Yavuz Ağıralioğlu:
İMEİ vergisi var. 60 bin TL alıyorsunuz bir telefondan! Kaldırın kardeşim.
Memleketi yönetemiyorsunuz; paralarımızı yediniz, bari çocuklarımız kendine saygısını yitirmesinler. Babalarından harçlık alıp ezilmesinler yani.
Bir telefona yıkmayın çocuklarınızı. Oradan vergi, buradan vergi…
#AnahtarPartiAtamaBekleyenlerinYanında
Anahtar Parti olarak, atama bekleyen öğretmenlerimizin yanındayız. Eğitimde adaletin ve fırsat eşitliğinin sağlanması, genç öğretmenlerimizin emeklerinin karşılığını alması için mücadelemizi sürdüreceğiz.
BENZİNDE DE, MAZOTTA DA AVRUPA’NIN GERİSİNDEYİZ!
Kişi başına düşen gelirle alınabilen benzin / motorin miktarına bakın:
Avusturya: 30.713 / 27.622 litre
Belçika: 29.116 / 25.035 litre
Hollanda: 28.086 / 28.362 litre
Danimarka: 27.476 / 29.698 litre
İngiltere: 26.513 / 23.444 litre
Almanya: 24.279 / 24.310 litre
Fransa: 21.341 / 19.998 litre
Türkiye: 11.546 / 9.690 litre
Türkiye’de kişi başına düşen gelirle alınabilen benzin, Avusturya’nın ancak yüzde 38’i kadar.
Motorinde ise Danimarka’nın üçte birine ancak ulaşabiliyoruz.
Bu rakamlar yalnızca benzin ve mazot fiyatlarını değil, milletimizin alım gücünü anlatıyor.
Gelirimiz eriyor.
Paramızın değeri düşüyor.
Alım gücümüz azalıyor.
Vergi yükümüz ve hayat pahalılığı ise büyüyor.
Avrupa’da insanlar ortalama gelirleriyle 20-30 bin litre yakıt alabilecek bir ekonomik güce sahipken, Türkiye’de vatandaşımız 10 bin litre motorini dahi alamıyor.
Şimdi iktidara soruyoruz:
Türk insanının emeği neden bu kadar değersiz hâle geldi?
Türk lirası neden bu kadar değer kaybetti?
Bu millet neden daha çok çalışıp daha az alabilir hâle geldi?
Bu tabloyu millet yapmadı. Bu ekonomiyi millet yönetmedi.
Yıllardır ülkeyi yöneten, ekonomi politikalarını belirleyen, vergileri koyan, bütçeyi yapan sizsiniz. Ortaya çıkan tablonun siyasi mesuliyeti de size aittir.
Ekonominin karnesi yalnızca TÜİK tablolarında yazmaz.
Milletin deposunda yazar.
Pazar filesinde yazar.
Market arabasında yazar.
Kredi kartı ekstresinde yazar.
Biz Türk milletinin daha fazla çalışıp daha azına razı edildiği bu düzeni kabul etmiyoruz.
Bu memleketin insanı Avrupa’nın insanından daha az çalışkan değildir. Daha az üretken değildir. Daha azını da hak etmiyor.
Sandık milletin önüne geldiğinde herkes yaptığıyla, yapamadığıyla ve milletin hayatından eksilttiğiyle muhasebe edilecektir.
Vatandaş deposundan eksileni de, sofrasından eksileni de, maaşından eksileni de unutmaz.
Milletin terazisi şaşmaz.
Sandık geldiğinde hesabı da millet görür.
42 yıldır devletin yanında, teröre karşı omuz omuza mücadele eden korucularımızı koruyun.
Korucusunu koruyamayan devlet kendisini de koruyamaz!
Bölgede devletin iradesini sahipsiz bırakmayın.
Aman ha...
Bir gencin en zor günü için dişinden tırnağından artırdığı son parası, bizim için çok kıymetli bir emanettir.
Bu emanet, omuzlarımızdaki mesuliyetin daimî hatırlatıcısı olacaktır.
EYLÜL AYI FAİZ KARARI AÇIKLANDI
Ama milletimizin asıl merak ettiği faiz kararının ne olduğu değil, bu kararların kendi hayatına ne zaman iyi geleceğidir.
Politika faizi %37.
Peki vatandaş ne görüyor?
Krediye ulaşamıyor.
Esnaf borçlanamıyor.
Sanayici yatırım yapmakta zorlanıyor.
Gençlerimiz ev, araba alma, yuva kurma hayallerini erteliyor.
Bir tarafta yüksek faiz, diğer tarafta hâlâ süren hayat pahalılığı…
Millet hem parasının değer kaybından hem de paraya ulaşmanın maliyetinden yoruldu.
Ekonomi yalnızca faizi artırarak veya düşürerek yönetilmez.
Mesele; üretimi artırmak, yatırımı büyütmek, istihdam oluşturmak, Türk lirasına yeniden itibar kazandırmak ve milletin alın terinin satın alma gücünü korumaktır.
Bugün milletimizin sorduğu soru çok basittir:
“Ben ne zaman rahatlayacağım?”
Biz bu memleketi yüksek faiz, yüksek enflasyon ve yüksek borç arasında sıkışmışlıktan çıkaracağız.
Üretenin kazandığı, çalışanın emeğinin karşılığını aldığı, yatırımcının önünü görebildiği ve milletimizin yeniden yarınından emin olduğu bir Türkiye için çalışacağız.
Ekonominin başarısını faiz tabelasında değil, milletin sofrasında ölçeceğiz.
Muhsin Yazıcıoğlu’ndan sonra bir sen kaldın…
Bir vatansever ile Yavuz Ağıralioğlu arasındaki bu sohbet son günlerde yürütülen algı operasyonlarının ne kadar sığ olduğunu gösteriyor.
Birkaç gündür sözde milliyetçi bir partinin trolleri kısa bir video üzerinden algı oluşturmaya ve baraj altında kalan partilerine nefes aldırmaya çalışıyor.
Videoyu başından sonuna kadar dikkatlice izleyin.
#10settembre #Perşembe #SCPvGS
🚨Anahtar Parti Lideri Yavuz Ağıralioğlu ile Kırıkkale’li vatandaşın yaşadığı konuşma sosyal medyada viral oldu:
“Türk milleti size güveniyor! Senin düğmeni koparamazlar beni öldürmeyince!”
MİLLETİMİZ EV SAHİBİ OLAMIYOR, DAR GELİRLİ KİRAYA MAHKÛM EDİLİYOR!
Türkiye’de artık yalnızca bir kira meselesi yoktur; bir yuva meselesi vardır.
Son 10 yılda nüfusumuz yaklaşık %10 artarken kiracı sayımız %36 arttı.
Dar gelirli vatandaşlarımızda kiracılık oranı %24,5’ten %36,7’ye çıktı.
Son bir yılda orta ve yüksek gelir grubunda ev sahipliği artarken, dar gelirlinin ev sahipliği %5 daha azaldı.
Bu rakamların söylediği şey açıktır:
Memleketimizde çalışarak, biriktirerek, alın teriyle ev sahibi olabilme ümidi dar gelirli vatandaşımız için her geçen gün uzaklaşıyor.
İnsanımız maaşını alıyor, kiraya veriyor.
Kirayı ödüyor, birikim yapamıyor.
Birikim yapamadığı için ev alamıyor.
Ev alamadığı için yeniden kiraya mahkûm oluyor.
Biz bu düzeni değiştireceğiz.
Kamu arazilerini ranta değil, milletimizin yuva ihtiyacına tahsis edeceğiz.
Dar ve orta gelirli vatandaşlarımız için uzun vadeli, uygun kiralı sosyal konut stokunu büyüteceğiz.
İlk evini alacak vatandaşımıza uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman imkânı sağlayacağız.
Arsa maliyetini kamu imkânlarıyla aşağı çekecek, ev sahibi olmayı yalnızca yüksek gelirlinin ulaşabildiği bir imkân olmaktan çıkaracağız.
Boş tutulan konutların yeniden ekonomiye kazandırılmasını sağlayacak; konutu yalnızca bina yapmak olarak değil, ulaşımıyla, okuluyla, hastanesiyle, işiyle ve deprem güvenliğiyle beraber planlayacağız.
Bizim anlayışımızda devletin vazifesi, vatandaşını ömür boyu kiraya mahkûm etmek değildir.
Devletin vazifesi; çalışan insanına yuva kurabileceği, evladına bir gelecek bırakabileceği bir memleket imkânı sunmaktır.
Konut, birkaç kişinin servetini büyüteceği bir rant vasıtası değil; milletimizin en temel ihtiyaçlarından biridir.
Bir memlekette insan çalışıyor ama yuva kuramıyorsa, maaş alıyor ama kiradan başını kaldıramıyorsa, ömrünü veriyor ama bir anahtar sahibi olamıyorsa orada düzeltilmesi gereken bir düzen vardır.
Biz düzelteceğiz.
Dar gelirliyi kiraya, milletimizi ev sahibi olma hayalinden vazgeçmeye mahkûm etmeyeceğiz.
KÖPRÜLERİ MİLLET ALSIN!
Yıllarca milletin vergisiyle, milletin garantisiyle, milletin cebinden çıkan parayla köprüler, yollar yaptınız.
Geçenden para aldınız, geçmeyenin parasını da hazineden ödediniz.
Yani yükü millet çekti, borcu millet ödedi, garantiyi millet verdi.
Şimdi sıra köprüleri, yolları satmaya mı geldi?
İlla satacaksanız, milletin malını üç beş kişiye değil, milletin kendisine satın!
Hisselerini açın, millet alsın.
Bu memleketin insanı kendi köprüsüne, kendi yoluna, kendi servetine ortak olsun.
Milletin sırtından yapılanı, milletin elinden alıp birilerine vermenize müsaade etmeyeceğiz.
Borç milletin, dert milletin, köprü milletin…
Millet satın alsın; hak milletin!
#KöprüleriMilletAlsın
Teşkilat başkanımız Sn. Tahir Teşkinkılıç’ın katılımlarıyla Teşkilat Vizyonu Bölge İl Başkanları Toplantımızı gerçekleştirdik.Nazik ev sahipliği ve hediyelerinden dolayı Teşkilat Başkanımız Sayın Tahir Keskinkılıç ve Ankara il Başkanımız Sayın Ömer Korkmaz'a teşekkür ederiz.
''BİZİM MUHATABIMIZ ÖCALAN DEĞİLDİR!''
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu:
- Bizim elimizde dinimiz vardı, imanımız vardı, vatanımız vardı, bayrağımız vardı.
- Kaymakamlarımız, valilerimiz vardı. Emniyet güçlerimiz vardı, okullarımız vardı, öğretmenlerimiz vardı, hastanelerimiz vardı.
- Sazımız vardı, sözümüz vardı, şiirimiz vardı, türkülerimiz vardı, ağıtlarımız vardı.
- Biz kocaman bir millettik, elinde kalaşnikofla bir katiller topluluğuna bölge insanlarını kaybettik.
- Yanlışlarımız var bizim. Ama bu yanlışlarımızı muhasebe ederken muhatabımız Öcalan değildir bizim.
Anahtar Parti Gençlik Kampında Samimi Anlar:
Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, Gençlik Kolları Başkanı Kadir Koray Küçükali ve Gençlik Teşkilatı Birlikte Türkü Dinledi.