Stefan Zweig’ın “sen, beni asla tanımayan sen, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakıp yoluna hep devam eden sen, kimsin ki artık benim için” dediği yerdeyim...
Flaubert' in aşk tanımı :
" Merak. Birine karşı, ansızın, bir merak duymaya başlarsınız, korkunç bir merak. Onu tanımak, onunla doğmak, dünyaya onunla yeniden gelmek tek amacınız haline gelir. Aşka en uzak cümle, senden nefret ediyorum değil, bilmek istemiyorumdur."
Affetmek ile vazgeçmek arasındaki ince çizgi ;
" Birini hiçbir zaman affedemeyeceğini anladığında ondan vazgeçersin.
Birini ondan hiçbir zaman vazgeçemeyeceğini anladığında affedersin."
Bazı insanlardan neden soğuduğumu veya uzaklaştığımı hiç bulamıyordum. Sonra şöyle enine boyuna bir düşündüm. Meğer insan, ruhunun ışığını söndüren insanlara ne yapsa tekrar ısınamıyormuş...
Dar kapıdan geçmeye çabalayınız. Çünkü geniş kapıyla geniş yol insanları mahva götürür ve buralardan geçenler çoktur, ama hayata götüren kapı dar, yol sıkışıktır ve bunları bulanlar azdır.
André Gide