Başkalarının değerlerine, inançlarına ya da kişiliklerine hakaret etme bayağılığı “ofansif mizah” gibi yaldızlı kavramlarla meşrulaştırılıp ifade özgürlüğü olarak tanımlanamaz. İnsan; inancı, değerleri ve kişiliği ile insandır. Acı çekmekten zevk alanlar olduğu gibi, kendine, inancına, değerlerine hakaret edilmesinden zevk alanlar bu tarz muameleyi normal bulanlar da olabilir; bireysel tercihleridir. Bir insan olarak, onurunu önemseyen ve kendine saygısı olan kişi değerlerine, inançlarına ve kişiliğine hakaret ettirmez.
İslam’a hakaretin özgürlüğü olmaz.
Tamamen bilinçli, kasten, sistematik şekilde Allah’a, Kitab’ına, Peygamberi’ne saldırılıyor.
Yeni Anayasa’da açıkça İslam’a karşı işlenen suçlarla ilgili kapsamlı maddeler de olmalı.
Aynı hakaretleri, İslam düşmanlığını alenen sergileyemeyenler de bu elemana müteşekkir olduğunu ifade ediyor.
Bu düşünce, siyaset filan değil Müslümanlar neye hassassa, neyi tutuyorsa ona karşı çıkma kompleksi, ruh hastalığı içindeler.
- Türkiye'de önemli bir ateist grubu içten içe İslamofobiktir.
- Sırf "Biz Müslüman değiliz" imajını çizmek için ekstradan İslam'a saldırıyorlar.
- Dindar bir geçmişle yetişip, sonradan o kimlikten ayrıldığını ispat etmek için dine çok daha sert saldıran bir grup var.
- Bunlar hayatta kimseyle karşılıklı oturup tartışmazlar, anca arkadan sallarlar. Bu ekiplerin hiçbir bilim okuryazarlığı yok!
Enis Doko ile Frekans yeni bölümüyle gdhTv’de Yayında!👇
https://t.co/RrWDBAEuNV
VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI
Valimiz ve Belediye Başkan Vekilimiz Sayın Dr. Kemal Kızılkaya'nın kıymetli babaları Mehmet Kamil Kızılkaya'nın vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Merhuma Yüce Allah'tan rahmet; başta Sayın Valimiz olmak üzere Kızılkaya ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz.
Merhumun cenazesi, 04 Temmuz 2026 Cumartesi günü, Ankara ili Yenimahalle ilçesindeki Karşıyaka Camii'nde kılınacak öğle namazının ardından Karşıyaka Mezarlığı'nda defnedilecektir.
Mekânı cennet, makamı âli olsun.
SİİRT VALİLİĞİ
Başkalarının değerlerine, inançlarına ya da kişiliklerine hakaret etme bayağılığı “ofansif mizah” gibi yaldızlı kavramlarla meşrulaştırılıp ifade özgürlüğü olarak tanımlanamaz. İnsan; inancı, değerleri ve kişiliği ile insandır. Acı çekmekten zevk alanlar olduğu gibi, kendine, inancına, değerlerine hakaret edilmesinden zevk alanlar bu tarz muameleyi normal bulanlar da olabilir; bireysel tercihleridir. Bir insan olarak, onurunu önemseyen ve kendine saygısı olan kişi değerlerine, inançlarına ve kişiliğine hakaret ettirmez.
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu tarafından farklı üniversitelerden öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilen İnsan Hakları ve Eşitlik Hukuku Seminerleri Sertifika Programı’nın 29 Haziran- 3 Temmuz 2026 tarihli ilk haftası tamamlandı.
Programı başarıyla tamamlayan öğrencilere sertifikaları takdim edildi.
Soykırım’ın 1000. Günü, İşgalin 109.Yılı
BM’in 1967 sınırları ile ilgili aldığı karara rağmen İsrail Rejimi kurulduğu günden bugüne sistematik terör anlayışıyla yayılmacı politikalarına devam ederken Batı dünyası kendi aldığı kararlara dahi sahip çıkmayıp yaşanan soykırıma seyirci kalmaya devam ediyor.
Osmanlı’nın bölgeyi terk etmek zorunda kaldığı günden bugüne bir asırdır siyonistlere karşı direnen Filistin halkı 7 Ekim 2023 tarihinde “hergün ölmektense bir gün ölürüz” diyerek dünya halklarının Siyonizm terörüne kayıtsızlığına dikkat çekmek amacıyla büyük direniş yürüyüşlerine yeni ve çok büyük bir adım daha eklediler.
Filistin halkı, uluslararası hukuktan kaynaklı savunma hakkını kullanarak İsrail’in işgal ettiği bölgelerdeki İsrail’in askeri ve lojistik üstleri hedef alarak 7 Ekim’de Aksa Tufanı Harekatını başlattı.
Hanibal Protokolü kapsamında esir vermemeyi önceden kararlaştıran siyonist İsrail rejimi Hamas Mücahidleri ve ellerindeki esirleri hedef alarak büyük bir katliam gerçekleştirdi Arkasından tüm dünyada yaygın olan siyonist lobi marifetiyle hakikati ters yüz ederek suçu Hamas’a atsa da Siyonist İsrail içinde yaşanan karmaşa sebebiyle gekleştirilen sızıntılarla katliamı yapanın israil olduğu kanıtlandı.
Siyonist İsrail rejimi 7 Ekim’de yaşadığı büyük hezimetin üzerini örtebilmek adına tüm uluslararsı hukuku yok sayarak büyük bir katliama girişti. ABD nükleer başlıklı savaş gemilerini bölgeye gönderdi ve katliamın garantörlüğünü üstlendi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail parlamentosuKnesset'teki konuşmasında “Dünyanın en iyi silahlarını yaparak İsrail'e de çokça silah verdiklerini” itiraf ederek Gazze’de yaşanan soykırıma ortak olduklarını itiraf etmiş oldu.
Çoğu kadın ve çocuk yüz bine yakın sivil insan zalimce şehit edildi. Kimi bağımsız kuruluşlar katliamın boyutlarının çok daha fazla olduğuna dikkat çekti.
BM Güvenlik Konseyi’nde veto yetkisine sahip beş devletin mevcut yapısıyla dünyada yaşanan soykırımların garantörü olup uluslararası sistemin iflas ettiği bir kere daha ispatlanmış oldu.
Esir takasının önünde en büyük engel olarak gösterilen konuİsrailli esirlerdi. İsrailli esirlerin esir değişimi sırasında HAMAS mücahidlerine karşı sergilediği hayranlık ve minnet İsrail propagandalarının ne ölçüde mesnetsiz olduğunu tüm dünyaya bir kez daha ispatladı. Buna karşılık Filistinli esirlerin içler acısı hali İsrail zindanlarının birer işkence merkezi olduğunun da ispatıydı.
ABD Başkanı Donald Trump öncülüğünde 13 Ekim 2025 tarihinde Mısır'ın Şarm el-Şeyh kentinde Gazze'de kalıcı barış için imzalanan Niyet Beyanı’nı üzerinde yaklaşık 270 gün geçti.
Filistin Diplomasi Merkezi’nin açıklamalarına göre: Bu süre içinde 673’ü erkek, 113’ü kadın ve 241’i çocuk olmak üzere 1027 filistinli katledildi. 905’i çocuk, 579’u kadın olak üzere 3280 Filistinli yaralandı. Hak ihlalleri devam ederken Gazze ablukasının da devam ettiği vurgulanmaktadır.
Bölge barışının önündeki en büyük engel olan Apartheid İsrail rejimi yaşamaya devam ettiği sürece bölgede katliamlar devam edecek ve barış umutları bir başka bahara kalacaktır.
Unutma, unutturma !
Vakfımızın Ankara Grubu; Ticaret Bakanlığı Bakan Yardımcısı Sn. Sezai Uçarmak'ı ziyaret etti.
Misafirperverlikleri için kendilerine teşekkür ederiz.
#siyasalvakfi
Dile kolay, Siyonist terör örgütü İsrail 80 yıllık zulmünü Soykırım aşamasına taşıyalı 1000 gün oldu. Gazzeliler bütün imkansızlıklarına rağmen tarihin gördüğü en zalim ve sapkın topluma ve suç ortaklarına karşı büyük bir inanç ve kararlılıkla direniyorlar. İnsan haklarından, uluslararası hukuktan ve BM’den söz etmeye gerek yok zaten. Her şeye rağmen Filistin kazanacak. #1000DaysOfGenocide #FreePalestine #FromTheRiverToTheSea
The accelerated genocide in Palestine has now been live-streamed for 1000 days. The time for inaction, debate, and equivocation is long over. No one can claim ignorance at this stage. No one who has not taken some action to stop this can claim moral absolution. No complicit individual, politician, media company, tech or arms corporation, store carrying Israeli products, or Israel regime proxy group can be allowed to escape accountability. This globalized genocide must be denormalized. Every perpetrator and regime supporter must be publicly exposed, and must face full social ostracization and political, economic, and legal accountability. Genocide must be made a redline and this must end.
Ticaret Bakanlığı Bakan Yardımcımız değerli dostum Sn. Sezai Uçarmak'ı makamında ziyaret ettik. Kıymetli sohbetleri için teşekkür ederiz.
@ticaret@MUHAMMETCARTI@veysel_ciplak