibarını yok eden, okullarda disiplini bitiren, internet çetelerine karşı köklü ve kalıcı irade koyamayan, ceza yasalarını caydırıcılıktan uzaklaştırıp suçlular için tatil köyüne çeviren bu sistemin birinci dereceden sorumlusu hükümettir.
Olay olduktan sonra okula müfettiş yollamak, taziye mesajı yayımlamak devlet adamlığı değildir.
Asıl görev, o silah eline alınmadan önce otoriteyi, caydırıcı hukuku ve okul güvenliğini tesis etmektir.
President Recep Tayyip Erdoğan arrived in New York, United States, to attend the 81st Session of the United Nations (UN) General Assembly and hold various meetings.
🇹🇷TIKA y EGM, en colaboración, organizaron en la Ciudad de México entre el 14 y el 18 de septiembre de 2026 el "Entrenamiento en Análisis de Riesgos y Técnicas de B��squeda en Delitos Narcóticos en Aeropuertos".
🇹🇷TİKA ve EGM işbirliğine Meksika Şehrinde 14-18 Eylül 2026 tarihleri arasında "Narkotik Suçlarda Havalimanlarında Risk Analizi ve Arama Teknikleri Eğitimi” düzenlendi.
@TC_icisleri@TIKA_Mexico@FGRMexico
Spain’s parliament has backed legislation granting Spanish citizenship to Africans born in Western Sahara before September 29, 1977, when the territory was transitioning out of Spanish colonial rule, as well as their children.
Lawmakers approved the measure by 168 votes to 31. Around 80,000 Sahrawis are estimated to qualify directly, while some estimates put the potential number at nearly 200,000 when descendants are included.
Western Sahara was controlled by Spain until the 1970s and has been largely controlled by Morocco since 1975, while the Algerian-backed Polisario Front seeks an independent Sahrawi state. The UN continues to classify Western Sahara as a non-self-governing territory.
Falta comentar que eso que hablan de violación a los derechos humanos tiene razones ecónomicas y fiscalización de transferencias y financiamiento de esos mismos países que estan alzando la voz a tan grave atropello.
"En la investigación de MASAK, se ha detectado que a 6 asociaciones LGBT se les transfirieron un total de 3 millones 359 mil 167 dólares en diferentes períodos por parte de estados e instituciones, entre las que se encuentran el Departamento de Estado de EE.UU. y la Embajada de Francia."
@fatiheryilmaz0
🏳️🌈🇹🇷🏳️⚧️ Turquía: redadas contra bares, oficinas y casas de personas LGBTQ+ en 15 provincias, bajo la operación "Mi Familia Está a Salvo." 162 personas y 9 asociaciones bajo proceso judicial; 8 sitios LGBTQ+ bloqueados. Decenas de detenides.
🚨BREAKING NEWS
The Turkish Ministry of Interior launched a major arrest operation today targeting l*bt associations and their funders. Among the international organizations and institutions funding l*bt associations in Türkiye—which support the despicable l*bt movement—are...
1. German Embassy
2. US Embassy
3. European Union
4. Chrest Foundation (USA)
5. COC – Federation of Dutch Associations for...
6. Danish Embassy
7. Equal Rights Trust (UK)
8. French Embassy
9. Front Line Defenders (Ireland)
10. Global Fund for Women (USA)
11. Norwegian Embassy
12. Swiss Embassy
13. Tie-Netherlands (Netherlands)
14. Transgender Europe (Germany)
Yo vengo de un país México en dónde se respetan más los derechos de este tipo de agendas que los derechos de los niños. En dónde en las escuelas les enseñan más los derechos de género... que ciencias, matemáticas y lectura PİSA 2025.
Por favor no confundamos violación a los derechos humanos con fiscalización de los manejos en el financiamiento de organizaciones que en éste y muchos otras países buscan manejar grupos sociales.
"En la investigación de MASAK, se ha detectado que a 6 asociaciones LGBT se les transfirieron un total de 3 millones 359 mil 167 dólares en diferentes períodos por parte de estados e instituciones, entre las que se encuentran el Departamento de Estado de EE.UU. y la Embajada de Francia.
@fatiheryilmaz0
Hace 46 años, el golpe de Estado del 12 de septiembre de 1980 no fue solo una intervención militar que puso fin a las peleas fraternales y al terrorismo en las calles. Fue un terremoto histórico que cambió el rumbo económico, social y geopolítico de Turquía.
El trasfondo del golpe debe leerse en dos ejes:
...
46 yıl önce yaşanan 12 Eylül 1980 darbesi yalnızca sokaklardaki kardeş kavgasını ve terörü sona erdiren bir askerî müdahale değildi. Türkiye’nin ekonomik, toplumsal ve jeopolitik rotasını değiştiren tarihsel bir depremdi.
Darbenin arkasındaki büyük resmi iki eksende okumak gerekir.
Birincisi 24 Ocak 1980 kararlarıydı. Türkiye ithal ikameci, devletçi ve korumacı ekonomik modelden IMF ve Dünya Bankası destekli dışa açık liberal modele geçiriliyordu. Devlet küçülecek, dış ticaret serbestleşecek, özelleştirmenin ve yabancı sermayenin önü açılacak, emek ve sendikal yapı zayıflatılacaktı. 12 Eylül sonrasında siyasal ve sendikal direncin tasfiyesi bu programın uygulanmasını büyük ölçüde kolaylaştırdı.
İkinci eksen jeopolitikti.
ABD 1979 İran Devrimi ile kenar kuşak Jeopolitiğinde bölgedeki en önemli dayanaklarından birini kaybetmiş, aynı yıl Sovyetlerin Afganistan’ı işgaliyle Sovyetleri çevreleme doktrini ağır yara almıştı. Moskova’nın Basra Körfezi ve Hint Okyanusu’na yaklaşması Washington için kabul edilemez bir jeopolitik tehditti. Türkiye büyüyen NATO karşıtı sol siyasetin etki alanına daha fazla girmemeliydi.
Bu ortamda NATO’nun güneydoğu kanadındaki Türkiye’nin Batı sisteminden uzaklaşması Washington açısından göze alınabilecek bir risk değildi.
12 Eylül terörü taktik düzeyde sona erdirdi. Ancak Türkiye’yi hegemonyaya daha sıkı bağladı. Sol ve Kemalist kesimler ağır darbe aldı. Milliyetçilik Amerikan Turancılığı ile yeniden biçimlendirildi. Din-devlet ilişkilerinin kodları değişti ve sonraki yıllarda Brzezinski’nin ünlü yeşil kuşak doktrini ile siyasal İslamın genişleyeceği alan açıldı.
Üstelik yıllar içinde kontrgerilla, gayrinizami harp yapılanmaları, provokasyonlar ve karanlıkta kalan siyasi cinayetler üzerine ortaya çıkan bilgiler, 12 Eylül öncesindeki kardeş kavgasının yalnızca kendiliğinden gelişen bir sağ-sol çatışması olarak okunamayacağını da gösterdi.
1967 Yunanistan Albaylar Cuntası, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbeleri aynı Soğuk Savaş jeopolitiğinin farklı halkaları içinde değerlendirilmelidir.
12 Eylül 1980 darbesi sonrası:
-20 Ekim 1980: Yunanistan’ın NATO Askeri kanadına dönüşüne onay verildi,
-18 Kasım 1980: 1975’te kapatılan ABD üsleri açıldı,
-Atatürk’ün bazı kurumları kapatıldı,
-Türk-İslam senteziyle, Atatürk ve Cumhuriyet değerlerine yaşatılan sonbaharın rüzgarı ekildi.
12 Eylül 1980 öncesi Cumhurbaşkanı 114 turda seçilemedi,
-Terör nedeniyle üniversiteler kapandı, halk korkudan sokağa çıkamadı,
-Darbeye yüksek bir halk desteği vardı, 1982 Anayasası’na %91.37 evet dendi.
-Siyaset kurumunun çıkar çekişmeleri, kavgaları ülke çıkarının önünde idi.
-Dönemin NATO Komutanı Rogers, K.Evren’e, “Yunanistan’ın NATO’ya dönmesine hayır demezseniz size asker sözü veriyorum. Yunanistan da sizin Avrupa Topluluğu’na (AB) girmenize karşı çıkmayacak”dedi.
Sonra Yunanistan, Türkiye’ye her engeli koydu. Evren kandırıldığını itiraf edecekti.
-ABD Türkiye sorumlusu Henze’e, 11 Eylül gecesi The White House Station, Türkiye’de beklenen darbenin o gece yapılacağı bildirildi. ABD Dışişleri Bakanı Başkan Carter’a, “herhangi bir kaygıya gerek olmadığını, Türkiye’de müdahale yapması gerekenlerin müdahale ettiğini” bildirdi.
-Sonuç: 12 Eylül, Siyasal İslam’ın önünü açmıştır.
Asıl darbeyi Atatürk’e ve Cumhuriyet’e vurmuştur.
#atatürk #12eylül
Si bien dicen las autoridades en Turquia que "Las escuelas públicas en Turquía superaron a las escuelas privadas en tres áreas principales en el PISA 2025, y también excedieron el promedio de la OCDE" es importante señalar el compromiso de la comunidad de padres de familia y quienes no tenemos a nuestros hijos en escuelas privadas apoyamos con cuadernos extras de trabajo, clases privadas y eso también representa costo para las familias que hay que señalar.
Türkiye'deki devlet okulları PISA 2025'te ü�� ana alanda özel okulları geride bırakırken OECD ortalamasını da aştı
▪️ Fen bilimlerinde devlet okulları 497, özel okullar 475 puan aldı; OECD ortalaması 482 oldu
▪️ Okuma becerilerinde devlet okulları 475, özel okullar 449 puana ulaşırken OECD ortalaması 461 olarak kaydedildi
▪️ Matematikte devlet okulları 464 puanla 463'lük OECD ortalamasının üzerine çıktı, özel okullar 444 puanda kaldı
📌 Bilgi işlemsel problem çözmede de devlet okulları ile özel okullar arasında 22 puanlık fark oluştu
https://t.co/kyJFUDw2ck
PISA 2025 is out, and Türkiye's investment in education is paying off.
We made the biggest gains of any OECD country in all three subjects. Science is above the OECD average for the first time. Reading is above it too. Math is one point short. Overall, 476 against an OECD average of 469. Our ranking among OECD countries rose 15 places in science, 17 in reading and 9 in math.
This matters even more given the global picture. Across the OECD, reading scores are down 28 points since 2015 and math down 22, the lowest averages PISA has ever recorded. Almost every advanced economy is losing ground. Türkiye is moving the other way.
This is not an accident. For more than two decades, education has been the single largest item in our budget. Productivity starts in the classroom, and there is no better investment a country can make.
#9Eylül1922
HİMNO DE ESMİRNA
Las flores florecen en las montañas de Izmir
Las flores florecen en las montañas de Izmir
El sol dorado esparce sus rayos allí
El sol dorado esparce sus rayos allí
Los enemigos derrotados huyen como el viento
Los enemigos derrotados huyen como el viento
¡Viva Mustafa Kemal Pasha, viva!
Tu nombre será grabado en una piedra enjoyada
¡Viva Mustafa Kemal Pasha, viva!
Tu nombre será grabado en una piedra enjoyada
Colocaron bombas en las montañas de Izmir
Colocaron bombas en las montañas de Izmir
Colocaron la bandera turca en primera línea
Colocaron la bandera turca en primera línea
Ahogaron al enemigo con gloriosas victorias
Ahogaron al enemigo con gloriosas victorias
Así es el destino, oh pobre madre
Que mi sangre sea sacrificada por la hermosa patria
Que mi sangre sea sacrificada por la hermosa patria
Me senté y permanecí en las montañas de Izmir
Escribí los nombres de los que fueron martirizados en una cuaderno
Escribí en un cuaderno los nombres de los mártires
Abracé a los niños huérfanos con mi corazón
Abracé a los niños huérfanos con mi corazón
Así es el destino Oh, pobre madre,
Que mi sangre sea sacrificada por la hermosa patria
Soy un hijo turco, quiero morir
Soy un hijo turco, quiero morir
Aunque el suelo esté cubierto de espinas, esa será mi cama
Aunque el suelo esté cubierto de espinas, esa será mi cama
Que los que se arrepientan se avergüencen ante Dios
Que los que se arrepientan se avergüencen ante Dios
Viva Mustafa Kemal Pasha, viva
Viva Mustafa Kemal Pasha, viva
Tu nombre será grabado en una piedra preciosa
Tu nombre será grabado en una piedra preciosa
Grecia ha firmado un acuerdo de defensa aérea con Israel por un valor de 3.500 millones de dólares, profundizando sus vínculos militares pese a la creciente oposición interna en medio del genocidio de Israel en Gaza.
El acuerdo llega además en un momento de creciente tensión entre Tel Aviv y Türkiye, en medio de las continuas agresiones israelíes en toda la región