Geleceğimizi garanti altına almak için zengin kocaya, mirasa ya da emek harcamadan gelen paraya ihtiyacımız yok güzel hemcinslerim. Prensipte Bilgi güç'tür..
Bir üniversite profesörü, metroda yolculuk sırasında elindeki kırmızı kalemle bir öğrencinin doktora tezini ciddi şekilde incelemeye devam etti.
Zamanın kısıtlı olması nedeniyle değerlendirmeyi yolculukta sürdüren profesörün bu anları dikkat çekti.
Görüntüler için, “İfadesine bakılırsa tezden memnun, öğrenci şanslı” yorumları yapıldı.
We spoke to diplomats, advisers, scholars, experts and current and former officials in China. Almost all of them see the war in Iran as a grave American error. Register for free to read why: https://t.co/0CDHuDCMDW
40 yıl sonra üniversiteye dönüp 72 yaşında doktora yaptı
Manisa’da yaşayan 72 yaşındaki Ümmühan Tibet, lisans eğitiminden 40 yıl sonra üniversiteye dönerek doktora eğitimini başarıyla tamamladı.
1975 yılında Ege Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümünden mezun olan Tibet, uzun yıllar zeytin ve zeytinyağı sektöründe çalıştı. Sektördeki deneyimini akademik bilgiyle güçlendirmek isteyen Tibet, 2015 yılında Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde yüksek lisansa başladı ve ardından doktora eğitimini tamamladı.
Azmi ve kararlılığıyla dikkat çeken Tibet, akademik çalışmalarını zeytinyağı sektörüne katkı sağlamak amacıyla yaptığını belirterek, bu sürecin sabır ve emek gerektirdiğini ifade etti.
İktisatta bir cümleyi çalışırken sayısal ifade ya da grafikle desteklemeyi çok önemserim.
Az önce kâğıt bulamadığım bir ortamda elimle şekil vererek grafik çizdim ve tanımı çalıştım :)
İktisat, hayatın renklendirilmiş grafiğidir.
Kayıt Dışı İktisat artık kendi web sitesinde.
Tüm bölümler, podcast bağlantıları, platform linkleri ve içerikler artık tek yerde:
https://t.co/oy18Xiy2eq
Bu güzel siteyi gönüllü olarak hazırlayan Baran Toppare’ye minnettarım.
@toppare
Eğilimler çok hızlı değişiyor. Ben bu yazıyı yayınlayana kadar Trump savaşın son erebileceğini açıkladı. Petrol fiyatı düşmeye altın ve diğer değerli metaller yeniden değer kazanmaya başladı. Bu kadar hızlı değişime yetişemiyoruz:
https://t.co/q9tUjI225i
Hayatını kaybeden Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın 2025 yılında katıldığı panelden kesit:
"Mühim olan şey, tayin edemeyeceğimiz bir ömrü verimli hale getirebilmek.
Huzursuz insanlar, verimli olamazlar.
Size mutluluklar, güzel tesadüfler diliyorum.”
Sene 2001. Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde bir dersi kaçırdım ve bir arkadaşımdan notlarını istedim. "Seni severim ama, bir yandan yarışmakta olduğumuzu da unutma koçum" dedi. Bunun dedikodusunu yapmak için bir başka arkadaşıma konuyu anlattım. Talebim için beni kınadı.
Trump geri adım atacak gibi görününce piyasalar toparlanmaya döndü. Brent petrolün varili 90 doların altına düştü. Trump orada olduğu sürece bu tür şoklar ve karşı şoklar hep olacak.
Bu haber sürekli yanlış veriliyor. Doktora sistemi DEĞİŞMEDİ!.
Gerçekte olan şu: Türkiye’de doktora yaparken düzenli gelir elde etmenin yolu ya araştırma görevlisi kadrosunda olmak, ya da birlikte çalıştığınız hocanın bir araştırma projesinden burs sağlayabilmesi. Bazı özel üniversitelerde sınırlı burslar var ama genel tablo bu.
Eğer Ar. Gör. kadrosunda değilseniz ve hocanızın projesinden burs alamıyorsanız, doktora yaparken hiçbir geliriniz olmayabiliyor. Araştırma projelerinden verilen burslar da çoğu zaman çok düşük kalıyor.
Yeni düzenleme aslında şunu getiriyor:
Bazı öncelikli alanlarda doktora yapanlara merkezi olarak araştırma görevlisi kadrosu verilebilmesi için bir mekanizma kuruluyor.
Amaç ne?
Doktora yapan insanların hiçbir gelir olmadan çalışmak zorunda kalmasının önüne geçmek ve doktora yapmayı teşvik etmek.
Yani mesele “doktora sisteminin değişmesi” değil, doktora yapanları desteklemek için yeni bir yol açılması.
Bana göre amaç doğru, ancak yol problemli.
Çünkü araştırma görevliliği aslında idari bir kadrodur. Adı “araştırma” olsa da pratikte çoğu yerde araştırma dışında pek çok iş yükü içerir. Ayrıca bu kadroların dağılımının her zaman hakkaniyetli olduğunu söylemek de zor; birçok yerde “tekkeyi bekleyen çorbayı içer” mantığıyla işleyebiliyor.
Bu nedenle çözüm kadroyu merkezileştirmek değil, bence sağlık güvencesi olan güçlü bir doktora burs sistemi kurmaktır.
Benim aklımdan geçeni şöyle özetleyebilirim;
Araştırma görevlisi kadrosunun kaldırılması. Ders ve laboratuvar destek işlerinin öğretim görevlileri tarafından yapılacak şekilde bu kadronun genişletilmesi, burada master mezunu olmak yeterli olur. Doktora öğrencilerine bağımsız ve güvenceli bir burs sistemi oluşturulması.
Bu sayede:
- Doktora öğrencileri gerçekten araştırmaya odaklanabilir
- Türkiye akademisinin en büyük problemlerinden biri olan “inbreeding” (aynı yerde yetişip aynı yerde kalma) ciddi ölçüde azalabilir
Bir diğer önemli nokta da şu: Bu tür bursların her hocaya otomatik olarak verilmesi yerine, gerçekten işlevsel araştırma ortamı kurabilen ve üretkenliği kanıtlanmış gruplara aktarılması gerekir.