İsrail alıkoyduğu sivil Sumud aktivistlerine barbarca muameleler yapıyor!
Aktivistler dünyanın dört bir köşesinden gelen vicdanlı insanlar!
İnsanlığa saldırıya insanlık sessiz kalırsa insanlığı ayaklar altına alınmış olur!
Ses ver dünya!
#SumudEsirAlındı#FreeSumudActivists
İran'ın yeni animasyon filmi, sosyal medyada viral oldu.
-Kızılderililer, Hiroşima, Afganistan, Vietnam halkı için
-Rachel Corrie ve Malcolm X için
-Gazzeli ve Epstein adasındaki çocuklar için
-Minab okulundaki kız öğrenciler için
ALTYAZI | The Economist Genel Yayın Yönetmeni Zanny Minton Beddoes, Tucker Carlson’la röportaj yaptı:
Zanny Minton Beddoes: Açıkçası, sizinle aynı fikirdeyiz ve ikimiz de İsrail hükümetini eleştirdik.
Tucker Carlson: Gazze hakkında ne düşünüyorsun?
Beddoes: Bunun bir felaket olduğunu düşünüyorum; İsrail'in geleceği için bir felaket, Filistin halkı için bir felaket… Bir dehşet, 70.000 ölü.
Tucker Carlson: Neden bunu öncelikle İsrail'in geleceği için bir felaket olarak tanımlıyorsun? On binlerce sivil öldürülmüşken, bu her şeyden önce İsrail'in geleceği için mi bir felaket? Hayır, bu her şeyden önce ölenlerin aileleri için bir felaket.
Beddoes: Kesinlikle. Üç noktaya değindim, o yüzden izin ver…
Tucker Carlson: Herkes İsrail'e yaltaklanıyor, sanki korkuyorlarmış gibi bir izlenim veriyorlar. Gazze'deki asıl suç, yanlış bir şey yapmamış insanları öldürmektir. Ama kimse bunu söyleyemiyor çünkü "Hayır ama asıl 7 Ekim…" demek zorundasınız.
Beddoes: Gazze hakkında neden bahsettiğini anlamıyorum.
Tucker Carlson: Bunu izleyen herkes neden bahsettiğimi biliyor.
Japonlar 170 çocuğun şehit edildiği bombalamıyı animasyonla acıyı canlandırmış.
Kuşu ölene baş sağlığı dileyen alemlere rahmet Peygamberin Ümmeti ne hale gelmiş hey hat😔
Japonlar kadar olmayanlar var.🤲🏼💔
🔴
BASINA VE KAMUOYUNA
ÇİFTE VATANDAŞLAR HAKKINDA SUÇ DUYURUSU
Küresel terör şebekesinin en büyük aktörü soykırımcı işgalci İsrail, 7 Ekim 2023'ten günümüze kadar özellikle Gazze'deki yıkım, katliam ve insanlık dışı uygulamarını arttırarak devam etmektedir. Emperyalist yayılmacı politikası ile başta Suriye olmak üzere Lübnan, İran ve son olarak Katar gibi bölge ülklerini hedef almıştır. Şuanda ise ABD ile birlikte İran'da sivilleri katletmektedir.
Coğrafyamızdaki "kutsal hak" iddiası kapsamında tüm devletleri tehdit eden bu terör şebekesi farklı birçok vesile ile ülkemizi de hedef alan açıklamalarda bulunmuştur. Milli İstihbarat Teşkilatımız bu şebekenin mensuplarına belli aralıklarla operasyon yapmakta ve ülke içindeki faaliyetlerini engellemektedir.
Bu kapsamda İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) bünyesinde görev alıp askerlik yaparak cinayet şebekesinin bir parçası olan ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı taşıyan teröristlerin tespit edilmesi, haklarında kimlik tespiti yapılıp yakalama kararı çıkarılması, soykırım suçu, insnalığa karşı suçlar ve vatandaşlık kanununa muhalefetten yerel ve uluslararası hukuk bağlamında yargılanmalarının sağlanması, mal varlıklarına el konulması, vatandaşlıktan çıkarılmaları ve ülkeye alınmamaları hususunda;
Özgürlük Nöbeti Platformu Araştırma ve Eylem Komisyonu'nun açık kaynaklardan elde ettiği deliller ışığında hazırlanan OSINT RAPORU ile IDF mensubu olduğu tespit edilen 10 kişi hakkında 15 Mart 2026 Cuma günü mevcutta bulunan 2025/219447 soruşturma numaralı dosyaya ek beyanda bulunmak suretiyle suç duyurusunda bulunacağımızı kamuoyuna ilan ederiz.
Filistin aktivistleri olarak vatanımızın Terörsüz Türkiye vizyonuna katkı sağlayacak bu adımı sonuna kadar sürdüreceğimizi ve suç duyurusundan hemen sonra 2. DALGA İFŞA VE İHBAR sürecini başlatacağımızı bildirir, Aziz Milletimizi ve Siyonizme Karşı Direnen Tüm Vicdanlı İnsanları Hürmetle Selamlarız! ✊🏻🇵🇸🇹🇷
Av. Hilal SEVİMLİ
Av. Yakup USLU
Av. Fadime Merve KARADUMAN
Av. Mehmet Akif CAN
Av. Taceddin YILDIRIM
Av. Rabia TÜRK
Av. Mustafa KOCAMANBAŞ
Av. İsmihan KAHVECİ
Av. Beyzanur VARDAR
Av. Yusuf Nusret DİLMEN
Av. Mahmud Said ASLAN
Av. İdil Miray TANK
Av. Ahmet ÇİL
Av. Hümeyra İŞLER
Av. Zeynep YAVUZ
SUÇ DUYURUSU!!!
|sr@|l’de askerlik yapmış çifte vatandaş Klodiya Medina Halfon, İstanbul’a gelecek olan |sr@|l’lilere otel tahsis ediyor . Organizasyon yapıyor.
📌 Özel koruma kalkanımız var” deyip devletten bağımsız güvenli bölge ilan ediyor, ismi gizli oteli safe house olarak kullanıyor.
📌 Talimatlarıma uyun, biz güçlüyüz” diyerek 5. kol faaliyeti yürütüyor.
Bunların vatandaşlıklarının iptali elzemdir.
@TBMMresmi@TC_icisleri@mustafaciftcitr@adalet_bakanlik
Rachel Corrie’nin hayatını kaybetmesinin ardından İsrailliler “pancake partileri”yaparak kutladılar . Bunun sembolik bir anlamı vardı. Yüzünü buldozerle ezmiş olmalarıyla dalga geçiyorlardı.
Amerikalı üniversite öğrencisi genç aktivistin kahramanlığını Amerikalılar yıllar sonra öğrendi.
“ Bunlar nasıl bizim en büyük müttefikimiz olabilir? Filistinli doktorun evini koruduğu için Onu alay ederek ezdiler. Gözünü çaldılar , korneasını çaldılar..”
كان بداخلها 170 طالبة لحظة الهجوم.. اللحظات الأولى بعد قصف إسرائيلي-أمريكي استهدف مدرسة ابتدائية للبنات في مقاطعة هرمزغان جنوبي إيران ما أسفر عن 51 قتيلاً على الأقل.
#تفاعل ليصل إليك كل جديد
Çıplak ayakla, yırtık kıyafetlerle panik halinde feryat figan konuşan kadın Meksikalı bir model.
Görüntü 3 Ağustos 2009’da çekilmiş.
21 yaşındaki model Gabriela Rico Jiménez lüks bir otelin önünde feryat ediyor.
- “İnsan yiyorlar!”
- “İnsan eti kokusu geliyor!”
- “Bilmiyordum, özgürlüğümü istiyorum!”
Genç kadın, Küresel elitleri , insan kaçırmakla, cinayetle, (şeytani) ritüellerle katliam yapmakla suçluyor.
Kısa sürede Polis gelip onu gözaltına alıp götürüyor.
Yerel medyada genç kadın, uyuşturucu etkisi altında konuşan psikopat olarak tanıtılıyor.
O geceden sonra Gabriela Rico Jiménez tamamen ortadan kayboluyor ve bir daha da haber alınamıyor.
Hiçbir hastane kaydında adı çıkmıyor, resmi soruşturma raporları gözaltı belgeleri yok ediliyor.
Aile kızları hakkında hiç bir açıklama yapmıyor.
Kısaca o günden sonra genç modelin hakkında hiç bir iz bulunamıyor.
İddia şu, genç kız elitlerin katıldığı gizli bir partiye katıldı ve orada gördüğü vahşeti otel dışına çıkıp haykırdı. Ve bunun bedelini hayatıyla ödedi.
Aradan 17 yıl geçti, genç modelin unutulan feryadı Epstein dosyasının açıklamasıyla yeniden gündem oldu.
Dün yayınlanan gizli belgeler, Epstein adasında sadece küçük kızlara cinsel işkence edilmediği, bazı şeytani ritüellerle cinayetler işlendiği yönünde.
Bir kurbanın ifadesine göre;
Eski ABD başkanı George H.W. Bush'un bir erkek kurbana tecavüz ettiği ve aynı kurbanın ayaklarının kılıçla kesildiği, bir ritüel kurban etme işlemine tabi tutulduğu iddia ediliyor.
Mağdur, bir yatta bir çocuğun parçalanıp bağırsaklarının dışarı çekildiğine tanık olduğunu söylüyor.
Yatın içindeki insanların bağırsak atıklarını yediğini söylüyor.
Söylemesi ifade etmesi bile korkunç bu iddialar ABD yargısı tarafından soruşturulmadı, dosyaların üzeri kapatıldı.
Açıklanan bu vahşet dolu olayların buz dağının küçük bir kısmı olduğu ortada.
ABD Adalet bakanlığı geri kalan belgelerin yayınlanmayacağını duyurdu.
Ancak asıl önemli belgelerin ve görüntülerin Epstein tarafından bağlı olduğu MOSSAD’a ulaştırıldığını tahmin etmek zor değil.
Siyonist çete bu şantaj belgeleriyle ABD devletinin ipini elinde tutuyor.
ABD devlet yöneticilerinin ve kongre üyelerinin İsrail’in kuklası gibi davranmasının nedenlerini işte bu şantaj dosyalarında aramak gerek!
Hamas is not in the Epstein files.
Muslim Brotherhood is not in the Epstein files.
“Islamists” are not in the Epstein files.
Somalis are not in the Epstein files.
Plenty of white, Jewish and Christian Western civilisation “saviours” are in the Epstein files.
İki şehit…
Kassam Tugayları Başkomutanı Muhammed Dayf (Ebu Halid) ve Ebu Ubeyde adıyla bilinen Kassam Tugayları Sözcüsü Huzeyfe Kahlut (Ebu İbrahim)
#EbuUbeyde
Liderleri şehit olan bir hareket asla yenilmez. 🇵🇸🕊️
Hamas Kassam Tugayları Komutanları;
◾Şehadetiniz mübarek olsun.
👉Şehit İsmail Haniye 🇵🇸🕊️
👉Şehit Yahya Sinvar 🇵🇸🕊️
👉Şehit Muhammed Deif 🇵🇸🕊️
👉 Şehit Ebu Ubeyde 🇵🇸🕊️
#KassamTugayları#EbuUbeyde
BU, SADECE AHLAKSIZLIK DEĞİL, ORGANİZE BİR İNANÇ DÜŞMANLIĞIDIR!
Son günlerde bazı okullarda, kız öğrencilerin yarı çıplak görüntülerle namaz ibadetiyle alay ettiği içeriklerin kasıtlı biçimde yayılması, basit bir “ergenlik hevesi” değil; açık ve bilinçli bir inanç tahkiridir. Bu durum, toplumun en kutsal değerlerinden biri olan ibadetin hedef alınmasıdır ve asla masum görülemez.
Buradan açıkça çağrıda bulunuyoruz:
📌 Milli Eğitim Bakanlığı, okullarda bu tür provokatif eylemlere karşı derhal disiplin süreçlerini işletmeli, okul yönetimlerinin ihmali varsa hesap sormalıdır.
📌 Okul idareleri, “özgürlük” bahanesiyle değer aşındırılmasına göz yummaktan vazgeçmeli, eğitim kurumlarının ahlaki ve pedagojik sorumluluğunu yerine getirmelidir.
📌 Aileler, çocuklarının sosyal medya üzerinden kimler tarafından, hangi fikirlerle yönlendirildiğini ciddiyetle sorgulamalıdır.
📌 Sosyal medya platformları ve ilgili kurumlar, ibadetle alay eden bu içerikleri derhal kaldırmalı; organize yönlendirmeleri incelemelidir.
Mil-Diyanet Sen olarak altını çiziyoruz:
Bu ülkenin okulları inançla dalga geçme alanı değil, edep, saygı ve ilim yuvasıdır. Namazla alay eden bu zihniyetin normalleştirilmesine, sessizlikle meşrulaştırılmasına asla izin vermeyeceğiz.
İNANCIMIZA UZANAN DİLE SESSİZ KALMAK, O DİLİ CESARETLENDİRMEKTİR.
Mil-Diyanet Sen
Genel Merkezi
#namaz
#diyanet
#islam
@Yusuf__Tekin
Say��n Adalet Bakanım…!Nasıl ki öğretmeniyle alay eden öğrenciler hakkında “okuldan uzaklaştırma” cezası verildiyse, aynı şekilde “namazla alay eden” öğrenciler hakkında da soruşturma ve okuldan uzaklaştırma cezası verilmelidir.
@adalet_bakanlik
İşgalci İsrail hapishanelerindeki korkunç işkenceler!
Cezaevindeki Filistinli gazeteci Farah Abu Ayyash'ın yürek burkan bir anlatımı ortaya çıktı:
Yakın zamanda Damon Hapishanesi'nde kendisini ziyaret eden avukatı Hassan Abadi, anlattıklarının sadece hukuki bir tanıklık değil, tutuklanmasından bu yana maruz kaldığı ağır istismarın doğrudan ve kişisel bir tasviri olduğunu söyledi. Avukatı aracılığıyla iletilen mektupta Farah;
“Çok korkunç şeyler yaşadım. Gece yarısı beni onlarca asker, iki kadın acemi ve çok sayıda cip ve polis aracıyla tutukladılar. Hedef alınacağımı hiç düşünmemiştim. Beni Karmeh Tzur'a götürdüler, dışarıda, üzerime pis su damlayan bir borunun yanındaki bir sandalyeye bağladılar.
Kadın askerler bileğimdeki beyaz plastik kelepçeleri o kadar sıktılar ki atardamarım şişti. Sonunda bir subay penseyle kelepçeleri kesti. Köpekler pantolonumu parçaladı. Sonra beni tecrit odasına koydular; elektrik kutularıyla dolu bir oda. Gazeteci olduğumu bilmiyormuş gibi davrandılar. Telefonumun kilidini açmamı zorladılar... Tamamen şeffaf bir şekilde çalışıyorum."
Farah, Rus Kampı'na transferini şöyle anlatıyor: "Korku filmi gibiydi. Beni kelepçelerle, ayaklarıma prangalarla ve omuzlarımda ağır bir zincirle içeri tıktılar. Nahşon subayları beni dövdü. Bir kadın asker saçımı tuttu, başımı duvara çarptı ve İsrail bayrağını öpmemi emretti. Reddettim. Beni tekmeledi."
"Ramla'da beni terk edilmiş bir odaya koyup ışığı kapattılar. Çığlık attım. Sonra beni hamamböcekleri, böcekler ve tahtakurularıyla dolu bir yeraltı hücresine koydular. Bütün gece ağladım. Hamam böcekleri yüzümü ve vücudumu kapladı. İzler hâlâ duruyor."
Daha sonra Rus Kampüsü'ne geri götürüldüğünü, soğuktan birkaç kez bayıldığını ve nakil koşullarının "son derece sert ve korkunç" olduğunu anlatıyor. 55 gün sonra Damon Hapishanesi'ne nakledilmiş.
Meslektaşlarına duyduğu hayal kırıklığını dile getiren yazar, "Meslektaşlarım yüzünden incindim. Serbest bırakılmam için baskı yapmadılar veya seslerini yükseltmediler. Yaptığım iş nedeniyle tutuklandım. Umarım her özgür gazeteci beni duyar." diyor.
(Lütfen İsrail'in suçlarını ifşa edecek şekilde yeniden yayınlayın.)