Göksel Babanın Sana Mektubu:
Bu mektup, Kutsal Kitap'taki ayetlerden esinlenerek hazırlanmış bir derlemedir. Cümleler doğrudan Kutsal Kitap'tan alıntı değildir; her cümlenin yanında dayandığı ayet bulunmaktadır.
Sevgili Oğlum / Sevgili Kızım,
Seni daha ana rahmindeyken tanıyordum. Sen doğmadan önce seni biliyordum. Hayatının bütün günleri daha biri yaşanmadan önce benim kitabımda yazılıydı. (Mezmurlar 139:13-16; Yeremya 1:5)
Seni sonsuz bir sevgiyle sevdim. Sana olan bağlılığım hiç bitmeyecek. (Yeremya 31:3)
Sen annenin gözünden kaybolsan bile benim gözümden kaybolmazsın. Bir anne emzikteki çocuğunu unutsa bile ben seni unutmam. Seni avuçlarımın içine kazıdım. (Yeşaya 49:15-16)
Sen benim gözümde değerlisin, onurlusun ve seni seviyorum. (Yeşaya 43:4)
Korkma, çünkü ben seninleyim. Kaygılanma, çünkü ben senin Tanrınım. Seni güçlendirecek, sana yardım edecek ve seni sağ elimle destekleyeceğim. (Yeşaya 41:10)
Suların içinden geçerken seninle olacağım. Irmaklardan geçerken seni sürüklemeyecekler. Ateşin içinden geçerken yanmayacaksın. (Yeşaya 43:2)
Yüreğin kırıldığında sana yakınım. Ruhun ezildiğinde seni kurtarırım. (Mezmurlar 34:18)
Bütün kaygılarını bana bırak, çünkü ben seninle ilgileniyorum. (1. Petrus 5:7)
Yorgun ve yükü ağır olan sen, bana gel. Sana huzur vereceğim. (Matta 11:28-29)
Seni asla terk etmeyeceğim ve seni asla bırakmayacağım. (İbraniler 13:5)
Seni öksüz bırakmayacağım. Sana geleceğim. (Yuhanna 14:18)
Sen benim çocuğumsun. Bana iman ettiğin için Mesih İsa'da Tanrı'nın çocuğu oldun. (Galatyalılar 3:26; Yuhanna 1:12)
Bak, Baba'nın bize ne büyük bir sevgi gösterdiğine dikkat et! Tanrı'nın çocukları diye çağrılıyoruz. (1. Yuhanna 3:1)
Senin için iyi tasarılarım var. Sana zarar vermek değil, umut ve gelecek vermek istiyorum. (Yeremya 29:11)
Bana seslendiğinde seni işiteceğim. Beni aradığında, bütün yüreğinle aradığında beni bulacaksın. (Yeremya 29:12-13)
Bana güven. Bütün yüreğinle RAB'be güven ve kendi aklına dayanma. (Süleyman'ın Özdeyişleri 3:5-6)
Sana verdiğim esenlik dünyanın verdiği gibi değildir. Yüreğin sıkılmasın ve korkmasın. (Yuhanna 14:27)
Seni sevdiğim için kendi Oğlumu bile esirgemedim; O'nu senin için verdim. (Romalılar 8:32)
Biz daha günahkârken Mesih senin için öldü. Tanrı sana olan sevgisini bununla kanıtladı. (Romalılar 5:8)
Mesih'te bağışlanma ve Tanrı'nın lütfunun zenginliği aracılığıyla kurtuluş buldun. (Efesliler 1:7)
Günahların ne kadar çok olursa olsun, onları itiraf ettiğinde ben bağışlamaya ve seni her kötülükten arındırmaya sadığım. (1. Yuhanna 1:9)
Hiçbir şeyin seni sevgimden ayırmasına izin verme. Ne ölüm ne yaşam, ne şimdiki ne gelecek şeyler... Hiçbir şey seni Mesih İsa'da açıklanan sevgimden ayıramaz. (Romalılar 8:38-39)
Ben senin iyi çobanınım. Koyunlarımı tanırım ve onlar da beni tanırlar. Onlara sonsuz yaşam veririm ve hiç kimse onları elimden kapamaz. (Yuhanna 10:14, 27-28)
Seni kendi gücünle ayakta kalmaya çağırmıyorum. Benim lütfum sana yeter. Çünkü gücüm, güçsüzlükte tamamlanır. (2. Korintliler 12:9)
Her durumda dua et. Hiçbir şey için kaygılanma; dileklerini şükranla bana bildir. Her anlayışı aşan esenliğim yüreğini ve düşüncelerini koruyacak. (Filipililer 4:6-7)
Seninle başladığım iyi işi tamamlayacağım. (Filipililer 1:6)
Ben seni seviyorum. Sen benim gözümde değerlisin. Mesih'te sana yeni bir yaşam verdim. Eski şeyler geçti, her şey yeni oldu. (2. Korintliler 5:17)
Unutma: Sen yalnız değilsin. Ben seninleyim. Sevgimden hiçbir şey seni ayıramaz.
Sevgim ve lütfum seninle olsun.
Göksel Babanın sevgisiyle.
Hristiyanlığın Tanrı anlayışını eleştirmeye kalkışan birinin öncelikle İkinci Tapınak Yahudiliğini, erken Hristiyan Kristolojisini ve antik Yahudi teolojisini incelemesi gerekir.
Öncelikle şu soruyu soralım: İsa'nın ilahî kimliğine ilişkin düşünceler gerçekten pagan dünyasından mı alındı, yoksa Hristiyanlık öncesi Yahudi düşüncesinde mevcut muydu?
Bu sorunun cevabı için Yahudi akademisyen Daniel Boyarin'in The Jewish Gospels: The Story of the Jewish Christ (2012) adlı çalışmasına bakmak yeterlidir. Boyarin, İsa'nın ilahî kimliğine ilişkin düşüncelerin Yahudi apokaliptik geleneği içerisinde tarihsel köklere sahip olduğunu gösterir. Özellikle Daniel 7'deki İnsanoğlu figürünün göksel statüsünü ve Yahudi Mesih beklentileriyle ilişkisini inceler.
Daniel 7:13-14'te İnsanoğlu göğün bulutlarıyla gelir, Günleri Eski Olan'ın huzuruna çıkarılır ve kendisine bütün halklar, uluslar ve diller üzerinde sonsuz egemenlik verilir. Burada kullanılan Aramice pelaḥ fiili de önemlidir. Daniel kitabında bu fiil Tanrı'ya sunulan dinsel hizmet bağlamında kullanılır. Dolayısıyla karşımızda sıradan bir insan veya sıradan bir hükümdar tasviri bulunmamaktadır.
Üstelik bu düşünce yalnızca Daniel kitabıyla sınırlı değildir. 1. Hanok 48'de yaratılıştan önce seçilmiş, Tanrı'nın huzurunda bulunan ve son zamanda krallara hükmedecek göksel İnsanoğlu figürüyle karşılaşırız. 4. Ezra 13'te de göksel ve Mesihî özelliklere sahip bir insan figürü tasvir edilir.
Peki, bütün bunlar pagan geleneğinin ürünü müdür?
Yahudi akademisyen Alan F. Segal'in Two Powers in Heaven: Early Rabbinic Reports About Christianity and Gnosticism (1977) adlı eserine bakalım. Segal, Yahudilik içerisindeki "Gökte İki Güç" tartışmasını tarihsel kaynaklarla inceler. Bu araştırma, Tanrı'nın yanında veya Tanrı'yla bağlantılı ikinci bir göksel otorite düşüncesinin Yahudi düşünce tarihinde mevcut olduğunu ortaya koyar.
İskenderiyeli Yahudi düşünür Philo'un Logos öğretisi de bu açıdan önemlidir. Philo, Logos'u bazı metinlerinde deuteros theos, yani "ikinci Tanrı" olarak adlandırır. Bu, Yahudi düşünce dünyasında Tanrı'nın aşkınlığı ve ilahî Logos arasındaki ilişkinin nasıl ele alındığını gösterir.
Peter Schäfer'in Two Gods in Heaven: Jewish Concepts of God in Antiquity (2020) adlı çalışması da aynı tarihsel tartışmayı daha geniş bir perspektifle ele alır. Schäfer; Daniel'deki İnsanoğlu'nu, 1. Hanok geleneğini, Philo'un Logos'unu ve Metatron anlayışını inceler. Dolayısıyla ikinci göksel figür düşüncesinin Hristiyanlıkla birlikte bir anda ortaya çıktığını söylemek tarihsel verilerle bağdaşmaz.
Şimdi konuyu yalnızca Yahudi düşüncesindeki öncüllerle sınırlamayalım. İlk Hristiyanlar İsa'ya neden ibadet ediyordu?
Yeni Ahit araştırmacısı Larry W. Hurtado, Lord Jesus Christ: Devotion to Jesus in Earliest Christianity (2003) adlı kapsamlı çalışmasında bu soruyu araştırır. Hurtado'nun temel katkısı, İsa'ya yönelik ibadet ve bağlılığın Hristiyanlığın çok erken dönemlerinde ortaya çıktığını göstermesidir.
İlk Hristiyanlar Yahudi tektanrıcılığına bağlı olmalarına rağmen İsa'ya dua ediyor, onu Rab olarak yüceltiyor ve Tanrı'ya yönelik ibadet hayatlarının merkezine yerleştiriyorlardı.
Richard Bauckham ise Jesus and the God of Israel (2008) adlı eserinde daha ileri bir Kristolojik argüman geliştirir. Ona göre erken Hristiyanlar İsa'yı yalnızca Tanrı'nın yanında bulunan yüce bir melek veya sıradan bir ilahî aracı olarak görmediler. İsa'yı İsrail'in tek Tanrısı'nın benzersiz kimliğine dahil ettiler.
Özellikle 1. Korintliler 8:6, Filipililer 2:9-11 ve Vahiy 5 bu açıdan önemlidir.
Açık bir tevhid ayeti! Mesih aleyhisselam, Allah’ın tek olduğunu ve göklerdeki Babası’nın iradesini yerine getirenlerin kurtuluşa ereceğini söylüyor. Sen istediğini söyle, istediğin kadar yorum yap; İncil’in hiçbir yerinde İsa’nın Tanrı olarak atandığı açıkça söylenmez. Biz İncil’e mi inanacağız, yoksa senin yorumlarına mı? Mesih’in kendi sözlerini esas almak yerine, yüzyıllar sonra ortaya konulan teolojik yorumları onun sözlerinin önüne geçirmek hangi hakikat anlayışıyla bağdaşır?
Teslis, pagan geleneğinin İsa Mesih’in tevhid öğretisine attığı en büyük kazıktır. Evet, kesinlikle İncil’in metnine fiziksel bir ekleme yapmazlar, ona tek bir kelime dahi sokamazlar; bunun yerine, Mesih’in sözlerini teslisçi yorumlarla açıklayarak Teslis inancını Hristiyan dünyasında yaygınlaştırdılar. Böylece İsa Mesih’in insanları yönelttiği tek Tanrı inancının üzeri, sonradan geliştirilen karmaşık teolojik açıklamalarla örtülmeye çalışıldı.
Oysa Mesih aleyhisselam, insanları kendisine değil, göklerdeki Babası’nın iradesine itaate çağırıyor. Matta 7:21’de açıkça, kendisine “Ya Rab, ya Rab!” diyen herkesin değil, göklerdeki Babası’nın isteğini yerine getirenlerin göklerin egemenliğine gireceğini bildiriyor. Bundan daha açık bir tevhid vurgusu aramaya ne gerek var? Mesih’in sözlerini anlamak için önce onun ne söylediğine bakmak gerekir; sonradan oluşturulan inanç esaslarını onun sözlerine zorla söyletmeye değil!
Tevhid ehli Hristiyanlara, Yehova Şahitlerine ve Üniteryenlere selam olsun! Selam olsun Allah’ı birleyenlere, ilahımız tektir diyenlere! Selam olsun İsa Mesih’in insanları çağırdığı tek Tanrı inancına bağlı kalmaya çalışanlara! Çünkü hakikatin ölçüsü, bir inancın kaç asırdır benimsendiği veya kaç milyon insan tarafından kabul edildiği değil, Allah’ın vahyi ve Mesih’in kendi sözleridir.
Koyunlarım sesimi işitir. Ben onları tanırım, onlar da beni izler. Onlara sonsuz yaşam veririm; asla mahvolmayacaklar. Onları hiç kimse elimden kapamaz.
YUHANNA 10:27-28