🚨Leman olayları nedeniyle yargılanan Alper Kaan Aykut’un mahkemesinin ardından Çağlayan Adliyesi, “Allah’a, Kur’an’a, Peygamber’e can feda” sloganlarıyla inledi.
Hanım abla, 4 maddede izah edelim:
Bir: Tercüme hatasıdır. Arapça bilmediğiniz için bunun kurbanı olmuşsunuz. "Noksan" ile "yarım" ayrı şeylerdir. Misal, her birimiz diğerine nazaran değer konusunda noksanız. Kimi ahlâk konusunda noksan, kimisi edep konusunda ve kimisi de lisan konusunda. İnsanlar tabaka tabaka der Hadisler. Yani biri diğerine nazaran üstünlüklere sahip olabilir. Bu hakaret değildir.
İki: sürekli duygusal, ince ve zarif olmak noksanlıktır. Bu yarımlılık değil, noksanlıktır. Çünkü sürekli duygusal ve ince olmak bir limana ihtiyaç duymayı doğurur. Bu yön olmasaydı yani kadın erkek gibi kaba saba ve güçlü olsaydı yan yana gelemezdi. Biri sığınacak, diğeri koruyacak. Dikkat edin, diken gösteren kadınlar mutlu olamaz ve yine kırılgan ve ince olmaya çalışan erkek de pısırık ve noksan sayılır.
Üç: Kur'an, 2 erkek şahit kabul ederken kadına sıra gelince iki kadını 1 erkek gibi görür. Yani 4 kadının şahitliği 2 erkeğin şahitliği eder. Kur'an bunu unutkanlık yönüne bağlar. Annelik, kadın halleri ve ağır tempo onda unutkanlık doğurur.
Dört: "Dini noksan" derken, erkeğe nazaran ecri azdır der. Çünkü kadın hallerinde namaz muafiyeti var ve bu Hadisin devamında zaten söyleniyor. Bu gibi örnekler Kur'an'da doludur. İlmin ve aklın yetmiyor diye inkar merkeze konmaz.
Ateist de Kur'an'ı zaten bu mantıkla inkar eder, inkarına bu gibi örnekleri referans gösterir.
Aynı Hadis kadın için "cennet vesilesi" "Cennet, annelerin ayakları dibindedir" "Kadın, Allah'ın emanetidir" "Salih kadın dünya süsüdür" der. Kötü niyetli olan veya ilmi yetmeyen buna benzer onlarca örnek getirir. Ezcümle; bu konuda tenezzül edip varyant ve şeyhleri bakan cevapları bulur. Tercümeler genel manada bu Hadisleri izah etmekte noksan kalır. Hatta kimi tercümeler katliam örneğidir.
| @ibrahimKAYA_632
Gazze'de susturulan bir annenin ardından şimdi 11 yaşındaki kızı konuşuyor...
İsrail saldırılarında hayatını kaybeden Filistinli gazeteci annenin yerini, henüz 11 yaşındaki kızı aldı. Dünyanın en ağır savaşlarından birinin ortasında, eline oyuncak değil mikrofon alan bu çocuk, Gazze'nin gerçeklerini dünyaya duyurmaya çalışıyor.
Bu çocuğa şunları sormak lazım:
1-O zaman 1400 seneden beri bütün Sünniler, bu ayeti yanlış anlatarak Hristiyanların cennete gideceğini sakladıkları için Allah'ın dinini değiştirdikleri için sapıklar mıdır? Cennete gidecekler mi bu Sünniler?
2-Hubeyb "evet, sapkınlar ve dini tahrif edenler cenete giremezler" derse, Hristiyanların Hazret-i Muhammed'in peygamberliğini ve Kur'an'ın hak kitap oluşunu inkar etmeleri daha büyük sapkınlık değil midir? "Sünnilerin sapkın olup cennete gidemediği yerde Hristiyanlar aynı saikle cennete gidemez" demek daha tutarlı değil midir?
3-Hubeyb "ben Sünniler için sapkın dedim ama cennette gidemez demedim, çünkü cennete gitmenin şartı iman etmek ve iyi insan olmaktır" derse, o zaman Allah'ın dinini tahrif ederek ve aklını işletip bu tahriften kurtulmadan iyi insan olunabilir mi?
Yani insanların haklarına karşı mı sadece iyi ve kötü vasfı öne çıkıyor?
4-Allah'ın dinini ve hakikatleri karşı gizlemek kişiyi cennete götürmekten alıkoymuyorsa, o zaman neden sadece Hristiyanlar bu kurtuluşa dahil ediliyor? Tek tanrıya inandığını iddia edip poliyanacı olan herkes cennete gidebilir olması lazım sizin mantığınıza göre!
Velhasıl aslında cevaplarını bildiğimiz sorular aslında bunlar! Çelişkilerle, usulsüzlüklerle örülü zihin dünyasına sahip Hubeyb gibiler için Cennette herkese yer vardır, ama bir tek gelenekçiler yani Sünniler hariç!
@AhmetK73690@gazzalizm Bak cehennem köqeği, hem cahil hemde edepsizsin olum senin ve senin gibilerin hakkı Nehrevan'dır. Niye bâtınından element uyduruyorsun? Diobend uleması, ehli sünnetin içinde daima saygın bir konumdadır. Yalanlarına ve cehaletine de şaşırmadım, aranızdan düzgün çıkan nadirdir
@AhmetK73690@gazzalizm Çünkü siz başka bir şey söylüyorsunuz, ibni Teymiyye başka bir şey söylüyor. En basitinden hz.Yusuf ve melikin dini meselesine git bak (Mecmûu'l-fetâvâ XX, 56-57) sizin oy kullananları tekfir etme işi çöküyor. Ulan kendini selefe nispet eden bi tane akıllı adm yok mu?
@AhmetK73690@gazzalizm Bizlerle sizin arasındaki fark tam olarak bu; biz her nakli kafamıza göre yorumlamamak için usûli bir şekilde ilerliyoruz. Bu sebeple sizin akideniz çelişkilerle doluyken bizim akidemiz tutarlı. Bak şafii maliki hanefi silsileye hepsi bizden. Ulema size itibar etmemiş
@AhmetK73690@gazzalizm SubhanAllah.İşte haberi ahadın akide de hüccet olması için karinelerle desteklenmesi gerekiyor,karineler bu hadisin akidede hüccet olmasına engel teşkil ediyor,kimse kafasına göre bir şeyleri reddedip kabul etmiyor. De ki"ben nakilleri hevama uyduğu müddetçe kabul ederim" kurtul
Kıymetli Hocam, siz de bilirsiniz ki, Ehl-i Sünnet itikadında Allah Teâlâ'nın sıfatları konusunda iki muteber yol vardır:
1️⃣ Selef-i salihinin yolu olan tefvîz
2️⃣ Halef'in yolu olan te'vîl.
Bu iki yolun ortak noktası ise Allah Teâlâ'yı mahlûkata benzemekten tenzih etmektir.
Bu yüzden bir kimsenin "Allah arştadır" veya "Allah semadadır" demesi, tek başına onu hemen mücessime veya müşebbihe ilan etmek için yeterli değildir. Çünkü öncelikle o kişinin bu sözden ne kastettiğine bakmak gerekir.
Eğer bir kimse "Allah arştadır" derken (haşa) "Allah'ın bir mekânda bulunduğuna, arşın üzerinde oturduğuna, bir yönde yerleştiğine veya cisim olduğuna inanıyorsa", bu Ehl-i Sünnet'in kabul etmeyeceği bir anlayış olup küfürdür. Çünkü Allah Teâlâ mekânı da arşı da yaratandır. Yaratılmışların özellikleri O'na nispet edilemez.
Fakat bir kimse Kur'ân'da geçen "Rahmân arşa istivâ etti" ayetine iman ederek, bunun hak olduğunu kabul ediyor, keyfiyetsiz bir şekilde manasını Allah'a havale ediyor ve "Allah'ın istivâsı vardır, Allah mahlûkata benzemez" diyorsa, böyle bir kimseye sırf bu ifadeden dolayı mücessime veya müşebbihe denilemez. Üstelik bu sözleri Allah Teâlâ'nın hiçbir şeye hulul edemeyeceğini anlattığı bağlamda söylüyorken, Allah'ın istivasını (haşa) "oturmak" veya "karar kılmak" manasında söylediğini ima etmek çok büyük zulüm olur.
Bu nedenle Ehl-i Sünnet'in usulüne göre hüküm verirken acele edilmemelidir. Öncelikle onun bu sözden ne kastettiği sorulur.
Kaldı ki, aynı videoda Seyda Feyzullah (Hz) https://t.co/vrGiYSk9Pi İmam-ı Azam Ebu Hanife'den (r.a) alıntı yaparak "Allah Teâlâ ne bir şeyin içindedir, ne de bir şey onun içindedir" diyor.
Bu da açık ve net bir şekilde gösterir ki, kesinlikle tecsim ve teşbih manasında bir anlatımı kastetmemiştir.
Şimdiye kadar aranızda geçen fer'i ihtilafı asli bir ihtilaf haline getirmemenizi temenni ediyorum.
Allah Teâlâ haktan ve hakikatten ayırmasın. Amin 🤲
Ne yazsam az. Kelimelerin kifayetsiz kaldığı vakit dedikleri bu olsa gerek.
Hamdolsun, şükürler olsun.
Yusuf Ziya Gümüşel hoca serbest kalmış çok şükür
Talebelerinin, camiasının ve ailesinin gözü aydın ola. Bu hayatta ve dahi bu ülkede en mağdur insanlardan biri de bu mazlum hoca oldu. İnşaallah bir gün kendisiyle hasbihal etme fırsatını yakalar, duasını alırız. Hamdolsun tekrardan.
Yusuf Ziya hoca adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış. Elhamdülillah..
Zora düşen Müslümanı gündem yapmamızın; işin peşini bırakmamamızın önemini anlayalım..