Anahtar Parti lideri Yavuz Ağıralioğlu, “Terörsüz Türkiye” sürecini değerlendirdi:
“Bu hükümetin bugün yapmaya çalıştığı şeye yetkisi yok.
Cumhur İttifakı olarak milletle ne diye ahitleştiniz? ‘Öcalan’ın canını okuyacağız, PKK’lılara nefes aldırmayacağız.’ dediniz. Şimdi Kandil’deki katillere anayasa okutuyorsunuz.”
Anahtar Parti’nin temel iddialarından biri, kurumlar devletini inşa etmektir. Kurumların ve kuralların ne yapacağının önceden bilindiği, öngörülebilir bir yönetim sunacağız.
Bu öngörülebilirlik sayesinde, üniversiteye giren bir genç tercih ettiği bölümün kendisine ne kazandıracağını bilecek, mezun olduğunda kariyerini planlayabilecektir.
Hakkınızın yenmeyeceği, kariyerinizi ve hayatınızın geri kalanını öngörebileceğiniz bir memleket ancak kurumların güçlü, mekanizmaların ise hesap verebilir olduğu yerlerde mümkündür.
Sahte Bayrak Operasyonları Yürüten Gladio/“Stay-Behind” Tipi Derin Devlet Yapılanması
Yabancı istihbarat servislerinden görev alan; devlet içindeki uzantıları aracılığıyla faili meçhul cinayetler ve örtülü operasyonlar gerçekleştiren; ardından sahte delil, dezenformasyon ve psikolojik harp yöntemleriyle suçlarını başkalarının üzerine yıkan, sahte bayrak operasyonları yürüten Gladio/“stay-behind” tipi kontrgerilla ve derin devlet yapılanmasının adı Ergenekon Terör Örgütü’dür.
Hiram Abas, Eşref Bitlis, Adnan Kahveci, Turgut Özal, Recep Yazıcıoğlu, Uğur Mumcu, Necip Hablemitoğlu, Engin Arık, Hrant Dink ve Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümleri ve suikastları ile Danıştay saldırısı, Özdemir Sabancı suikastı, Mustafa Duyar cinayeti, Rahip Andrea Santoro cinayeti, Malatya Zirve Yayınevi katliamı ve Şemdinli Umut Kitabevi’nin bombalanması gibi olaylarda bu tür karanlık yapılanmaların bağlantıları kamuoyunda tartışılmıştır.
Ankara Garı, Ankara Güvenpark, Kumrular Caddesi ve Ankara Merasim Sokak saldırıları; İstanbul İstiklal Caddesi, Vezneciler, Sultanahmet ve Atatürk Havalimanı saldırıları; Bursa Ulu Cami, Gaziantep Emniyet Müdürlüğü, Diyarbakır mitingi ve Suruç saldırıları dâhil olmak üzere çok sayıda bombalama, suikast, cinayet ve terör eyleminin yalnızca görünen failleriyle değil; bunların arkasındaki olası istihbarat ilişkileri, devlet içindeki uzantılar, yönlendirme mekanizmaları ve sahte bayrak ihtimalleriyle birlikte araştırılması gerekmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti, devletin içine yerleşmiş bu karanlık yapılanmalardan bütünüyle arındırılmadan ve söz konusu olayların arkasındaki bütün ilişkiler hukuk önünde aydınlatılmadan gerçek anlamda bağımsızlığına kavuşamaz.
Abdurrahman Dilipak'tan acı itiraf;
".....AİHM, KHK'ler konusunda arka arkaya çarpıcı kararlar veriyor. “Göreve iade” diyor. Yani sayıları yüz binleri bulan kişi eski görevine geri dönecek. Bir de bugüne kadarki maaşlarının enflasyon farkı ile ödenmesi yükümlülüğü kararı var.
Muhsin Başkan'ın şehit edilmeden önceki konuşmaları...
“Eğer vatanım bölünecekse, eğer milletim parçalanacaksa, eğer son Türk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti yıkılacaksa, eğer bayrağım düşecekse, eğer bu yurdun üzerinde ezan sesleri susacaksa; ne partisi, ne pırtısı, ne canım… Hepsi feda olsun! Ne ki bunlar, diyorum.
Bunlarla karşı karşıya olduğumuzun idrakine varırsak; yapmam gereken bir şey olduğu hâlde siyasi hesap yapıyorsam, şahsi ikbalimi düşünüyorsam, canımın hesabını yapıyorsam Allah beni kahretsin!
Bu vatan toprakları üzerinde hiç kimseye hayaller kurdurmayız! Bunu önlemenin ilk adımı, bu iş birlikçi AKP iktidarını iş başından indirmekle başlayacaktır.”
Muhsin Yazıcıoğlu
SUİKASTA KURBAN GİDEN ŞEHİT MUHSİN BAŞKAN'IN AVUKATINDAN ŞOKE EDEN AÇIKLAMA:
Muhsin Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Selami Ekici, emekli Jandarma Yarbay Ercüment Güler hakkında son derece ağır ve açık bir iddia ortaya koyuyor:
“Ercüment Güler, Muhsin Yazıcıoğlu’nu infaz ettiğini düşündüğümüz siyah giyimli 10 kişilik infaz timinin lideridir.”
Peki, Ercüment Güler kimdir?
O gün aktif görevde olmadığı ve sivil statüde bulunduğu hâlde arama-kurtarma çalışmalarını hangi yetkiyle organize etti?
Kim tarafından görevlendirildi?
Görevi ve olay yerindeki gerçek rolü neydi?
Dönemin İçişleri Bakanlığına ve devlet kurumlarına nasıl bu kadar rahat girip çıkabiliyordu?
İngiliz enerji şirketinde müdür yardımcılığı yaptığı ve hâlen Cibuti’de bulunduğu belirtilen bu kişiye neden bugüne kadar bu sorular sorulmadı?
Selami Ekici’nin dile getirdiği “10 kişilik infaz timi ve bu timin lideri” iddiası derhâl, bağımsız ve kapsamlı biçimde soruşturulmalıdır.
TSK'YA NE OLDU?
Bir gün iktidarın maceralarının peşinden ülke çatışma ortamına sürüklenir ve TSK'nın gerçek durumu ortaya çıkarsa, bu hale nasıl geldik diye sormayın diye önden yazmış olayım.
Hepsi gözünüzün önünde oldu ve sessiz kaldınız.
Başbakan'a bir kere daha ifade etmek istiyorum:
Lozan'da, İngilizine ve Fransızına, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kuran halkın adının Türk Milleti olduğunu kabul ettirdik. İngilizi, Fransızı bile Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran halkın adının Türk Milleti olduğunu kabul etti, içine sindirdi de,
Sayın Erdoğan, sen niye içine sindiremiyorsun?
Müslüman olanlar bir millet, gayrimüslimler ise azınlık olarak kabul edildi. Türkiye sınırları içinde bulunan Müslüman ahalinin aşiretine, etnik yapısına bakılmaksızın, onların toplamının adına Türk Milleti denildi.
Kanımız kanımıza karıştı, soyumuz soyumuza karıştı. Kıblemiz, secdemiz, kitabımız, peygamberimiz, Allah'ımız bir...
Ey Allahsızlar, niye bölmek istiyorsunuz?
Şehit Muhsin Yazıcıoğlu
Polisler, askerler
hakimler, savcılar
siyasetçiler ve bürokratlar.
Bu madde DOĞRUDAN sizi ilgilendiriyor. Anayasal suç işlemeyin gün gelir karşınıza çıkar.
Anayasa madde 38
"Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz"